Alexa atrk.gif
banner
banner
banner
banner
Ana Sayfa >> Yazarlar Rauf R. DENKTAŞ | 10 Mayıs 2011, Salı

Rum'dan Rum'a

Paylaş  
69
165
68

20 Nisan’da gazeteci Kostas Yennaris yazdığı bir makalede, aşırı milliyetçi ELAM grubunun doğuşunu sağlayan politikacıların büyük laflarını, akıl almaz  hezeyanlarını eleştirmişti.

ELAM, şimdi partileşti. Irkçılığı ve Türk düşmanlığını tırmandırmak için diğerleri ile yarış başlıyor.

Kilsenin desteği ile, yeni mücadelelere hazırlanıyorlar – tabii, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ortadan kalkıp, garanti anlaşması sıfırlanıp, Türk askeri  adadan çekildikten sonra.

1 Mayıs’ta Lukas Haralanbus, Yennaris’e, ELAM’ın doğuşu ile ilgili teşhisine katıldığını duyurduktan sonra Yennaris’in, yazısında, halka sorduğu şu soruları ele alıyor:

“Türkiye’yi adadan tekmeleyip atmak için askeri bir harekat gerektiğinden şüphe eden var mı? Kıbrıs’ta bu seçeneğin mümkün olabildiğini düşünen bir tımarhane delisi var mı? Türkiye’nin, bu adada 37 yıl bulunduktan sonra, 1974 öncesine dönmeyi kabul edebileceğini düşünen var mı?”

Yennaris, bu soruları sorduktan sonra “Türkiye ile uzlaşmadan başka yol olmadığı sonucuna varıyor, ve 1 Nisan’da, Merkezi Cezaevindeki EOKA’cıların mezarları önünde saf tutan, kara gömlekli gençlerin gerçeklerle değil, büyük sözlerle ün yapan siyasilerin yetiştirdikleri gençler olduğuna dikkati çekiyor.

Lukas Haralambus, bunları not ettikten sonra (Annan Planına hayır diyenlerden olduğu için) Yennaris’in soramayacağı bir soruyu da ben sorayım diyerek şu soruyu soruyor.

“Kıbrıs’ta, 2004’de Annan Planı kadar lehimize bir anlaşmanın bundan böyle mümkün olabileceğini düşünen bir tımarhane delisi var mı? Ve, Kıbrıslı Türklerin (Annan Planında öngörüldüğü gibi) Güzelyurt ile Astromeritten Yeşilırmak’a kadar bir bölgeyi Rumlar’a verecek bir anlaşmayı imzalayacaklarına inanan bir deli var mı?”

Rumların lehine olan Annan Planını, “bu bulunmaz fırsatı” öldüren süper – milliyetçilerle birlikte Yennaris de bu sorularıma yanıt vermelidirler diyor Lukas Haralambus.

Lukas’ın başka söyledikleri: Gençlere gerçekleri söylemiyoruz. Politikacılar tarihi yozlaştırıp, her şeyden başkalarının suçlu olduğunu söylüyorlar. Yennaris’i bir TV programına davet ediyorum. Sessizliğe terk edilen Akritas Planını tartışalım. Ancak 1963’de, Makarios’un ateşte oynaya bilmesini mümkün kılmak için, 1963’de devletin dağılmasını sağlayan savaş-ağaları olan Koşis, Hristodulu, Lyssaridis ve benzerleri TV’ye davet edilmesin!

Evet...

“Zaman” gerçekleri örtmüş olan toz bulutunu gittikçe  dağıtmaktadır.

Bunlar açığa  çıktıkça, aklı başında Rumlar da uzlaşmanın temelini  iki eşit egemen halk ve var olan devletlerin teşkil edeceğini er geç göreceklerdir.

Yeter ki KKTC’nin halkı, yeniden, Annan Planı’nda olduğu gibi, Amerika’nın dolarları, AB’nin mesajları ve Anavatanın akıl almaz baskısı ile yeniden kandırılmasın!

Yeni çılgınlıkların, yeni EOKA’ların önünü Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ile garantilerin devamı kesecektir.

Kalıcı bir barış için temeli bunlar oluşturmalıdır. İç içe ortaklık kan ile sonuçlanmıştır.

Aynı modele dayalı ikinci bir tecrübeyi denemenin hiçbir anlamı yoktur çünkü, Rum tarafında düşünceler, siyasetler değişmiş değildir.

Bir asır daha değişecek de değildir.

Kendimize gelelim.

Bu İçeriğe Emoji İle Tepki Ver
0
 
0
 
0
 
0
 
0
 
0
 
0
 

Facebook yorum
YORUMLAR
2
ONAY BEKLEYENLER
1
11 Mayıs 2011, Çarşamba
ayni tas         - ayni tellak
Evet politikalarimiza devam. Kuzey'in nufusunu gelen-turklerle bumbar gibi doldurmaya devam edelim. yerli ureticinin urettigini turkiye ornegin mersin kapisini kapali tutmaya devam ederek almamaya devam etsin, tuk fabrikalar kapanmaya devam etsin (sanayi holdingin, bel kolanin vesairenin hayali cihan deyer). boylece uretimimiz sifirlanmaya dogru devam etsin. iyice halimiz halden gidince gerek kiliseyi gerekse fanatik rumlari daha kolay ikna edebiliriz yazinizda belirttiginiz kalici baris icin. yoksa biz zaten baris istemiyormuyduk, hay allah, sunu acikca soylesenize artik.

10 Mayıs 2011, Salı
hehmet bas         - lefkosa
sayin denktas,en azindan rum siyasileri kendi halkina cektirmez,halkini esit tutar.bizimkiler ise kendi yandasi degilsen yani iktidardaki partiyi tutmazsan sana kan kusturturlar.rum kendi halkina karsi sorumluluk bilinci icindedir.bizimkiler gibi ye babam ye.

YAZARIN SON 10 YAZISI
25 Mayıs 2011, Çarşamba    Yolun neresindeyiz?
24 Mayıs 2011, Salı    Seyirci kalınamaz
23 Mayıs 2011, Pazartesi    Dıştan bakınca
21 Mayıs 2011, Cumartesi    Tuzak
20 Mayıs 2011, Cuma    AB Başkanlığı
18 Mayıs 2011, Çarşamba    Yanlıştan dönmedikçe (2)
17 Mayıs 2011, Salı    Yanlıştan dönmedikçe (1)
16 Mayıs 2011, Pazartesi    Kıbrıs'ın dostları
11 Mayıs 2011, Çarşamba    Değişmeyen taktik
6 Mayıs 2011, Cuma    Kırmızı çizgileriymiş

banner
banner
banner
banner
banner
banner
banner

Yolun neresindeyiz?
Rauf R. DENKTAŞ | 25 Mayıs 2011, Çarşamba
TC Dışişleri Bakanlığı, AB’nin 3 Aralık 2002 tarihli sonuç bildirgesine atıfta bulunarak, Ankara’daki AB Büyükelçiliklerine “aşağıdaki hususları” duyurur:
Kıbrıs Rum Yönetiminin AB’ne ta...
Seyirci kalınamaz
Rauf R. DENKTAŞ | 24 Mayıs 2011, Salı
Rum tarafında yaşayan yüzlerce Kıbrıslı Türk, kime ve neye kandıkları belli değil, Rumların seçimlerinde Rum partilerinin listelerine oy verdi.
Yaptıkları işin 1960’da  Türklere verilmiş olan “iki eş...
Dıştan bakınca
Rauf R. DENKTAŞ | 23 Mayıs 2011, Pazartesi
Max Gevers’in “Uzlaşma Denizin Altında Yatmaktadır” adını verdiği makalesi 1 Mayıs’ta yayınlandı.
Özetlersek Yazara göre Türkiye’nin AB üyesi olma ümidi sıfırlandığına göre Kıbrıs mesele...