Alexa atrk.gif
banner
banner
banner
Ana Sayfa >> Yazarlar Rasıh REŞAT | 11 Eylül 2019, Çarşamba

Devlet daireleri tecrübem ve karışık duygular

Paylaş  
25
21
26

Son bir iki gündür sıradan bir yurttaş olarak devlet daireleri ile haşır neşir olmak durumunda kaldım.

Bu tecrübe bende karışık duygular bıraktı.

Anlatayım:

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti pasaportumun süresi bitmiş. Yenilenmesi icap eder. Hazır aybaşı iken bu işi aradan çıkaralım diyerek, eski pasaportum, çekilmesi mümkün olan en çirkin biyometrik fotoğraf ve 5 yıllık KKTC pasaportunun harcı olan 400 TL’nin çekilmesine izin verecek bir kredi kartı ile İçişleri Bakanlığı’nın yolunu tuttum. Pasaport bölümü tenhaydı. Hemen sıra bana geldi. Oradaki görevli memurlar son derece güler yüzlü ve yardımcı. Gerçi, ikinci kata çıkıp, bir doğum belgesi almamı istediklerinde biraz bozuldum ama itiraz da etmedim. Paşa paşa 1TL’mi verip doğum belgemi aldım ve ibraz ettim. Ertesi günü öğleye doğru ise telefonuma gelen bir SMS mesajı pasaportumun hazır olduğunu gidip alabileceğimi bildiriyordu. Yüzümdeki gülümsemeyi görmeniz lazımdı.

İçişleri’ne doğru mutlu mutlu giderken, bir SMS daha geldi. Bu sefer Posta’dan. Taahhütlü gelen paketimi Yenişehir Paket Postanesi’nden alabileceğimi müjdeliyordu. İnternet üzerinden motosikletim için sipariş ettiğim bir aksesuar gelmiş ve postamız bana bunu SMS ile bildiriyordu.

Mutluluktan ağlayacaktım neredeyse.

Her işim yolunda gidiyordu. SMS’ler geliyor, paketimi pasaportumu sorunsuz alıyorum.

O gazla, bitmiş olan motosikletimin seyrüseferini ödeyeyim dedim.

Devlet dairelerinde her işim tıkır tıkır yürüyor nasılsa diyerek, KTHY eski binasına doğru seğirttim.

Arabamı park edip binaya doğru yaklaşırken bir arkadaşımla karşılaştım. İşlemini tamamlamış gidiyor belli ki. “Hayırdır abi” dedi.

Seyrüsefer anlamına gelen yuvarlak işareti yaptım.

Bana acıyarak bir bakışı vardı ki unutmam mümkün değil.

Kabilem beni tanrılara kurban edilmek üzere seçmiş ve de ben de tapınağa doğru gidiyorum gibi hissettim.

Yine de keyfimi kaçırmadım. Basit bir seyrüsefer ödemesi. Muayene tamam. Eski seyrüsefer var. Koçan elimde. “Ne kadar kötü olabilir ki” diye geçirdim içimden.

Paket tamam, pasaport da tamam. Seyrüsefer de elbette tamam olacak diyerek içeri girdim.

Aman Allah’ım.

İçerisi valide peder günü.

Sanki birileri “Bugün seyrüsefer çıkarırsanız bedava” demiş ve herkes oraya üşüşmüş gibi.

Korka korka sıra numarası veren makineye doğru yanaştım ve parmağımı seyrüsefer düğmesine dokundurdum.

Bir numara geldi ki sormayın.

Numaraya değil de altında bekleyen kişi sayısına gözüm ilişti. 169 kişi. Veznelerde üç kişi. Her bir seyrüsefer işlemi 5 ila 7 dakika sürse, kaba bir hesapla bana sıranın gelmesi en erken 5 saat.

Kaba hesap diyorum ama insan beklerken sıkılıyor. Telefonda hesap makinesi de var. İnsan ciddi ciddi hesap yapıyor. Telefonda saat de var ve 10.30’u gösteriyor. Bana sıra gelmesi mesainin bitmesinden sonraki bir vakte denk geleceğinden derhal olay yerinden ayrıldım.

Ve neden hemen her zaman seyrüseferlerimi gecikmeli ve haliyle de cezalı ödemek durumunda kaldığımı hatırladım.

Tesadüf bu ya, bu olaylar başıma dün geliyor ve Bakanlar Kurulu aylardan sonra ilk kez toplantı sonrasında açıklama yapıyor.  Ve bu ender açıklamalarından birinde seyrüseferlerin çok yakın bir gelecekte internet üzerinden ödenebileceğini anlatıyordu hükümet sözcüsü Özersay.

Karışık duygular içerisinde olmayıp da ne yapayım.

Paket tamam, pasaport cillop gibi, varsın seyrüsefer yine cezalı çıksın. Çıksın ama internetten çıksın.

Bu İçeriğe Emoji İle Tepki Ver
9
 
0
 
0
 
0
 
1
 
0
 
0
 

Facebook yorum
YORUMLAR
0
ONAY BEKLEYENLER
0
YAZARIN SON 10 YAZISI
13 Eylül 2019, Cuma    Bu işler için yaşlanıyorum galiba...
10 Eylül 2019, Salı    Serdar Denktaş niye istifa eder?
8 Eylül 2019, Pazar    Bir de,"Sizin oraları çok sakin" demezler mi...
7 Eylül 2019, Cumartesi    Consigliere'i reddedilen Don Guterres ne diyecek?
6 Eylül 2019, Cuma    Ercan'da işler hiç iyi gitmiyor
5 Eylül 2019, Perşembe    Bulut'a betten para değil bela geldi
4 Eylül 2019, Çarşamba    100 günü yapmasaydınız biz 300 günü beklerdik
30 Ağustos 2019, Cuma    Maraş'a yaşam lazım
17 Ağustos 2019, Cumartesi    'Siyasetsiz sanat' diyerek 'sanattan siyaset'
16 Ağustos 2019, Cuma    Bize bir işaret lazım

banner
banner
banner
banner
banner

Bu işler için yaşlanıyorum galiba...
Rasıh REŞAT | 13 Eylül 2019, Cuma
Saat 02.00 civarıydı. Başucumda duran cep telefonunum acı acı çalmasıyla daha bir saat önce kapattığım gözlerimi yeniden açtım. Telefonun ucundaki ses Kıbrıs Postası Haber Müdürü Canan Onurer’inkiydi.
“Abi Çatalköy’d...
Serdar Denktaş niye istifa eder?
Rasıh REŞAT | 10 Eylül 2019, Salı
Bazen öyle günler olur ki, “Yahu nereden çıktı bu” dersiniz hiç beklemediğiniz anda yaşanan gelişmeler için. Yani herkes bir tarafa bakarken, ya da herkes bir gündem ile meşgulken aniden bazı olaylar, kafaların hep bi...
Bir de,"Sizin oraları çok sakin" demezler mi...
Rasıh REŞAT | 8 Eylül 2019, Pazar
"Sizin oraları çok sakindir" diyen ve burayı Ege’deki küçük bir balıkçı kasabası sanan Türkiye’deki dostlarıma uyarımdır. Bir daha bana,“Ne güzel sizin oralar sessiz sakindir. Nasıl olur da sesin yorgun geliyor” diyen...