Sondakika Kıbrıs Postası, FACEBOOK`ta - Gurubumuza siz de katilin !!! Özge Taşker - Healthy Life - Sağlıklı Beslenme ve Diyet Merkezi - 22 92 286 - Marmara Bölgesi, Lefkoşa Siz halen internet alan adınızı almadınız mı? Alan adı alana, 1 yıl hosting BEDAVA - 444 0 100 - Yenikent, Lefkoşa Alo Vitae - Vitae Veteriner Kliniği ücretsiz danışma hattı: 22 40 953 - Yenikent - Lefkoşa
kibris cyprus news haber kibris cyprus news haber
11 Ekim 2008, Cumartesi Reklam  |  Künye  |  İletişim  |  Sık Kullanılanlara Ekle  |  Açılış Sayfası Yap
Sondakika Görüşmeler başladı Hristofyas bugünkü görüşmeden memnun Talat-Hristofyas görüşmesi sona erdi Korineum'da Golf keyfi başkadır

  ARŞİV
   

 RÖPORTAJ
YAGA DİREKTÖRÜ AYŞE DÖNMEZER: ÖZEL SEKTÖR ACI İÇİNDE

DÖNMEZER: EKONOMİ VE EKONOMİ YÖNETİMİ AÇISINDAN ÇÖZÜME HAZIR DEĞİLİZ.
Kıbrıs konusunda kapsamlı müzakereler devam ed...

 ÇOK OKUNANLAR
Erkeklerin söylediklerini kadınlar nasıl anlıyor?
 
Yaşayan en seksi kadın
 
Kadın ve erkeği baştan çıkaran özellikler
 
Liderler her hafta görüşecek
 
28 ülke risk altında
 
İlk görüşmelerden bugüne
 
Görüşmeden memnun
 
Görüşmeler başladı
 
Kuzey Güney'den ucuz
 
Denizli imzayı attı
 
Kıbrıs'ta fırsat kaçmamalı
 
İddialar asılsız
 
'Çok şeker yemek şeker hastası yapmaz'
 
UBP 33 yaşında
 
Hristofias'ı eleştirdi
 

 YORUMLANANLAR
"Genel Başkanlığa adayım" [3]
 
DAÜ'de yeni akademik yıl [1]
 
Trafik bir can daha aldı [1]
 
YDÜ Tıp Fakültesi başladı [1]
 
'Elders'in gelişini yorumladı [2]
 
Rumlar memnun değil [2]
 
AKPM kararı adaletli [2]
 
Talat Cumhurbaşkanı olarak davet edilmelidir [1]
 
Barış ve huzur getirsin [1]
 
Bayramınız kutlu olsun [1]
 
Yahudi lobisiyle görüştü [1]
 
Şener'den müthiş açıklamalar [1]
 
KTHY uçaklarına el konabilir [1]
 
Annan raporu uygulansın [1]
 
Kıbrıs meselesi aşılmalı [1]
 

Kiliseler ve Camiler
Rauf R. DENKTAŞ
Fasulyeden Yönetim Kurulu Üyeleri
Prof.Dr.Ata ATUN
KKTC’den uçmak
Mete TÜMERKAN
Barışın elçileriyle yürümek...
Hasan HASTÜRER
Kayıp Türkler… Veya, kayıp Avrupalılar
Yusuf KANLI

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   13 Nisan 2008, Pazar Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Stokhölm’de en büyük şirketlerin merkezlerinin bulunduğu merkezi bir caddede, güzel bir binada, çok zevkli döşenmiş bir büro. Aralarında Türkiye’nin de olduğu birkaç düzine ülkede yatırımları olan şirketin müdürü “Türk İsveçli” değerli vaktinden “Anavatan’dan gelen” misafirler ile bir yandan “Türkiye’de neler oluyor?” bir yandan da “Avrupa’da artan yabancı düşmanlığının Avrupa’da yaşayan Türklere etkisi” konularında fikir alışverişi için zaman ayırmış…

Türkiye’de, Kıbrıs’ta Anayasa Mahkemesi Adalet ve Kalkınma Partisi’ni kapatır mı kapatmaz mı; kapatırsa ne olur, kapatmazsa ne olur; Tayyip’ten sonrası nasıl olur; borsa ne oldu gibi meselelere papatya falı açıyormuş gibi yaklaşımlarla günleri geçirirken, veya küçücük gelişmeleri dev aynasında yansıtarak sanki Kıbrıs sorununu çözmüşüz gibi caka atmaya çalışırken Avrupa’da artan yabancı düşmanlığına pek kafa yoramıyoruz bu günlerde. Ama galiba eskiden de pek kafa yormadık esasında bizden uzakta olanların sorunlarıyla. Ne demişler, gözden uzak olan gönülden de uzak olur.

TÜRKİYE’DE DURUM CİDDİ…

Elbette Türkiye’de vaziyet gittikçe daha ciddi bir hal almakta. AKP’nin kapatılması davası sinirleri oldukça gerdi. İddianamenin Anayasa Mahkemesine sunulmasının üzerinden neredeyse bir ay geçti (15 Mart’ta sunulmuştu), ama ufukta bu sorunun nasıl çözüleceği görünmüyor. Siyasi uzlaşı, mutabakat arama falan, filan sözler ortalarda dolaşıyor, ama ne girişim var ne de yürümekte olan bir davaya müdahalenin doğurabileceği diğer sonuçları, tehlikeleri açıkça konuşan var. Ortada sadece gerilim ve gerilimi daha da artırmaktan başka amaca yaramayan birbirinden abuk sabuk bir sürü kıymeti kendinden makbul senaryolar var.

İşçiler “Sosyal Güvenlik Deformu” diye adlandırdıkları ve kazanılmış haklarını almaktan, mezarda emeklilik getirmekten başka içe yaramayacağını iddia ettikleri paketle boğuşuyorlar. İşadamları ve sanayiciler Ankara üzerindeki koyu bulutların bir an önce dağıtılmasını beklemekte, bu durum sürerse ciddi sıkıntılar doğacağı uyarısını yapıyorlar, partilere “Uzlaşın, bu işi aranızda çözün” diyorlar.

Ekonomide bu arada alarm zilleri çalıyor. Enflasyon kontrolden çıktı endişesi var. Ekonominin rayından çıkabileceği endişesi hükümet hariç, içte dışta herkeste yaygın.

AKP SINIRLARI ZORLAMAKTAN VAZ GEÇSİN

Türk İsveçli müdür uluslararası gelişmeleri anlatıyor bize. Türkiye’nin Avrupa Birliği üyeliği çapasının muhafaza edilmesinin öneminin altını çiziyor. Bir an önce “akil adamların” devreye girerek uzlaşı içerisinde ivedi bir şekilde Türkiye’de “evin düzeninin tekrar sağlanmasının” önemini anlatıyor. Bu arada yaşanılan gelişmelerden sonar AKP’nin de artık sınırları görüp bu sınırları zorlama gayretinden vaz geçmesinin gerekliliğini vurguluyor. Kim suçlu, kim suçsuz tartışmasına girmiyor Türk İsveçli müdür, “Olan oldu, daha kötü olmasın, zarar sınırlı olsun” yaklaşımında. Türkiye’de ne gelişme yaşanmışsa yakından biliyor.

Kopenhak’da şehrin en önemli otellerinden birinde garson olarak çalışan “Türk Danimarkalı”, Frankfurt’ta piza dükkanı işleten, bakkalı olan “Türk Almanlar”, Londra’da matbaası olan “Türk İngiliz” her konuda Türk İsveçli müdür ile hemfikir değiller. Mesela Türk Danimarkalı garson AKP’ye hiç söz söyletmiyor. Yargıçların “AKP avına çıktıklarından” bahsediyor. “30 yıldır burada yaşıyorum, hiç din sorunu olmadı. Niye Türkiye’de devlet hep dine karşı?” diye soruyor.

Frankfurt’ta şöförlük yapan Türk Alman daha geçenlerde Türkiye’den döndüğünü, Şırnak’ta şehit düşen 21 yaşındaki “üç evin tek oğlu” yeğeninin cenazesine katıldığı anlatıyor. “Biz de Kürdüz abey. Oğlanı kaybettik Şırnak’ta PKK’ya karşı operasyonda. Melunlar 19 kurşun sıkmışlar o gencecik vücuda… Ne zaman bitecek bu kardeş kavgası?” diye yakınıyor.

Dinlemekle yetiniyoruz tabii ki. Cevap vermek için maalesef zaman çok kısa, konular çok karmaşık.
 
TÜRKİYE’DEN DE, İKİNCİ VATANLARINDAN DA KIVANÇ DUYUYORLAR

Aralarında görüş ve yaklaşım farklılıkları var… Ama bu Avrupalı Türklerin ortak yanları hepsi de hem Anavatanları Türkiye hem de yeni vatanlarıyla, Avrupalılıklarıyla gurur duyuyorlar. Görüşleri farklı – ki bu da Türkiye’yi ne kadar yakından takip ettiklerini gösteriyor – ama gözleri parlıyor Türkiye’den bahsederken. Aynı parıltı ikinci vatanları ve orada yaşayan soydaşlardan bahsederken de görülüyor gözlerinde.

Ortak yanları hepsinin işleri var, toplumda saygın konumdalar, Türkçe (ve hatta bazıları Kürtçe) yanı sıra bulundukları ülke lisanını konuşabiliyorlar, bulundukları toplumla kaynaşmışlar.

Halbuki Avrupa’nın birçok ülkesinde halen birinci nesil, ikinci ve üçüncü nesil vatandaşlarımız var ve bunlar oldukları ülkelerin lisanlarını konuşamamakta, ve maalesef o ülkelerde en yoğun işsizlik de onlar arasında görülmekte.

Cumartesi günü Amsterdam’da bir metroda bozuk Türkce ile bozuk Hollandaca karışımı acayip bir lisanla metrodaki diğer insanlara saldıran, hakaret eden bir gurup genci görünce önce Türklüğümden utandım, sonra bu gençlere büyük bir öfke duydum, sonra “Ama kabahat sadece onlarda değil ki, hem Türk hem de o ülkelerin hükümetlerinin ortak ayıbı bu. Gerçi bilhassa Alman ve Hollanda hükümetleri bu sorunların çözümü için Türkiye ile ortak büyük bir gayret içerisine girdiler ama, bu insanlık ayıbı durumun ortadan kaldırılması için daha fazla gayret lazım.

Başarılı örnekler “asimilasyon” korkusuna kapılmanın ne kadar saçma olduğunu, lisan engeli aşılıp yaşanılan toplumla kaynaşma sağlandığı takdirde bu kayıp Tğrklerin veya kayıp Avrupalıların kurtarılabileceğini açıkça ortaya koymaktadır.

   744 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

  Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazıları Yazarın tüm yazılarını görüntüle  
  05 Ekim 2008, Pazar   Algı ve gerçek…
  28 Eylül 2008, Pazar   Bir bayram sabahı…
  21 Eylül 2008, Pazar   Günaydın Sayın Talat!
  14 Eylül 2008, Pazar   Faso Fiso Kumpanyası …
  07 Eylül 2008, Pazar   Ermenistan ziyareti: Konuşmayalım da savaşalım mı?
  01 Eylül 2008, Pazartesi   Yeni süreç arifesinde, Cumhurbaşkanı Talat’a sorular
  24 Ağustos 2008, Pazar   Bu defa yemezler be annem!
  17 Ağustos 2008, Pazar   Orman kanunu… Sıra kimde?
  10 Ağustos 2008, Pazar   Kıbrıs’ta stratejiler savaşı
  03 Ağustos 2008, Pazar   Türkiye’de yeni dönem


 
  Reklam  |  Künye  |  İletişim  |  Sık Kullanılanlara Ekle  |  Açılış Sayfası Yap
© 2000 - 2008 KIBRIS POSTASI
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: haber@kibrispostasi.com
Kıbrıs Postası
Anadolu Ajansı Abonesidir. 
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dýþarýya link Last Digital

Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kıbrıs Postası harici linklerin sorumluluğunu almaz.