kibris cyprus news haber kibris cyprus news haber
6 Temmuz 2008, Pazar Reklam  |  Künye  |  İletişim  |  Sık Kullanılanlara Ekle  |  Açılış Sayfası Yap

  ARŞİV
   


 ÇOK OKUNANLAR
Reuters yorumu: Yaşlı adamların uyduruk örgütü
 
Sıcaklar beyin hücrelerini öldürür
 
Google’dan ‘Kırkpınar’a jest
 
Türkiye-AB müzakereleri için ‘koşullu’ evet
 
Aşırı terlemeye de çözüm bulundu!
 
ABD Dışişleri Bakan Yardımcısı Pazartesi Kıbrıs'a geliyor
 
KTHY Grev nedeni ile seferlerini tekrar düzenledi
 
Ertuğruloğlu Derksen görüşmesi
 
Sonay Adem'in açıklaması
 
TMT'den Katsuridis'e tepki
 


Önemli Davet!
Rauf R. DENKTAŞ
Tek Egemenlik, Tek Vatandaşlık
Prof.Dr.Ata ATUN
Şimdi tatil zamanı
Mete TÜMERKAN
Aziz Kent'in gördüğü adres TC Büyükelçiliği...
Hasan HASTÜRER
Başlangıç ücreti mi?
Cenk MUTLUYAKALI

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   9 Mayıs 2008, Cuma Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Başlangıç ücreti mi?


Bu köşenin okurları “kamu-özel uçurumu”na dair onca tartışmaya göz şahitliği etmiştir.

Son dönemde, gündeme düşen tartışma da yine Başbakan Soyer’le yaptığımız ve yayınladığımız sohbet üzerinedir...
- “Kamudaki başlangıç maaşı asgari ücret olmalıdır.”
Başbakan’ın bu sözleri yankı yaratmıştır.
Elbette meselenin yeniden tartışılması açısından da iyi olmuştur.

* * *

İşçi sendikamızın başkanı Mehmet Seyis’i dinliyorum dün...

Diyor ki, “Evet, doğrudur. Ama olması gereken, kamudaki başlangıç maaşının şu anki asgari ücret seviyesine çekilmesi değil... Şu anki asgari ücretin, kamudaki başlangıç maaşı noktasına yükseltilmesidir...”
Doğrudur!..
Ve aynen atıyorum imzamı altına...
Belki biraz “eksik”tir ama...
Önemli olan “işverenlerin” de daha yüksek asgari ücreti ödeyeceği denetim ve yatırım organizasyonlarını yapabilmektir.
Unutmayalım ki; yetmişli yılların ikinci yarısında, “kamudaki başlangıç” maaşları “asgari ücret”e göre belirlenmiştir.

* * *

STAR Kıbrıs’ta sevgili Aytuğ’u okuyorum!..
Çok doğru bir başka noktaya değiniyor!..
Devletin yani kamuda çalışmanın “cazibesi” kesinlikle “maaşla” ilgili değildir.
İddia ediyorum, kamudaki “başlangıç ücreti”ni asgari ücretin  “yarısı” kadar da yapsanız, yine, dünya kadar insan “kamuda” çalışmak isteyecektir.
Çünkü!..
İnsanlar biliyor ki “siyasette” ne yazık ki “ilkeler bütünü” ve “istikrar” yoktur!..
Yani diyeceklerdir ki, “Nasılsa bir bağırma, bir çağırma, bir hengame ile günün sonunda bütçe imkan verir ya da vermez, bu maaşlar günün birinde aratacak ve öylece gidecektir...”

* * *

Ve dahası!..
Kamuyu çekim merkezi haline getiren gerçekler çok daha başkadır.
Bu alanda “çalışmadan ve üretmeden” de kazanmak mümkündür mesela!..
Ha hemen söyleyim, çalışana ve üretene değildir lafım.
Ama onlar da “yan gelip yatsalar”, kimsenin “hooop” diyeceği yoktur!..
Ve en önemlisi...
Kamuda görev yaparken, dilediğiniz kadar “başka işler” yapma şansı da verir size sistem!..
İster tarım, ister hayvancılık...
İster şirket kurma deyiniz adına, isterseniz mağaza açma ve don, gömlek satma!..
Özel ders, özel klinik, özel ofis vs!..
Yani tüm bunları “sadece özel”de yapmayı “aptallık” haline getiriyor sistem...
Aynı zamanda “kamudan maaş”, aynı zamanda “kamudan ikramiye” aynı zamanda “kamudan emeklilik” fırsatı da varken; ve özeldeki işinizi de “aynen” yapmanıza kimse “dur” dememişken...
* * *
Bir de işin “mesai” şartları var ki, anlatmaya gerek yok sanırım!..
Şu anda yaz mesaisinde örneğin, bir özel sektör çalışanı evine doğru yol alırken hava kararmaya yüz tutar; oysa, kamudaki yurttaş yıkanmış, arınmış, gezmiş, tozmuş, sevmiş, sevişmiştir çoktan...
Ve ayrıca...

Kamuda ‘yükselmek’ ve ‘mevki’ sahibi olmak için en başta “siyasi pozisyon”, kimi anlarda da “rezillik” ya da “yalakalık” yeter, “özel”de yetmez ama!..
* * *
Velhasıl!..
Keşke o kadar kolay olsa, “başlangıç” ücretini değiştirmekle “dengeleri” değiştirebilmek...
Ama değil!..
Uçurum öylesine “derin”dir ki!.
Ve öylesine “alıştırıldık” ki bu düzene...
Zor dostum zor...




 

PANO

  • İngiltere’de doğdum” diyor mesaj gönderen genç, haklı olarak isminin saklı kalmasını istiyor... “İngiliz yurttaşıyım, KKTC kimliğim de yok yurttaşlığım da... Vergi de ödemiyorum; eğitim, sağlık hizmeti de almıyorum. Yani KKTC için bir ‘turist’im sadece. Ama adaya gelemiyorum. Çünkü anam babam Kıbrıslı, askerlik yapmaya mecburum. Vatandaşı olmadığım bir ülkede nasıl beni mecbur edebilirler, anlamıyorum...”
    [Bu soru da yanıtlamakta güçlük çektiklerimden...]

  • Gazeteci büyüğümüz Özer Kanlı’ya, geç de olsa sabırlar diliyorum. Bir ay içerisinde hem annesini hem babasını kaybetti... Öylesin zor ki, böylesi bir acıyı kelimelerle paylaşmak.

  • Bu ‘basın bildirileri’ni haber dilinde yazmaktan vazgeçse ya millet!.. Yarınları, dünleri, bugünleri karıştırıyoruz artık!. Siz tarihle yazın; bildiri gibi kaleme alınız da, haberi yapacak gazeteciler çıkar!.. “Biz haberimizi yapalım da hazır gönderelim, aynen yayınlarlar nasılsa” düşünülüyor ya!.. Bu düşünce medyanın ayıbı...



    \"Karikatür
   251 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

  Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazıları Yazarın tüm yazılarını görüntüle  
  04 Temmuz 2008, Cuma   Onca veda arasında!
  23 Haziran 2008, Pazartesi   Nereye gidiyoruz!
  20 Haziran 2008, Cuma   Yemekli barış
  18 Haziran 2008, Çarşamba   Ne kadar tamam
  18 Haziran 2008, Çarşamba   Gene pasaport yasağı
  17 Haziran 2008, Salı   Öfkeye hapsolmak
  16 Haziran 2008, Pazartesi   Doğru bildiğini !..
  12 Haziran 2008, Perşembe   DP, nüfus ve öğretmen
  11 Haziran 2008, Çarşamba   AZINLIK mıyız?
  10 Haziran 2008, Salı   İkinci konut meselesi


 
  Reklam  |  Künye  |  İletişim  |  Sık Kullanılanlara Ekle  |  Açılış Sayfası Yap
© 2000 - 2007 KIBRIS POSTASI
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: haber@kibrispostasi.com
Kıbrıs Postası
Anadolu Ajansı Abonesidir. 
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dýþarýya link Last Digital

Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kıbrıs Postası harici linklerin sorumluluğunu almaz.