kibris cyprus news haber kibris cyprus news haber
21 Temmuz 2008, Pazartesi Reklam  |  Künye  |  İletişim  |  Sık Kullanılanlara Ekle  |  Açılış Sayfası Yap

  ARŞİV
   


 ÇOK OKUNANLAR
Erbakan'a af istedi
 
Talat'a güvenimiz tam
 
Kıbrıs'taki gerçekler dikkate alınmalı
 
Çözümün koşullarını vurguladı
 
Rumlar Türkiye'yi BM ve AB'ye şikayet etti
 
TDP'den Soyer ve Uzun'a eleştiri
 
Baskının Türk tarafına yöneldiğini iddia etti
 
Tek sesliliğe ihtiyaç var
 
Kıbrıs'ta iki eşit halk var
 
Erdoğan'ın ziyaretine tepki gösterdi
 


Anlayana Sivrisinek Saz...
Rauf R. DENKTAŞ
Gerçek Bir Barış Harekatı Anısı
Prof.Dr.Ata ATUN
CTP’nin gözüyle ülkenin durumu
Mete TÜMERKAN
Otuz dört sene yetmedi...
Hasan HASTÜRER
Bakire Doğumu ve Egemenlik Sorunu
Niyazi KIZILYÜREK

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   3 Mayıs 2008, Cumartesi Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Geçen yazımızda “Bakire Doğumu” konusunu ele alırken şu saptamada bulunmuştuk: Annan Planında öngörülen Yeni Durum (Birleşik Kıbrıs Cumhuriyeti BKC), Kıbrıs Cumhuriyeti’ni ortadan kaldırıyor ama bunu Kıbrıs’ta 1960’tan beri var olan devlet olgusunu yok sayarak değil, tam tersine, devlet olgusunu içine alarak, koruyarak ve aynı zamanda onu aşarak yapıyor. Kısaca, ESKİ yok olurken varlığını YENİnin içinde sürdürüyor.

Kıbrıslı Türkler açısından durum pek farklı değildir. KKTC tanınmış bir devlet olmamasına karşın, uluslararası hukuk bakımından meşruiyet aranmadan Kıbrıs’ta hangi otorite tarafından yapılmışsa yapılsın, bütün yasama, yürütme ve yargı kararlarının -uluslararası hukuka ve Kurucu Antlaşmaya aykırı olmamak şartıyla- Yeni Durum içinde devam etmesi öngörülüyordu. Dolayısıyla, Kıbrıs Türk toplumu diye bir “siyasi toplum” vardır ve Annan Planı da bunu böyle kabul ediyordu. Nitekim Aralık 1963 tarihinden sonra Kıbrıs Türk toplumunun hangi isim altında olursa olsun -Geçici Yönetim, Otonom Yönetim, KTFD ve KKTC- altına imza koyduğu antlaşmalar, Yeni Durum tarafından tanınacaktı. Kısaca, KKTC ortadan kalkarken Kıbrıs Türk toplumunun siyasi varlığı Yeni Durum’da devam ediyor olacaktı.

Peki, ama “Bakire Doğumu” teziyle ve “Yapıcı Belirsizlik” yöntemiyle yapılmak istenen neydi? Hangi soruna çözüm bulmak isteniyordu? Hiç kuşkusuz, bunun arkasında egemenlik tartışmaları yatıyor.

Kıbrıs Türk tarafı “mevcut Kıbrıs Cumhuriyeti’nin anayasasını değiştirerek federal bir devlet şekline dönüşmesine” karşı çıkıyordu. Bugün de karşı çıkıyor. Bu, Kıbrıs Cumhuriyeti 1964’ten beri Kıbrıslı Türkleri temsil etmediği için yapılıyorsa, anlaşılır bir şeydir. Ancak “bir Kıbrıs Cumhuriyeti vardır (Rumların elinde olan), bir de KKTC vardır ve yeni devlet bu iki devletin üstüne bina edilecektir” demeye getiriliyorsa, burada sorun vardır. Çünkü böyle bir yaklaşım ayrılma hakkının kullanılmasına açık iki ayrı egemen devlete dayalı KONFEDERAL bir düzenlemeyi öngörmektedir ki, bunun Kıbrıslı Rumlar tarafından kabul edilmeyeceği çok açıktır. Ayrıca, KKTC ile Kıbrıs Cumhuriyeti eşit kefeye konuyor ki, bu da kullanmaktan çok hoşlandığımız ve sık sık dile getirdiğimiz “gerçekler” sözcüğü ile pek bağdaşmıyor.

Burada bazı kesimlerin ileri sürdüğü bir görüş de şudur: “1964’te yaşanılanlardan sonra biz devletsiz kaldık, Kıbrıslı Rumlar ise devlete el koydu. Bunun gelecekte tekrarlanmasını engellemek için ve olası bir çatışma durumunda Kıbrıslı Türklerin de devlet sahibi olabilmesi için yeni ortaklık iki ayrı devlet üzerine kurulmalıdır”.

1964 yılında Kıbrıs Cumhuriyeti’nin Kıbrıslı Rumların eline geçmesi, Kıbrıs Antlaşmalarının doğasından kaynaklanan bir durum değildi, siyasi ve askeri gelişmelerin sonucuydu. Gelecekte de olası bir “geçimsizlik” durumunda kimin ne olacağı konusunu, büyük ölçüde siyasi durum ile güç dengeleri belirleyecektir. 

Bu durumda şu soruyu sormak gerekiyor: Birleşik Kıbrıs Devletinde egemenlik ve demokratik meşruiyet sorununu iki tarafın da kabul edebileceği şekilde çözmek için ne yapılabilir?

Bana kalırsa bu sorunu çözmek için ne “Yapıcı Belirsizlik” gibi bir bulanıklığa, ne de “Bakire Doğumu” gibi bir mistisizme ihtiyacımız vardır. Ne de Kıbrıs Cumhuriyeti kurulduğu zaman yapılan hatayı tekrarlayarak egemenliğin kaynağını göstermemek gibi bir eğilim içinde olmalıyız.

“İkinci Kıbrıs Cumhuriyeti” kurulacaksa, bu devletin egemenliğinin İKİ TOPLUMDAN (devletten değil) kaynaklandığı açıkça kayıt altına alınmalı ve bu da yeni anayasada açık açık belirtilmelidir. Bu durum, tarihi ve siyasi gerçeklere çok daha uygun düşer. Eğer Kıbrıs Rum tarafı “ayrılma hakkı” endişesi içinde buna itiraz ederse, o zaman şöyle bir formül ileri sürülebilir: devlet -diyelim ki “Birleşik Kıbrıs Cumhuriyeti- egemenliğini iki ayrı toplumdan alır, ancak bu egemenlik bölünmezdir.”

Böylece devlet meşruiyetini iki ayrı toplumdan almış olur, ancak paylaşılan egemenliğin bölünmezliği de kabul edilerek, egemenlik olgusuna ayrılıkçı bir noktadan bakılmadığı gösterilmiş olur. Kıbrıslı Rumlar ise Kıbrıslı Türklerle güç paylaşımının Kıbrıslı Türklere verilmiş bir “İMTİYAZ” değil, egemenlik paylaşımından kaynaklanan bir hak olduğunu teslim etmiş olur.

Böyle bir öneri Gali Fikirler Dizisinde vardı...

   399 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

  Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazıları Yazarın tüm yazılarını görüntüle  
  15 Temmuz 2008, Salı   Türkiye, Kıbrıs, İTTİFAK
  08 Temmuz 2008, Salı   Değiştirebileceğimiz Şeyleri Değiştirmek
  30 Haziran 2008, Pazartesi   Kendini Tanımak ve Kendine Karşı Dürüst Olmak!
  23 Haziran 2008, Pazartesi   Geçmiş Hataları Düzletmenin En İyi Yolu Farklı Bir Gelecek Perspektifi Sunmaktır
  17 Haziran 2008, Salı   Nikos Anastasiadis
  08 Haziran 2008, Pazar   Eğitimde Milliyetçilik Konferansı ve Dimitris Hıristofyas'ın Radikal Çıkışı
  02 Haziran 2008, Pazartesi   23 Mayıs Ortak Açıklaması
  21 Mayıs 2008, Çarşamba   Dimitris Hıristofyas’ın Federal Çözüm Kampanyası
  20 Mayıs 2008, Salı   AKP Davası, Türkiye ve Kıbrıs Sorunu
  12 Mayıs 2008, Pazartesi   Marios Tokas ve Benim Yurdum İkiye Bölündü Ortasından


 
  Reklam  |  Künye  |  İletişim  |  Sık Kullanılanlara Ekle  |  Açılış Sayfası Yap
© 2000 - 2007 KIBRIS POSTASI
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: haber@kibrispostasi.com
Kıbrıs Postası
Anadolu Ajansı Abonesidir. 
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dýþarýya link Last Digital

Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kıbrıs Postası harici linklerin sorumluluğunu almaz.