Ana Sayfa >> İÇ HABERLER 13 Şubat 2018, Salı 16:01
Derya'dan sert açıklama: "Faşist hokkabazların iftiralarına geçit vermeden demokrasiye sahip çıkalım"
Derya'dan sert açıklama: CTP Milletvekili Doğuş Derya, son günlerde hakkında yapılan iddialara ve mecliste yaşanan tartışmalara yönelik açıklama yaptı.
Paylaş  
6
8
5
2

KIBRIS POSTASI

CTP Milletvekili Doğuş Derya, son günlerde hakkında yapılan iddialara ve mecliste yaşanan tartışmalara yönelik açıklama yaptı.

Derya, kendisine yöneltilen suçlamalara cevap vermenin cehaleti çoğaltmak demek olduğunu söyleyerek,  “faşizm insanlığın minimum noktası olduğundan dolayıdır ki, faşist kişiler ile muhatap olmak bireyi ve toplumu alçaltan, gündelik hayatı da aynı o kişiler gibi lümpenleştiren bir vakadır” ifadelerini kullandı.

Meclisin, vekillerin, medyanın,  yargının, sivil toplum örgütlerinin ve tüm toplumun ihtiyacı olan şeyin  iftiralara geçit vermemek olduğunu söyleyen Derya, ülkedeki demokrasi kültürüne sahip çıkma çağrısında bulundu.

Doğuş Derya’nın açıklaması şöyle:

"7 Ocak tarihinde KKTC'de gerçekleşen seçimlerin ardından ortaya çıkan meclis aritmetiği dünyada yükselen popülizm, muhafazakarlık ve faşizmin ülkemize de sirayet ettiğini açıkça göstermektedir.

Bireyleri rasyonel düşünceden ve gerçeklerden koparmak suretiyle toplumsal kutuplaşma yaratmak yanında, siyasetin dilini ve enstrümanlarını lümpenleştiren popülizm, içinde bulunduğumuz bölgesel ve konjonktürel koşullar ile birleşince faşist kişilerin kendine rant sağlama aracına dönüşmektedir.

Dünyada olduğu gibi ülkemizde de popülist söylemler üzerinden kendini görünür kılmaya çalışan faşist siyasetçilerin izlediği yol:

1) Toplumu "biz" ve "onlar" şeklinde kompartımanlara ayıran bir düşman edebiyatı kurgulamak,

2) Toplumsal sorunları etnisist ve ırkçı kimlik siyasetleri içinde kamufle etmek,

3) Entelektüel düşmanlığı yaparak gazeteciler, akademisyenler, sanatçılar ve yargı mensupları başta olmak üzere toplumun tüm aydın insanlarını ve kendi dışında kalan herkesi "terörist" ve "vatan haini" ilan etmek,

4) Cehaletin kol gezdiği bir siyasi kültür yaratarak iftira, yalan, baskı ve hakareti normalleştirmeye çalışmak,

5) Kendini kurumların ve hukukun üstünde konumlandırarak demokrasi mekanizmalarını çözeltmeye çalışmak,

6) Toplumsal fay hatlarını ve potansiyel çatışma alanlarını derinleştirmek ve yaygınlaştırmak aracılığı ile korku ve baskı düzeni kurmaya çalışmak,


7) Yoksul olan ve eşitsiz koşullarda yaşayan insanların iyi niyetini ve yaşam umudunu ayrımcı bir siyasi dilin repertuarı olarak kullanmak,

8)Kendilerini zenginleştirmek için patronaj ilişkilerini genişletmek ve bu ilişkilerin bekası için yalan rejimi kurmak,

9) Böylesi bir yalan rejimi için görsel, yazılı ve sosyal medya içinde yalanı dolaşıma sokacak troller yaratmak,

10) Ve nihayetinde linç kültürü yaratarak toplumsal barış, kontrol ve dengeyi erozyona uğratarak anti-demokratik yapılanmaları güçlendirmeye çalışmaktır.

10 maddede özetlemeye çalıştığım faşizan popülizm Kıbrıs'ın güneyinde ELAM, kuzeyinde ise YDP tarafından yürürlüğe koyulmaya çalışılmaktadır.

Bugüne dek ilgili faşist kişiler ve onların uzantıları gibi çalışan medya trollerinin hakkımda ürettikleri yalan, iftira ve hakaretlere bir kez bile cevap verme ihtiyacı duymadım.

Hukukun üstünlüğüne sonuna kadar inanan, devletin ve demokrasinin omurgası olan yargıya başvurmak dışında ilgili şahıslar hakkında bir tek kelam etmeyen bir kişi olarak farkındayım ki, şahsıma dair yapılan saldırılar, hakaretler ve yalan haberler kim olduğum ile ilgili değil, temsil ettiğim değerler ve düşünceler ile ilgilidir.

Ömrünü barışa adamış, insan hak ve özgürlüklerini tek kutsal değer olarak kabul eden, din, dil, ırk ve cinsiyet ayrımını ortadan kaldırmak için sadece mecliste değil, meclis dışında da çalışan bir insan olarak biliyorum ki, faşist çevreler yalandan beslenir.

Bu kişilere cevap vermek, öfke ve kin kültüründen nemalanan cehaleti çoğaltmak demektir. Faşizm insanlığın minimum noktası olduğundan dolayıdır ki, faşist kişiler ile muhatap olmak bireyi ve toplumu alçaltan, gündelik hayatı da aynı o kişiler gibi lümpenleştiren bir vakadır.

Tüm demokratik değerlerin yerle yeksan edilmeye çalışıldığı, kadın düşmanlığı, ırkçılık ve lümpenliğin kaide haline getirilmeye çalışıldığı böylesi bir ortamda, bize düşen görev bilimle, sanatla, barış türküleriyle, adalet talebiyle, daha fazla özgürlük, daha fazla eşitlik şiarı ile ama en çok da akıl ile mücadele etmektir.

Meclisimizin, vekillerimizin, medyamızın, yargımızın, sivil toplum örgütlerimizin, kısacası toplumumuzun ihtiyacı olan şey faşist hokkabazların yalan ve iftiralarına geçit vermeden yurdumuzdaki demokrasi kültürüne sahip çıkmaktır."


Bu İçeriğe Emoji İle Tepki Ver
14
 
2
 
4
 
2
 
2
 
3
 
0
 
Lefke Güzelyurt Alayköy Lapta Alsancak Girne Dikmen Çatalköy Gönyeli Lefkoşa Akıncılar Vadili Esentepe Tatlısu Değirmenlik Serdarlı Paşaköy Akdoğan Beyarmudu Mağusa İnönü Yeniboğaziçi Geçitkale Ískele Büyükkonuk Mehmetçik Yenierenköy Dipkarpaz

YORUMLAR
2
ONAY BEKLEYENLER
0
13 Şubat 2018, Salı
Cenk Tosun         - Lefkosa
Dogus hanim bu ulkede provokasyonculardan birisiniz.
Size yoneltilen bir iddiyaya medenice cevap vereceginize kabaca provokatif ve otekilestirici kokan cevap beyan ediyorsunuz.
Asil sorununuz nedir bilmiyorum dogrusu.

13 Şubat 2018, Salı
Dogu ileri         - Lefkosa
Bu ülkedeki en büyük provaköter sensin sayin derya sen ctp ye bile zarar verin farkinda bile degilsin ha amacin tufan beyi zorda birakmaksa o ayri cunku parti disiplininden yoksunsun senin yuzunden kibris turku zarar görüyor

Kuzey Kıbrıs Arıcılar Birliği Başkanlığına Kırata Kasapoğlu getirildi
Kuzey Kıbrıs Arıcılar Birliği başkanlığına Kırata Kasapoğlu, As Başkanlığına ise Hüseyin Kolozali getirildi.
Turgay Deniz: "Ekonomiyi kayıt altına alma, ülke ekonomisi için elzem bir kon...
Maliye Bakanı Serdar Denktaş, Turgay Deniz başkanlığında Kıbrıs Türk Ticaret Odası yönetim kurulu üyelerini kabul etti.
Harmancı: "Belediye sayısı 8'e düşürülmeli"
Aysu Basri’nin Genç TV ekranlarında sunduğu ‘Günün Getirdikleri’ isimli programa telefonla bağlanan LTB Başkanı Harmancı, belediye sayısının 27’den 8’e düşürülmesi gerektiğini belirterek, en az 19 belediyenin ilçe bel...