Ana Sayfa >> Yazarlar Erçin ŞAHMARAN | 20 Mart 2017, Pazartesi
Akaryakıt şirketleri neden sessiz?
Paylaş  
13
21
11

Vergi nedir?

“Halk hizmetlerini yerine getirmek için devletin yurttaşlardan herkesin geliri ölçüsünde topladığı paradır. Vergi, kanunlara dayanılarak alınır.”

En basit tanımlamayla vergiyi bu şekilde özetleyebiliriz.

Bu ülkenin, devlet otoritesinin, en zayıf olduğu, iradesini

ortaya koyamadığı, zayıf kaldığı konu vergi toplanmasıdır.

Vergi toplamakla elbette bitmez.

Önemli olan adil, eşit ve herkesin kazancına göre vergi toplanmasıdır.

Bunu uygulamak en başta devlete güveni, inancı, aidiyeti sağlar.

Söylediğim gibi hükümetler eliyle devletin en zayıf bırakıldığı konu, adil vergi toplama konusudur.

Seyrüsefer affı gündemde, beraberinde seyrüsefer toplanma sisteminin değişmesi de gelecek.

100 bin kayıtsız araçtan söz ediliyor.

Kayıttan düşenler, henüz kayıttan düşmeyen fakat yollarda olanlar var.

Bu durum vergisini zamanında ödeyenlerle, ödemeyenler arasında ciddi bir adaletsizlik yaratıyor.

Hükümetler vergi toplama noktasında elindeki erki kullanamıyor, devleti zayıf düşürüyor.

Denetim ve tahsilât konularında devletin gücü, yine hükümetler ve siyasi düşüncelerle gerektiği gibi kullanılmıyor.

Seyrüsefer konusunda da ciddi bir kayıt dışılık yaşanıyor.

Bu kayıt dışılığın önlenmesi için yeni bir sistem getiriliyor.

Seyrüsefer tahsilâtı akaryakıta bağlanarak, akaryakıt alınırken tahsil edilecek.

Aracın tüm eksiklikleri de bu sistemle kontrol edilmiş olacak.

Bunun için ciddi bir çalışma gerek, zaman ve kaynak gerek.

Seyrüsefer konusunda, lüks araçlarla, daha mütevazı araçlar arasında nasıl bir denge sağlanacak?

Altyapı, sigortacılar, emisyon, araç muayene bilgileri nasıl ve hangi zaman dilimi için de tamamlanacak?    

Yani yine aynı noktaya geliyoruz;

Şuan için devlet bunun kontrolünü yapamıyor, elindeki gücü kullanamıyor, zayıf, aciz, çaresiz ve bunu da farkında.

Bir başka konu, ülkeye getirilen akaryakıtın, giriş noktasından itibaren, istasyonlara dağılımına kadar, takip edilip, kayıt altına alınması.

Bu konu bence hepsinden daha önemli.

Bu ülkeye akaryakıtı iki şirket getiriyor.

Bir tanesinde devletin de ortaklığı var, anladığım bu konuda da kayıt dışılık var ve hükümet yeni seyrüsefer sistemi ile bunu önlemeyi de amaçlıyor.

Yani devlet ya da hükümet, ülkeye getirilen akaryakıt konusunda kayıt dışılık olduğunu biliyor, görüyor ama engel olamıyor veya olmuyor.

Memlekete hangi noktadan, hangi kapıdan ne geldiği belli değil mi?

İlgili şirketler zan altında değil mi, neden bu şirketlerin herhangi bir açıklaması, herhangi bir itirazı yok?

Gümrükçüler, bu işin içinde olanlar, benzin istasyonları, sahipleri, çalıştıranlar, ilgili birlik neden sus pus?

Amaç günü kurtarmak olmasın, devleti her türlü yasa dışılık karşısında güçlendirmek, hükümetlerin her kesime karşı irade sahibi olmasını sağlamak tek yoldur.

Bu İçeriğe Emoji İle Tepki Ver
0
 
0
 
0
 
0
 
0
 
0
 
0
 

YORUMLAR
0
ONAY BEKLEYENLER
0
YAZARIN SON 10 YAZISI
21 Nisan 2017, Cuma    Başbakan "Resmi devlet törenine özel araçla gidemezdim" demişti
19 Nisan 2017, Çarşamba    KKTC'den mesaj almak
17 Nisan 2017, Pazartesi    Türkiye'nin referandumu, Rum tarafının tavrı ve Kıbrıs
14 Nisan 2017, Cuma    Trafik cezaları neden geç geliyor?
12 Nisan 2017, Çarşamba    Sigorta var fakat ödenmiyor
10 Nisan 2017, Pazartesi    "Bu toprağı öptüğüme pişmanım"
7 Nisan 2017, Cuma    Hukuk isyanı
5 Nisan 2017, Çarşamba    Güven artırıcı önlemlerin amacı nedir?
3 Nisan 2017, Pazartesi    Hayvanlar ve insanlar arasında ki farklar
31 Mart 2017, Cuma    En rahat yastık "varsa" vicdandır

Başbakan "Resmi devlet törenine özel araçla gidemezdim" demişti
Erçin ŞAHMARAN | 21 Nisan 2017, Cuma
Başımızı kuma sakladıkça değişen bir şey olmayacak.
Bir ülkede, bir düzen olur, sistem, oturmuş mekanizmalar, kendi kendini tamamlayan çarklar olur.
Hükümet, iktidar kim olursa olsun, bu çarklar çalışmaya devam eder...
KKTC'den mesaj almak
Erçin ŞAHMARAN | 19 Nisan 2017, Çarşamba
Türkiye seçimini tartışadursun.
Bu referandum kolay kolay unutulmayacak, sular durulmayacak.
AKP 2001 yılında kuruldu, 2002 yılında tek başına iktidar oldu.
İktidarın ilk yıllarında geleneksel ve muhafazakâr siyase...
Türkiye'nin referandumu, Rum tarafının tavrı ve Kıbrıs
Erçin ŞAHMARAN | 17 Nisan 2017, Pazartesi
Türkiye tarihi bir gün yaşadı.

Dün, rejim değişikliği, parlamenter sistemden, Cumhurbaşkanlığı sistemine geçişi oyladı.

Daha öncede yurt dışında ve KKTC de oy hakkı olanlar referandum için tercihini ortaya koymuştu....