Alexa atrk.gif
banner
banner
banner
Ana Sayfa >> Yazarlar Rasıh REŞAT | 9 Mayıs 2019, Perşembe

Cumhurbaşkanlığı seçimi zili çaldı

Paylaş  
19
22
18

Hükümetin istifası ve yeni hükümetin kurulması ile ilgili çalışmalar belli ki önümüzdeki günler bizi epey meşgul edecek.

Hangi partiler kuracak, kurarken kamuoyuna ne söyleyecek, söylemekten öte kamuoyu ve halk için ne yapacak bunlar hep göreceğimiz ve sorgulayacağımız şeyler olarak gündemimize gelecek.

UBP içindeki bakanlık didişmeleri, protokol, kaynak gibi konuları sık sık tekrarlayacağız.

Ancak asıl konunun Nisan 2020’de yapılacak Cumhurbaşkanlığı seçimleri olduğunu asla unutmamak lazım diye düşünüyorum.

Serdar Denktaş’ın dünkü siyaseten dahiyane olarak adlandırılan hamlesinin ve onun karşısında, Kudret Özersay’ınaldığı tutumunun altında bu hesaplarındeğil de başka hesaplar olduğunu bana kimse anlatmasın.

İşi ilginç kısmı dörtlü koalisyonun diğer iki oyuncusu olan CTP ve TDP’nin bu süreçteki krizi oyuncu olarak değil de seyirci olarak iştirak etmesidir. Bunun bir yere not edilmesi gerekecek sanırım.

Ancak an itibarı ile hükümet ve ülke ekonomisi gibi gaileler TDP, CTP ve haliyle DP’nin üzerinden kalktığına göre önümüzdeki ilk seçim olan Cumhurbaşkanlığı seçimine konsantre olmak özgürlüğü bu gelişmelerle bahşedilmiş oldu.

Hükümeti bozan taraf olan Halkın Partisi’nin Ulusal Birlik Partisi ile bir hükümet kurması durumunda Cumhurbaşkanlığı seçimi konsantrasyonu ile birlikte hükümet uğraşlarını paralel yürütmesi gerekecek.

Cumhuriyetçi Türk Partisi Genel Başkanı ve görevi devretme sürecine giren Başbakan Tufan Erhürman için şahsen üzüntü duyduğumu gizleyemeyeceğim.

Erhürman ülkemizin ihtiyaç duyduğu yeni tip siyasetçi modelinin özel bir örneği olarak ortaya çıkmıştı. Şansızlığı dörtlü bir koalisyonun içerisinde kontrol edemediği unsurlarla ülkeyi yönetmek gibi bir yükün altında kalması oldu. Yoksa şartlar farklı olsaydı işler de çok daha değişik olurdu.

Bu noktada Cumhurbaşkanlığı, hatta CTP Genel Başkanlığı ile ilgili gelişmeler Erhürman’ın siyasetteki geleceğini de belirleyecek cinsten olduğunu söylemek için kahin olmaya gerek yok. CTP’nin kimi Cumhurbaşkanlığı’na aday göstereceği bu noktada çok önemli.

Diğer taraftan Kudret Özersay siyasi geleneği olmayan bir partide olmasının yarattığı dezavantajlarla hamlelerinde gecikmesi onu bu süreçte yıpratsa da onun da az önce bahsettiğim yeni tip siyasetçi profiline uygun olduğunu söylemek lazım. O da aynen Erhürman gibi dörtlü bir koalisyon içerisinde olmanın sıkıntılarını yaşadı. Ancak bu sıkıntıları Erhürman’dan farklı olarak kendi başına açtı. Özersay ve ekibinin yeni hükümet oluşumları içerisinde yer alıp almayacağı önümüzdeki günlerde gündeme düşecek olan HP’deki gelişmelerle ilgili belirleyici olacak.

Serdar Denktaş bu ekip içerisindeki en tecrübeli isim olduğunu birkaç kritik noktada gösterdi ve hakkettiği kurt siyasetçi apoletini omuzlarına çoktan taktı. Yaptığı istifa hamlesi ve öncesinde yaptığı çıkışlarla Cumhurbaşkanlığı sürecinde aday olduğunu ve yürüteceği stratejiyi belirlediğini görebiliyoruz.

Toplumcu Demokrasi Partisi bu süreçte oyuncu olamadı. Zeki Çeler haricinde kabinede bir varlık da gösteremedi. TDP’de bir liderlik meselesinin gündeme geleceği muhakkak ama haliyle doğal adayları Mustafa Akıncı’nın Cumhurbaşkanlığı sürecini netleşmesi beklenecek.

UBP için ayrı bir yazı yazmak gerekir ama yine de buradan Cumhurbaşkanlığı seçimi bağlamında birkaç kelam etmek gerekir. UBP’de henüz kendi doğasıyla Cumhurbaşkanlığı’na yürüyecek bir aday yok. Genel Başkan Ersin Tatar’ın özellikle Başbakanlık rüyasının gerçekleşme arifesinde buna sıcak bakmayacağını biliyoruz. UBP’de kim aday olur ya da kim desteklenir sorusu, önümüzdeki günlerde çok tartışılacak bir konu gibi duruyor. Bu konuda UBP tabanında kati birkaç farklı kırmızı çizgi olduğunu biliyoruz.  

Anlayacağınız Cumhurbaşkanlığı zili çalmış bulunuyor. Artık her şeyi o düzlemde değerlendirmek konuları anlamak bağlamında yararlı olacaktır.

Bu İçeriğe Emoji İle Tepki Ver
6
 
0
 
0
 
0
 
0
 
0
 
0
 

Facebook yorum
YORUMLAR
0
ONAY BEKLEYENLER
0
YAZARIN SON 10 YAZISI
12 Haziran 2019, Çarşamba    Sen değil, başkası söylesin...
10 Haziran 2019, Pazartesi    Diplomasinin bittiği yerdeyiz hala
8 Haziran 2019, Cumartesi    Başbakanlık koridorları çok kalabalık
7 Haziran 2019, Cuma    Facebook hariciyecileri
3 Haziran 2019, Pazartesi    Hükümetin bozulmasından en çok kim fayda gördü?
23 Mayıs 2019, Perşembe    'Tak fişi bitir işi' hükümeti
22 Mayıs 2019, Çarşamba    Yönetin artık bu ülkeyi
18 Mayıs 2019, Cumartesi    Sırada üzerine işenecek kişi kim?
17 Mayıs 2019, Cuma    Demir ve Fidel, Rasıh Reşat'a yazdılar: İyi ki doğdun Baba
16 Mayıs 2019, Perşembe    Çantada keklik değil...

banner
banner
banner
banner
banner
banner
banner

Sen değil, başkası söylesin...
Rasıh REŞAT | 12 Haziran 2019, Çarşamba
Türkçe ‘de en uzun kelimenin ‘Çekoslovaklaştıramadıklarımızdanmısınız’ olduğunu söylerlerdi bir zamanlar. Ama artık Çekoslovakya diye bir ülke olmadığına göre, bu kelime de artık geçerliliğini yitirmiş bulunuyor.
Bu ...
Diplomasinin bittiği yerdeyiz hala
Rasıh REŞAT | 10 Haziran 2019, Pazartesi
Klasik bir söylem var ya, Kıbrıslı Rumlar bizimle paylaşım içine girmeye hazır değil diye.
Birçoğunun aklına refah ya da zenginlik paylaşımı ya da yetki paylaşımı gelir.
Haliyle işin derinliği bu kadar sığ değildir ...
Başbakanlık koridorları çok kalabalık
Rasıh REŞAT | 8 Haziran 2019, Cumartesi
Başbakan Ersin Tatar hükümeti kurdu, güvenoyu aldı, Türkiye’ye ilk ve en kritik ziyareti gerçekleştirdi.
Başbakanlık binasındaki makamına yerleşti. Kendine özgü üslubu ile de göreve başladı. Buraya kadar sıkıntı yok....