Bir başka bahara
Çok açık söyleyim ki, 'seçim' umurumda değil!..
Yarın olsa da...
2010'un yarınına kalsa da...
Ama 'Anayasa değişikliği’ önemli...
***
İstediğiniz 'yurtsever'e sorunuz!..
- Seçim tarihi mi önemli senin için yoksa Anayasa'nın değişmesi mi?
Yani daha demokratik, daha sivil bir anayasa mı?
Elbette ki, anayasanın değişmesini alacaktır ön plana!..
***
Kimsenin "yanıp tutuştuğu" yok, aman, yeniden UBP, DP'yi seçmek için!..
Ya da bir başkasını...
Seçimde değil akıllar, genelde 'geçim'de!..
Pek çokları kızına, oğluna 'iş verdikten' sonra her hükümete razı!..
Teşvik, kredi, tazminat ödedikten sonra,
hepsine kul, kurban hepsine!...
Biraz 'barem', biraz 'artış' üzerine, pekçok dengeler...
***
Ve kimilerinin tek derdi de, ne zaman
‘efendisi’ olacağımız sadece...
Eğer bu memleket, gerçekten bizimse...
***
İşin özü şu ki, galiba, şu "geçici 10'uncu madde"de kilitleniyor mesele!..
Bu nedenle de kimse ama kimse, anayasayı "değiştirmeyi" istemiyor!..
Zaten, mesela UBP bunu 'açıkça' da söylüyor.
Yani 'sivilleşmeye' karşı olduğunu.
Ha karşı olmayanlar da, meselenin 'kilitleneceğini' biliyor!..
Mesela ben, yeni parti ve koalisyon ortağı ÖREPE'nin "geçici 10'uncu maddenin" değişeceği yeni Anayasa'ya Meclis'te "onay" vereceğine inanmıyorum!..
O zaman..
Nasıl bulacaksın ki çoğunluğu!..
***
Bir de şu!..
Ne zaman "geçici 10'uncu madde" lafı açılsa, hemen karşı propaganda devreye
giriyor!.
- Askeri istemiyorlar...
Oysa bu madde "adanın kuzeyindeki askerin varlığı"na yönelik değil!..
Yani 'geçici' değişince, 'asker' bir yere gitmiyor; kimseler de 'gitsin' istemiyor!..
Yetkinin 'kimde' olacağıyla ilgili melse...
Seçilmişlerde mi?
Atanmış, görevlendirilmiş, adaya gelmişlerde mi yoksa?
***
Seçimin bir önemi yok!..
Ne CTP'nin başta kalmasının var önemi!..
Ne de kimsenin "aman seçim olsun da UBP, DP'yi yeniden seçelim" diye var bir
özlemi!..
Ve ne yazık, bu kavga gürültü içerisinde...
Yine bir başka bahara...
Daha sivil bir anayasa özlemi!..
***
"Bir başka bahara" ertelediklerimize, yazınız, bir daha!..
/ / /
SİZDEN GELEN
Bakan Vehbi’nin vedası
Sayın Cenk Mutluyakalı;
"Çevre bakanı veda turlarında" başlığıyla verdiğiniz "duyum haber" gerçekten de doğru. Çevre bakanı Asım Vehbi çok büyük bir
ihtimalle 26 Ocak tarihine kadar bu görevinde kalacak ve sonra görevini Mustafa Gökmen'e "devredecek". Sebebi şu; 26 Ocak tarihinde Lefke'de CMC bölgesinde geniş katılımlı bir etkinlik düzenlenecek, bölgede yaşanan sorunlar tekrar gündeme getirilip, çözüm perspektifleri aktarılacak halka... Bu etkinlik de bakan Vehbi'nin veda etkinliği olacak büyük ihtimalle... Şimdi bunları niye size yazma ihtiyacı
hissediyorum? Şundan dolayı;
Çevre bakanlığında görevli çevre uzmanları, yaklaşık 1,5 yıldır çok önemli projelere imza attı. Ve çeşitli konulardaki hazırlıklar da "tam gaz" devam ediyor. Önümüzdeki günlerde taş ocakları ile ilgili bir takım düzenlemeler, katı atık konularındaki ciddi projeler ve özellikle su konusunda gelecek 50 yılın güvence altına alınmasına yönelik bir takım projeler ortaya çıkacak... Asım Vehbi'nin başarısı da zaten burada... Iyi bir ekip oluşturdu ve bunu yaparken "partizan" bir düşünceyle yaklaşmadı.
Sonuç olarak, bir bakanlığın başarısı hükümetin başarısıdır. Ve sırf "birilerini memnun etmek için" bazı kararlar alınıyorsa buna herkesin karşı çıkması gerekir. Sizin de çevre konularına hassas birisi olduğunuzu bilerek bu konuyu gündeminize getirmek istedim. Belki siz de halkın gündemine getirirsiniz. (ismi mahfuz)
/ / /
PANO
‘Avrupa Birliği uyum çalışmaları’na yönelik dün başbakanlık ab ofisi’nde yapılan toplantı sonucu, ulusal birlik partisi de çalışmalara “destek” verdiğini açıkladı.
Anamuhalefet partisinin bu desteği çok önemli ve olumludur. Bu olgun ve ‘yapıcı’ tutum, Kıbrıs türk toplumu tarafından mutlaka takdir edilecektir. Sonuç alınıncaya kadar siyasi partilerin bu yönde ‘birlik’ olması önemlidir...
Artık siyaseti sürekli ‘karşıtlık’ üzerine kurmaktan vazgeçeriz umarım!..
Avrupa Birliği uyum çalışmaları bu yönde atılmış önemli bir adım olur...