Alexa atrk.gif
banner
banner
banner
Ana Sayfa >> Yazarlar Rasıh REŞAT | 10 Temmuz 2019, Çarşamba

Ticaret Odası'nın sıvaması 

Paylaş  
21
22
21

Çeyrek asırdır meşgul olduğum gazetecilik mesleğini icra ederken on binlerce basın bildirisi ile karşı karşıya geldim. Bazılarını anlamakta güçlük çekerken bazılarını çok ilginç bulup manşet değiştirmek zorunda kaldım. Bazıları ile ilgili ise daha ilk satırını okurken çöpe gitmesinde sakınca olmadığına kanaat getirdim. 

Kıbrıs Türk Ticaret Odası’nın önceki gün yaşanan kriz ile ilgili açıklama yapacağını dostum Ticaret Odası yönetimindeki Mustafa Genç’in sabah BRT’de Damla Soyalp’ın konuğu iken söylediklerinden öğrendim. Merakla beklediğim basın bildirisi öğleden sonra e-postalarım arasındaki yerini aldı. 

E-postada ‘İletişim Uzmanı Gözde Öz’ün imzası vardı. İçimden, “Herhalde sağlam bir açıklama vardır. Cumhurbaşkanı’na yapılan saygısızlığı telafi edecek ya da makul bir açıklama getirecek” diye düşündüm. Neticede iletişim uzmanı… Sonra aklıma Ticaret Odası’nın kadim danışmanı, anlı şanlı, büyük düşünür Hasan Erçakıca geldi. Onun da dokunuşları olmuştur, protokol kurallarını da biliyor, ülkenin İkinci Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat’ın Sözcüsü idi neticede. Bir Cumhurbaşkanı’na sebebi ne olursa olsun yapılmaması gereken şeyin yarattığı krizi yönetebilecek kalibrede birisi olduğunu tahmin ettim. 

Gerçi Hasan Erçakıca, eğer işini doğru yapıyorsa ayağa kalkıp, “Turgay Başkan; Cumhurbaşkanı’nı davet edip konuşma yapmamasını söyleyemezsiniz’ demeliydi ve bunda diretmeliydi. Dedim ya Devlet protokolünü bilen ve Cumhurbaşkanlığı’nda görev yapmış birisi olarak tek ayağının üstünde bunun yanlış olduğunu söylemeliydi. 

Gelelim merakla beklediğim basın bildirisine. 

Kıbrıs Türk Ticaret Odası’nın basınla ilişkilerinin sıkıntılı olduğunu bilenlerdenim. Bunu başka bir vesile ile anlatırım belki ancak bu kriz sonrası kimin kaleme aldığını bilmediğim basın bildirisindeki ifadeler, ‘büyük abdest sonrası yapılan sıvama’ işleminden farksızdı. 

Özrü kabahatinden büyük diyeceğim ama sadece Cumhurbaşkanı’nın değil, Kıbrıs Türk halkının hak ettiği bir özür yoktu ortada. Ya da, ‘”evet yahu. Adamlar haklı. Cumhurbaşkanı fazla abartmış” diyebileceğimiz bir şey de yok. 

Aksine, “Ben yaparım olur. Yönetim Kurulu’na önerip ve oy çokluğu ile geçirdiğim, Cumhurbaşkanı gelsin ama konuşmasın kararı, irademdir. Biz büyük işler yapıyoruz, KKTC’nin Anayasal kurumları bir kenarda beklesin" demekle eşdeğerdi yapılan açıklama. 

Açıklama; odayı siyasete bulaştırmadığı ifade edilirken, aslında Ticaret Odası’nın artık politik bir kurum haline geldiğini de ilan etmiş oldu. Dibine kadar siyaset yapmış. 

Kimin aklı kimin kalemi bilmiyorum ama Ticaret Odası’nın akıl hocaları, böyle bir hamlenin başka noktalara çekilmesinin mümkün olabileceğini düşünemediler mi? İletişim ve strateji uzmanları danışmanlar, “Başkan, Cumhurbaşkanlığı seçimlerine yaklaşılırken, bu hareket Ticaret Odası’nın taraf olacağı algısını yaratır yapma” demeyi akıl etmediler mi? Ya da en basitinden, “Cumhurbaşkanı’nı konuşturmayacaksak, davet etmeyelim. Olsun bitsin” pratik çözümü düşünemediler mi? Ticaret Odası’nın düzgün algısını ve yaptığı etkinliği böyle bir şey ile gölgeleneceğini düşünemediler mi? Cumhurbaşkanı’nın yapılan bu saygısızlığı hazmedip bir kenarda oturacaklarını mı sandılar? 

“Sayın Cumhurbaşkanı sizi aramızda görmek istiyoruz ama konuşmayacaksınız ha!” demek nasıl bir akıldır birisi bana bunu anlatsın. Ama o açıklamayı kaleme alan ve alınmasına izin veren anlı şanlı, daimi danışmanlar değil, bu ülkeyi daha fazla seven, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin bir devlet olduğuna inanan ve kurumlarını, makamları kimin işgal ettiğine bakmaksızın saygı göstermek zorunda olduğunun idrakinde olan birisi anlatsın.

Bu İçeriğe Emoji İle Tepki Ver
6
 
0
 
2
 
0
 
0
 
0
 
0
 

Facebook yorum
YORUMLAR
0
ONAY BEKLEYENLER
0
YAZARIN SON 10 YAZISI
18 Eylül 2019, Çarşamba    Serdar Denktaş ile "Off the Record"
13 Eylül 2019, Cuma    Bu işler için yaşlanıyorum galiba...
11 Eylül 2019, Çarşamba    Devlet daireleri tecrübem ve karışık duygular
10 Eylül 2019, Salı    Serdar Denktaş niye istifa eder?
8 Eylül 2019, Pazar    Bir de,"Sizin oraları çok sakin" demezler mi...
7 Eylül 2019, Cumartesi    Consigliere'i reddedilen Don Guterres ne diyecek?
6 Eylül 2019, Cuma    Ercan'da işler hiç iyi gitmiyor
5 Eylül 2019, Perşembe    Bulut'a betten para değil bela geldi
4 Eylül 2019, Çarşamba    100 günü yapmasaydınız biz 300 günü beklerdik
30 Ağustos 2019, Cuma    Maraş'a yaşam lazım

banner
banner
banner
banner
banner
banner

Serdar Denktaş ile "Off the Record"
Rasıh REŞAT | 18 Eylül 2019, Çarşamba
Serdar Denktaş ile bir söyleşi yapmak istedim geçenlerde. Demokrat Parti Genel Başkanlığı’ndan istifasının ardından yazdığım ve bayağı bir ilgi gören “Serdar Denktaş niye istifa eder” başlıklı yazımın üstüne iyi gider...
Bu işler için yaşlanıyorum galiba...
Rasıh REŞAT | 13 Eylül 2019, Cuma
Saat 02.00 civarıydı. Başucumda duran cep telefonunum acı acı çalmasıyla daha bir saat önce kapattığım gözlerimi yeniden açtım. Telefonun ucundaki ses Kıbrıs Postası Haber Müdürü Canan Onurer’inkiydi.
“Abi Çatalköy’d...
Devlet daireleri tecrübem ve karışık duygular
Rasıh REŞAT | 11 Eylül 2019, Çarşamba
Son bir iki gündür sıradan bir yurttaş olarak devlet daireleri ile haşır neşir olmak durumunda kaldım.
Bu tecrübe bende karışık duygular bıraktı.
Anlatayım:
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti pasaportumun süresi bitmiş....