kibris cyprus news haber kibris cyprus news haber
11 Mayıs 2008, Pazar Reklam  |  Künye  |  İletişim  |  Sık Kullanılanlara Ekle  |  Açılış Sayfası Yap

  ARŞİV
   


 ÇOK OKUNANLAR
23 Mayısta yeniden görüşecekler
 
Anastasiadesle görüştü
 
Zaman talep etti
 
AB sürecimiz önemlidir
 
Babacan:Kıbrısta yeni bir ortaklık gerek
 
Karayondan Hristofyasa destek
 
Taneri resmen rektör adayı
 
Akaryakıt zammı gerekliydi
 
Zerihoun adaya geliyor
 
Fransa ve Mısırdan memnun döndü
 


Açık Konuşuyorlar
Rauf R. DENKTAŞ
Deniz Suyunu Arıtma Beni Korkutuyor
Prof.Dr.Ata ATUN
Askerden kaçmayanlara haksızlık değil mi?
Mete TÜMERKAN
Soyer, görüşlerini sizlerle paylaşıyor (1)
Hasan HASTÜRER
Ne İstenildiği Bilinmiyor
Eşref ÇETİNEL

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   26 Mart 2008, Çarşamba Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Sn. Talat fizikçidir.  Dolayısıyle bilir ki fizik,  cisimlerin özellik ve yapılarında değişiklik yaratmadan  “durumlarını”  değiştiren kanunları inceler.  Mesela maddenin doğadaki katı,  sıvı,  gaz hallerinin değişebileceğini fakat bu değişimlerin o maddelerin yapısallıklarını bozmayacağını da bilir. Su donup katı hale gelse de yine sudur. 

Eşyanın tabiatına zıtlık olmaz diyerek oluşturduğumuz düşünce praktisinde eğer Kıbrıs Türk halkını cümlenin içine koyarsak sonuçta deriz ki  bu  “fiziki yapıyı”  zorla bozamazsanız.

OYSA:  “Türk Rum yoktur,  Kıbrıslılar vardır.  Kuzey Güney yoktur,  ortak vatan vardır…”  Diye diye sloganlaşıp CTP’nin naturası haline getirilmiş bir devrelerin ideolojik tutumları,  zaman  içinde  “adada iki Devlet olamaz”   hükmüne kadar vardırılıp siyasi soruna yansıyacak  görüş haline geldikte  kaos yarattı. 

Efkâr büyüdükçe  “Birleşik Kıbrıs”   uğraşları saplantıya dönüştü,  halen devam ediyor ve şu sıralarda da başlayan görüşmelerin mihenk taşına vuruyor.

Bizse  “olamaz”  diyoruz!  Çünkü klâsik ifadesiyle tango iki kişi ile oynanır.  Rum,  Türk halkını Maronitler esamesinde   bir azınlık olarak niteler,  çözümü kendi çoğunluğunun altında  “azınlıklara”  verilecek siyasi ve hukuki hakların   bir tertibi olarak formüle ederken;  Türk’ün,   “gelin ortak vatanda Kıbrıslılar olarak yeni bir  Birleşik Kıbrıs sayfası açalım”  ısrarı ütopyadan öte anlam ifade etmez.

Görüşmelerde başarılı sonuç çıkarmak bu yüzden mümkün değildir diyoruz.  Bunu  öğrenmek için eğer bu görüşmelerin yapılması gerekiyorsaydı işte yapılıyor!  

OLAYIN DİĞER YANI:  Bir kere artık karar vermeleri  gerekir.  “Bu adada özgür ve egemen  Türk halkı olarak varoluşumuzu kendi coğrafyamıza çakmamız için hangi bağları çözüp kimden ve ne için kurtulacağız?”  Rum’dan mı Türkiye’den mi?  Birisi komşumuzdur kadersel kederde  istesek de şerrinden kurtulamayız.

Diğeri  Anavatanımızdır,  kopamayız,  onsuz var olamayız. Zorlarsak Rum’un kucağına düşmek tehlikesi var!

Oysa türlü çeşitli kesimler çoktan bu tehlikeli rotaya giriverdiler.  “Türkiyesiz  bir Kıbrıs Türk halkını”  çok daha yoğun siyasi amaç olarak benimser oldular.    Rum’un ne istediğine nasıl bir ada çözümünden yana olduğuna aldırmadan  “Birleşik Kıbrıs”  üzerine  politikalar oluşturmaya başladılar.  AB bünyesine duhul eylemeyi  de Türkiye’den kurtuluşun mihengi yaptılar.  Hem de  Rum ve Yunan politikası izdüşümünde!

Sn. Talat bu  görüşler kaosunu  izale edip  en azından asgari müştereklerde daha akıllı uslu politikalar üretip kesimleri bunlar etrafında  birleştirecek başarının Cumhurbaşkanı olamadı. Mesela Ankara ile sağladığı siyasi uzlaşıyı  KKTC bünyesindeki parti ve STÖ’lerine taşıyamadı.  Bu konuda    başlayan görüşmeler fırsat olabilirdi onu da  CTP-Akel  görüşmeleri haline sokarak harcadı!

KISACA:  Görüşmelere parça körçe görüşlerle girildi.  Hayali çözüm senaryoları yazıldı,  eldeki Annan planı kullanılmak istendi,  sonradan ne menem olduğu Pertev tarafından açıklanmış 8 Temmuz anlaşması bile laf ola beri gele konumuna düşürüldü. 

En önemlisi hâlâ kimden ve niçin kurtulmak istenildiğiyle,  kurtulup neyi nasıl varoluş sürecine kazıyacaklarını  bilmemeleri!

O zaman “Rum’un ne istediğini bilmedikleri”  şüphesine de düşüyoruz. Ki hep bu nedenledir ki sürekli siyasi yanılgı içine düşüp kandırılıyorlar,  sonra da halkı kandırmak durumuna düşüyorlar!

   147 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

  Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazıları Yazarın tüm yazılarını görüntüle  
  11 Mayıs 2008, Pazar   Devlet Yönetmek Kolay Mı?
  10 Mayıs 2008, Cumartesi   Onlar Her Devrede Vardılar
  09 Mayıs 2008, Cuma   UBP ile CTP Safları Darmadağın
  08 Mayıs 2008, Perşembe   Yattı Balık Yan Gider
  07 Mayıs 2008, Çarşamba   Ya Değişeceksiniz Ya Gideceksiniz
  06 Mayıs 2008, Salı   Anlayış Ve Tutum Farkımız
  05 Mayıs 2008, Pazartesi   Kısaca Takıldıklarımız
  04 Mayıs 2008, Pazar   Zamlar - Çocuklar- Nasihatlar
  03 Mayıs 2008, Cumartesi   1 Mayıs’ı Ne Güzel Kutladılar
  02 Mayıs 2008, Cuma   Gizlilik Taktiğinde Güçlülük Gözlemek


 
  Reklam  |  Künye  |  İletişim  |  Sık Kullanılanlara Ekle  |  Açılış Sayfası Yap
© 2000 - 2007 KIBRIS POSTASI
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: haber@kibrispostasi.com
Kıbrıs Postası
Anadolu Ajansı Abonesidir. 
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dýþarýya link Last Digital

Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kıbrıs Postası harici linklerin sorumluluğunu almaz.