kibris cyprus news haber kibris cyprus news haber
6 Temmuz 2008, Pazar Reklam  |  Künye  |  İletişim  |  Sık Kullanılanlara Ekle  |  Açılış Sayfası Yap

  ARŞİV
   


 ÇOK OKUNANLAR
Reuters yorumu: Yaşlı adamların uyduruk örgütü
 
Google’dan ‘Kırkpınar’a jest
 
Sıcaklar beyin hücrelerini öldürür
 
Türkiye-AB müzakereleri için ‘koşullu’ evet
 
Aşırı terlemeye de çözüm bulundu!
 
ABD Dışişleri Bakan Yardımcısı Pazartesi Kıbrıs'a geliyor
 
KTHY Grev nedeni ile seferlerini tekrar düzenledi
 
Ertuğruloğlu Derksen görüşmesi
 
Sonay Adem'in açıklaması
 
TMT'den Katsuridis'e tepki
 


Önemli Davet!
Rauf R. DENKTAŞ
Tek Egemenlik, Tek Vatandaşlık
Prof.Dr.Ata ATUN
Şimdi tatil zamanı
Mete TÜMERKAN
Aziz Kent'in gördüğü adres TC Büyükelçiliği...
Hasan HASTÜRER
Şiir gününde şiir tadında
Cenk MUTLUYAKALI

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   22 Mart 2008, Cumartesi Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Şiir gününde şiir tadında

“Şiir günü”ydü dün!..

Ve gözlerimiz “görüşme”ye çevrilmişti!..

Artık “emekleme çağı”nı çoktan aşmış, “ergenliğini” yaşamış, birkaç kuşak

“harcamış” ve iyice “yaşlanmış” Kıbrıs

sorununun sonlanması için yine umutlar

yüklenmiştik.

Kıbrıs’ın da, Avrupa’nın da, velhasıl dünyanın da  “başına bela”ydı bu dert ve en fazla da bizlerin...

* * *

Kurak bir mevsimdi... Kıbrıs’ta ‘çatlamıştı’ toprak...

Oysa barışa aç tohumların çatlamak ve filiz atmak için ‘su’ kadar sevgi ve anlayışa

ihtiyacı vardı, karşılıklı...

Kaç kez “mevsimi geldi artık” şarkıları söylenmiş,

gelememişti bir türlü!..

 

* * *

 

İlk kez, Kıbrıs’ı yeniden birleştirmeyi ve barışı bu kadar çok dile getiren iki lider var, görüşme masasında...

Aylar aylar sonra yeniden yüz yüze geldi, Kıbrıs’ta iki toplumun barışma umutları...

Her iki lider de “barışı ne kadar çok

istediklerini” anlatma konusunda ışık veriyor geleceğe...

Ama bizim “kimin barışı daha çok istediği” ya da “kimin daha barışsever” göründüğünden

ötesine ihtiyacımız var...

Evet, adil ve yaşayabilir bir çözüm...

Evet, siyasi eşitlik ve güvenliği gözeten bir çözüm...

Ama “erken bir çözüm” aynı zamanda...

 

* * *

 

Başlangıç umutlu oldu!..

Onca “karşıtlık” ve “farklılık” yükleme çabalarına rağmen...

Umarım, yine kursağımızda kalmaz hevesimiz...

Umarım, başladığı gibi biter, “güler yüzlü” ve barışla ve çözümle ve

birleşmeyle...

 

* * *

 

Niye ‘pozitif’ düşünmeyelim ki!..

Niye olmasın ha!..

Eğer dünden ve bugünden çok daha iyi bir gelecek bekliyorsa, hepimizi...

/ / /

Bugünün çocukları görebilecek mi barışı?


-Talat ile Hristofyas, dünkü görüşmeden çıkarken, ‘çocuksu bir gülüş’ vardı

yüzlerinde...-

 

 30 Mayıs 1956 şafağında İngiliz askerler, Kıbrıs'ı ortadan ayıran ilk dikenli telleri çekmeye başlarlar...

Bu bir bölünme hikayesinin uzun ve acılı önsözünden sonraki ilk sayfadır!..

Ama iki sokak arasına çekilen dikenli

tellerden çok daha önemlisi "birlikte yaşama" heyecanına karşı "beyinlere" örülen dikenli tellerdir ki, bunları parçalamak çok daha zordur, çok daha emek ister...

***

Umut, her dönemde çocuklar, yani yeni kuşaklardır!..

Dikenli telleri ören Ingiliz askerlerinde ilk dikkati çeken de bugünün afacan çocuklarını anımsatan 'kısa pantolonları' olmuştur zaten!..

Ve o günlerin 'çocuklarının', Kıbrıs'ın yeniden birleşeceği günü görebilmek için artık çok fazla da zamanları yoktur...

Bugünün Kıbrıs'ını yöneten de o günlerin çocuklarıdır zaten!..

***

Ne ilginçtir, dikenli tellerin biraz "aralandığı" kırk yıl sonrası tarih de, yine "çocuklara" dair bir gündür!..

23 Nisan!..

Son birkaç yıldır bu tarih "Çocuk Bayramı"ndan ziyade, Kıbrıs'ın iki yanına yeniden geçişlerin başladığı tarih olarak anılır...

Ve "Çocuk Bayramı" tatilini de fırsat bilen "cümbür cemaat", çoluk çocuk Kıbrıs'ın güneyine akar mutlaka!..

O güney ki, yine bir 'nisan' ayında, beyinlere örülen "dikenli tellere" çok "hayır”lı bir düğüm daha atacaktır!..

***

Kıbrıs'ın yeniden birleşmesine dair en önemli planın ve şansın

"görüşülmeye" başlandığı günlerde, çocukların "kel" ve "şişman" amcası yeni bir ameliyattan çıkar!..

Elinde oyuncak bir ayıcık vardır!..

Belki yeniden çocuk olmak istemiştir o gün!..

Bir türlü 'barışamayan' adada, savaşma

ihtimaline karşı doğan her çocukta, biraz tuzu, biraz biberi olduğu için!..

***

Ve "Kıbrıs yeniden birleşsin mi?" sorusuna yanıt verilecek oylamanın öncesinde, 'dikenli tellerin' kuzey yarısında sürdürülen

kampanyada, çocukların ağzından seslenilir büyüklere...

"Benim için anne!"...

***

Acaba, bugünün çocukları o günü

görebilecek midir?

Kısacık pantonlarının çıplak bıraktığı bacaklarını dikenli teller kanatmadan...

                                      

                                         [ce_mu, 2005]

   335 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

  Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazıları Yazarın tüm yazılarını görüntüle  
  04 Temmuz 2008, Cuma   Onca veda arasında!
  23 Haziran 2008, Pazartesi   Nereye gidiyoruz!
  20 Haziran 2008, Cuma   Yemekli barış
  18 Haziran 2008, Çarşamba   Ne kadar tamam
  18 Haziran 2008, Çarşamba   Gene pasaport yasağı
  17 Haziran 2008, Salı   Öfkeye hapsolmak
  16 Haziran 2008, Pazartesi   Doğru bildiğini !..
  12 Haziran 2008, Perşembe   DP, nüfus ve öğretmen
  11 Haziran 2008, Çarşamba   AZINLIK mıyız?
  10 Haziran 2008, Salı   İkinci konut meselesi


 
  Reklam  |  Künye  |  İletişim  |  Sık Kullanılanlara Ekle  |  Açılış Sayfası Yap
© 2000 - 2007 KIBRIS POSTASI
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: haber@kibrispostasi.com
Kıbrıs Postası
Anadolu Ajansı Abonesidir. 
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dýþarýya link Last Digital

Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kıbrıs Postası harici linklerin sorumluluğunu almaz.