Alexa atrk.gif
banner
banner
banner
Ana Sayfa >> Yazarlar Rasıh REŞAT | 30 Ocak 2019, Çarşamba

Benim işim bu, ya sizinki?

Paylaş  
21
22
19

Benim işim bu, ya sizinki?

Cuma akşamı Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu ile katıldığım canlı yayın sonrasında herkes ağzına geleni söyledi.

Diğer açıklamalar gibi meslektaşlarım ve arkadaşlarımdan bir açıklama daha geldi dün.

Gazeteci değil de “Emir Eri” yakıştırması yapmışlar programa katılan Hasan Kahvecioğlu, Hasan Erçakıca ve benim için…

Öyle bir tablo yarattılar ki, sanki Elçilik Binası’na vardığımızda mikrofonlar takılırken, elimize birer zarf verip, “Alın sorularınız bunlar” denmiş ve biz de bu soruları sormuşuz gibi.

Dilediğimizi sorduk. İstediğimiz cevapları da aldık.

Aldığımız cevaplar da, maşallah hiç isimlerimize yer verilmeden, gazetelerde haber olarak yer almış. Hem de eleştirenlerin gazetelerinde sayfa sayfa.

Yani gazeteci olarak görevimizi yapmış ve haber üretimine katkıda bulunmuşuz.

Yapmadığımız ne vardı?

Bir gazetede, sorulduğu gibi Çavuşoğlu, Kuzey Kıbrıs’taki Türkiye düşmanlarından bahsederken, ayağa kalkıp, “Burada Türkiye düşmanı yok” demedik mesela.

Çünkü var.

Türkiye ile KKTC’nin arasının bozulmasını isteyenler var. İsim isim de sayabilirim ama konumuz o değil.

Maksat soru sormak mıydı?

Soru soramadıkları için mi bozuldu arkadaşlar ve gazeteciliğimize laf edecek kadar ileri gittiler?

Çavuşoğlu’na soru sormak isteyip de BRT’nin yayınladığı ortak yayına katılamadıkları için soru soramayan gazeteciler mi var?

Cumhurbaşkanlığı’nda basın açıklaması yapılırken, soru sorulması için hem Cumhurbaşkanı hem de konuk Bakan fırsat verdi ama kimse oraya gidip basın açıklamasını bile izlemedi ki soru da sorsun. Oraya da mı sadece seçilmiş gazeteciler katılabilirdi?

Yoksa Elçiliğe gidip Çavuşoğlu’na hesap soracaklardı da biz mi sormadık diye mi bozuldular? Hâlbuki biz gazeteciyiz. Öyle bir görevimiz yok.

Bir 15 Kasım öncesiydi. Ben, Başaran Düzgün, Aysu Basri, Ali Baturay ve Sefa Karahasan, Adalet ve Kalkınma Partisi Genel Merkezi’nde Erdoğan ile kahvaltı yapmaya çağrılmıştık. O gazeteciler de mi “emir eri” idi?

Avrupa Komisyonu’nun Kıbrıs temsilcileri birçok davet yaptılar ve birçoğuna katıldım. Davet edilenler bu sefer Avrupa Birliği’nin emir erleri mi oluyordu?

İngiliz Büyükelçisi, Amerikan Büyükelçisi zaman zaman seçmece davetler yapar. Oraya davet edilenler bu sefer İngiltere ve Amerika Birleşik Devletleri’nin mi emir erleri haline geliyor?

Yapmayın Allah aşkına.

Papadopulos’un da karşısına oturdum, Klerides’in de, Jack Straw’un da, Robin Cook’unda… Hatta araya bir de Pervez Müşerref bile sıkıştırdım.  Avrupa Parlamentosu’ndaki sayısız söyleşilerimi saymaya gerek bile yok. Bunları yapabilmişsem vardır bir nedeni diye düşünürüm. Bence siz de düşünün.

Çavuşoğlu’na ne sorulmasını isterdiniz de sorulmadı o akşam çok merak ediyorum.

Akıncı ile arasının bozuk olup olmadığını mı? Soruldu.

Kablo ile elektrik meselesini mi? Soruldu.

Kıbrıs sorunun tüm boyutlarını mı? Enine boyuna soruldu.

Gaz meselesinde Türkiye’nin tutumunu mu? O da soruldu.

KKTC’de bazı siyasilere yakınlık gösterip göstermediğini mi? Soruldu.

Başka ne sorulacaktı da biz sormayıp gazetecilik mesleğinin yüz karası olduk gözünüzde anlamadım.

Sizi şerefimle temin ederim ki mesleki anlamda vicdanım çok rahat.

Ben işimi yaptım, bir şey ürettim ve birçok meslektaşım da bu üretilenden yararlandı.

Benim işim de bu.

Ya sizinki?

Bu İçeriğe Emoji İle Tepki Ver
14
 
1
 
3
 
0
 
1
 
0
 
0
 

Facebook yorum
YORUMLAR
1
ONAY BEKLEYENLER
1
30 Ocak 2019, Çarşamba
İlhan Samat         - Girne
Rasih Bey çok değerli bir gazeteci olduğunu hem programda hemde bu yazısında bir kez daha göstermiştir, Tebrikler Rasih bey iyiki varsınız!!

YAZARIN SON 10 YAZISI
17 Ağustos 2019, Cumartesi    'Siyasetsiz sanat' diyerek 'sanattan siyaset'
16 Ağustos 2019, Cuma    Bize bir işaret lazım
5 Ağustos 2019, Pazartesi    Ne verecekmiş abisine
3 Ağustos 2019, Cumartesi    UBP'de aday enflasyonu
31 Temmuz 2019, Çarşamba    İmar Planı'nda UBP sessizliği
24 Temmuz 2019, Çarşamba    Sorunum yok, sorum var
17 Temmuz 2019, Çarşamba    AB'yi anlatmak için artık 'ateş suyu'na gerek yok
12 Temmuz 2019, Cuma    Yaşamevi'nin yaşamevi olması için
10 Temmuz 2019, Çarşamba    Ticaret Odası'nın sıvaması 
2 Temmuz 2019, Salı    "Çaktım almaz" bir füzenin düşündürdükleri

banner
banner
banner
banner
banner

'Siyasetsiz sanat' diyerek 'sanattan siyaset'
Rasıh REŞAT | 17 Ağustos 2019, Cumartesi
Önceki gün akşamüzeri Yaşar Ersoy bir paylaşımla, UBP-HP hükümetinin sansürcü olduğunu deklare etti. Konu bir önceki hükümetin izin verdiği bir oyunun sahnelenmesine bu hükümetin izin vermemesi. “İzin vermek” ifadesi ...
Bize bir işaret lazım
Rasıh REŞAT | 16 Ağustos 2019, Cuma
Hükümet kurulalı neredeyse 3 ay oluyor.
Biraz sancılı da olsa bakanlar atandı.
Yine sancılarla, özel kalem müdürleri, müsteşarlar ve bürokratlar da atandı. Aralarında yanlış tercihler olduğunu söyleyenler var ama ol...
Ne verecekmiş abisine
Rasıh REŞAT | 5 Ağustos 2019, Pazartesi
Geçenlerde yazdığım “UBP’de imar planı sessizliği” başlıklı yazım, Ulusal Birlik Partisi’nden herhangi bir yankı getirmedi ancak hedeflemediğim bir şekilde şehir plancılarının ses vermesine neden oldu. Sosyal medya he...