Alexa atrk.gif
banner
banner
banner
Ana Sayfa >> Yazarlar Rauf R. DENKTAŞ | 11 Mayıs 2011, Çarşamba

Değişmeyen taktik

Paylaş  
69
162
66

ABD’nin Garantör İngiltere ile birlikte “Meşru Kıbrıs Hükümeti” olarak tanıdığı ve 1964’de, Sovyetler Birliği’nin de katılımı ile BM Güvenlik Konseyinde bu ünvanı tescil ettirdikleri, eli kanlı, geçmişi bozuk Rum idaresinin Milli Siyaseti “Meşru Kıbrıs Hükümeti” sıfatından taviz vermeksizin Kıbrıs’ın tümüne sahip oluncaya kadar yola devamdır.

Görüşmelere katılım; “Rumlar açısından, Klerides’in de açıkladığı gibi, bir taktik meselesidir.

Taviz vererek yeni bir anlaşmaya ihtiyaçları yoktur.

Taktik, “Kıbrıs Hükümeti” olarak, Kıbrıs Türk tarafını ve Türkiye’yi uzlaşmaz göstermektir.

Klerides “bu taktik çok başarılı olmuştur; buna devam edeceğiz, niye taviz verecekmişiz ki” demişti.

 Gerçekten de, içimizdeki, bir avuç “derhal uzlaşma, derhal barış; derhal birleşme” yanlısı grubun da katkısı ile bu Rum propagandası yayılarak Annan Planı döneminde, Ankara’nın da katılımı ile, zirveye ulaşmıştı.

Sonuç, “kandırıldık” açıklamaları ile tescil edildi.

Dünyaya devletimizden, ayrı egemenliğimizden vazgeçebileceğimiz mesajını vermiş olduk.

Annan Planından sonra meydana gelen değişiklikler, herkese, “iki solcu yoldaş’ın  (Talat ile Hristofyas’ın) çok kısa zaman içinde Kıbrıs meselesini halledecekleri ümidini verdi.

Sayın Talat, ayrı devletten ve egemenlikten vazgeçeceğini açıkladı ve bu inançla, görüşmelerin başlayabilmesi için gündeme akıl almaz tavizleri getirdi.

Böylelikle TBMM ile Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Meclisinde alınmış olan milli kararlara rağmen 1960 misali “tek devlet, tek egemenlik” formülü esas gündem oldu.

Garantileri gündem maddesi yaptı; Türkiye AB üyesi olmadan, Rumlarla “tek devlet, tek vatandaşlık esası üzerinden AB’ye üye olarak garanti anlaşmasını, Rumların istedikleri şekilde delmeyi kabul edeceğini bildirdi.

Ve bütün bunlara rağmen Rum tarafı uzlaşmadı; taktiğini kullandı ve Sn. Talat’ın da uzlaşmaz olduğunu yayarak, yoluna devam etti.

Sn. Eroğlu, seçilir seçilmez, “uzlaşmaz kişiliği” dünyaya yayıldı.

Süpriz bir şekilde Sn. Eroğlu “görüşmelere Talat’ın bıraktığı yerden devam” kararı alınca, Rum yanlısı herkes Sn. Eroğlu’nun da “ayrı devlet, ayrı egemenlik, garantilere devam” sözlerini ağzına almamasını beklemeye başladı.

Şimdi, bundan yararlanan Rum liderliği ve Yunanistan, KKTC halkının hak ve statüsünü savunan, garanti anlaşmasına sahip çıkan Sn. Eroğlu’nu uzlaşmazlıkla suçlamağa başlamışlardır. 

Bunun devam edeceği anlaşılmaktadır.

İnşallah, Ankara, – Annan Planı günlerinde olduğu gibi – Rumların bu taktik yaklaşımlarından etkilenip, “Türk tarafının, uzlaşmaz olmadığını kanıtlamak için” halkımızı, 1960 devletine benzeyen veya Annan Planı benzeri bir anlaşmaya zorlamaz!

Böyle bir anlaşmanın ömrü bu kez 1960’dakinden daha az, sonucu ise çok daha vahim olur!

Şimdi Yunan Dışişleri Bakanı Drutsos “Eroğlu, Talat’ın kabul ettiklerinden caydı” diyor.

Taktik devam ediyor.

Sn. Drutsos’un bilmediği bir şey vardır.

Görüşmeler “tümü üzerinde anlaşma olmadıkça, hiçbir konuda anlaşma olmamıştır” esasına dayalı olarak yürütülmektedir.

Sn. Talat’ın, Hristofyas ile fısıldaştığı konular varsa, bu kendisini bağlar.

Sn. Talat’ın Hristofyas ile hangi konularda anlaştığını, işine geldiği şekilde, Hristofyas açıklamaktadır.

Bu konuda her iki tarafın da bilgi edinebilmesi için Hristofyas’ın tam listeyi açıklaması ve Sn. Talat’ın da bunu kabul edip etmediğini duyurması gerekir, o zaman “tümü üzerinde anlaşma olmadıkça, varılan bu özel anlaşmaların hiçbir hükmü olamayacağı” daha iyi anlaşılacaktır.

Bu İçeriğe Emoji İle Tepki Ver
0
 
0
 
0
 
0
 
0
 
0
 
0
 

Facebook yorum
YORUMLAR
8
ONAY BEKLEYENLER
1
14 Mayıs 2011, Cumartesi
ayni hamam         - ayni tas
Kibristan gacip kendisini kurtaranlarin, rum mali alanlarin, torpilli memurlarin yani hali vakti afiyeti yerinde olup da: bir da rum'unan mi ugrasacayik simdi dairelerde, disari ciktigimizda, tatile geldigimizde diye dusunenlerin disinda kac kisi var sirf milli duygulardan dolayi KKTC diye tezahurat yapan merak ederim. Gelen turk'ler ve TC'liler zaten cozumsuzluk taraftari, baska turlu nasil rahat rahat gelip gidecekler. Sistemin magduru olun bakalim hala daha savunurmusunuz bu cagda cozumsuzlugu, dunyanin tek korsan ulkesi olarak kalmayi.

13 Mayıs 2011, Cuma
engin         - magusa
Vallahi vatandas uyuyor,milli dava diye uyutuluyor.Emine Halim gibiler.Rumlarin AB uyeligine acilan anlasmayi T.C.de imzaladi, Denktas da bu ugurda T.C.'ye yardimci oldu.Zamaninda NATO'nun askeri kanadindan atilan Yunanistan'a,donmesi icin yine T.C,'nin onay vermesi gibi.Uyaniiiiiiiiinnn!

12 Mayıs 2011, Perşembe
Emine Halim         - Londra
Rum kendi yararlarini garantiye almadan hic bir anlasmaya varip da taviz vermez. tavizi veren hep biziz. ABye yaslandi zaman asamasinda KKTC yi kendi aralarinda parcalayana kadar pusudadir. Gercekleri basa basa yazmaniza tesekkurler Denktas bey. Medet ancak kendi kendimizden aramaliyiz Rumdan degil.

12 Mayıs 2011, Perşembe
Ali Cavus         - larnaca
Dengdas yilan adasina degil Bafa gelsin Baf topragindandir Yasli

12 Mayıs 2011, Perşembe
engin         - magusa
Denktas eger yilan adasindan gitmek zorunda kalirsa O'un icin Izmir marsini calacagiz.Mehter marsi ile buraya gosterisle girmisti ya.Simdi de Izmir marsi ile gitsin.Sap doner, keser doner....

12 Mayıs 2011, Perşembe
ibrahim         - londra
turkiyedeki secimlerden sonra hazirlanin anlasmaya cozume,turkiyeden gelecek baris suyu bulusacak kibris etrafinda cikacak gaz ve petrol ile.yakindir cozum hemda cok yakin.sonra nereden buldun yasasida cikinca denktasin rum vakiflara ait olan yilan adasida gidecek elden marazi budur hep

11 Mayıs 2011, Çarşamba
Yurtsever         - Lefkoşa
Sayın Emekli Cumhurbaşkanım,

Bafra sahilinde yapımı süren Nuh’un Gemisi isimli otelin inşaat alanında bulunan ve Hristiyanlar tarafından 200 yıl önce yapılan Azize Thekli Şapeli’nin yıkılmasıyla ilgili açıklama yapacakmısınız?

Dilinizden hiç düşürmediğiniz, yakılıp yıkılan 107(bu sayıyı nereden bulmuşsanız?) camimize karşılık "ohhhh olsun" mu çekeceksiniz?

Bu vesile ile İmam Hatip Liselerine burada gerek yok açıklamanıza da teşekkür eder, saygılar sunarım.

İmamın Ordusu adlı kitabı basımdayken toplatıp yakan zihniyet yoksa bizleri de imamın askerleri mi yapmak istiyor?

11 Mayıs 2011, Çarşamba
Yurtsever         - Lefkoşa
Sayın Emekli Cumhurbaşkanı'nın yazıları sıklaştı.

Emin olun en korktuğu şey olan anlaşmanın yakınlaştığının işaretidir bu.

Halk bu referandumda %90 çoğunlukla evet diyecektir.Korkunun sebebi budur.

Korkunun ecele faydası yok.

YAZARIN SON 10 YAZISI
25 Mayıs 2011, Çarşamba    Yolun neresindeyiz?
24 Mayıs 2011, Salı    Seyirci kalınamaz
23 Mayıs 2011, Pazartesi    Dıştan bakınca
21 Mayıs 2011, Cumartesi    Tuzak
20 Mayıs 2011, Cuma    AB Başkanlığı
18 Mayıs 2011, Çarşamba    Yanlıştan dönmedikçe (2)
17 Mayıs 2011, Salı    Yanlıştan dönmedikçe (1)
16 Mayıs 2011, Pazartesi    Kıbrıs'ın dostları
10 Mayıs 2011, Salı    Rum'dan Rum'a
6 Mayıs 2011, Cuma    Kırmızı çizgileriymiş

banner
banner
banner
banner
banner
banner
banner

Yolun neresindeyiz?
Rauf R. DENKTAŞ | 25 Mayıs 2011, Çarşamba
TC Dışişleri Bakanlığı, AB’nin 3 Aralık 2002 tarihli sonuç bildirgesine atıfta bulunarak, Ankara’daki AB Büyükelçiliklerine “aşağıdaki hususları” duyurur:
Kıbrıs Rum Yönetiminin AB’ne ta...
Seyirci kalınamaz
Rauf R. DENKTAŞ | 24 Mayıs 2011, Salı
Rum tarafında yaşayan yüzlerce Kıbrıslı Türk, kime ve neye kandıkları belli değil, Rumların seçimlerinde Rum partilerinin listelerine oy verdi.
Yaptıkları işin 1960’da  Türklere verilmiş olan “iki eş...
Dıştan bakınca
Rauf R. DENKTAŞ | 23 Mayıs 2011, Pazartesi
Max Gevers’in “Uzlaşma Denizin Altında Yatmaktadır” adını verdiği makalesi 1 Mayıs’ta yayınlandı.
Özetlersek Yazara göre Türkiye’nin AB üyesi olma ümidi sıfırlandığına göre Kıbrıs mesele...