Alexa atrk.gif
banner
banner
banner
Ana Sayfa >> Yazarlar Rasıh REŞAT | 10 Haziran 2019, Pazartesi

Diplomasinin bittiği yerdeyiz hala

Paylaş  
14
14
14

Klasik bir söylem var ya, Kıbrıslı Rumlar bizimle paylaşım içine girmeye hazır değil diye.

Birçoğunun aklına refah ya da zenginlik paylaşımı ya da yetki paylaşımı gelir.

Haliyle işin derinliği bu kadar sığ değildir elbet.

Rumların bizimle paylaşmak istemediği şey, Kıbrıs Cumhuriyeti’nin kendisidir.

Onların işgal dediği bizim harekât dediğimiz 1974’ten sonra her şeylerini kaybetseler de ellerinde kalan tek şeyden bahsediyoruz.

45 yıldır koruyup kolladıkları, ona zarar gelmemesi için ellerinden geleni yaptıkları, daha da güçlendirmek için Avrupa Birliği’ne soktukları Kıbrıs Cumhuriyeti’nden.

Biz onlara diyoruz ki, ‘gelin bu Kıbrıs Cumhuriyeti’ni federal bir çatı haline getirelim, karar alma mekanizmalarında biz de etkin olalım, herhangi bir sıkıntı olması durumunda da Türkiye’nin garantisi ile bu gözünüzden sakındığınız Kıbrıs Cumhuriyeti’ne müdahale etmesine olur verin’

Olacak iş mi Allah aşkına.

Ben Rum olsam bunu kabul etmem.

Diyelim ki bir Rum Lider gelip, bütün bunları kabul etti.

Rum halkı asla olacak olan bir referandumda buna evet demesini beklemek saflık olur.

Siz 45 yıl boyunca halkınıza uzun vadeli mücadele ile Kıbrıslı Türkleri eriteceğinizin sözünü vereceksiniz, ancak erimedikleri gibi Türkiye’nin desteği ile ite kaka da olsa ayakta kalmayı başarmışlar.

Evet belki arzuladığımız noktaya gelmedi Kıbrıs Türkü, ancak Rumların da arzuladığı noktaya gelmedi.

Şimdi 2004 Annan Planı sonrasında ellerinde tutukları Kıbrıs Cumhuriyeti sayesinde bu süreçten zarar görmeyen Rumlar, Kıbrıslı Türkleri bu Kıbrıs Cumhuriyeti’nin ortağı yapar mı? Kıbrıs Cumhuriyeti’ni ortaya atar mı?

Diğer taraftan Kıbrıslı Türk bir lider, ‘ben garanti de istemem, kararlarda etkin katılım ve siyasi eşitlikten de vazgeçtim’ dediğini farz edelim bir an için. Hangi Kıbrıslı Türk bir referandumda buna evet der? Yüzde 15’ten fazlası olmaz. Kısacası böyle bir çözüm Kıbrıslı Türkler tarafından reddedilir.

Peki bu noktada müzakere edecek ne kalıyor geriye?

Federal bir çözümden bahsediyorsak hala, koskocaman bir hiç.

Boşu boşuna birçok batılı diplomat, ‘diplomasinin bittiği yerdeyiz’ demiyor, Crans Montana sonrası Kıbrıs sorunu ile alakalı olarak.

Bu görüşe katılmamak elde değil.

‘Yaratıcı fikirler’ ifadesi BM Genel Sekreteri tarafından dillendirilmişti ilk yanılmıyorsam. Sonradan herkesin diline pelesenk oldu bir süre.

Aslına bakacak olursanız en yaratıcı fikir Anastasiades’in ‘Gevşek Federasyon’ fikri idi. Buna karşılık bugünlerde Türk tarafından yükselen ‘AB içinde iki devlet’ fikri var.

Ortodoks Federalistler, her iki fikre de karşı çıkıyorlar haliyle ancak, Gevşek Federasyon ile AB çatısı altında iki devlet modelleri arasında neredeyse fark yok gibi. Belki nüans ve AB içindeki temsiliyet bakımından farklılıklar olabilir ama iki halkın temsilcileri de bazı şeyleri müzakere etsin müsaadenizle. Düşünün bunu biraz bence.   Bunu düşünürken, Anastasiades’in New York’ta Çavuşoğlu’na söylediklerini de hatırlayarak düşünün.

Biz burada #carefederasyon derken, başkaları başka yerlerde başka bir şeylerin hesabını yapıyor olduğu ya da başka bir şeyler pişiriyor olduğu ve oyuncu gibi görünenlerin çoktan oyun dışı kaldığını da görebilirsiniz aniden.

Neden mi? Çünkü federasyon müzakereleri söz konusu ise Crans Montana’da diplomasinin bittiği yere varmıştık. Ve ne yazık ki hala diplomasinin bittiği yerdeyiz.

Bu İçeriğe Emoji İle Tepki Ver
6
 
0
 
1
 
0
 
0
 
0
 
0
 

Facebook yorum
YORUMLAR
1
ONAY BEKLEYENLER
0
10 Haziran 2019, Pazartesi
Gıbrız Türkü         - Şeherin Kuzeyi
Her yol denenmiş ve diplomasi 15-20 Temmuz 1974 ‘te bitmişti Sn. Reşat. Kıbrıs Türkü için o günlerden sonra diplomasi adı altında yapılan her şey Kıbrıs Türküne boş umutlar verip zaman ve enerjisini çalmaktan başka hiç bir amaca hizmet etmemiştir.... Uzun zamandır yapılması gereken tek şey mevcut durumu kabullenip yönetim ve yaşam kalitemiz geliştirecek cesareti göstermektir.... Ama halk olarak nerede bizde öyle mizaç? Hele hele zaman çalma sektöründe milyon dolarlar avrolar dönerken ortalık hırsızdan geçilmezken!

YAZARIN SON 10 YAZISI
18 Eylül 2019, Çarşamba    Serdar Denktaş ile "Off the Record"
13 Eylül 2019, Cuma    Bu işler için yaşlanıyorum galiba...
11 Eylül 2019, Çarşamba    Devlet daireleri tecrübem ve karışık duygular
10 Eylül 2019, Salı    Serdar Denktaş niye istifa eder?
8 Eylül 2019, Pazar    Bir de,"Sizin oraları çok sakin" demezler mi...
7 Eylül 2019, Cumartesi    Consigliere'i reddedilen Don Guterres ne diyecek?
6 Eylül 2019, Cuma    Ercan'da işler hiç iyi gitmiyor
5 Eylül 2019, Perşembe    Bulut'a betten para değil bela geldi
4 Eylül 2019, Çarşamba    100 günü yapmasaydınız biz 300 günü beklerdik
30 Ağustos 2019, Cuma    Maraş'a yaşam lazım

banner
banner
banner
banner
banner

Serdar Denktaş ile "Off the Record"
Rasıh REŞAT | 18 Eylül 2019, Çarşamba
Serdar Denktaş ile bir söyleşi yapmak istedim geçenlerde. Demokrat Parti Genel Başkanlığı’ndan istifasının ardından yazdığım ve bayağı bir ilgi gören “Serdar Denktaş niye istifa eder” başlıklı yazımın üstüne iyi gider...
Bu işler için yaşlanıyorum galiba...
Rasıh REŞAT | 13 Eylül 2019, Cuma
Saat 02.00 civarıydı. Başucumda duran cep telefonunum acı acı çalmasıyla daha bir saat önce kapattığım gözlerimi yeniden açtım. Telefonun ucundaki ses Kıbrıs Postası Haber Müdürü Canan Onurer’inkiydi.
“Abi Çatalköy’d...
Devlet daireleri tecrübem ve karışık duygular
Rasıh REŞAT | 11 Eylül 2019, Çarşamba
Son bir iki gündür sıradan bir yurttaş olarak devlet daireleri ile haşır neşir olmak durumunda kaldım.
Bu tecrübe bende karışık duygular bıraktı.
Anlatayım:
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti pasaportumun süresi bitmiş....