Alexa atrk.gif
banner
banner
banner
Ana Sayfa >> TÜRKİYE 30 Mayıs 2019, Perşembe 18:20
banner

Türkiye yargısında yeni dönem

Türkiye yargısında yeni dönemCumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Yargı Reformu Stratejisi'nde 2 temel perspektif, 9 amaç, 63 hedef ve 256 faaliyet bulunduğunu bildirdi.
Paylaş  
3
4
2
0

Erdoğan, Beştepe Millet Kongre ve Kültür Merkezi'nde gerçekleştirilen  Yargı Reformu Stratejisi Programı'ndaki konuşmasına, toplantının ülkeye, millete,  adalet teşkilatına ve yargının tüm taraflarına hayırlı olması temennisiyle  başladı.

Uzun ve emek isteyen bir hazırlık döneminin ardından strateji  belgesini kamuoyunun huzuruna getiren Adalet Bakanı Abdulhamit Gül ve ekibi ile  hazırlık sürecinde strateji belgesine katkı sağlayan herkese teşekkürlerini  ileten Erdoğan, "Adalet mülkün temelidir' diyerek, devleti adalet üzerinde inşa  eden ve yaşatan bir medeniyetin temsilcileri olarak, bu mesele bizim  önceliklerimiz arasında hep ilk sıralarda yer almıştır. Milletimiz 2002 yılında  ülkeyi yönetme sorumluluğunu bize tevdi ettiğinde Türkiye'yi eğitim, sağlık,  adalet, emniyet üzerinde yükselteceğimizin sözünü vermiştik." diye konuştu.

Geçen 17 yılda en büyük yatırımları ve en büyük reformları yine bu  alanlarda yaptıklarını vurgulayan Erdoğan, "Hayatın bizatihi kendisinin  kesintisiz bir değişim süreci olduğu gerçeği bize bu alanlardaki reformları da  sürekli devam ettirmemiz gerektiğine işaret ediyor. Bu sebeple şimdi milletimizle  paylaşacağımız Yargı Reformu Strateji Belgesi'ni aynı zamanda sonraki reform hazırlıklarının da başlangıcı olarak görebiliriz. " ifadesini kullandı.

Adalet Bakanı Gül'ün reform belgesinin hazırlık sürecine ilişkin bilgi  verdiğini aktaran Erdoğan, "Reform belgesinde yer alan kimi uygulamaları,  açıklamayı beklemeden hayata geçirmeye başladık. Türkiye Adalet Akademisi'nin  kuruluşu, nöbetçi noterlik uygulaması, hakim ve savcıların uyacakları etik  kuralların belirlemesi gibi hususlar bunlardan bir kısmıdır. Reform belgesinde  yer alan diğer başlıkların uygulamaya geçebilmesi sürecini de bizzat yakından  takip edeceğiz." diye konuştu.

"GÜÇLÜLERİN DE ADALETLİ OLDUĞU TOPLUMLAR HIZLA BÜYÜR, KALKINIR, ZENGİNLEŞİR"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye'nin Avrupa Birliği (AB) üyeliği  sürecindeki en büyük kazanımlarından birinin reform çalışmalarını özellikle  sistematik bir şekilde hazırlama, tartışma ve hayata geçirme kabiliyetini  geliştirmiş olmasına işaret ederek, şöyle devam etti:

"Bunun için birliğe tam üyeliğimiz haksız bir şekilde engellendiğinde  reformlar konusundaki kararlılığımızı  'Kopenhag kriterlerinin adını Ankara  kriterleri yapar yolumuza devam ederiz' diye ifade etmiştik. Çünkü biz bu  reformlara Avrupa Birliği istediği, dayattığı, takip ettiği için değil,  milletimizin ihtiyacı olduğu için sahip çıkıyor ve hayata geçiriyoruz. Yargı  Reformu Strateji Belgesi'nin hazırlığında da Avrupa Birliği kriterlerinin elbette  gözetilmiş olmakla beraber asıl milletimizin demokrasi, insan hakları ve adalet  talepleri göz önüne alınmıştır. Tarih bize gösteriyor ki adaletin güçlü,  güçlülerin de adaletli olduğu toplumlar hızla büyür, kalkınır, zenginleşir. Buna  karşı adalet temeli çürük olan hiçbir toplumun ve devletin uzun süre ayakta kalma  şansı yoktur. Ecdadımız yüreğinin ve bileğinin gücüyle ele geçirdiği coğrafyaları  adaleti sayesinde asırlar boyunca yönetmeyi başarabilmiştir."

"ADALETİN KÜÇÜLDÜĞÜN YERDE ZULÜM BÜYÜYOR DEMEKTİR"

Kanuni Sultan Süleyman'ın, "Kılıcın yapamadığını adalet yapar" sözünü  hatırlatan Erdoğan, "Adaletin küçüldüğü yerde zulüm büyüyor demektir. Bunun için  adaleti, insan haklarını, özgürlükleri geliştirmek için atılan her adım bizim  için değerlidir, kıymetlidir, önemlidir. Yeni nesillere bırakacağımız en büyük  miras da işte bu anlayış olacaktır." dedi.

Erdoğan, Aliya İzzetbegoviç'in "Biz savaşı öldüğümüzde değil,  düşmanlarımıza benzediğimizde kaybederiz." sözünü asla unutmayacaklarını  belirterek, "İster ekonomik zenginlik ister askeri güç ister toplumsal düzen  olsun her alanda kendi medeniyetimizin kodlarına, özellikle adalet anlayışına  göre hareket etmeyi bıraktığımız gün, kaybettiğimiz gün olacaktır. Bugün Türkiye,  maruz kaldığı onca saldırıya, önüne konulan onca tuzağa rağmen dimdik ayakta ise  bunu değerlerine, özellikle de ekonomik ve sosyal adaleti sağlama konusundaki  hassasiyetine borçludur. Elbette eksikliklerimiz var, elbette bozulmalar  yaşadığımız alanlar var, elbette sıkıntıya düştüğümüz konular var ama her şeye  rağmen kendi medeniyetimize, kültürümüze, tarihimize olan bağlarımızı muhafaza  ediyoruz." diye konuştu.

"Yitik kaybedildiği yerde aranır." sözünü anımsatan Erdoğan, "Biz de  kaybettiğimiz değerlerimizi yine kendi coğrafyamızda, kendi içimizde bulacağız." değerlendirmesini yaptı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bugün tanıtım toplantısını yaptıkları  reformların bu arayışta kendilerine ışık tutacağını ve yol göstereceğini ifade etti.

Yargı Reformu Stratejisi Belgesi'nin eskiden beri devam eden  reformların güncellenmesiyle ortaya çıktığını vurgulayan Erdoğan, şunları  söyledi:

"Bu belge güven veren ve erişilebilir bir adalet vizyonuyla  hazırlanmıştır. Amacımız tüm kurumlarımızın mülkiyet hakkına, salahiyet  hürriyetine, hukuki güvenliğe, ifade özgürlüğüne ve özgürlükleri kısıtlayan diğer  tüm uygulamalara karşı duyarlı olmalarını sağlamaktır. Özellikle mevzuattan  kaynaklanan sıkıntıları ve uygulamadaki aksaklıkları süratle çözmekte kararlıyız.  Bunun için her alanda ayrı ayrı çalışmalar yürütüyoruz. Yargı reformu belgesi,  içerdiği birçok amaç ve hedefle hem vatandaşlarımızın sisteme duydukları güveni  artıracak hem de daha öngörülebilir bir yatırım ortamının oluşmasına yardımcı  olacaktır.

Bu reform belgesiyle, her ne kadar bize verilen sözler tutulmuyorsa da  Avrupa Birliği tam üyelik sürecine bağlılığımızı da ifade etmiş oluyoruz. Her  şeye rağmen 2005 yılından bu yana süren müzakere sürecinin bir an önce  tamamlanmasının en az bizim kadar Avrupa içinde önem taşıdığına inanıyoruz.  Bugüne kadar gerçekleştirdiğimiz reformlar ve uyum çalışmaları daha özgürlükçü ve  katılımcı demokrasiye ulaşma konusundaki irademizin eseridir. Yargı Reformu  Strateji Belgesi'ni de insan odaklı hizmet, hak ve özgürlüklerin daha etkin  korunması, yargı bağımsızlığı ve tarafsızlığının geliştirilmesi, hukuki  güvenliğin güçlendirilmesi, adalete erişimin kolaylaştırılması, makul sürede  yargılanma hakkının gözetilmesi ve yargıya güvenin artırılması ilkeleri  çerçevesinde hazırladık. Yargı reformu stratejisinde 2 temel perspektif, 9 amaç,  63 hedef ve 256 faaliyet bulunuyor. Her bir başlık uzun çalışmaların, emeklerin  ve hazırlıkların ürünüdür."

Cumhurbaşkanı Erdoğan, belgenin tam metninin hem kitap olarak hem de  internet mecrasında ilgilenenlerin erişimine açıldığını bildirdi.

Belgedeki perspektif, amaç, hedef ve faaliyetleri ana hatlarıyla  aktarmak istediğini belirten Erdoğan, belgenin iki temel anlayış, iki temel  perspektif üzerine oturduğunu söyledi.

Bunlardan birincisinin hak ve özgürlükler olduğunu ifade eden Erdoğan,  bu perspektifin özünde demokrasinin güçlendirilmesi, hak ve özgürlüklerin daha da  geliştirilmesi hedefi bulunduğunu dile getirdi.

Hükümete geldikleri 2002'den itibaren Türkiye'nin önceliklerini bu  başlıklar etrafında şekillendirmeye gayret ettiklerini anlatan Erdoğan, her  alanda özgürlüklerin genişletilmesi için yaptıkları mevzuat değişiklikleri ve  yapısal reformların burada tek tek sayılamayacak kadar çok olduğunu vurguladı.

İfade özgürlüğünü demokrasinin en önemli şartı olarak gördüklerinin  altını çizen Erdoğan, bilhassa son 6 yıllık süreçte ifade ve medya özgürlüğünün  geliştirilmesine yönelik önemli adımlar atıklarını kaydetti.

Erdoğan, Anayasa başta olmak üzere mevzuatta köklü değişiklikler  yaptıklarını, bu belgeyle ifade özgürlüğünün güçlendirilmesi ve daha ileriye  taşınması konsunda yeni yaklaşımlar ortaya koyduklarını ifade etti.

Türkiye'nin, işkence ve kötü muameleye sıfır tolerans anlayışını  belirlemiş bir ülke olduğunu vurgulayan Erdoğan, geçmişte hep tartışılan  sistematik işkence ya da kötü muamele iddialarının artık geride kaldığını, bu  alandaki kazanımları korumakta kararlı olduklarını anlattı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, ayrıca, "Tutuklama tedbirinin ölçülü  kullanılmasına yönelik yeni adımlar atıyoruz." ifadesini kullandı.

İnternet üzerinden ifade özgürlüğü konusunun günün önemli tartışma  alanlarından biri haline geldiğine işaret eden Erdoğan, bu konuda da yeni  yaklaşımlar geliştirdiklerine değindi.

Erdoğan, toplantı ve gösteri yürüyüşleri hakkının güvence altına  alınması, adil yargılanma hakkının temini gibi bir çok konuda önemli yenilikler  getirdiklerini dile getirdi.

"DAHA ETKİN ŞEKİLDE KORUNMASINI HEDEFLİYORUZ"

Belgede ikinci temel perspektifin adalet sisteminin işleyişi olduğunu  aktaran Erdoğan, "Önümüzdeki dönemde adil yargılanma hakkının daha etkin şekilde  korunmasını hedefliyoruz." diye konuştu.

Aynı şekilde vatandaşların adalet hizmetlerine erişiminin  kolaylaştırılmasının öncelikler arasında olacağına dikkati çeken Erdoğan, bu  kapsamda adliyelerde vatandaşların işlerinin kolaylaştırılmasına yönelik birtakım  hedefler ve faaliyetler belirlediklerine değindi.

Ayrıca mevzuatın sadeleştirilmesi, adli yardım sistemi ve savunma  hakkının güçlendirilmesi hususlarında da atacakları adımlar bulunduğunu bildiren  Erdoğan, "Yargıda sadeleştirilmiş süreçlerin oluşturulması, uyuşmazlıkların  mümkün olduğunca ve öncelikle alternatif uyuşmazlık çözüm yöntemleriyle çözülmesi  önleyici ve koruyucu hukuk uygulamalarının sisteme kazandırılması da  önceliklerimiz arasındadır." şeklinde konuştu.

Strateji belgesinde bulunan 9 amaçtan ilkinin "hak ve özgürlüklerin  korunması ve geliştirilmesi" başlığını taşıdığına vurgu yapan Erdoğan, hak ve  özgürlüklere ilişkin standartları yükseltmek üzere mevzuatı gözden geçirmeye  devam ettiklerini aktardı.

Avrupa Birliği (AB), Avrupa Konseyi, Venedik Komisyonu ve Avrupa İnsan  Hakları Mahkemesinin (AİHM) bu konuda çeşitli değerlendirmeleri bulunduğunu  aktaran Erdoğan, bunları da gözetmek suretiyle hak ve özgürlüklere ilişkin  standartların yükseltilmesine yönelik mevzuat paketleri hazırladıklarını  kaydetti.

Erdoğan, "İfade özgürlüğüne ilişkin mevzuatta yapılacak düzenlemelerle  bu konudaki davalarda kanun yolu güvencesinin artırılmasını sağlayacağız. Daha  önce ifade özgürlüğünün en önemli kriterlerinden biri olan 'eleştiri amacıyla  yapılan düşünce açıklamaları suç oluşturmaz' düzenlemesini zaten mevzuatımıza  dercetmiştik. Şimdi de ifade özgürlüğüne ilişkin kararların istinaf aşamasından  sonra bir de Yargıtay tarafından incelenmesini sağlayacağız." değerlendirmesinde  bulundu.

"TUTUKSUZ YARGILAMAYI ASIL YÖNTEM OLARAK GÖRÜYORUZ"

Tutuklamayı istisnai tedbir, tutuksuz yargılamayı asıl yöntem olarak  gördüklerini belirten Erdoğan, ancak zorunlu hallerde başvurulmasını sağlayacak  değişiklikler yapacaklarını anlattı.

Mevzuatta tutukluluğun azami süresi belirlenmiş olmakla birlikte bu  sürenin tüm safahatı kapsadığının altını çizen Erdoğan, "Bu kapsamda tutukluluk  sürelerinin soruşturma ve kovuşturma aşamaları için ayrı ayrı düzenlenmesini  planlıyoruz." şeklinde konuştu.

İnternet erişim engelleme usüllerini gözden geçirdiklerine işaret eden  Erdoğan, "Bu çerçevede bir internet sitesinin tamamına değil sadece  engellenmesine karar verilen kısmına erişimin sınırlanmasına imkan verecek bir  düzenleme yapılacaktır. Böylece uluslararası standartlara uygun bir mevzuat  altyapısına da kavuşmuş olacağız." dedi.

İnsan hakları eylem planının ilkinin 2014'te hazırlandığını anımsatan  Erdoğan, içerisinde ayrıntılı düzenlemelerin yer alacağı yeni insan hakları eylem  planı hazırlıklarının kısa süre içinde tamamlanacağını bildirdi.

Yargı Reformu Strateji Belgesi'nin ikinci amaç başlığının "Yargı  bağımsızlığı, tarafsızlığı ve şeffaflığının geliştirilmesi" olduğunu vurgulayan  Erdoğan, şöyle devam etti:

"Hakim ve savcılar için coğrafi teminat getiriyoruz. Mevcut tayin  sistemi mesleki verimliliği olumsuz etkiliyor. Coğrafi teminat hakim ve  savcıların isteği olmaksızın çalıştığı yerden başka bir yere tayin edilememesi  anlamına geliyor. Bu düzenlemeyle hakim ve savcıların mesleki teminatlarının daha  da güçlendirilmesini hedefliyoruz. Hakim ve savcılığa girişteki mülakat heyetini  genişletiyoruz. Halihazırda mülakat kurulu Adalet Bakanının görevlendireceği  bakan yardımcısı başkanlığında, teftiş kurulu başkanı, ceza işleri, hukuk işleri  ve personel genel müdürlerinden oluşuyordu. Mülakat kurulunda Hakimler ve  Savcılar Kurulu ile yüksek mahkemelerden de temsilciler bulundurulmasını  planlıyoruz.

Belirli görevler için mesleki liyakati ve tecrübeyi artırmak gayesiyle  mesleki kıdem şartlarını yeniden belirliyoruz. Özellikle Yargıtay ve Danıştay  üyelikleri, İstinaf Mahkemesi Başkanlığı ve üyelikleri, Cumhuriyet Başsavcılığı,  Adalet Komisyonu Başkanlığı, Mahkeme Başkanlığı atamalarında bu çok çok  önemlidir. Aynı şekilde Adalet Bakanlığı Hakimler ve Savcılar Kurulu tetkik  hakimliğiyle müfettişlikleri, yüksek mahkemelerin savcılık ve tetkik  hakimliklerine atanma kriterlerini de yeniden belirliyoruz. Hakimler ve savcılar  hakkındaki disiplin prosedürlerini yeniden yapılandırıyor kurulun disiplin  kararlarına karşı yargı yolunu genişletiyoruz. Böylece Hakimler ve Savcılar  Kanununun uyarma, aylıktan kesme, kınama ve kademe ilerlemesini durdurma, derece yükselmesini durdurma, yer değiştirme, meslekten çıkarma cezalarıyla ilgili  tartışmaları ortadan kaldırıyoruz. Ayrıca disiplin işlemlerinin etkinliğinin  artırılması için disiplin cezalarını da yeniden belirliyor, disiplin  prosedüründeki güvenceleri artırıyoruz. 2010'da gerçekleştirilen anayasa  değişikliğiyle meslekten ihraç kararlarına karşı yargı yolu zaten açılmıştı. Bu düzenlemeyle diğer disiplin kararlarına karşı da itiraz ve yeniden değerlendirme  yollarına başvurmak mümkün hale gelecektir."

Yargı Reformu Strateji Belgesi'nde üçüncü amaç başlığının "İnsan  kaynaklarının nitelik ve niceliğinin artırılması" olduğunu açıklayan Erdoğan, hukuk fakültelerinin eğitim süresi ve kontenjanlarıyla fakülteye girişte aranan  başarı sıralaması ölçütünü yeniden belirlediklerini söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu:

"Eğitim süresinin 5 yıla çıkartılması, kontenjanların azaltılması,  başarı sıralamasının 190 binden 100 bine yükseltilmesi gibi düzenlemeler  planlıyoruz. Hukuk Mesleklerine Giriş Sınavı önümüzdeki dönemin en önemli  yeniliklerinden biri olacaktır. ÖSYM tarafından yapılacak bu sınavda belli puan  alanlar avukatlık stajına başlayabilecek. Hakim, savcı ve noter olabilmek için  ise bunun yanında ayrıca özel meslek sınavlarına girilmesi gerekecek. Bu sınavla  devlet ve vakıf üniversitelerini kalite ekseninde bir rekabete ve oto kontrole  sevke etmeyi hedefliyoruz."

Erdoğan, bu yöntemin yargıdaki hizmetlerin nitelikli verilmesine ve  mesleki yetkinliklerini artırılmasına katkı sağlayacağına inandıklarını ifade  etti.

HAKİM VE SAVCILAR, EĞTİMİN ARDINDAN DOĞRUDAN KÜRSÜYE ÇIKMAYACAK

Hakim ve savcı yardımcılığı müessesinin getirildiğini bildiren  Erdoğan, hakim ve savcıların eğitimin ardından doğrudan kürsüye çıkmayacağını  söyledi.

Erdoğan, hakim ve savcıların önce yardımcı olarak görev  başlayacaklarını, bu sürenin sonunda ikinci bir sınavla hakimlik ve savcılık  mesleğine geçeceklerini dile getirdi.

Mesleğe kabullerin sadece yardımcı kadrolar arasından yapılacağını  açıklayan Erdoğan, "Bu uygulamanın gayesi bir yandan mesleğe hazırlık döneminin  daha etkin geçirilmesini temin etmek diğer yandan da hakim ve savcılara  çalışmalarında daha fazla destek sağlayabilmektir." ifadesini kullandı.

Erdoğan, Türkiye Adalet Akademisini, reform belgesiyle ilgili hazırlık  süreçlerinin tamamlanmasını beklemeden bu ayın başı itibariyle yeniden  kurduklarını hatırlattı.

YARGIDA PERFORMANS ÖLÇÜM VE TAKİP MERKEZİ KURULACAK

Dördüncü amaç başlığının "performans ve verimliliğin artırılması"  olduğunu bildiren Erdoğan, bunun için Hakimler ve Savcılar Kurulu bünyesinde  Yargıda Performans Ölçüm ve Takip Merkezi kuracaklarını söyledi.

Uzun süren soruşturma ve davaların bu merkezde oluşturulacak bir  sistem vasıtasıyla takip edileceğini belirten Erdoğan, gerekiyorsa yargı  bağımsızlığı ilkesine halel getirilmeden davaların uzamasına sebebiyet veren  sorunların çözümünün sağlanacağını vurguladı.

Yargıda hedef süre uygulamasını daha da geliştireceklerini ifade eden  Erdoğan, "Uzun süren soruşturma ve davaları takip etmek için 2019 yılı başı  itibarıyla zaten başlamıştık. Bunun dışında makul sürede yargılanma hakkının  sağlanması gayesiyle mahkemeler ve savcılıklar için farklı performans kriterleri  oluşturmayı planlıyoruz." değerlendirmesinde bulundu.

"ÇEVRE, İMAR VE ENERJİ GİBİ ALANLARDA ÖZEL MAHKEMELER KURUYORUZ"

"Hakimleri, ceza ve hukuk hakimi olarak ihtisaslaştırıyoruz." diyen  Erdoğan, şöyle devam etti:

"Halihazırda 6 bin 52 faal mahkemenin 3 bin 67'si hukuk, 2 bin 985'i  ise ceza mahkemeleridir. Reform düzenlemesiyle birlikte mesleğin başında  hakimleri ceza ve hukuk hakimleri olarak ayıracak ve alanlarında uzmanlaşmalarını  sağlayacağız. Çevre, imar ve enerji gibi alanlarda davaların daha hızlı ve etkin  yürütülmesini sağlamak için özel mahkemeler kuruyoruz. Bu tür davaların uzaması  hem vatandaşlarımızın hem de devletin çok büyük zararlara uğramasına yol açıyor.

İstinaf mahkemelerini güçlendiriyoruz. Halen ülkemizde Adana, Ankara,  Antalya, Bursa, Erzurum, Gaziantep, İstanbul, İzmir, Samsun, Sakarya ve Konya  illerimizde olmak üzere, 11 istinaf mahkemesi bulunuyor. Önümüzdeki dönemde  Diyarbakır, Kayseri, Trabzon ve Van illerinde dört bölge adliye mahkemesi daha  faaliyete geçirilecektir. Adalet teşkilatımızın bilişim sisteminin yurt dışı  temsilciliklerimizle entegrasyonunu sağlıyoruz. Böylece yurt dışında yaşayan  vatandaşlarımızın hukuk davalarında bilişim sistemi üzerinden beyanlarının  alınabilmesini ve dilekçe sunabilmelerini temin edeceğiz.  Adliye bulunmayan  ilçelerde ve büyük havalimanlarında uzaktan görüntülü olarak ifade alınabilmesine  imkan sağlayan SEGBİS kuruyoruz. Mahkeme nöbet sistemini geliştirerek, ceza  mahkemelerinin 24 saat esasıyla hizmet vermesini planlıyoruz."

"SINAVLA GİREBİLECEKLERİ BİR KARİYER MESLEĞİ HALİNE DÖNÜŞTÜRÜYORUZ"

Mahkeme yazı işleri müdürlüklerini güçlendirerek, yazı işleri  müdürlüğünü kariyer meslek olarak yeniden yapılandıracaklarını bildiren Erdoğan,  "Yazı işleri müdürlüğünü görevde yükselme usulüyle gelinen değil, hukuk eğitimi  almış olanların en başta sınavla girebilecekleri bir kariyer mesleği haline  dönüştürüyoruz. Bu uygulama, yargılamaların daha etkili ve eksiksiz yürütülmesine  katkıda bulunacaktır." dedi.

Vasilik kararları başta olmak üzere yabancı mahkemelerce verilen  kararların karar ve tenfizinin basitleştirilmesini sağlayacaklarının altını çizen  Erdoğan, "Yurt dışında yaşayan vatandaşlarımız, özellikle yabancı ülke makamları  tarafından verilen vasilik kararlarının tanınmasıyla ilgili önemli sorunlar  yaşayabiliyor. Bu reform belgesiyle yurt dışındaki vatandaşlarımızın bu  sıkıntılarını da çözüyoruz." diye konuştu.

"VEKALET ÜCRETİNİN KDV ORANINI İNDİRMEYİ PLANLIYORUZ"

Yargı Reformu Strateji Belgesi'nin beşinci amaç başlığının "savunma  hakkının etkin kullanımının sağlanması" olduğunu bildiren Erdoğan şunları  kaydetti:

"Bu strateji belgesiyle savunma hakkı ilk defa ayrı bir amaç başlığı  altında düzenlenmiş bulunmaktadır. Ülkemizde, 2002 yılı itibarıyla 46 bin 552  olan avukat sayısı bugün itibarıyla 135 bine yaklaşmıştır. Bunun için avukatlık  stajına başlamak için hukuk mesleklerine giriş sınavında başarılı olma şartı  getireceğimizi daha önce ifade etmiştik. Ayrıca savunmanın yargılamalara etkin  katılımını sağlayacak düzenlemeler yapıyoruz. Bu çerçevede avukatların bilgi ve  belge temin etmelerine ilişkin yasal yetkilerini de genişletiyoruz. Koruyucu  hukuk anlayışı kapsamında vatandaşlarımızın mağduriyetlerini önlemek için bazı iş  ve işlemlerin avukat aracılığıyla yapılmasını sağlıyoruz. Kira ve eser başta  olmak üzere belirli değerin üzerindeki bazı sözleşmelerin bağış ve ölüme bağlı  işlem gibi tek taraflı tasarrufların avukat yardımıyla hazırlanması zorunlu  olacaktır. Avukatlık hizmetlerinin vergilenmesi konusunda da iyileştirici  düzenlemeler yapıyoruz. Çocuk mahkemelerinde görülen uyuşmazlıklarda olduğu gibi  aile hukuku ve tüketici uyuşmazlıklarında da vekalet ücretinin KDV oranını  indirmeyi planlıyoruz."

"AVUKATLARA DA YEŞİL PASAPORT HAKKI"

Kamuda görev yapan avukatların farklı statülerde çalışmaları,  denetimleri, mali ve özlük hakları ile ilgili konuların yeniden düzenlenmesi  gerektiğini dile getiren Erdoğan, maaş ve özlük haklarının yetersiz olması  nedeniyle kamuda nitelikli avukat çalıştırabilmenin güç olduğunu söyledi.

Statülerini ve özlük haklarını yeniden düzenleyerek, kamuda görev  yapan avukatlarla ilgili sorunları çözeceklerini açıklayan Erdoğan, "Türk  avukatlık camiası, uluslararası alanda da mesleki faaliyet gösterecek şekilde  hızlı bir gelişim içindedir. Avukatlarımızın uluslararası davalarla ilgili  mesleki kapasiteleri hızla gelişiyor. Bunun bir gereği olarak, avukatlara da  belli kriterler dahilinde, bunu Barolar Birliği Başkanımızla da arkadaşlarımız  görüştüler, görüşüyorlar. Biz de kabinede bunları görüştük. Avukatlara da yeşil  pasaport hakkı vererek, uluslararası faaliyetlerini kolaylaştırmayı planlıyoruz."  diye konuştu.

Recep Tayyip Erdoğan'ın "Tüm avukatlara değil di mi?" diye sorması, salonda gülüşmelere neden oldu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, yargı reformu strateji belgesinin altıncı amaç  başlığının "adalete erişimin kolaylaştırılması ve adalet hizmetlerinden  memnuniyetin artırılması" olduğunu söyledi.

Usül kanunlarında dava açma ve kanun yoluna başvuruda bir hafta, iki  hafta bazen 7, 10, 15, 30 ve 60 gün gibi farklı sürelerin bulunduğuna dikkati  çeken Erdoğan, sürelerin farklı olmasının sadece karışıklara neden olmakla  kalmadığını, mağduriyetlere de yol açtığını vurguladı.

Bu sorunu sürelerin yeknesak hale getirilmesi suretiyle çözeceklerini  bildiren Erdoğan, 2018 yılı istatistiki verilerine göre Cumhuriyet  savcılıklarında yüzde 13,5, ceza mahkemelerinde yüzde 7 ve hukuk mahkemelerinde  ise yüzde 4,2 oranında görevsizlik ve yetkisizlik kararı verildiği bilgisini  paylaşarak, ayrıca görevsizlik ve yetkisizlik sebebiyle bozma kararı verilme  oranının da oldukça yüksek olduğuna işaret etti.

Bu durumun yargılama sürecini uzattığının altını çizen Erdoğan, yeni  bir sistem kurarak bu tür olumsuzların önüne geçmeyi planladıklarına değindi.

Tanıklık uygulamasının, maddi gerçeğin ortaya çıkarılmasına ve  adaletin tecellisine doğrudan etki eden bir yöntem olduğunu vurgulayan Erdoğan,  yargı süreçlerinde tanığa özgü uygulamaların geliştirilmesine ihtiyaç bulunduğunu  ifade etti.

Erdoğan, bunun için tanıklığı zorlaştıran uygulama ve yaklaşımların  ortadan kaldırılmasına yönelik çalışmalar yapılacağına dikkati çekerek şöyle  devam etti:

"Mesela bazı ülkelerde tanıklar için özel bekleme odaları  oluşturularak davaların taraflarıyla yüz yüze gelmeleri ve psikolojik olarak  yıpranmaları engelleniyor. Benzer uygulamaların yapılmasına olanak sağlayacak  önemli değişiklikler bizde de yapılacaktır. Ayrıca mevzuatta yer alan tanıklık  ücretinin yeniden belirlenmesi gerekiyor. Reform çalışmaları kapsamında tanıklara  yaklaşımla ilgili standartların yükseltilmesi için gereken adımlar atılacaktır."

"CUMHURİYET SAVCILARININ TAKDİR YETKİLERİ GENİŞLETİLECEK"

Recep Tayyip Erdoğan, strateji belgesinin yedinci amaç başlığının  "ceza adaleti sisteminin etkinliğinin artırılması" olduğuna değinerek, bu  kapsamda Cumhuriyet savcılarının takdir yetkisinin genişletileceğini kaydetti.

Mevzuata göre, yeterli şüphenin varlığı halinde kamu davası  açılmasının zorunlu olduğuna işaret eden Erdoğan şöyle devam etti:

"Buradaki 'yeterli şüphe' kavramı, uygulamada basit şüphe olarak  tatbik edilmektedir. Bu durum da açılan dava sayısını ne yazık ki artırmaktadır.  Şüpheli hakkında mahkumiyet kararı verilmesi ihtimali çok düşük olan  soruşturmalarda dahi Cumhuriyet savcılarınca dava açılmaktadır.

Neticeye baktığımızda 2018 yılında şüphelilerin yüzde 52,6'sı hakkında  'kovuşturmaya yer olmadığına' dair karar verilmiştir. Açılan davalardaki  mahkumiyet oranı ise yüzde 48,1'dir. Sistemi mahkumiyet ihtimali az olan  davaların açılmaması yönünde geliştirmemiz gerekiyor. Bunun yolu da Cumhuriyet  savcılarına takdir hakkını genişletmekten geçiyor."

Cumhurbaşkanı Erdoğan, dünya genelinde adalet sistemlerinin,  uyuşmazlıkların öncelikle soruşturma aşamasında çözülmesi ve önemli konularda  dava açılması yönünde reformlara yöneldiğini bildirdi.

Ülkede de ön ödeme ve kamu davasının açılmasının ertelenmesi  uygulamalarının genişletilmesine ihtiyaç bulunduğuna işaret eden Erdoğan,  "Savcılık aşamasında ne kadar çok sorun çözebilirsek mahkemelerdeki yargılamaları  o derece sağlıklı hale getiririz." diye konuştu.

"MAĞDURUN RIZASI VE MAHKEMENİN ONAYI MUTLAKA ARANACAK"

Erdoğan, halen ön ödeme müessesesinin sadece adli para cezasını  gerektiren veya üst sınırı 6 ayı aşmayan suçlar için uygulandığını belirterek  konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Kamu davasının açılmasının ertelenmesi ancak şikayete bağlı ve üst  sınırı bir yıl veya daha az hapis cezasını gerektiren suçlarda devreye giriyor.  Uzlaşma ise şikayete bağlı suçlar ve kanunda öngörülen diğer bazı suçlar için  düzenlenmiştir. Her 3 konuda da bu sınırlı uygulamayı genişletmeyi hedefliyoruz.

Bazı fiillere yönelik soruşturmaların fail ile savcı arasında  anlaşmayla sonlandırılabileceğini özellikle sağlayacağımıza inanıyorum. Bu  hususun uygulama örnekleri yurt dışında zaten var. Önceden belirlenecek belli  suçlarda, suçunu ikrar eden şüphelinin hemen mahkemeye sevk edilmesi ve kanunda  yer alan indirimden faydalanarak cezalandırılması sistemi rahatlatacaktır. Bu  uygulama cezada pazarlık yönteminin aslında bir modelidir. Türkiye'de bu yöntemi  kanunda yüksek ceza öngörülmeyen suçlar için getirmeyi planlıyoruz. Ayrıca bu  süreçte mağdurun rızası ve mahkemenin onayı da mutlaka aranacaktır."

"İADE EDİLEN İDDİANAMELERİN ORANI YÜZDE 2,6"

Nitelikli yargılamanın ancak yeterli bir soruşturmayla mümkün  olacağına dikkati çeken Erdoğan, bunun sağlanması için mevzuatta iddianamenin  iadesi usulünün düzenlendiğini aktardı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasına şöyle devam etti:

"Soruşturması eksik yürütülmüş bir iddianameyse savcılığa iade  ediliyor. Aksi takdirde mahkemelerin soruşturma sırasında tamamlanması gereken  işlemleri yapması ya da yapılmış işlemleri tekrar etmesi gerekiyor. Sonuçta  ortaya hem önemli bir verimlilik sorunu çıkıyor hem de taraflar örseleniyor.  Cumhuriyet savcılıklarının ve adli kolluğun güçlendirilmesine, aynı zamanda  iddianamenin iadesi müessesesine de işlerlik kazandırılmasına ihtiyaç vardır.  Halihazırda iade edilen iddianamelerin oranı yüzde 2,6'dır. Bunun için iade  kapsamı yeniden belirlenecektir. Soruşturmaların kalitesinin artırılması için  hukuk fakültesi mezunlarının adli kollukta istihdam edilmesi sağlanacaktır."  

Emniyet hizmetleri sınıfında görev yapacak hukukçuların çoğalmasının  ceza mevzuatı ile kolluk kuvvetlerine verilen görev ve yetkilere katkı  sağlayacağını vurgulayan Erdoğan, birçok ülkede de bu doğrultuda uygulamalar  olduğunu söyledi.

Erdoğan, Kabahatler Kanunu'nda yer alması ve "kabahat" olarak  tanımlanması gereken bazı fiillerin halen suç olarak ceza mevzuatında yer  aldığına işaret ederek, "Mevzuatın bu açıdan taranarak bazı fiillerin idari  yaptırıma dönüştürülmesi mahkemelerin iş yükünü de azaltacaktır. Şahsa karşı  işlenen özellikle basit yaralama ve tehdit gibi suçların nitelikli hallerinin  şikayete bağlı hale getirilmesi planlanıyor." diye konuştu.

Konusu suç teşkil eden bazı basit fiillere ilişkin süreçlerin  kısaltılması için yeni usuller getireceklerini anlatan Erdoğan, "Basitleştirilmiş  ve hızlı bir yargılama usulünün birçok ülkede farklı uygulamaları bulunmaktadır.  Suç teşkil eden bazı fiillerde daha hızlı ve basit bir usulle sanıkların doğrudan  mahkeme önüne getirilmesi bir an önce yargılamaların başlamasını sağlayacaktır."  değerlendirmesinde bulundu.

Erdoğan, Türkiye'de 12-15 yaşındaki çocuklar hakkında geçen sene  itibarıyla yaklaşık 40 bin dava açıldığını hatırlatarak, şunları kaydetti:

"Bazı ağır suçlar hariç olmak üzere 15 yaşından küçük çocukların ilk  defa işledikleri fiiller soruşturmaya ve kovuşturmaya konu edilmeden çocuklara  özgü koruma mekanizmaları içerisinde değerlendirilecektir. Bu tür çocukların  durumlarının sosyal tedbirlerle takip edilmesi kendilerine daha iyi bir gelecek  kurma şanslarını da güçlendirecektir. Mevcut uygulamada kamu davasının  açılmasının ertelenmesi, yetişkinler ve çocukları için aynı hükümlere tabiidir.  Bu uygulamanın çocuklara yönelik kısmı genişletilecektir. Ayrıca çocuklar  hakkındaki davaların ilk derece yargılamalarıyla istinaf ve temyiz incelemeleri  öncelikli olarak yapılacaktır. Şiddet içermeyen bazı suçlardan hükümlü olan  yaşlı, hamile ve çocukların cezalarının elektronik izleme merkezi aracılığıyla  evde infazına imkan tanınacaktır. Bu durum bir yandan sosyal fayda sağlarken  diğer yandan ceza infaz kurumlarının maliyetlerinde tasarruf yapılmasını temin  edecektir."

"HUKUK YARGILANMASI İLE İDARİ YARGILANMANIN SADELEŞTİRİLMESİ"

Yargı Reformu Stratejisi Belgesi'nde sekizinci amaç başlığının "Hukuk  yargılaması ile idari yargılamanın sadeleştirilmesi ve etkinliğinin artırılması"  olduğuna değinen Erdoğan, özellikle küçük miktarlı talep ve davalarda  basitleştirilmiş ve hızlı bir yargılama usülü ile çözüm yoluna gidileceğini  anlattı.

Erdoğan, bu konuyla ilgili AB Konseyi'nin de tavsiye kararının  bulunduğunu hatırlatarak, "Diğer ülkelerdeki uygulamalarda incelenerek yeni bir  usul ihdas edilecektir. Mal varlığı haklarına ilişkin küçük miktarlı talep ve  davalarda yazılı ya da sözlü yargılama usullerine benzer yöntemler  kullanılacaktır. Bunun için uyuşmazlığın basitleştirilmiş ve hızlı bir yargılama  usulü içerisinde çözümlenebilmesine yönelik bir yargılama usulü ihdas  edilecektir." diye konuştu.

Yargı harçlarının hesaplanmasında karışıklıklar olduğunu ve  mahkemelerin iş yükününün ciddi bir şekilde arttığını vurgulayan Erdoğan, verimliliğin artırılması ve yargılamaların hızlandırılması için yargı harçlarında  da basit ve sadelik sağlayacak düzenlemeler yapılacağını aktardı.

Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti:

"Çocukla kişisel ilişki kurulması yönündeki mahkeme kararlarının icra  müdürlükleri vasıtasıyla infaz edilmesi ciddi sorunlara yol açıyor. Bu yöntem  çocuğun sosyal ve psikolojik yapısını bozmanın yanında mahşeri vicdanı sızlatan  görüntülere de sebebiyet verebiliyor. Çocukla şahsi münasebet kurulmasına yönelik  kararların infazında daha insani ve çocuğa uygun yöntemler geliştirilecektir. Bu  kapsamda Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ile Adalet  Bakanlığı ortak  bir birim kuracaktır. Bu birim vasıtasıyla çocukla ilgili kararların icra  edilmesi hem masrafları azaltacak hem de çocuğun menfaatlerini gözetecek bir  yöntem olacaktır."

Noterliğin bir kariyer mesleği haline dönüşeceğini, sayılarının  artacağının bilgisini veren Erdoğan, şunları kaydetti:

"Ülkemizde 1931 noterlik bulunmaktadır. Geçtiğimiz 17 yılda  noterliklerin sayısı yüzde 56 oranında artmıştır. Sayının artması vatandaşların  işlerini kolaylaştırmıştır. Yeni noterlikler Türkiye Noterler Birliği'nin görüşü  alınarak Adalet Bakanlığı tarafından açılıyor. Her asliye hukuk mahkemesinin  yargı çevresinde bir noterlik kurulması zorunlu hale geliyor. Bazı çekişmesiz yargı işlerinin noterlikler tarafından da yapılabilmesine imkan sağlanarak bu  kurumun daha işlevsel hale gelmesi temin edilecektir. Yargının iş yükünü  azaltacak şekilde tevdi mahalli tayini, iddet müddetinin kaldırılması,  vasiyetnamenin açılması, mirasçı atama belgesinin verilmesi, mirasın reddi  beyanının tespit edilmesi ve delil tespiti talepleri gibi işlerin noterlikler  tarafından yürütülmesini hedefliyoruz."

"UYUŞMAZLIKLARIN DERİNLEŞMEDEN ÇÖZÜLMESİNE İMKAN SAĞLAYACAK"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Yargı Reformu Stratejisi'nin 9'uncu ve son amaç  başlığının "Alternatif Uyuşmazlık Çözüm Yöntemlerinin Yaygınlaştırılması" olduğu  ve bunun için cezada uzlaştırmanın kapsamının genişletileceğini aktardı.

Uzlaşmanın, şikayete bağlı suçların ve kanunda öngörülen diğer bazı  suçlar için düzenlediğini bildiren Erdoğan, geçen yıl uzlaşma bürolarına  gönderilen dosya sayısının 380 bin, uzlaşmayla sonuçlanan dosya sayısının ise 150  bin olduğunu kaydetti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Mahkeme temelli aile arabuluculuğu uygulaması getirilecek. Şiddet  içermeyen uyuşmazlıklarda aile arabuluculuğu getirilmesi, uyuşmazlıkların  derinleşmeden çözülmesine imkan sağlayacaktır. Uygulama, mahkeme temelli olarak  yapılandırılacaktır. Yani açılan dava hakim tarafından arabuluculara havale  edilecektir. Halihazırda zorunlu arabuluculuk iş uyuşmazlıklarında ve ticari  uyuşmazlıklarda uygulanıyor. Tüketici uyuşmazlıkları gibi alanlarda da  arabuluculuğa başvuran dava şartı haline getirilmesi planlanıyor. Kamunun taraf  olduğu davalarda ihtiyari sulh yönteminin kapsamı genişletilecektir."

Dokuz amaç başlığı altında 63 hedef ve 256 faaliyeti kapsayan Yargı  Reformu Strateji Belgesi'ni özetlediklerini vurgulayan Erdoğan, sözlerini şöyle  tamamladı:

"Bu belge, Bakanlığımızın barolardan hukuk fakültelerine,  akademisyenlerden medya mensuplarına kadar geniş bir yelpazede gerçekleştirdiği  istişareler sonucunda ortaya çıkmıştır. Bu çalışmanın yasal düzenleme gerektiren  konularının muhatabı Türkiye Büyük Millet Meclisi'dir. İdari tasarruf gerektiren  konularının muhatabı da Cumhurbaşkanlığı, Adalet Bakanlığı ve diğer ilgili  kurumlardır. Amacımız milletimizin adalet duygusunu güçlendirecek, beklentilerine  cevap verecek, vicdanları mutmain ve hukuka güveni tahkim edecek bir yargı  uygulamasını hayata geçirmektir. Bunu da hem kendi medeniyetimize olan  bağlılığımızı koruyacak hem de günümüz dünyasının uygulamalarıyla uyumlu olacak  bir yaklaşımla gerçekleştirmemiz gerekiyor. Sizlerle paylaştığımız Yargı Reformu  Strateji Belgesi'nin bu doğrultuda atılmış önemli bir adım olduğuna inanıyorum.  Bu belgede yer alan hususların kanun veya diğer düzenlemeler vasıtasıyla hayata  geçirilmesi aşamalarında da sizlerin özellikle katkılarını almayı sürdüreceğiz."

NOTLAR

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın konuşmasının ardından, programa katılan TBMM  Başkanı Mustafa Şentop, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, Adalet Bakanı  Abdulhamit Gül, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Sağlık Bakanı Fahrettin Koca,  Yargıtay Birinci Başkanı İsmail Rüştü Cirit, Danıştay Başkanı Zerrin Güngör,  Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Mehmet Akarca, Hakimler ve Savcılar Kurulu  Başkanvekili Mehmet Yılmaz, Türkiye Barolar Birliği Başkanı Metin Feyzioğlu ve  YÖK Başkanı Yekta Saraç ile anı fotoğrafı çektirdi.

Programa çok sayıda yargı mensubu da katıldı.


banner

banner

Bu İçeriğe Emoji İle Tepki Ver
0
 
0
 
0
 
0
 
1
 
0
 
0
 
Cyprus Map Lefke Güzelyurt Alayköy Lapta Alsancak Girne Dikmen Çatalköy Gönyeli Lefkoşa Akıncılar Vadili Esentepe Tatlısu Değirmenlik Serdarlı Paşaköy Akdoğan Beyarmudu Mağusa İnönü Yeniboğaziçi Geçitkale Ískele Büyükkonuk Mehmetçik Yenierenköy Dipkarpaz

Facebook yorum
YORUMLAR
0
ONAY BEKLEYENLER
0
banner
banner
banner
banner
banner

Doğan Kitap'tan Elif Şafak açıklaması: İntihal yok
image Elif Şafak'ın yeni kitabı hakkında ileri sürülen intihal iddialarıyla ilgili olarak Doğan Kitap'tan bir açıklama yapıldı ve "Bu iftiralar baştan aşağı yalandır. Asılsız olduğu aşikar olan bu iftiralar, edebiyat dünyas...
Mardin'deki kaçak kazıda Roma dönemine ait mozaik bulundu
image Mardin'in Derik ilçesinde definecilerin yaptığı kaçak kazı sırasında, Roma dönemine ait olduğu değerlendirilen 1500 yıllık mozaik ortaya çıktı.
TC Eğitim Bakanı Selçuk, KKTC'ye geliyor
image Türkiye Eğitim Bakanı Selçuk yarın KKTC'ye geliyor.