Ana Sayfa >> Yazarlar Ferhat ATİK | 8 Şubat 2018, Perşembe
Panoptikon
Paylaş  
14
42
14

Şu sıralar hapishanedeki mahkumlar için kitap topluyorum. 

Katılmak isteyenlere bunu duyurarak Panoptikon’u anlatmak istedim. Bir hapishane modelinin adıdır. Öte yandan bu yöntemle bir gözlemleme ve gözlemlenme felsefesini de anlamında taşır.

Panoptikon İngiliz düşün insanı Jeremy Bentham tarafından geliştirilmiş bir projedir. Bu proje cezaevini bir halka biçiminde planlıyor. Bu şekilde inşa edilecek binadaki hücrelerin pencereleri içeriye (avluya) bakacak şekilde hesaplanır. Avlunun ise tam ortasına kule yerleştirilir. Kuleden bakanlar hücreleri sürekli olarak görebileceklerdir. Hücredeki mahkumlar ise, kuledekileri tam olarak göremedikleri için, ne zaman gözetlendiklerini, gözetlenip gözetlenmediklerini bilemeyecekler ve her an gözetleniyormuş gibi davranmak zorunda kalacaklardır. Sistem bu. Bu tür bir sistemde mahkumun, gözetlenmenin sürekliliği ile gözetim altında olmayı kabulleneceği düşünülür.

Foucault, hapishanenin tarihini bin dokuz yüz yetmiş beş senesinde yazdı. Avrupa’da 17. yüzyıla kadar hapishane yoktu. Mahkumlar, hastalar hatta deliler bir binaya kapatılıyorlardı. Ardından gelişen olaylarla eylem ve ayaklanma korkusu hapishane ile ilgili ilk fikirlerin ortaya atılmasına neden oldu. O günlerin fikir babası olan iktidar sahipleri, yeni projelerle hem mahkumları ıslah etmeyi hem de kapitalizmin ihtiyaç duyduğu ucuz işgücünü sağlamayı hedefledi. Ama baskı ve şiddetle bunu başaramadılar. Bunun üzerine 18. yüzyılın sonunda şiddetle çözmek yerine disiplinin, gönüllü olarak benimsetilmesi kavramı üzerine eğildiler. İşte bu noktada Panoptikon ortaya çıktı. 

*

Peki bizde ne oluyor? Ard arda yaşanan firarlar, mahkumların darp edilmesi, şiddet altında kontrole Tabibler Birliği’nin gösterdiği duyarlı tepki, rehin alma, hapishane içindeki eylemler, içeride çözülemeyeni dev duvarlarla dışarıdan çözmeye çalışma eğilimi, tuvaletten yemeğe, yatma yerinden, temizliğe, çocuk mahkumlara ayrı yer olmamasından kendini yakarak öldüren mahkum olayına kadar, hapishanemizden yükselen kokunun keskinliği, medyada, bir kabarsa bir sönse de, unutulmayacak gibi.

Bu mahkumlar, hangi ülkeden olurlarsa olsunlar veya hangi suçu işlemiş olurlarsa olsunlar, insani haklarla cezalarını çekmeğe ve temel ihtiyaçları konusunda endişesiz bir mahkumiyet yaşamağa hak sahibidirler. Can güvenlikleri ise hapishane yönetimine emanettir.

“Ruhun, bedenin içinde hapsolduğu düşünülür, oysa modernleşmeyle, vücudun terbiye edildiği bir beden hapishanesi haline gelmiştir” diyor Foucault. İşte bu cümle ile anlayabilmeliyiz aslında, insanların ruhunu teslim etmek yerine direnmelerini ve hatta bedenlerini feda etmelerini...

Bu İçeriğe Emoji İle Tepki Ver
2
 
0
 
0
 
0
 
0
 
0
 
0
 

YORUMLAR
0
ONAY BEKLEYENLER
0
YAZARIN SON 10 YAZISI
17 Şubat 2018, Cumartesi    Terör ajansları Afrin'i manipüle ediyor
15 Şubat 2018, Perşembe    Farkında olmak için…
14 Şubat 2018, Çarşamba    İnsan, kumdan resimler gibidir
13 Şubat 2018, Salı    İran’ın statükosu
12 Şubat 2018, Pazartesi    Yaşam bir teoremin içinde
7 Şubat 2018, Çarşamba    Zaman görecelidir
5 Şubat 2018, Pazartesi    İç ırmaklar
2 Şubat 2018, Cuma    Son taş nereye düşer?
1 Şubat 2018, Perşembe    İnsan...
31 Ocak 2018, Çarşamba    Mümeyyiz

Terör ajansları Afrin'i manipüle ediyor
Ferhat ATİK | 17 Şubat 2018, Cumartesi
Sosyal Medya ile manipülasyon, günümüzün en tehlikeli hilelerinden birisi artık. Her alanda bir tek fotoğrafla insanlar isyan ediyor, saldırganlaşıyor çünkü inanıyor. Oysa sosyal medyada çok dikkatli olmak ve sunulana...
Farkında olmak için…
Ferhat ATİK | 15 Şubat 2018, Perşembe
Afganistan’da etnik köken çok zengindir. Halklar bu nedenle provoke diliyor. Birbirlerine kırdırılıyor ve etnik ayrım yaratılıyor.
Khaled Hosseini, doğduğu ve büyüdüğü ülke olan Afganistan’ın, yıllarca neler yaşadığı...
İnsan, kumdan resimler gibidir
Ferhat ATİK | 14 Şubat 2018, Çarşamba
Kumdan resimler çizmek gibidir hayat.
Doğarsın ve bir avuç kum tanesisin sadece. Büyüdükçe artsan da evrende kapladığın alan yine yok deneceğin kadardır. Bunu anlaman egona müdahale etmendir aslında.
Sonra bir sahne...


 
 

t0=1518998434.9986 t1=1518998435.0421 t2=1518998435.338 t3=1518998435.3385 t4=1518998435.9432 t5=1518998436.1859