Alexa atrk.gif
banner
banner
banner
Ana Sayfa >> Yazarlar Rasıh REŞAT | 31 Ekim 2018, Çarşamba

UBP Genel Başkanını seçti de liderini seçebildi mi?

Paylaş  
1
3
1

8 Kasım 2015’te bir yazı yazmıştım. Artık yaşlanıyoruz mu ne? Binlerce köşe yazısından oluşan bir arşivimiz oluşmuş. Ona bakıp bakıp, “Eskiden ne demiştik”lere başladık ufak ufak. 8 Kasım 2015’teki yazımın başlığı bugünkü yazımın başlığı ile neredeyse aynıydı.

“UBP Genel Başkanını seçti ama liderini seçemedi” demiştim o günlerde.

Neden mi böyle düşünmüştüm? Ve şimdi de neden böyle düşünüyorum?

Çünkü matematiksel olarak bir partiye Genel Başkan olabilirsiniz ama bir siyasi partinin lideri, bir hareketin öncüsü ve bir kitlenin yönlendiricisi olmak başka bir şey.

Matematiksel olarak kurultaya gidenlerin oyunu alırsınız. İlahlar size yardım eder. Önceden karalama kampanyaları ile zemini hazırlarsınız. Siz hazırlanırsınız. Çamur, pislik, entrika her yolu denersiniz.  Her türlü masa altı anlaşmayı peşinen yaparsınız ve matematiksel olarak seçilirsiniz. Bunda bir şey yok.

Ersin Tatar bunu yaptı demiyorum. Bildiğim bir şey yok. Tahminlerim olur belki ama tahminlerle köşe yazısını yazacak yaşı çoktan geçtik.

Dediğim farklı bir şey. Aynını Hüseyin Özgürgün 2015’te seçildiği zaman da yazmıştım.

Genel Başkan seçilmek başka bir şey lider olmak başka.

Ortaya çıkan aritmetik Tatar’ı Genel Başkan yapmaya yetti. Şimdi Tatar’ın lider olabilmek için yapması gerekenler var.

Özgürgün’e 2015’te Tatar’ın ikinci turda aldığı yüzde 40’ın üzerinde oyu dikkate almasını salık vermiştik. O oyların kendisini Genel Başkan olarak görmek istemeyenlerin oyları olduğunu o nedenle lider olabilmesi için o oyların sahiplerinin kalbini fethetmesi gerektiğini ifade etmiştik.

Bir Genel Başkan ne yapar partisi için? Seçim kazanır. Partiyi daha demokratik bir hale getirir. Borcu varsa eritir. Bölünme, ayrışma ve parti içi kavgalara sebebiyet vermez, tansiyonu düşük tutar.  Vesaire.

Ve hepsinden önemlisi varsa, partisi üzerindeki vesayeti kaldırır.

Özgürgün bunların hepsini tek tek yaptı.

O nedenle geçtiğimiz hafta sonu ortaya çıkan sonuçtan sonra daha önce UBP Kurultaylarından gördüğümüz, ”İşte bunu da temizledik. Hade mahalleye” gibi kaba sözler duymadık hiç.

Özgürgün’e oy vermeyenler bile ona hürmette kusur etmediler. Belki de Özgürgün’ün yarattığı ortam nedeni ile edemediler. Aynı kapıya çıkar neticede.

Matematiksel olarak Genel Başkanlıktan bir partinin lideri olmaya giden süreç bunları gerektirir. Özgürgün lider olmuştu.

2015’te söylediklerimi şimdi Ersin Tatar’a söylüyorum.

Genel Başkan oldunuz. Matematiksel olarak seçildiniz. Şimdi lider olma süreci başlamalı.

Sizi Genel Başkan olarak görmek istemeyen yüzde 60’ın üzerinde bir kitle var. Yani işiniz o anlamda Özgürgün’ünkinden daha zor.

Artık Genel Başkan’sınız. O nedenle boş vaktiniz de ciddi şekilde azaldı. Bu da düğün, cenaze, etkinlik için kullandığınız sınırsız zamanınız artık yok demek.

Özgürgün, “Ben yöneteceğim” deyip parti üzerindeki vesayeti kaldırmak için bedeller ödedi. Siz vesayeti yeniden partiye davet ettiniz. Üstüne üstlük bu vesayeti iki resmi bir de gayrı resmi adaya gebe kalarak taçlandırdınız.

Bu ortamda partiyi kendi iradenizle yönetmeniz gerçekten zor olacak.

Bir de son olarak çelikten sinirleriniz olmalı.

Selefiniz, zaman zaman sizin de körüklediğiniz içten ve dıştan gelen eleştiri bombardımanına karşı ciddi bir dayanıklılık sergiledi.

Eleştiren taraftan eleştirilecek olan tarafa geçtiniz artık. Bırakın dışarıdan gelecek eleştirileri, asıl asla tatmin edemeyeceğiniz, içeriye davet ettiğiniz vesayet, işbirliği yaptığınız medya, gebe kaldığınız açık ve gizli adaylardan gelecek olan eleştirilerden korkun. Çünkü onlarla baş edip edemeyeceğiniz lider olup olamayacağınızı belirleyecek önemli unsurlardan sadece biri.

Tabii ki Ersin Tatar’ı kutlarım ve bu zorlu görevde başarılar dilerim.

Ama bunları söylemeden de geçemezdim doğrusu.

Bu İçeriğe Emoji İle Tepki Ver
6
 
0
 
3
 
0
 
0
 
0
 
0
 

Facebook yorum
YORUMLAR
0
ONAY BEKLEYENLER
0
YAZARIN SON 10 YAZISI
15 Kasım 2018, Perşembe    Çözümsüzlüğün getirdiği Cumhuriyet çelişkisi
13 Kasım 2018, Salı    Akıncı’nın halet-i ruhiye’si
8 Kasım 2018, Perşembe    Anastasiades’ten ilginç itiraf
19 Ekim 2018, Cuma    Sarıçizmeli ve "Sosyal Medya Sövüşgenleri"
18 Ekim 2018, Perşembe    Aciz mi komik mi? Ya da her ikisi birden...
10 Ekim 2018, Çarşamba    Birileri şu KIB-TEK'in güncel hesaplarına bir baksın lütfen
3 Ekim 2018, Çarşamba    Sahi şu Meclis Başkanlığı meselesi ne oldu?
1 Ekim 2018, Pazartesi    Kıb-Tek'te organize olamamış organize işler
28 Eylül 2018, Cuma    KIB-TEK’i kandırmaya çalışan iş adamları kim?
21 Eylül 2018, Cuma    Cübbenin rengi değişince kahraman olunmuyor

banner
banner
banner
banner
banner
banner
banner

Çözümsüzlüğün getirdiği Cumhuriyet çelişkisi
Rasıh REŞAT | 15 Kasım 2018, Perşembe
Çözümsüzlüğün getirdiği Cumhuriyet çelişkisi
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin Kuruluş Yıldönümü etkinliklerini başlatan 21 pare top atışını her bir gümbürdemesi aklıma herkesin bildiği ama bir türlü dillendiremediği...
Akıncı’nın halet-i ruhiye’si
Rasıh REŞAT | 13 Kasım 2018, Salı
Akıncı’nın halet-i ruhiye’si
Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı’nın basın toplantısına gittim dün akşam.
Öyle aleladede bir basın toplantısı değildi. Evet, adına birileri Basın Konferansı adını vermiş garip bir şekilde am...
Anastasiades’ten ilginç itiraf
Rasıh REŞAT | 8 Kasım 2018, Perşembe
Anastasiades’ten ilginç itiraf
Aslında itiraf mı yoksa gafletine yenik düşen bir muhbir mi bilinmez ama önceki gece bir basın ordusu karşısında söyledikleri ilginçti doğrusu.
Tam, “Demek...” diye cümle başlatan cins...