kibris cyprus news haber kibris cyprus news haber
25 Temmuz 2008, Cuma Reklam  |  Künye  |  İletişim  |  Sık Kullanılanlara Ekle  |  Açılış Sayfası Yap

  ARŞİV
   


 ÇOK OKUNANLAR
Talat kızını evlendiriyor
 
Tek egemenliği prensip olarak kabul ettik
 
KTHY Bodrum seferleri başlıyor
 
Görüşmeler 3 Eylül'de başlıyor
 
Çatalköy'de hırsızlık
 
Kolay konularla başlayacaklar
 
Sendikalar direniş hazırlığında
 
CTP'de AKPA konulu toplantı
 
Erdinç Gündüz Kıbrıs Postası'nda
 
Ön yargılar bir yana bırakılmalı
 


Sırp Kasap Yakalandı
Rauf R. DENKTAŞ
Rum Siyasilerden Al Doğru Haberi
Prof.Dr.Ata ATUN
Son sözü halklar söyleyecek
Mete TÜMERKAN
Güven aşağı, öfke yukarı doğru giderken...
Hasan HASTÜRER
Hristofyas’ın oyun içinde oyunu
İsmet KOTAK

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   7 Nisan 2008, Pazartesi Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Bizimkiler lokma dağıtıp,davul zurna çalar, havai fişenk gösterisi yaparken, daha önceden tezgâhlandığı anlaşılan oyun, AKEL’den gelme ve bu işlerin eğitimini Rusya’da gören Hristofyas’ın emri ile Lokmacı Kapısında uygulandı ve kısa bir kriz yaratıldı. Bahane önceden hazırdı ve bunu tahrik edecek militanlar çoktan yaftalarla ve ellerindeki odunlarla yola çıkmışlardı.

Olay son derece ilginçtir. Bunun için başından sonuna kadar olan gelişmeleri ve aktörlerini değerlendirmek isterim. Bu işlerin AKEL’ci, CTP’ci havalarda, solcu ayaklarına yatılarak sonuçlandırılacağını sanmak gaflettir. Hele Komitelerde her alınan kararı uygulamaya koymak gibi bir hareket, KKTC kanadının büyük kaybına yol açar.

Son günlerde o tarafta ve bu tarafta nerede ise aynı çanaktan yemek yeyip, aynı destiden su içenler, ağız birliği etmişcesine, Yunan Ordusuna aldırmadan, “Türk askerine” karşı bir yıpratma kampanyası başlattılar. İşin büyütülmesi, AB’ye ve BM’ye taşınması için her kozu kullanmaya kalktılar.Önce bunu saptayalım. Basın, radyo ve televizyonların bazılarına baktığımızda bu oyuncuları ve arkalarında duranları  görürürüz.

Oysa Rum seçimlerinden hemen sonra, İngiliz Elçisinin hareketlendiğine ve hemen hemen her makamı ziyaret ederek havayı kokladığına bakarak iyi değerlendirme yapılmalıydı. İngiltere, iki tarafın, üçüncü taraflara gereksinim duymadan biraraya geleceklerinden tedirgin olduğu için erken  davranmıştı. Son açıklamalar,  ana amacı ortaya koydu. İngiliz Yüksek Komiseri Millet, İngiltere’nin askeri varlığını savundu ve “Kıbrıs’taki İngiliz askeri varlığı İngiltere ve AB’nin güvenliği için  gereklidir” dedi. Bu konuya ileride yeniden döneceğim ama şunu araya sıkıştırayım. Acaba binlerce kilometre uzaklıktaki İngiltere ve AB için güvenlik sorunu olan Kıbrıs adası, Türkiye’nin  40 millik yakınında ve sıcak karnında bulunduğuna göre, Türkiye için stratejik önem taşımıyor mu? İngiliz üsleri ve İngiliz askerinin burada kalması için neden yaratanlar, Uluslararası antlaşmalarla burada bulunan  Türk askerinin derhâl çekilmesini hangi nedene dayayabilirler?

Atina toplantısında saptandığı gibi Hristofyas ve Atina‘nın hedefinde Türk askeri vardır. Şimdi bu noktadan sonra Lokmacı barikatında ilk günden Hristofyasın emri ile yaratılan  kesintiyi değerlendirelim. Kutlamalar yapılırken, Esnaflar Birliği Başkanı Tulga’nın gözlerinin içine  bakarak, onunla Kıbrıslı Türk ve Rumlar olarak oluşturdukları, “Lidra için inisiyatif” örgütünün lideri Valentina, kapının açılması ile cibiliyetini gösterdi. Herkes kapıda coşkulu kutlama yaparken,  ortalıktan sıvışan Valentina, solcu ayaklarına yatanların yaptıkları gibi önceden hazırlanan ve Türk Ordusuna karşı ağza alınmayacak sözler içeren yaftaları yüklenen arkadaşları ile Lokmacı barikatına yürüdü. Amaç engellemelerin Türk Ordusundan geldiğini  yaymak ve de işgâl konusunu  gündeme taşınmak ve dünya ajansları aracılığıyla  dışa yansıtmak idi.Bu olay Hristofyas’ın uçağa bineceği ana denk getirilmişti. O da kapatma kararını orada kahramanca(!) verdi ve uçtu...

İlkin inkâr edildi ama sonra itiraf edildi. Oyun Valentina hanımın takımı tarafından  nümayişle başlatıldı. Hristofyas’ın ajanslara açıklaması ile sürdürüldü. Hristofyas, “Polis kılığındaki askerlerin sınırı ihlâl ettiğini ileri sürerek, kapının kapatılmasını” emretti. Sözde Türk dostu Valentina’dan başalayan hareket, Hristyofyas’ın kararı ile amacına ulaştı. Kapı kapandı. İşgâl sözleri etrafa savruldu.Polisin ihlâl yaptığı  ajansların haber bültenlerine yansıdı.

Bu olayın Hristofyas’la ilişkisi önce yalanlandı. Sonra Hristofyas kahraman edası ile   ortaya atıldı.Çünkü Yunanistan’a, ne kadar “Yunancı” olduğunu göstermeli idi!... Ve de açıklamalarının  devamını getirdi: “Kapatma olayı, münferit bir olay değildir.Türk Polisi ve askeri  işgâlcidir ve Türkiye sahte devleti ayakta tutmak istemektedir. Polis ve asker ara bölgeyi ihlâl etti. Oysa bu BM’ye aittir”...

Bunun başından sonuna yalan  olduğunu, KKTC’ye ait toprağın hiçbir anlaşma ile ne BM’ye, ne de Hristofyasın eli yaftalılarına teslim edilmediği açıktır. Ama ana amaç, o bölge bahane edilerek Türk askerinin gündeme sokulması idi. Bunu da başardılar...

İşte bu noktada, KKTC’de bugün iktidarı elinde tutan ve güya barışa ulaşmak için  masaya oturmuş görünenlere anımsatmak istiyorum. AKEL-CTP, ya da eski yoldaş söylemleri bir anlam ifade etmez. Hristofyas artık Yunanistan’ın işgâlindeki Kıbrıs(Rum)Cumhuriyeti’nin başıdır. Atina artık Makarios-Kipriyanu-Vasiliu-Kleridis ve Papadopulos’a nasıl davranışmışsa, Hristofyas’a da öyle davmaktadır.Kırmızı çizgileri oradadır ve Hristofyas bu oyunu ötekiler gibi Atina’nın çizgileri içinde kalmak koşulu ile oynayabilir. Değilse akibetinin ne olacağını kendisi bilir. Çünkü daha önce teşebbüs edenlerin başına nelerin geldiği bilinmektedir.

Onun için ham hayâl peşinde koşarak KKTC’yi küçültmek veya tasfiye etmek, bazı gizli ellerin oluşturduğu yaygara ile Türk Ordusuna karşı aleni tavır koymak, bindiğimiz dalı kesmek demektişr... Bu iş başkaca sonuç vermez.

Hristofyas da, KKTC içinde Türk Ordusuna dil uzanatanlar da bilsinler ki Kıbrıs, en az İngiltere kadar Türkiye’ye gereklidir ve startejik önem taşımaktadır. Kaldı ki burada KKTC vardır. Kıbrıs Türk Halkı yaşamaktadır...

Sonuç ; Lopmacı kapısının kapanması Hristofyas’ın, Valentina ve tayfaları  ile tezgâhladığı bir oyundu. O kadar. Bundan sonraki oyunlara dikkat etmek gerekir. Hristofyas’a güven konusunda açık kart vermek çılgınlık olur. Adam cibiliyetini kanıtlamadı mı? 

   323 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

  Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazıları Yazarın tüm yazılarını görüntüle  
  25 Temmuz 2008, Cuma   Kıbrıs Türkü trapeze asıldı!
  24 Temmuz 2008, Perşembe   Kıbrıs’takiler dışarda; Bosna kâtili nihayet tutuklandı
  24 Temmuz 2008, Perşembe   Kafalar şimdi iyice karıştı!
  23 Temmuz 2008, Çarşamba   Kafa Karıştırmaya Gerek Yok
  20 Temmuz 2008, Pazar   Biri bize söylesin: Hangisi gerçek?
  19 Temmuz 2008, Cumartesi   20 Temmuz, başlangıç değil sonuçtur
  18 Temmuz 2008, Cuma   20 Temmuz’un arefesinde Hristofyas’tan yeni dayatmalar
  17 Temmuz 2008, Perşembe   Şu tabloya bakınız
  17 Temmuz 2008, Perşembe   Bizi birleştirmek isteyen Belçika tarih oluyor
  15 Temmuz 2008, Salı   Kıbrıs oyunu ve CHP


 
  Reklam  |  Künye  |  İletişim  |  Sık Kullanılanlara Ekle  |  Açılış Sayfası Yap
© 2000 - 2007 KIBRIS POSTASI
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: haber@kibrispostasi.com
Kıbrıs Postası
Anadolu Ajansı Abonesidir. 
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dýþarýya link Last Digital

Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kıbrıs Postası harici linklerin sorumluluğunu almaz.