Alexa atrk.gif
banner
banner
banner
banner
Ana Sayfa >> Yazarlar Cenk UZUNOĞLU | 3 Ocak 2018, Çarşamba

Ankara’daki ‘’üst akıl’’ içintespitler ve en makul sonuç

Paylaş  
71
162
67

Türkiye’nin bölgedeki stratejik çıkarlarını koruması için adada anlaşma olsun olmasın ‘’uzun yol yürüyecek’’ lider arayışındaki seçenekleri artan bir ihtiyaç haline geldi.

Rahmetli Denktaş’ın kapasite ve yetkinliğinde bir liderin Kıbrıs’ta olması Denktaş için kim ne derse desin Türkiye’nin bugünden sonrasına uzanacak çıkarlarına büyük hizmeti olmuştur.

Diyeceksiniz Erdoğan’ın baştan sona tam etkisi altındakisiyasi ortamda Kıbrıs’ta buna gerek yoktur. Kendisinin de yeri geldiğinde idrak edip söylediği şekliyle herkes gibi o da gelip geçicidir.

Kalıcı olan devlet ve onun uzun vadeli çıkarlarıdır.

Denktaş’ın temsil ettiği görüşlerde değil ama onun kapasitesinde ve siyasi etkisinde uzun yol lider arayışı şu anda Ankara’dakiaklıselimler için de geçerli bir ihtiyaç olduğu görüşündeyim.Bu birinci tespittir.

***

Kıbrıs Türk kamuoyunda Türkiye’nin vitrini Ankara’da ve adada kraldan kralcı bürokratların ve siyasilerin Kıbrıs Türkü ile ilgili sahip oldukları önyargı oluyor.

Doğru ya da yanlış bu önyargının etkisindeki söylem ve davranışların doğurduğu algı da günlük hayatta gerçeğe dönüşüyor.

Çoğu zaman empati yapabilmekten yoksun siyasi söylemler ve iç siyasette tarafsız kalmaktan ya da müdahale etmekten kendilerini alıkoyamadıkları için Türkiye’yi adada parasıyla rezil olan ülke konumuna düşürmüş oluyorlar. Bu da ikinci tespittir.

***

Bırakın adada çıkarlarını dış dünyaya karşı savunmadaki maharetini, Kuzeydeki siyasetçileri iktidarda tutmak için devamlı başvurulan merci konumundadır Türkiye deki siyasi irade. Bunun yarattığı tahribatı düşünmediği için de keyif almaktadır.

Her seçimde ona ihtiyaç duyacak siyasetçileri sırtında taşıma talebiyle karşı karşıya kalmakta ya da bırakılmaktadır. Yaptığı siyasi tercih ve söylemlerle Kıbrıs Türkü nezdinde kendini gereksiz yıpratmasının ötesinde adadaki genç nesil ile de iyice yabancılaşan bir Türkiye devleti vardır.

Bu da Türkiye tarafından Kıbrıs’a bakıldığındabelki de ileriye yönelik çıkarları açısından en fazla dikkate alınması gerekenüçüncü tespittir.

***

Bu resmi yazılmazsa eksik gösterecek bir başka parçası daha vardır.

AKP iktidarının adaya ekonomik sebeplerden dolayı ilgi duyan kesimi ve bunlara ayak uydurup kraldan kralcı davranan adadaki temsilcileri de  ‘’mali disiplin’’ adı altında iktidara gelen her partiyi Kıbrıs Türkü nezdinde çaresizliğe bir adım daha yaklaştırmak için elinden gelen eylem ve küçük düşürücü söylemi ortaya koymaktan geri durmadı. Bu özellikle bu iktidar döneminde hat safhaya çıktı.

‘’Ağabeylik’’ değil çoğu zaman, neyin ezikliğini gidermek için yapıldığı meçhul, ‘’ağalık’’ yapmakta ısrar edildi.

Böylelikle çok kısa bir sürede kamuoyu önünde yaşananlar devlet kurumlarımızın yıpranmasını sağlayacak bir fırsata bilinçli ya da bilinçsiz dönüştürülmüş oldu.

Bu yaklaşım hem Türkiye’yi yıprattı hem de kurulu siyasi partilerimizi umut olmaktan çıkarttı ve parçalanmaya müsait hale getirdi.

Bu toplum üzerinde yaratacağı yönlendirici etki düşünülerek planlı mı yapıldı bilinmez ama planlansa bundan iyisi de yapılamazdı.

***

Eksik taraflarıyla bile olsa ortaya çıkan bu Kuzey Kıbrıs resmi karşısında Türk dış siyasetine, yön veren gerçekçi ve sağduyulu düşünebilen ‘’Ankara’daki üst akıl’’ Erhürman-Özersay öncülüğünde kurulacak koalisyonu Türkiye’nin orta ve uzun vadeli çıkarları açısından çıkış yolu olarak görebilir.

Ankara’daki ayni ‘’üst akıl’’ Kıbrıs Türkünün seçimlerdeki hassasiyetlerini bilip gerekli olan yerlerde ‘’can suyu’’ verilmesini sağlayarak Özersay’ı siyasi bir harekete yönelmesi için cesaretlendirmiş de olabilir.

Bunu dikkat edin yalnızca Türkiye değil Rum tarafındaki tüm dış misyonlar da yapmıştır. Emin olun Kıbrıs Türk kamuoyu önünde Erhürman ve Özersay’ıonore etmek için onlar da yeri geldiğinde ‘’can suyu’’ verme fırsatlarını değerlendireceklerdir.

Zaman zaman ortaya çıkan bu görüntü bizim gibi kılı kırk yaranların hoşuna gitmese de bunun siyasetin ve diplomasinin boşluk tanımamasının gereği olduğunun farkındayız.  

Adanın ötesinde tüm bölgemizi de içine alan büyük resimdeki ortak çıkarları korumak irili ufaklı çeşitli araçları ayni anda devreye sokmak yetkinliğine sahip olmakla mümkündür.

***

Kıbrıs Türkü için CTP-HP koalisyonu bu iki genç lider aracılığıyla KKTC-TC ilişkilerinde ‘’diklenmeden dik durarak’’icraat yapabilmenin demümkün olduğunu göstermek için büyük bir fırsattır.

Olması gerektiği gibi iki devlet arasında kişilikli ve yolsuzluklardan uzak icraata yönelik ortak bir işbirliği zemini oluşturmayı sağlayabilir.

Ankara’yı parasıyla adada rezil olan ülke konumuna sokmaktan kurtarabilir ve en önemlisi genç nesil ile tekrar buluşturur.

Bu iki genç liderin ön plana çıkması Rum toplumuna siyaseti artık çok daha uzun süreli kalıcı olmak adına yapacak bunun baskısını üstünde hissedecek siyasilere yönelmenin zamanının geldiği mesajını verecektir.

Zamanın gerisinde kalmanın maliyetinin artık büyük olacağıadınaRum tarafındaki siyasilere de bir çağrı niteliğindedir.

***

Görünen o ki 7 Ocak sonrasına az da olsa umutlu bakabilmek için, en makul siyasi seçenek CTP-HP koalisyonudur.

Gelelim bu tespite ‘’algı operasyonu ya da proje’’ diyenlere.

Resmin tümünü önceden görüp bunun doğuracağı sonuçlara yönelik kendine çekidüzen verip hiçbir siyaset üretmeyeceksin, aday listelerinde kendini yolsuzluk iddialarını taşıyanlardan arındırmayacaksın sonra da ‘’algı operasyonu, proje ya da arkasında birileri var’’ deyip mağduru oynayan efe rolüne soyunacaksın.

Trajikomik olan durum budur.

Siyasi maharet işi bu noktaya getirmemekti.

Bu İçeriğe Emoji İle Tepki Ver
0
 
0
 
0
 
0
 
0
 
0
 
0
 

Facebook yorum
YORUMLAR
0
ONAY BEKLEYENLER
0
YAZARIN SON 10 YAZISI
21 Haziran 2018, Perşembe    İnce’ye zaman yetecek mi?
17 Haziran 2018, Pazar    "Ağa" ile "Efe"
11 Haziran 2018, Pazartesi    Yetkin ve ‘’yerli’’ düşünebilen bürokratların stratejik önemi
4 Haziran 2018, Pazartesi    ‘’Üst aklın’’seçimlerle ile ilgili ikilemi ve beklentisi
27 Mayıs 2018, Pazar    Yapılana kadar imkânsız gibi gözükecek proje
21 Mayıs 2018, Pazartesi    Çözüm sürecinde seçim tarihlerinin öğretisi
13 Mayıs 2018, Pazar    İlle de bir anlaşma imzalanmak isteniyorsa
17 Nisan 2018, Salı    Eğilimlerin dili ile gelip geçiyor olan gelecek
19 Mart 2018, Pazartesi    Ne yemeği!
10 Mart 2018, Cumartesi    "Hayal etme" cesaretini gösterebilsek

banner
banner
banner
banner
banner
banner
banner
banner
banner
banner

İnce’ye zaman yetecek mi?
Cenk UZUNOĞLU | 21 Haziran 2018, Perşembe
Pazarlamanın siyasette de karşılığı olan bir öğretisi vardır.
Ürün kadarona can veren stratejinin kampanyaya öncülük etmesinin sağlanması gereklidir.
Stratejiyi de anlaşılır hale sokmak için bir yol haritasınınve ne...
"Ağa" ile "Efe"
Cenk UZUNOĞLU | 17 Haziran 2018, Pazar
Her seçmen ayni zamanda bir tüketicidir.
Bunun için seçmen ve tüketici davranışları siyasetçi ve ürün pazarlaması açısından paralellik gösterir.
Ürün ve siyasetçi seçenekleri genelde ikiden fazla olsa da rekabet ede...
Yetkin ve ‘’yerli’’ düşünebilen bürokratların stratejik önemi
Cenk UZUNOĞLU | 11 Haziran 2018, Pazartesi
Hükümet, kuruluşunun üzerinden yüz günü aşkın zaman geçmesine rağmen birşeyleri düzeltmek için nereden başlanması gerektiğinin hala daha şaşkınlığı içerisinde.
Daha bağımsız ve kişilik sahibi politika izlemek istiyor...