Ana Sayfa >> Yazarlar Erçin ŞAHMARAN | 20 Mart 2017, Pazartesi
Akaryakıt şirketleri neden sessiz?
Paylaş  
11
19
9

Vergi nedir?

“Halk hizmetlerini yerine getirmek için devletin yurttaşlardan herkesin geliri ölçüsünde topladığı paradır. Vergi, kanunlara dayanılarak alınır.”

En basit tanımlamayla vergiyi bu şekilde özetleyebiliriz.

Bu ülkenin, devlet otoritesinin, en zayıf olduğu, iradesini

ortaya koyamadığı, zayıf kaldığı konu vergi toplanmasıdır.

Vergi toplamakla elbette bitmez.

Önemli olan adil, eşit ve herkesin kazancına göre vergi toplanmasıdır.

Bunu uygulamak en başta devlete güveni, inancı, aidiyeti sağlar.

Söylediğim gibi hükümetler eliyle devletin en zayıf bırakıldığı konu, adil vergi toplama konusudur.

Seyrüsefer affı gündemde, beraberinde seyrüsefer toplanma sisteminin değişmesi de gelecek.

100 bin kayıtsız araçtan söz ediliyor.

Kayıttan düşenler, henüz kayıttan düşmeyen fakat yollarda olanlar var.

Bu durum vergisini zamanında ödeyenlerle, ödemeyenler arasında ciddi bir adaletsizlik yaratıyor.

Hükümetler vergi toplama noktasında elindeki erki kullanamıyor, devleti zayıf düşürüyor.

Denetim ve tahsilât konularında devletin gücü, yine hükümetler ve siyasi düşüncelerle gerektiği gibi kullanılmıyor.

Seyrüsefer konusunda da ciddi bir kayıt dışılık yaşanıyor.

Bu kayıt dışılığın önlenmesi için yeni bir sistem getiriliyor.

Seyrüsefer tahsilâtı akaryakıta bağlanarak, akaryakıt alınırken tahsil edilecek.

Aracın tüm eksiklikleri de bu sistemle kontrol edilmiş olacak.

Bunun için ciddi bir çalışma gerek, zaman ve kaynak gerek.

Seyrüsefer konusunda, lüks araçlarla, daha mütevazı araçlar arasında nasıl bir denge sağlanacak?

Altyapı, sigortacılar, emisyon, araç muayene bilgileri nasıl ve hangi zaman dilimi için de tamamlanacak?    

Yani yine aynı noktaya geliyoruz;

Şuan için devlet bunun kontrolünü yapamıyor, elindeki gücü kullanamıyor, zayıf, aciz, çaresiz ve bunu da farkında.

Bir başka konu, ülkeye getirilen akaryakıtın, giriş noktasından itibaren, istasyonlara dağılımına kadar, takip edilip, kayıt altına alınması.

Bu konu bence hepsinden daha önemli.

Bu ülkeye akaryakıtı iki şirket getiriyor.

Bir tanesinde devletin de ortaklığı var, anladığım bu konuda da kayıt dışılık var ve hükümet yeni seyrüsefer sistemi ile bunu önlemeyi de amaçlıyor.

Yani devlet ya da hükümet, ülkeye getirilen akaryakıt konusunda kayıt dışılık olduğunu biliyor, görüyor ama engel olamıyor veya olmuyor.

Memlekete hangi noktadan, hangi kapıdan ne geldiği belli değil mi?

İlgili şirketler zan altında değil mi, neden bu şirketlerin herhangi bir açıklaması, herhangi bir itirazı yok?

Gümrükçüler, bu işin içinde olanlar, benzin istasyonları, sahipleri, çalıştıranlar, ilgili birlik neden sus pus?

Amaç günü kurtarmak olmasın, devleti her türlü yasa dışılık karşısında güçlendirmek, hükümetlerin her kesime karşı irade sahibi olmasını sağlamak tek yoldur.

Bu İçeriğe Emoji İle Tepki Ver
0
 
0
 
0
 
0
 
0
 
0
 
0
 

YORUMLAR
0
ONAY BEKLEYENLER
0
YAZARIN SON 10 YAZISI
22 Mart 2017, Çarşamba    Önce gözünün önündekileri gör
17 Mart 2017, Cuma    Uyansak da kabus bitmeyecek
15 Mart 2017, Çarşamba    Neden susuyoruz?
13 Mart 2017, Pazartesi    Dürüst ve Atun sadece siyasetçi
10 Mart 2017, Cuma    Matbaa yok, yasa var
8 Mart 2017, Çarşamba    Üzülme KKTC
6 Mart 2017, Pazartesi    Başbakan neden seçim istemişti?
3 Mart 2017, Cuma    Turizmci umutlu ama mutsuz
1 Mart 2017, Çarşamba    Maliye Bakanı Denktaş; "Üleşilecek miktar 4 milyon TL'dir"
27 Şubat 2017, Pazartesi    Takıldık bir soruna, milliyetçilik, solculuk kılıfında

Önce gözünün önündekileri gör
Erçin ŞAHMARAN | 22 Mart 2017, Çarşamba
Millet nedir, milliyetçilik, vatan, toprak.
Sınırların olması, sınırlarda askerin nöbet tutması yeterli mi?
Güvendir vatan, huzurdur, yaşamdır, özlemektir, bırakamamak, ayrılamamak, kokusunu, toprağını, insanını, kü...
Uyansak da kabus bitmeyecek
Erçin ŞAHMARAN | 17 Mart 2017, Cuma
Git gide normalleşiyor.
Her gün olmasına, acılara, gözyaşına, feryatlara, ocakların sönmesine, çocukların öksüz kalmasına alışıyoruz.
İçimde tarifsiz bir acı var, gerçekten anlatmam mümkün değil.
Tüylerim diken dik...
Neden susuyoruz?
Erçin ŞAHMARAN | 15 Mart 2017, Çarşamba
Devlet olmanın ne demek “olmadığını” yaşayarak görüyoruz.
Acı ama gerçek, yaşıyoruz.
Devlet, devlet yönetimi, siyaset, isimler değil, sistem ve devletin bekası, devamlılığıdır.
Ne kadar eleştirsek de bu devlet bize...