Alexa atrk.gif
banner
banner
banner
banner
Ana Sayfa >> Yazarlar Rasıh REŞAT | 9 Şubat 2018, Cuma

Yalvarırım "Özerkleştirme" demeyin yine

Paylaş  
13
105
14

Bugün hükümetin programı Meclis’te okunacak. Meclis Başkanlığı ile ilgili anomalinin gölgesinde yapılacak bu işlem. Sonra görüşmeler, sonra da güven oylaması…

Prosedür bu.

Hükümetin önünde bir ekonomik protokol bulunuyor. Buna uyması zorunlu. Programın içerisinde herkesin kabul ettiği unsurların yanı sıra, dikenli gelenler de var. 

Misal; limanların işletme devri. Bu konuda bir sıkıntı çıkacağını düşünmüyorum çünkü, Cumhuriyetçi Türk Partisi dahi bunu seçim manifestosuna koymuş bir partidir. 

Ancak konu elektrik ve Kıbrıs Türk Elektrik Kurumu olunca işler gerilecek gibi. 

Şimdiye kadar içinde Cumhuriyetçi Türk Partisi’nin olduğu ve Elektrik Kurumu’nun bölünerek özelleştirilmesinin gündemde olduğu hükümet programlarında sihirli bir “Özerkleştirme” kelimesi, özelleştirme yerine kullanılmaktaydı.

Tahmin ettiğim kadarıyla bu sihirli kelime yine bugün dinleyeceğimiz programda da yer alacak. 

Önceleri, “Özerkleştirmeden neyi kastediyorsunuz?” diye sorduğumuzda aldığımız yanıt, “Siyasetin müdahale edemeyeceği, bağımsız bir kurum” anlamına gelen bir takım tanımlamalar yapmışlardı. Teoride evet de pratikte nasıl olacak diye hep kafamı yormuştum. 

Bilenlere sorayım dedim, karşıma bambaşka bir tablo çıktı. 

Özerklik diye bir şey yok aslında. 

Ya bağımsız kurumlar vardır ya da siyasetin yönettiği kurumlar. 

Bağımsız kurumlar; Anayasa Mahkemesi, Sayıştay gibi anayasal kurumlar.

Siyasetin yönettiği devlet kurumlarını ise biliyorsunuz. 

Özerk diye bir şey yok.

Özerk olabilmesi için bir kurumun özel olması gerekir. 

Ya da kamuya ait olacak ve haliyle hükümet mensubu partiler tarafından yönetilecek, ikisinin arası bir şey yok. 

Bağımsız olsun ve siyaset müdahale edemesin diyorsanız ve özelleştirmeyecekseniz o zaman Anayasayı değiştirip, Kıbrıs Türk Elektrik Kurumu’nu Sayıştay gibi anayasal bir kurum haline getireceksiniz. 

Benim düz mantığım Elektrik Kurumu’nun bir şirket olduğu ve hisselerinin devlete ait olduğu, yönetim biçiminin kamudan çıkıp bir başka şekilde yönetilmesine olanak sağlamak için hisselerinin kamudan başka bir yere devredilmesi gerektiğini söylüyor. 

Yine aynı düz mantık, özelleştirilmesi durumunda bir özel şahıs ya da şirkete devredileceğini söylüyor. Tabii bunun bir bedeli olacak ve ihale ile yapılacak. 

Özerkleştirme derken, şirketin yönetiminin çalışanlarına devrinden bahsediyorsanız, “Orada durun” derim hemen. 

Devletimin, milyonlarca dolar değerindeki elektrik kurumunu, orada çalışanlara devretmek için bedelinin devlete ödenmesi gerekmektedir. 

Misal El-Sen şirketleşir ve ihaleye girip, yeterliliklerini yerine getirip ve ihaleyi kazanması halinde, El-Sen Enerji Ltd. elektrik kurumunu bedelini ödemek kaydıyla satın alabilir. Ama bunun adı özerkleştirme değil, özelleştirme olur yine. 

Başka türlü de Kıb-Tek’in yönetimine dokunmak mümkün değildir. 

O nedenle ya özelleştireceğiz deyin ya da özelleştirmeyeceğiz deyin.

Özerkleştirmek diye bir şey yok. 

Ne olur, yalvarırım yine özerkleştirme demeyin.

Bu İçeriğe Emoji İle Tepki Ver
3
 
0
 
2
 
0
 
0
 
0
 
0
 

Facebook yorum
YORUMLAR
0
ONAY BEKLEYENLER
0
YAZARIN SON 10 YAZISI
19 Ağustos 2018, Pazar    Yerim ben sizin toplumsal seferberliğinizi
18 Ağustos 2018, Cumartesi    Şu kira kuru meselesi
17 Ağustos 2018, Cuma    Şimdi oldu işte
15 Ağustos 2018, Çarşamba    Deneyim, çene, domates ve bizim ekonomistler
14 Ağustos 2018, Salı    Fırsatçı tüccarların raflardaki gezintisi 
13 Ağustos 2018, Pazartesi    Her adam kendine...
7 Ağustos 2018, Salı    Bu ahalinin zekâsıyla dalga geçmeyin
6 Ağustos 2018, Pazartesi    Suç ve Ceza'yı Paris Hilton yazmadı
23 Temmuz 2018, Pazartesi    Topal'ın adamlığı, meclis'i, hatta hükümeti sarsacak gibi
17 Temmuz 2018, Salı    Bu elektrik Nami’yi çarpar, bizi ise kül eder

banner
banner
banner
banner
banner
banner
banner

Yerim ben sizin toplumsal seferberliğinizi
Rasıh REŞAT | 19 Ağustos 2018, Pazar
• Siz belli bir zümreye hizmet ededurun. Onların çıkarlarını korumaya devam edin. Onların sözünden bir santim bile dışarı çıkmayın, sonra da bizden bu ülkeye sıkı sıkı sarılmamızı, devlete ve bu topraklara sahip çıkma...
Şu kira kuru meselesi
Rasıh REŞAT | 18 Ağustos 2018, Cumartesi
Hükümete övgüler yağdırdığım önceki günkü yazımdan sonra, dün toplanan Bakanlar Kurulu sonrası bu şekil bir yazı yazmak icap etti.
Kiralarda kur sabitlemesi işine birkaç açıdan bakmak lazım diye düşünüyorum.
Sterlin...
Şimdi oldu işte
Rasıh REŞAT | 17 Ağustos 2018, Cuma
 
Her ne hikmetse hükümet ya da Başbakan ilk söylemesi ya da yapması gerekeni sonra söyledi ya da yaptı.
Dün bir grup meslektaşım ile Başbakanlık’ta ağırlandık. Çay kahve ve içinde bolibif olmayan sandviçler eşliğin...