Alexa atrk.gif
banner
banner
banner
Ana Sayfa >> Yazarlar Rasıh REŞAT | 9 Şubat 2018, Cuma

Yalvarırım "Özerkleştirme" demeyin yine

Paylaş  
23
114
25

Bugün hükümetin programı Meclis’te okunacak. Meclis Başkanlığı ile ilgili anomalinin gölgesinde yapılacak bu işlem. Sonra görüşmeler, sonra da güven oylaması…

Prosedür bu.

Hükümetin önünde bir ekonomik protokol bulunuyor. Buna uyması zorunlu. Programın içerisinde herkesin kabul ettiği unsurların yanı sıra, dikenli gelenler de var. 

Misal; limanların işletme devri. Bu konuda bir sıkıntı çıkacağını düşünmüyorum çünkü, Cumhuriyetçi Türk Partisi dahi bunu seçim manifestosuna koymuş bir partidir. 

Ancak konu elektrik ve Kıbrıs Türk Elektrik Kurumu olunca işler gerilecek gibi. 

Şimdiye kadar içinde Cumhuriyetçi Türk Partisi’nin olduğu ve Elektrik Kurumu’nun bölünerek özelleştirilmesinin gündemde olduğu hükümet programlarında sihirli bir “Özerkleştirme” kelimesi, özelleştirme yerine kullanılmaktaydı.

Tahmin ettiğim kadarıyla bu sihirli kelime yine bugün dinleyeceğimiz programda da yer alacak. 

Önceleri, “Özerkleştirmeden neyi kastediyorsunuz?” diye sorduğumuzda aldığımız yanıt, “Siyasetin müdahale edemeyeceği, bağımsız bir kurum” anlamına gelen bir takım tanımlamalar yapmışlardı. Teoride evet de pratikte nasıl olacak diye hep kafamı yormuştum. 

Bilenlere sorayım dedim, karşıma bambaşka bir tablo çıktı. 

Özerklik diye bir şey yok aslında. 

Ya bağımsız kurumlar vardır ya da siyasetin yönettiği kurumlar. 

Bağımsız kurumlar; Anayasa Mahkemesi, Sayıştay gibi anayasal kurumlar.

Siyasetin yönettiği devlet kurumlarını ise biliyorsunuz. 

Özerk diye bir şey yok.

Özerk olabilmesi için bir kurumun özel olması gerekir. 

Ya da kamuya ait olacak ve haliyle hükümet mensubu partiler tarafından yönetilecek, ikisinin arası bir şey yok. 

Bağımsız olsun ve siyaset müdahale edemesin diyorsanız ve özelleştirmeyecekseniz o zaman Anayasayı değiştirip, Kıbrıs Türk Elektrik Kurumu’nu Sayıştay gibi anayasal bir kurum haline getireceksiniz. 

Benim düz mantığım Elektrik Kurumu’nun bir şirket olduğu ve hisselerinin devlete ait olduğu, yönetim biçiminin kamudan çıkıp bir başka şekilde yönetilmesine olanak sağlamak için hisselerinin kamudan başka bir yere devredilmesi gerektiğini söylüyor. 

Yine aynı düz mantık, özelleştirilmesi durumunda bir özel şahıs ya da şirkete devredileceğini söylüyor. Tabii bunun bir bedeli olacak ve ihale ile yapılacak. 

Özerkleştirme derken, şirketin yönetiminin çalışanlarına devrinden bahsediyorsanız, “Orada durun” derim hemen. 

Devletimin, milyonlarca dolar değerindeki elektrik kurumunu, orada çalışanlara devretmek için bedelinin devlete ödenmesi gerekmektedir. 

Misal El-Sen şirketleşir ve ihaleye girip, yeterliliklerini yerine getirip ve ihaleyi kazanması halinde, El-Sen Enerji Ltd. elektrik kurumunu bedelini ödemek kaydıyla satın alabilir. Ama bunun adı özerkleştirme değil, özelleştirme olur yine. 

Başka türlü de Kıb-Tek’in yönetimine dokunmak mümkün değildir. 

O nedenle ya özelleştireceğiz deyin ya da özelleştirmeyeceğiz deyin.

Özerkleştirmek diye bir şey yok. 

Ne olur, yalvarırım yine özerkleştirme demeyin.

Bu İçeriğe Emoji İle Tepki Ver
3
 
0
 
2
 
0
 
0
 
0
 
0
 

Facebook yorum
YORUMLAR
0
ONAY BEKLEYENLER
0
YAZARIN SON 10 YAZISI
7 Şubat 2019, Perşembe    Gezici ne zaman ortaya çıkacak?
31 Ocak 2019, Perşembe    Bravo Erkut
30 Ocak 2019, Çarşamba    Benim işim bu, ya sizinki?
27 Ocak 2019, Pazar    Akıncı'nın markası kriz
26 Ocak 2019, Cumartesi    İki devleti gösterip sıtmaya razı etmek
22 Ocak 2019, Salı    AP Milletvekilliği adaylığı ve “15 Year Challenge”
16 Ocak 2019, Çarşamba    Protokolde zaman ilerledikçe müzakere gücünüz azalıyor
15 Ocak 2019, Salı    Kurtlar gerçekten vegan değilse?
13 Ocak 2019, Pazar    Majesteleri ve Tektaş'ı
10 Ocak 2019, Perşembe    Böyle bir çark var mı, ona bakın lütfen

banner
banner
banner
banner
banner
banner
banner

Gezici ne zaman ortaya çıkacak?
Rasıh REŞAT | 7 Şubat 2019, Perşembe
Cumhurbaşkanlığı seçimlerine yönelik bilinçli gerginlik kurguları üzerine geçenlerde kaleme aldığım yazı bayağı bir ilgi gördü.
Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı’nın kriz çıkarıp bunu etrafına körükleterek büyütmek ...
Bravo Erkut
Rasıh REŞAT | 31 Ocak 2019, Perşembe
Bravo Erkut
Tarım Bakanı Erkut Şahali çok eski dostumdur. İstanbul’da üniversite yıllarında ben hem öğrencilik yapıp hem gazetecilik işlerine ufak ufak dalmaya çalışırken, o da öğrencilik yapıp ÜTK’da siyasete kendin...
Benim işim bu, ya sizinki?
Rasıh REŞAT | 30 Ocak 2019, Çarşamba
Benim işim bu, ya sizinki?
Cuma akşamı Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu ile katıldığım canlı yayın sonrasında herkes ağzına geleni söyledi.
Diğer açıklamalar gibi meslektaşlarım ve arkadaşlarımdan bir açıklama daha...