kibris cyprus news haber kibris cyprus news haber
18 Mayıs 2008, Pazar Reklam  |  Künye  |  İletişim  |  Sık Kullanılanlara Ekle  |  Açılış Sayfası Yap

  ARŞİV
   


 ÇOK OKUNANLAR
Hristofyas bahane arıyor
 
Temas grubu Lokmacıdaydı
 
Endişelerini belki giderdim
 
6 öğretim üyesi işten durduruldu
 
CTP faşizm yapıyor
 
Ufuk Taneri dönemi başladı
 
Oyunlara dikkat!.....
 
Kısıtlamalar devam ediyor
 
Atatürke saygı yürüyüşü yapacaklar
 
Müzakere sürecinde zorluklar olacak
 


Hristofyas’a Göre (2)
Rauf R. DENKTAŞ
Sayın Talat Sözünüzü Tutunuz
Prof.Dr.Ata ATUN
Yaz diyeti
Mete TÜMERKAN
Başlarını vura vura inatla yola devam edenler...
Hasan HASTÜRER
Biri bu halka hesap verecek mi?
İsmet KOTAK

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   6 Mayıs 2008, Salı Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Rum kesiminden kopan şamataya gelmeden, içimizdeki hatayı işaret etmek istiyorum. KKTC Cumhurbaşkanı M.A.Talat, her konuda yetkisi var gibi önce Rumlarla görüşmelere karar verdi; sonra da kendi buyruğu ile Komisyonlar oluşturdu. Bunlara da kendi kendine atamalar yaptı ve görev dağılımı sağladı. Milletvekili olan Nami’yi de kendi temsilcisi atadı.  O da oradan kaynaklanan yetkiye dayanarak, Ulusal davanın kökünü kazıyan açıklamalar yapmaya başladı.

Gidişin nereye olduğu artık belli oldu. Bu temas yasal bir yere dayandırılmadı. Meclis devre dışı bırakıldı. Geçmişte Cumhurbaşkanı Denktaş eleştirildi ama o kalkıp Meclise gidip yetki aldı. Bu birkaç kez yinelendi. Yetmedi sık sık gizli oturumda Meclise bilgi verdi, belge sundu. Oradan yetki aldı. Eleştirilerden yararlandı. Görüş aldı. Oysa şimdilerde böyle bir girişim gereksiz kabul ediliyor. Parti temsilcileri ile Cumhurbaşkanlığında toplantı yapmak, Meclisle bir tutuluyor. Hata yapılıyor.

İşte bu kargaşa içinde iken Rum kesiminden de toplu ateş altındayız. Neyi budamak istiyorlarsa onu öne çıkarmakta, Uluslararası Camiadan müdahale istemektedirler.  Amaç Türkiye’yi bertaraf etmek, “Enossis” yolunda en büyük engel olarak gördükleri Türkiye’yi saf dışı bırakmaktır. Her tezimize karşı, karşı  tezle çıkmakta bizimkinin gereksizliğini işlemektedirler.

Sık sık örnekler veriyoruz ama işte yine Rumların sıraladıkları:

“Türkiye bizim aleyhimize olan politikasını her gün yüksek sesle dile getiriyor. İşgâlin(?) gerçekliğine boyun eğmemizi, iki farklı halk ve iki demokrasinin varlığını kabul etmemizi ve eşit(Türkiye’nin eşitlikten kastı Atillâ’nın(!) garantör-müdahaleci haklarıdır); iki kesimli, iki kurucu devlet şekline boyun eğmemizi istiyor. Türkiye’nin hedefleri şunlardır:

1.Kendi imzamızla “İşgalin gerçeklerini”(?) kabul etmemiz.
2.Tüm temel özgürlükleri ve insan haklarını ihlâl etmemiz ve Türkiye’nin kastettiği kendine özgü eşitliği kabul etmemiz.
3.Türkiye Cumhurbaşkanının geçen Eylül ayında işgâl bölgesinde(?) söylediği gibi iki devlet, halk, din ve dilin olduğunu kabul etmemiz;
4.Yeni bir federal devletin yaratılması,Uluslararası tanınmış “Kıbrıs Cumhuriyeti’nin”(?) fizyolojik değişime uğramış şekliyle değil de tamamen yeni bir devlet şeklinde olması(Bakir doğum) gibi Türkiye’nin isteklerine boyun eğmemiz.
5.Garanti antlaşnalarını  yürürlükte tutarak, Türk müdahalesine  kapıyı açık bırakmak”

İşte Rumun  gerçek yüzü. Ne hak arzu ediyorsak vermemek için bahaneleri hazırdır. Çünkü arzu ve hedefleri Kıbrıs Türkünü varolan Kıbrıs(Rum)Cumhuriyeti’ne yamamaktır. Siz masaya otururken ilkelerinizi adam gibi ortaya koymazsanız, işte bugünkü gibi ıvır zıvırla uğraşır, ödün üstüne ödün vermek için çırpınırsınız. Bu arada da sizi Uluslararasında bağlarlar, kabul ettiğinizi kayda geçirirler.

Annan Planı ile ilgili referandumda gelinen sonucu unutmayınız. Evet diyen taraf  suçlu sandalyesine oturtuldu.  Suçlu muamelesi gördü. Hayır diyen AB üyesi yapıldı ve 1963 darbesi yasallaştırıldı.Çünkü haçın girdiği yerden çıkması söz konusu değildir.

Bugün bundan farklı bir durum yoktur. ”Aman bu anlaşmazlık da uzun sürdü. Anlaşma olmalıdır” diyenler, konunun etrafında dolananlardır. İçindekiler de bunun Türke  kazık atmak olarak görenlerdir. KKTC kanadı davaya daha fazla zarar vermeden kendini toparlamalı  ve halka gerçekleri açıklamalıdır.

Sonrasının  geri dönüşü olmayacak ve davaya  zarar verecektir. Uyarıyoruz ama ciddiye alınmak istiyoruz.”Denktaş da Meclisten yetki almadı” diyerek kimse tarihi gerçekleri saptırmasın.  Denktaş, defalarca Meclise bilgi verdi,defalarca yetki aldı. Bunu inkâr ederek bir yere varılamaz.

Biz aramızda tartışmayacağız diye  Rumun oyununa gelmeyelim; yeter...

   169 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

  Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazıları Yazarın tüm yazılarını görüntüle  
  17 Mayıs 2008, Cumartesi   İki halkı da ateşe atmayalım
  16 Mayıs 2008, Cuma   Hedef 19 Mayıs, gerisi bahane!
  15 Mayıs 2008, Perşembe   Kestirme yol: Geçitkale ihalesinin iptalidir
  14 Mayıs 2008, Çarşamba   “Talat jest yapmalı...”
  12 Mayıs 2008, Pazartesi   Çözüm olmaması için neden yokmuş!
  11 Mayıs 2008, Pazar   Sayın Başbakan,Sayın Bakan;Geçitkale’yi “Sivil Havacılık” işletmelidir
  10 Mayıs 2008, Cumartesi   PAZARLIK: ‘Milli Konsey\\\\\\\' bildirisi
  10 Mayıs 2008, Cumartesi   Biz BM’den arabulucu mu talep ettik?
  08 Mayıs 2008, Perşembe   Basın-yayın özgürlüğünü konuşalım
  07 Mayıs 2008, Çarşamba   Diriliş için savaşıyorlar; ya biz?


 
  Reklam  |  Künye  |  İletişim  |  Sık Kullanılanlara Ekle  |  Açılış Sayfası Yap
© 2000 - 2007 KIBRIS POSTASI
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: haber@kibrispostasi.com
Kıbrıs Postası
Anadolu Ajansı Abonesidir. 
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dýþarýya link Last Digital

Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kıbrıs Postası harici linklerin sorumluluğunu almaz.