Ana Sayfa >> Yazarlar Dr. Orhan AYDENİZ | 19 Temmuz 2009, Pazar
KKTC’deki Çevre Sorunları Ve Sorumlular
Paylaş  
1
1
1
0

Ülkemiz genelinde maalesef çevre kirliliği, artık herkesin dikkatini çekecek boyutlara ulaşmıştır.

Şehirler arasındaki yollar, bir yandan kıştan kalan ve hala daha temizlenmeyen yabani otlar, hayvan leşleri ve araçlardan atılan içecek kutuları, pet şişe ve çeşitli atıklarla çirkin bir görünümdedir.

Biricik dağımızın üzerinde doğudan batıya boydan boya belirli aralıklarla yer alan, taş ocakların faaliyetleri ile her geçen gün biraz daha kemiriliyor.

Ormanlarımız, makiliklerimiz ve kırsal alanlardaki boş araziler inşaat artıkları, evsel çöpler ve hazır beton atıkları ile kaplanmış.

Yerleşim alanlarının ortasında kalan Dikmen çöplüğü, tüm tepki ve uyarılara rağmen, göz göre göre insanlarımızın sağlığını bozmaya devam ediyor.

Elektrik santralinin bacasına filitre konulmaması nedeniyle, çevresinde yaşayan insan ve tüm canlıların yaşamını olumsuz yönde etkileniyor.

Uyarılara karşın ağaçlandırmaya gereken önemin verilmemesi sonucu, rüzgar erozyonu ile oluşan toz kirliliği vatandaşlarımızın sağlığını tehdit ediyor.

Başta Lefkoşa olmak üzere, şehir içindeki kaldırımların ağaçlandırılmaması  nedeniyle kavurucu sıcaklar insanlarımızın güneş çarpması  ile hastalanmasına yol açıyor.

Plajlarımız ve piknik alanlarımız başta naylon atıklar olmak üzere çöplerle kaplanmış durumda.

KKTC’nin başkenti Lefkoşadaki yolların araba kullanılamayacak derecede delik deşik olması yanında bir de, refüjlerler ile yol kenarları kuru ot ve çöplerle kaplı.

Kısaca ülkemiz adeta çöplüğe dönüştürülmüştür.Ancak kirlilik sorununun herkesin dikkatini çekmesine karşın, ortada ne sorumluluk üstlenen ne de sorumlu tutulan var.

Kuşkusuz, ülkemizin temiz tutulmasını sağlamak ve kirletilmesini önlemek, hükümet ile belediyelerin yükümlülüğündedir.

Ancak, ülkemizin bu kadar kirletilmesi karşısında hükümet ve belediyelerin görevlerini  yerine getirmemesi karşısında, sessiz ve tepkisiz kaldığımız için vatandaşlar olarak bu durumdan bizler de sorumluyuz.

Kanımca gerek hükümetlerin gerekse belediyelerin, çevre temizliğine ve  halkın sağlığına daha fazla önem vermesi için hepimizin şimdikinden çok daha duyarlı hareket etmemiz gerekiyor.Çünkü, çevrenin korunması için mücadele etmek, sadece birkaç kişinin veya Sivil Toplum Örgütlerinin görevi değildir.

Her gün binlerce yerli ve yabancı kişinin kullandığı yolardaki ot kirliliği karşısında bile tepki gösterilmemesi, çevreye karşı ne kadar duyarlı olduğumuzu gösteriyor.

Oysa, vatandaşın belediyeye ve devlete ödediği vergiler, yandaşların ve partililerin istihdamı için değil, çevre temizliği de dahil çeşitli hizmetlerin yerine getirilmesi içindir.

Ayrıca halkımız arasında sayıları fazla olmayan bazı sorumsuz kişilerin ülkemizi kirletmesini önlemek, Belediyelerin ve hükümetin başlıca görevlerinden biridir.

Konu ile ilgilenen herkesin bildiği gibi, ülkemizdeki tüm çevre kirliliklerinden, tüm vatandaşlarımız değil, sadece çok az sayıdaki kişiler sorumludur.

Bu kişilerin de pervasızca çevreyi kirletmesi; yasaların uygulanmasındaki isteksizlikten, cezaların yeterince caydırıcı olmamasından, yargının aşırı derecede yavaş çalışmasından, populizmden ve hatalı yönetim anlayışından kaynaklanıyor.

Bu nedenle, çevre kirliliğinden kurtulmamızın tek yolu, konuya daha fazla duyarlılık göstererek görevlilerin yükümlülüklerini yerine getirmelerini sağlamaktır.

 

YORUMLAR
0
ONAY BEKLEYENLER
0
YAZARIN SON 10 YAZISI
30 Nisan 2016, Cumartesi    İlericilik solculuk ve gerçekler
26 Nisan 2016, Salı    Tek çözüm şekli birleşmek değildir
23 Nisan 2016, Cumartesi    Vatandaşlık konusu
19 Nisan 2016, Salı    Kamu Hizmetlerindeki Sıkıntılar
16 Nisan 2016, Cumartesi    Anavatan düşmanlığı kampanyasının amacı bizi yok etmektir
12 Nisan 2016, Salı    Yaşanılabilir ve güzel bir çevre için ağaç varlığımızı artırmalıyız
9 Nisan 2016, Cumartesi    Ekonomik paket ve gerçekler
6 Nisan 2016, Çarşamba    AB çözümü engellemekten vazgeçmeli
2 Nisan 2016, Cumartesi    Patateslerin geri gelmesinden gerekli dersler alınmalıdır
29 Mart 2016, Salı    Çözüm ve barış düşmanları

İlericilik solculuk ve gerçekler
Dr. Orhan AYDENİZ | 30 Nisan 2016, Cumartesi
KKTC’de ilerici, çözümden ve barıştan yana görünen bazı kişi ve siyasiler, yaşanan tüm acı deneyimlere ve zamanımızda tanık olduğumuz olaylara rağmen, ideolojik saplantılar ve fobilerinin etkisi altında hareket etmekt...
Tek çözüm şekli birleşmek değildir
Dr. Orhan AYDENİZ | 26 Nisan 2016, Salı
İçinde bulunduğumuz olumsuz koşullar nedeniyle, çözüme Rumlardan daha fazla muhtacız.
Ancak kesinlikle Rumların ve her koşulda haklı haksız onların yanında yer alan AB’nin ve ABD’nin istediği şekilde birleşmeyi öngör...
Vatandaşlık konusu
Dr. Orhan AYDENİZ | 23 Nisan 2016, Cumartesi
Ülkemizde bazı politikacıların yeni vatandaşlık verilmesine şiddetle karşı çıkması, geçmişten günümüze başımıza gelen tüm felaketlerin azınlıkta olmamızdan kaynaklandığı gerçeğini, hala daha göz ardı ettiklerini göste...