Alexa atrk.gif
banner
banner
banner
Ana Sayfa >> Yazarlar Rasıh REŞAT | 12 Temmuz 2019, Cuma

Yaşamevi'nin yaşamevi olması için

Paylaş  
24
15
23

Kalkanlı Yaşamevi’nin mimarı Sağlık eski Bakanı Filiz Besim Kıbrıs Postası’nın haberine sosyal medya hesabından duygusal ve gözyaşlı bir tepki gösterdi.

Sessiz kalsa ve mevcut Sağlık Bakanı Ali Pilli’nin “Kalkanlı Yaşamevi’ndeki tüm sıkıntı ve eksikliklerin giderilmesi için çalışma başlatmış durumdayız” başlıklı açıklamasına kulak verse, benim de sesim çıkmayacak ve bu yazıyı kaleme almayacaktım.

Ama Filiz Hanım, hem bizlere gazetecilik öğretmeye, hem de sırf açmış olmak için hayati eksiklerle hizmete soktuğu bu tesisin bu halini savunmaya ve eksiklikleri kamuoyunun gözünün içine sokmayı bir görev kabul eden gazetecilere saldırmayı doğru buldu.

Kıbrıs Postası muhabirlerinin Kalkanlı Yaşamevi çalışanları ya da hasta yakınları ile konuşmadığını iddia etti. Nereden biliyor? Boynuna sarılıp ağladığını iddia ettiği Kalkanlı Yaşamevi çalışanlarının ne zorluklarla, devletin terk ettiği bakıma muhtaç insanlara baktıklarını kendisi biliyor mu acaba? Bilse böyle davranmaz diye düşünürüm. 

Kıbrıs Postası’nı hastalar, hasta yakınları ve Kalkanlı Yaşamevi çalışanlarının düşmanı gibi göstermeye çalışmasını tek kelime ile “yavuz hırsızlık” olarak nitelemekten başka çare bırakmadı Sayın eski Bakan. Çünkü bu hastaları, bu hasta yakınlarını ve Kalkanlı Yaşamevi’nin çalışanlarına bu şartları reva görerek asıl düşmanlığı kendisinin yaptığının aslında kendisi dahil herkes farkında.

11 Temmuz Basın Günü’nde bizi arayarak Basın Günü’nü kutladığı “gerçek gazeteci” meslektaşlarıma asıl ben çağrı yapıyorum. Gidin ve görün.

Ve biraz sonra Filiz Hanım’a soracağım soruları siz de kendinize sorun.

Besim’in “Avrupa’nın bakımevlerini aratmayacak kalitede ve konforda” diye nitelendirdiği Kalkanlı Yaşamevi ile ilgili olarak rahatlıkla söyleyebilirim ki, bu tesis Avrupa’nın herhangi bir ülkesinde bu şekilde faaliyet gösterse ilgili yetkili güneş yüzü dahi göremez. Eski Bakan’ın diline doladığı ancak bilmediği her halinden belli olan Avrupa’daki bakımevlerinde hastaların “kaderlerine razı getirilerek” ve sanki “Mümkün olan bu. Bununla idare edeceksiniz” denilerek yapılan bu muamele, “Negligence” sayılır ve düşkün birine ya da birilerine bu muameleyi reva görmek büyük suçtur.

Bizde bunu ortaya çıkaran gazete suçlu olur.

Filiz Hanım’ın kastettiği Avrupa herhalde, Michel Foucalt’nun “Büyük Kapatma” adlı makalesinde bahsettiği, 17’nci Yüzyıl Avrupası’ndaki tesislerdir herhalde.

Orada özveri ile görevlerini yapmaya çalışanlarla herhangi bir sorunumuz olmadığını Eski Bakan Filiz Besim de çok iyi biliyor ancak duygusallıklar ve gözyaşları ile bakanlığı dönemindeki eksiklik ve ihmallerini örtmeye çalışıyor.

Haberde; çalışanları, hastaları ve hasta yakınlarını rencide etmemek için, bilgimiz dahilinde olan birçok eksikliği, ihmali ve tespiti yazmadığımızı Filiz Besim pekala biliyor.

Filiz Hanım’ın saldırgan tutumunu anlayabiliyorum. Ama emin olmasını istediğimiz konu Kıbrıs Postası’nın Yaşamevi’ne değil, Yaşamevi’nin koşullarına karşıdır tepkisi.

Hastalara, hasta yakınlarına ve çalışanlara değil tepkimiz, onlara bu kötü koşulların olabilecek en iyi koşullar olduğuna inandırmaya çalışanlaradır.

Filiz Besim’e birkaç sorum olur bu noktada.

Bakıma muhtaç yaşlı bir yakınının psikiyatri hastaları ile aynı ortamda bakılmasına gönlü razı gelir mi?

Ya da psikiyatri hastası bir yakınının, psikiyatrist bir hekimin bulunmadığı bir yerde bakılmasına tahammülü olur mu?

Kıbrıs Postası’ndaki Filiz Besim’in kriterine göre “gerçek olmayan” gazeteciler bu sorulara hayır yanıtı verdiği için bu haberi yaptı.

Ve bu Yaşamevi’nin gerçekten yaşamevi olması için.

Bu İçeriğe Emoji İle Tepki Ver
9
 
0
 
1
 
0
 
1
 
0
 
0
 

Facebook yorum
YORUMLAR
0
ONAY BEKLEYENLER
0
YAZARIN SON 10 YAZISI
18 Eylül 2019, Çarşamba    Serdar Denktaş ile "Off the Record"
13 Eylül 2019, Cuma    Bu işler için yaşlanıyorum galiba...
11 Eylül 2019, Çarşamba    Devlet daireleri tecrübem ve karışık duygular
10 Eylül 2019, Salı    Serdar Denktaş niye istifa eder?
8 Eylül 2019, Pazar    Bir de,"Sizin oraları çok sakin" demezler mi...
7 Eylül 2019, Cumartesi    Consigliere'i reddedilen Don Guterres ne diyecek?
6 Eylül 2019, Cuma    Ercan'da işler hiç iyi gitmiyor
5 Eylül 2019, Perşembe    Bulut'a betten para değil bela geldi
4 Eylül 2019, Çarşamba    100 günü yapmasaydınız biz 300 günü beklerdik
30 Ağustos 2019, Cuma    Maraş'a yaşam lazım

banner
banner
banner
banner
banner

Serdar Denktaş ile "Off the Record"
Rasıh REŞAT | 18 Eylül 2019, Çarşamba
Serdar Denktaş ile bir söyleşi yapmak istedim geçenlerde. Demokrat Parti Genel Başkanlığı’ndan istifasının ardından yazdığım ve bayağı bir ilgi gören “Serdar Denktaş niye istifa eder” başlıklı yazımın üstüne iyi gider...
Bu işler için yaşlanıyorum galiba...
Rasıh REŞAT | 13 Eylül 2019, Cuma
Saat 02.00 civarıydı. Başucumda duran cep telefonunum acı acı çalmasıyla daha bir saat önce kapattığım gözlerimi yeniden açtım. Telefonun ucundaki ses Kıbrıs Postası Haber Müdürü Canan Onurer’inkiydi.
“Abi Çatalköy’d...
Devlet daireleri tecrübem ve karışık duygular
Rasıh REŞAT | 11 Eylül 2019, Çarşamba
Son bir iki gündür sıradan bir yurttaş olarak devlet daireleri ile haşır neşir olmak durumunda kaldım.
Bu tecrübe bende karışık duygular bıraktı.
Anlatayım:
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti pasaportumun süresi bitmiş....