|
Çözüm iradesi kazandı; ancak sonucu ‘çözüm karşıtı’ oylar belirleyecek
Kıbrıs’ın güneyindeki seçim sonuçlarını, bu seçimi en iyi izleyen isimlerden biri Kıbrıslı Türk araştırmacı,güneydeki ‘Kıbrıs Üniversitesi’nin bölüm başkanlarından, yazar Niyazi Kızılyürek’e sorduk. Yıllardır, güneyde yaşamanın ve Yunanca’ya son derece hakim olmanın avantajıyla ve araştırmacı kimliğiyle bizlere sıcağı sıcağına ilk değerlendirmelerini yaptı.
* * *
- Güneydeki seçimin galibi kim?
- Kıbrıslı Rumlar bu kez de Papadopulos’a “hayır” dediler... 2004 referandumda halkını hayır demeye ikna eden Papadopulos, bu kez büyük bir yenilgi aldı. Annan Planı’na EVET diyen tek partinin adayı Kasulidis, birinci turu birinci tamamladı. Bu çok anlamlıdır. AKEL’in tarihinde ilk kez katıldığı başkanlık seçimlerinde adayını ikinci tura göndermesi de son derece önemli...Kampanya boyunca federal çözüm mesajı veren iki lider birinci turun galibi oldu. Bu, Kıbrıs’ın geleceği açısından barış umutlarını yeşerten bir mesajdır ve seçimin galibi adada taksime karşı çıkanlardır
.
- Papadopulos neden kaybetti?
- Kıbrıslı Rumlar Papadopulos’un kalıcı bölünmeye götüren siyasetini reddetti... Ve bence bu seçimlerle birlikte Kıbrıs Rum siyaset sahnesi yeniden kuruldu. Bugüne kadar iki büyük parti DİSİ ve AKEL, red cephesinin adaylarını cumhurbaşkanı yaparken, şimdi ikinci tur için bu kez red cephesinin oylarını isteyecekler, bu çok anlamlı...
- Yani ‘ikinci tur’a giderken, bu kez ‘çözüm yanlısı’ mesajlar terk mi edilecek? Papadopulos’un oylarını talep etmek için daha ‘sert’ mesajlar mı verilecek?
- Hem Hristofyas hem Kasulidis, yaptıkları ilk açıklamalarda Papadopulos’a övgüler gönderdi, saygıyla selamladı... Yani ‘manevra’ başladı. Kasulidis, hep birlikte ileriye giderek Kıbrıs’ın Avrupalı geleceğini kurmaktan söz etti. Ancak Papadopulos’un kendi ölçülerinde memleketine saygın bir hizmet sunduğunu söyledi. ‘Çözüm’e çok fazla gönderme yapmadı; çünkü, şimdi ‘red cephesinin’ oylarına ihtiyacı var. Hristofyas’ın da özellikle Papadopulos’u saygıyla selamlaması dikkat çekti. Bir de zamanın Kıbrıs Cumhuriyeti aleyhine işlediğine dikkat çekti. Ancak, seçimin ikinci tururunun çözüm açısından önemli olduğunu söylerken, şu vurguyu da yaptı: “Çözüm, uluslararası ve Avrupa hukukuna dayanmalıdır; ‘taksim’ sadece Türk tarafının uzlaşmazlığından kaynaklanmıyor, kötü bir ‘çözüm’le de gelebilir... Biz nasıl olursa olsun bir çözüm istemiyoruz...”
- Anlaşılan o ki, bir hafta boyunca yapılacak açıklamalar ‘ikinci tura yönelik oy avcılığı’ ve çok fazla dikkate alınmaması gerekiyor.
- ‘Çözüm yanlısı’ kampanya yürüten bu iki lider, Cumhurbaşkanı olabilmek için “çözüm karşıtı” Papadopulos yandaşlarından oy isteyecek ve kıyasıya yarışacak. Önemli olan bu red cephesiyle nasıl bir işbirliğine gidileceği, ne gibi vaatler verileceği! Çözüm arayışlarını engelleyecek ölçüde tavizler verilecek mi? Papadopulos ile girilecek işbirliğinde, Kıbrıs’taki çözüm çabaları ne kadar olumsuz etkilenecek, merak edilen soru bu!..
- Yine de bu sonuçlarla umutlanmamız gerekiyor mu?
- Elbette çok önemli... Çünkü 4 yıl önce Annan Planı’na ‘evet’i savunan tek parti bu kez birinci... % 65 bir hayır oyu vardı. Bu kez, ‘çözüm yanlısı’ kampanya yapan iki adayın oyları % 66 civarında, Papadopulos ise saf dışı... Bu sonuç uluslararası aktörleri olumlu yönde heyecanlandırdı...
Kıbrıs Türk liderliğine verilen mesaj, Kıbrıs Rum toplumunda çözümün önündeki en önemli engelin ağır bir yenilgi aldığı yönünde oldu. Çözüm vaat ederek kampanya sürdüren iki liderden biri kazanacak sonuçta... Evet, güneyde de bir çözüm iradesi oluşuyor ancak hem Kasulidis hem de Hristofiyas’ın ilk açıklamalarından ortaya çıkan sonuç, çözüm ve görüşme sürecinin çok zor olacağı...
|