Alexa atrk.gif
banner
banner
banner
banner
Ana Sayfa >> Yazarlar Rauf R. DENKTAŞ | 21 Mayıs 2011, Cumartesi

Tuzak

Paylaş  
60
155
56

Kıbrıs meselesinin ne olduğu konusunda, yani gerçekçi bir teşhiste, henüz taraflar arasında bir görüş birliği hasıl olmamışken ve “dünya” dediğimiz malum ülkelerle, BM Genel Sekreteri, konuyu 1964’de aldıkları kararın ışığında yorumlarken  bizim acele dörtlü, beşli uluslararası toplantı konusunda sabırsızlık göstermemizin anlamı nedir, bilemiyorum.

Böyle bir toplantı, iç konularda anlaştıktan sonra, üç garantör ile iki halkın mutabakatını teyid için gerekli olur.

İç konularda varılacak anlaşmanın geçerli olabilmesi için “gerçekçi bir teşhiste” de mutabakat gerekir.

Aksi halde polis konusunda varılan anlaşmanın da kıymeti harbiyesi yoktur.

 Bu konuda Hristofyas “şartlı olarak” uluslararası konferansı kabul edebileceğini açıkladı.

Türk tarafından bu şartların, kabul edilmezliğine dair henüz bir ses çıkmadı.

Belki zamansız konuşmak istemiyorlar.

O halde, “sırtında yumurta küfesi taşımayan” bizler, düşündüklerimizi, geçmişten ders alarak ortaya koyalım:

 Hristofyas’ın derdi Kıbrıs meselesini ait olduğu milli garantiler çerçevesinden  çıkarmaktır.

Bu nedenle uluslararası bir toplantıyı Güvenlik Konseyinin Daimi üyeleri + AB Temsilcileri + Kıbrıs Cumhuriyeti + Rum Cemaati + Türk Cemaatinden olursan bir toplantı olarak görmektedir.

 Yukarıda da söylediğim gibi Kıbrıs meselesi iki eşit halk (iki eski ortak) ile garantörler arasındadır.

Buna dışarıdan, Kıbrıs meselesinde bu güne kadar, bilerek – bilmeyerek taraf tutmuş yabancıların eklenmesine gerek yoktur.

Buna şiddetle karşı çıkılmalıdır.

Hristofyas,ın böyle bir toplantıya “Kıbrıs Devleti” ile Rum Cemaatinin katılması talebindeki cingözlüğü 1964’de bize Garantör İngiltere’nin Bakanı Duncan Sandys oynadı.

Londra Konferansına Kıbrıs Hükümetini de davet edeceğini söyleyince ben itiraz ettim.

Beni ikna edemeyen  Bakan Dr. Küçük’e gitti. Osman Örek’in de hazır bulunduğu oturumda onları iknaya çalıştı.

Bunun mümkün olmadığını gören Bakan, Örek’in talebi üzerine, Londra Konferansına iki toplumun davet edileceğini teyiden yazılı bir belge verdi.

Londra’ya gittik. Karşımıza “Kıbrıs Hükümetini” çıkardılar.

Kıyameti kopardık.

Geri dönüyoruz dedik.

TC Dışişleri Bakanı  Feridun Cemal Erkin “aman yapmayınız, ağır şekilde suçlanırız” dedi.

Ara yol olarak “söz hakkı tanımayınız. Söz hakkı verirlerse o zaman ayrılırsınız” dedi.

Teklifimiz kabul edildi.

“Kıbrıs Hükümeti”ni temsil eden kişi ağzını açamadı.

Ancak, “Kıbrıs Hükümeti” olarak boy gösterdi.

Garantör İngiltere, Londra Konferansını başlatabilmek için bize bu oyunu oynadı.

Bu oyuna gelmemeliydik.

Ancak, o günlerde Türkiye, Kıbrıs’a müdahale edecek durumda değildi.

Meseleyi görüşmeler yolu ile halletmek istiyordu.

Meselenin süratle Güvenlik  Konseyine gitmesini istiyordu.

Öyle de oldu.

Ve 48 yılda Hristofyas bize, 28 yaşında Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin hükümetine ayni oyunu teklif ediyor.

Cevabımız “Kıbrıs Hükümeti” (Rum idaresini temsilen) katılacaksa KKTC’de, Kıbrıs Türk Halkını temsilen, ayrıca Halkı temsil eden bir heyetle birlikte toplantıya katılır.

Rum ne isterse, bize de uygulanır; Hiç başka formül aramasınlar.

Ayni tuzağa ikinci kez aptallar düşer!

Kabul edecek yiğit var mı?

Bu İçeriğe Emoji İle Tepki Ver
0
 
0
 
0
 
0
 
0
 
0
 
0
 

Facebook yorum
YORUMLAR
12
ONAY BEKLEYENLER
2
23 Mayıs 2011, Pazartesi
Alodali         - Catoz
Be Londuralilar...

Birakin siz Kibris meselesini filan da akliniz ermez sizin boyle islere... Siz bilirsiniz deyesiniz 'Bizim ondaaa...!'.. Onun icin bakin, dinneyin beni satin o Fish&Chips Shop'lari, Flat'lari da gelin 'bizim buraaaa...!' yeah? Birazcig faydaniz dokunsun dogdugunuz, o 'holiday'lerinizde bayila bayila geldiniz sora da ayaglarinizin bir tarafcigniza vura vura gacdiginiz ulkeciginize... Hem mahanaynan gorursunuz da anyayi gonyayi da... :D :D Eyi fikir degil?

23 Mayıs 2011, Pazartesi
Ilker KILIC         - Londra
Sayin KKTC kurucu baskani,

Kendi kabulunuzle ilk defa 1964 de tuzaga dustunuz. (BIR)

Sonra 1977/1979 Doruk Antlasmalarinda Federal Cozume imza attiniz, tek egemenligi kabul ettiniz, size gore baska tuzak (IKI)

1992 de Kibris Cumhuriyeti AB uyeligi icin muracaat ettiginde sizi tuzaga dusurup VETO hakkinizi kullandirtmadilar, (UC)

1999 da Helsinki zirvesinde, TC AB’ye uye olacak diye Kibris’i cozum olmadan da uye yapabiliriz dediler;size sormadilar, sadece seyirci kalabildiniz o da baska tuzak (DORT)

Ve 2004 de AB uyesi Kibrista referanduma gittiniz (baskan sizdiniz. Yine size gore cok buyuk bir tuzak. (5)

Simdi iki kez tuzaga dusene aptal diyorsunuz, peki 5 kere tuzaga dusen ne olur?

22 Mayıs 2011, Pazar
Ali Fikret Atun         - Ankara
Hz. Muhammed bir hadisinde,
"Bir Müslüman bir delikte bir defa ısırılır. İkinci defa ısırılırsa bu onun gafletindendir." der.

22 Mayıs 2011, Pazar
OZKIBRISLI         - VATANDAS
RUM'LARI HIC SEVMEZ DENKTAS, ONUN ICIN RUM'UN YILAN ADASINI GENDINE KAPATTI. RUM'UN YILAN OLDUGU MESAJINI VERMEK ICIN AMA BIZ KIYMETINI BILMEYIK BU FEDAKARLIKLARININ.

22 Mayıs 2011, Pazar
susma         - sustukca
Hani Ingiliccasi eyiydi Denktas'in, necin annadamadi bu gadar zamandir. Bir da annatmamayi denesin, durtmeyi biraksin da belki o zaman hayir ederik.

22 Mayıs 2011, Pazar
bir vatandas         - dunyali
cok degerli buyuk lider zaman degisti bizim insanimiz rumlarin dunyadaki gucunun farkinda degil istedikleri gibi rum lobisi dunyayi idare ediyor

22 Mayıs 2011, Pazar
Ali osman         - harlow ingiltere
bilgine saglik cok dogru yaziyorsun dunya rumlarin sesini dinler

22 Mayıs 2011, Pazar
ibrahim         - londra
Duyarli vatandas,ben oyle birsey demedim,sen attin onu ortaya,sen karar ver p..t olup olmadigina.40 senedir seni kandirdi bunlar beni degil.

22 Mayıs 2011, Pazar
İbrahim         - Londra
Be Duyarlı Vatandaş,im.ne oldu sectiklerin seni kurtaramadı mı?40sene.

22 Mayıs 2011, Pazar
susma         - sustukca
Cozumsuzluk cozumdur deyen basindan beri dedem degildir heralde. Ondan sonra saflar inanir Denktas'in cozmek niyeti olduguna, acikgozler da bilir cozmeye niyet olmadigini ama isleri gucleri dogrulari soyleyenleri susdursunlar. Kufur, tehdit, bomba, dava icin hersey mubahdir degil fasistler? Inadina gonusacayik.

21 Mayıs 2011, Cumartesi
Duyarlı Vatandaş         - GİRNE
Be ibrahım londralı kültürü almışken, diyorsun ki iki defada aldansam p..t olmam, o zaman gel sen becer bu politikacılığı da gurtar bizi.

21 Mayıs 2011, Cumartesi
ibrahim         - londra
gene dustuk tuzaga demek.gitsek suclu gitmesek gene suclu.yillarin aptalligi yuzunden simdi deli gibi dusunuruk.ne demisti churchill,turkler ve almanlar poletika yapmayi becermezler diye,%100 halki.

YAZARIN SON 10 YAZISI
25 Mayıs 2011, Çarşamba    Yolun neresindeyiz?
24 Mayıs 2011, Salı    Seyirci kalınamaz
23 Mayıs 2011, Pazartesi    Dıştan bakınca
20 Mayıs 2011, Cuma    AB Başkanlığı
18 Mayıs 2011, Çarşamba    Yanlıştan dönmedikçe (2)
17 Mayıs 2011, Salı    Yanlıştan dönmedikçe (1)
16 Mayıs 2011, Pazartesi    Kıbrıs'ın dostları
11 Mayıs 2011, Çarşamba    Değişmeyen taktik
10 Mayıs 2011, Salı    Rum'dan Rum'a
6 Mayıs 2011, Cuma    Kırmızı çizgileriymiş

banner
banner
banner
banner
banner
banner
banner

Yolun neresindeyiz?
Rauf R. DENKTAŞ | 25 Mayıs 2011, Çarşamba
TC Dışişleri Bakanlığı, AB’nin 3 Aralık 2002 tarihli sonuç bildirgesine atıfta bulunarak, Ankara’daki AB Büyükelçiliklerine “aşağıdaki hususları” duyurur:
Kıbrıs Rum Yönetiminin AB’ne ta...
Seyirci kalınamaz
Rauf R. DENKTAŞ | 24 Mayıs 2011, Salı
Rum tarafında yaşayan yüzlerce Kıbrıslı Türk, kime ve neye kandıkları belli değil, Rumların seçimlerinde Rum partilerinin listelerine oy verdi.
Yaptıkları işin 1960’da  Türklere verilmiş olan “iki eş...
Dıştan bakınca
Rauf R. DENKTAŞ | 23 Mayıs 2011, Pazartesi
Max Gevers’in “Uzlaşma Denizin Altında Yatmaktadır” adını verdiği makalesi 1 Mayıs’ta yayınlandı.
Özetlersek Yazara göre Türkiye’nin AB üyesi olma ümidi sıfırlandığına göre Kıbrıs mesele...