Ana Sayfa >> Yazarlar Cenk UZUNOĞLU | 13 Şubat 2017, Pazartesi
Mesele şans kapısını büyük yapabilmekte
Paylaş  
21
35
17

Kıbrıs’ta ya da dışında nerede olduğu önemli değildir, 3-4 Kıbrıslı Türk bir araya gelsin er ya da geç konu adadaki siyaset ve genel gidişatın vahametini dile getirmeye gelir.

Can kulağıyla dinleyin, bir çıkış yolu da yoktur söylenenlerde.

Hemen hemen her şeyin sonunda kötü olacağını düşünür ve birbirimizi bu yönde uyarırız hep.

Yıllardır süren bize özgü bir ritüeldir bu.

Anlatıp dem vururken hem üzülür dedikodu yaparız, hem de sanki anlatması güç bir zevk alırız bunu tekrarlarken.

Hep bir kötümserlik ve evham vardır düşünce, söz ve yaklaşımlarımızda.

Sonunda da bu bizim kaderimiz diye özetleriz her ne hakkında konuşuyorsak.

Şansızız biz ve bunda hemfikiriz.

****

Bu ‘’şansızlığımızı’’ yenmek ve değişim denen şeyi başlatabilmek için düşüncelerimizin içerisine bir miktar pozitiflik katmanın yolunu bulmamız gerektiğini düşünmeyiz nedense.

Sabrımız da tükendiği için ‘’durduğun yerde pozitif düşüneceksin de ne olacak’’ diye de bunu denemeden hemen kestirip atarız.

Hâlbuki en azından pozitif düşünmeyi düşünsek!

Sorunlarımızı çözmek adına pozitif düşünmeye başlarsak kendimizi ifade ederken söylenen ve yazılan sözlerimize de bu yansımaya başlar.

Pozitif yönde söylenen ve yazılan sözlerimiz, davranışlarımızın ve fevri, anlamsız çıkışlarımızın törpülenmesini sağlarız.

Sonra ne olur?

Davranışlarımız da pozitif olmaya başlar.

Etrafımızda tasvip edilen davranışların ve yaklaşımların sayısı artınca ne olur?

Alışkanlık haline gelir ve kopyalanması kolaylaşır.

Bu da iş, siyaset ve sosyal hayatın her evresinde eksikliğini hissettiğimiz rol modellerini, iş yapış yöntemlerini ve takip edilebilecek ayak izlerini ortaya çıkartır.

Alışkanlıklar da bir süre sonra anlatmaktan keyif alacağımız, gurur duyacağımız değerlerimizi oluşturur.

Bundan dolayıdır adadaki eski memur ve öğretmenlerdeki ciddiyet, duruş ve yaptığı işe saygıyı arar duruma geldik.

Kıbrıs Türkünün bugünkü değerleri nedir?

Bugün için varlığı şüpheli ama geçmişten kalan ezberden bizi 1974’e götüren süreçteki, değerlerimizi sıralarsınız.

Son 40 yıla yakın sürede değer olarak eklenecek pek bir şey yoktur. Kaybettiğimiz değerlerimizi sıralamak hem kolay hem de uzun bir liste olur.

Yeni olarak ekleyebileceğimiz değer olarak siyasi hayattaki hoşgörü diyebiliriz.

Ama inanın o da kendi kendini doğrulayan bir kehanet mi diye şüphelerim var. Yani bize birileri hoşgörülü olduğumuzu söylediği için mi biz böyleyiz diye düşüneceğimiz hoşgörü kültürüne ters olacak olaylarla da daha sık karşılaşıyoruz.

****

Sonuç olarak pozitif değerleri olan toplumun kaderi çok daha fazla kendi elinde olur.

Pozitif düşünmek ve pozitif olmak için çaba harcamak bulaşıcı bir hastalıktır.

Sorunlarımızı çözmeye pozitif düşünmeyle başlamak, pozitif söz, pozitif davranış, pozitif alışkanlık, değer ve kader diye ifade ettiğimiz kavramları ve gelişimi arkasından sürükleyecektir.

Bizdeki isteksizlik ve inançsızlığa bakıp zaman zaman bize yönelik ağır ifadelerle dile getirilen eleştiriler de pozitif düşünce, davranış ve alışkanlıklardan yoksun ortaya koyduğumuz bu görüntüden dolayıdır.

Yoksa 1974 öncesi karşı karşıya kalınan durum ile eldeki olanakları, 74 sonrasında hedeflememiz gereken ile bugün elimizdeki olanaklar ile kıyaslandığında hangisi daha zordur?

Bizim kapımızı şans çalmamışsa…

Bu yalnızca bizim şansızlığımızdan ve kaderimizden değil.

Şansın çalacağı büyük kapıyı inşa etmemizdeki isteksizliğimiz ve inançsızlığımızdandır.

1974 öncesindeki siyasetçi-bürokrat ile şimdiki nesil arasındaki fark da herhalde budur.

Bu İçeriğe Emoji İle Tepki Ver
0
 
0
 
0
 
0
 
0
 
0
 
0
 

YORUMLAR
0
ONAY BEKLEYENLER
0
YAZARIN SON 10 YAZISI
24 Temmuz 2017, Pazartesi    15 Temmuz sonrası kaçan fırsat
16 Temmuz 2017, Pazar    Bir adım ileride olmaya devam (mı?)
10 Temmuz 2017, Pazartesi    Akıncı’nın olası tarihi rolü
3 Temmuz 2017, Pazartesi    Kapıyı "tıklatıyor"
26 Haziran 2017, Pazartesi    İş hayatının siyasete dair öğretileri...
19 Haziran 2017, Pazartesi    Anlaşma olsa…
12 Haziran 2017, Pazartesi    Irak ve Suriye'den sonra sırada İran var
5 Haziran 2017, Pazartesi    Komplo teorisi mi, yoksa geleceğin kendisi mi?
29 Mayıs 2017, Pazartesi    Satılık evin "çivisi"
22 Mayıs 2017, Pazartesi    "Anlaşmamaya anlaşmanın" anlaşması

15 Temmuz sonrası kaçan fırsat
Cenk UZUNOĞLU | 24 Temmuz 2017, Pazartesi
Geçtiğimiz yıl darbe girişiminden bir gün sonra yazdığım yazıda ‘’bu darbe girişimi sayesinde Türk demokrasisi ortak bir payda etrafında birleşme fırsatını yakalamıştır. Darbe girişiminin püskürtülmesi ucuz bir fırsat...
Bir adım ileride olmaya devam (mı?)
Cenk UZUNOĞLU | 16 Temmuz 2017, Pazar
Kıbrıslı Türkler için devleti farklı bir statüye geçirme süreci başlayacaksa İsviçre’deki görüşmelerden sonra çözümsüzlüğün makul olduğu görüşü bizim dışımızda da tereddüt ile de olsa kabul görmelidir.
Bu en son dene...
Akıncı’nın olası tarihi rolü
Cenk UZUNOĞLU | 10 Temmuz 2017, Pazartesi
İş hayatının planlama yaparken öğrettiği üç kural vardır.
Birincisi, başarılı olmak için önceden başarının ve başarısızlığın resmini ayrı ayrı çizebilmek ve her ikisinde de kurum içinde geniş bir mutabakat sağlamak.
...