Alexa atrk.gif
banner
banner
banner
Ana Sayfa >> SAĞLIK 14 Nisan 2019, Pazar 13:18
banner

Sarıoğlu: "DNA onarımımız bozuk olduğunda hastalık riskiyle karşı karşıya kalıyoruz"

Sarıoğlu: DNA onarımımız bozuk olduğunda hastalık riskiyle karşı karşıya kalıyoruzDokuz Eylül Üniversitesi (DEÜ) Tıp Fakültesi'nden bir grup bilim insanı, aile bağı ve suçluların tespiti gibi alanlarda kullanılan DNA parmak izi yönteminden bağırsak kanserlerinin tanısı ve tedavisinde faydalanıyor.
Paylaş  
7
7
6
0

DEÜ Tıp Fakültesi Patoloji Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Sülen Sarıoğlu, AA muhabirine yaptığı açıklamada, DNA'nın belli bölgelerinin bireylerin her hücresinde aynı olduğunu, herkesin DNA parmak izinin farklı olduğunu belirtti.

Genetik hastalıkların yanı sıra bazı tümörlerde bu izin değiştiği ifade eden Sarıoğlu, DNA parmak izi ve onarım mekanizmasına ilişkin bilimsel çalışmaların 2015 yılından bu yana artış gösterdiğini kaydetti.

Bu alandaki çalışmaların Nobel ödüllerine layık bulunduğuna dikkati çeken Sarıoğlu, şu bilgileri verdi:

"DNA onarım düzeneğinin bulunması, 2015 yılında Aziz Sancar hocamızın da Kimya Nobel Ödülü'nü kazandığı yıl, bilim insanı Paul Modrich'e de Nobel ödülünü getirdi. Genetik ya da kazanılmış olarak DNA onarım mekanizmasının bozulması tümör gelişimine yol açıyor. Moldrich'in bulduğu DNA onarım mekanizması bozulursa tümördeki ve hastadaki parmak izi farklı hale geliyor. DNA onarımımız bozuk olduğunda ise hastalık riski ile karşı karşıya kalıyoruz."

İLK ÇALIŞMA KOLOREKTAL KANSER HASTALARINDA

Kalın bağırsak olarak bilinen kolorektal kanserinde aynı durumun söz konusu olabildiğini anlatan Sarıoğlu, "Tümörlerin yüzde 15'i bu mekanizma ile gelişiyor. DNA parmak izi ve tümördeki DNA farklı hale geliyor." dedi.

Prof. Dr. Sarıoğlu, son 5 yılda tüm Türkiye'den DEÜ'ye başvuruda bulunan 400'e yakın kişinin tanısında DNA parmak izi yönteminden yararlandıklarını, yaklaşık yüzde 10'unda iz değişimi saptadıklarını kaydederek, parmak izindeki değişime göre tedavi sürecini de belirlediklerini anlattı.

DNA parmak izi yönteminden yola çıkarak hastalığın gelişim mekanizmasını belirlediklerini, buna bağlı olarak da hastalığa uygun tedavinin belirlendiğini aktaran Sarıoğlu, "Bazı tümörlerde DNA parmak izi değişiyor. Bu mekanizma ile gelişen tümörlerin daha iyi seyrettiğini tespit ettik ayrıca bu hastalara gereksiz tedavi uygulanmıyor ve hastalar daha az ilaç kullanıyor. Kanser hastalarının yeni umudu olan immünoterapi de bu tümörlerde daha etkin." diye konuştu.

DNA parmak iziyle yapılan tespitin ardından hastanın ailesine de genetik yatkınlık nedeniyle danışmanlık ve tarama hizmeti verildiğini kaydeden Sarıoğlu, mide, over gibi başka organ tümörlerinde benzer çalışmaların yapılabileceğini belirtti.

Prof. Dr. Sülen Sarıoğlu, kalın bağırsak kanseri hastalarının tanı ve tedavisine ilişkin süreci bilimsel toplantılarda uluslararası tıp camiası ile paylaştıklarını da sözlerine ekledi.

banner

banner

Bu İçeriğe Emoji İle Tepki Ver
0
 
0
 
0
 
0
 
0
 
0
 
0
 
Cyprus Map Lefke Güzelyurt Alayköy Lapta Alsancak Girne Dikmen Çatalköy Gönyeli Lefkoşa Akıncılar Vadili Esentepe Tatlısu Değirmenlik Serdarlı Paşaköy Akdoğan Beyarmudu Mağusa İnönü Yeniboğaziçi Geçitkale Ískele Büyükkonuk Mehmetçik Yenierenköy Dipkarpaz

Facebook yorum
YORUMLAR
0
ONAY BEKLEYENLER
0
banner
banner
banner
banner
banner

"Obeziteden kurtulduğumuz zaman hastalıkların birçoğundan uzaklaşmamız mümkün...
image Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Sönmez, "Obeziteyi çözdüğümüz zaman hastalıkların pek çoğundan hastalarımızı kurtarmamız mümkün" dedi.
Özgöçmen: "Sağlıkta işler yolunda gitmiyor, düzeltilmesi için yardıma ve göre...
image Hemşireler ve Ebeler Sendikası Yönetim Kurulu Başkanı Özgöçmen, sağlıkta işlerin yolunda gitmediğini, düzeltilebilmesi için de sendika olarak yardıma ve göreve hazır olduklarını duyurdu.
6'ncı Hematolojik Onkoloji Kongresi Girne'de yapıldı..."Türkiye ilik naklinde...
image Hematoloji Uzmanı Prof. Dr. Emre Tekgündüz, "Türkiye çok net bir şekilde ilik naklinde büyük bir çığır atladı ve artık Avrupa’da ilk 5'teyiz. Bunu gururla söylemek mümkün." dedi.