Ana Sayfa >> Yazarlar Erçin ŞAHMARAN | 17 Mayıs 2017, Çarşamba
Tek sorun ikinci iş değil
Paylaş  
18
36
17

Unutmam mümkün değil.

Soğuk, yağmurlu kış geceleri, hepimiz bir odaya kapanırdık.

Annem kendince önlem alırdı, odadan çıkmak yok, dışarıdan gelen seslere aldırmak yok.

Bu şekilde güvende olmamızı sağlamaya çalışırdı.  

Rahmetli babam, Dr. Burhan Nalbantoğlu Devlet Hastanesinde hasta bakıcıydı.

Yıllarca görev yaptı, her serviste çalıştı.

Bazen bu mesleğin zorluklarını anlatırdı.

En zor tarafını örneklendirirdi;

Ani ve acil gelen bir hastanın, bir tanıdığınız, bir yakınınız, bir akrabanız olması çok zor bir durum.

Bir defasında bir komşumuz, bir defasında kız kardeşi yani halam, bir defasında da ben, onun acil serviste görevli olduğu bir gece hastaneye yolumuz düşmüştü.

Beni gördüğü zaman yüzündeki ifadeyi ömrüm boyunca unutamam.

Ne zor bir şeydir, tanıdığın veya tanımadığın insanların, sağlığına, iyi olmasına, hayatta kalmasına yardımcı olmak.

Kutsal, zor, meşakkatli, sorumluluk yükleyen, hata kabul etmeyen meslek.

Sağlık ve sağlıkçılara bakış açısı tüm taraflarıyla olmalı.

Oysa bugün, bir rekabet, bir kin, öfke, ayrıştırma ve maalesef hasta odaklı olmayan bir ortam ve tartışmanın içindeyiz.

Artık statüko hepimize dar geliyor.

Bu durumdan mutlu olanlar mutlaka vardır.

Fakat bunun genele yayılmadığı kesin.

Sorunlar, ertelenerek, zamana yayarak, günü kurtararak çözülmez.

Elbette, irade, siyasi önderlik, orta yolu bulacak çalışma gurupları ve sorunun çözümüne yönelik nokta atışları gerek.

Sağlık, herkese, her zaman gerekli, bunun üzerinden siyaset, rant, kırgınlık, düşmanlık yapılmaz, yapılmamalı.

Ne yazık ki doktorlar karşı karşıya geldi, getirildi.

İşin merkezinde insan var, insan sağlığı demek, bir insanın hayatı demek.

Bundan daha önemli bir öncelik olamaz.

Kamu veya özel, doktor veya hasta bakıcı, hiç fark etmez, bir bütünlük vardır.

Hizmet edilen insandır.

Sağlıktaki tartışmanın odağında, özel ve kamu doktorları var.

İki tarafın ateşlediği ve sanki tek sorun ikinci işmiş gibi gösterdiği bu tartışmanın kimseye faydası yok.

Kamuda etkin, kaliteli, sürekli sağlık hizmeti gerekli, bu devletin görevi.

Özel sektörde de aynı şartlar, aynı anlayışa yer almalı.

Bu yaşam koşullarında herkes özel sektörden hizmet alamaz.

Eğitimin ve sağlığın özel sektöre yönlendirilmesi kabul edilemez.

Devlet, hükümetler, bu iki temel hizmeti vatandaşına vermekle yükümlüdür.

Devlet iddiası sözle değil, halkına verdiği değer ve saygı ile olur.

Söylediğim gibi, sağlıktaki tartışmanın, varıldığı söylenen mutabakatın hasta memnuniyeti ile ilgisi yoktur.

Zaten ortada bir anlaşmada yok.

Sadece olay zamana bırakıldı, yılların sorunları birkaç ay içinde çözülmeye çalışılacak.

Sorun daha büyük ve derindir, sorun sadece ikinci iş değildir.

İkinci iş özelinde sağlığı tartışmak son derece yanlış ve eksik.

Sağlık hizmeti kalitesiz, binalar yapılıyor doktor yok, zaman zaman ilaç yok, hastaneler yoğun, randevu sistemi bir türlü sisteme oturmadı.

Olay hafife alınmasın, umursansın, belki gün kurtarıldı.

Ama önümüzde gün çok, mesele yarınları kurtarmaktır, çökmüş bir sistemi insan sağlığı üzerinden iyileştirmektir.

Bu ötekileştirme, acımasız eleştiri kültürü, ticareti ve parayı, sağlık üzerinden öncelik yapma alışkanlığı, bitmek zorunda.

En önemlisi artık hastayı, hasta haklarını konuşmak lazım.

Sanırım bu gidişle buna sıra gelmeyecek.

Bu İçeriğe Emoji İle Tepki Ver
0
 
0
 
0
 
0
 
0
 
0
 
0
 

YORUMLAR
0
ONAY BEKLEYENLER
0
YAZARIN SON 10 YAZISI
20 Ekim 2017, Cuma    KKTC'de “Metal yorgunluğu” yok mu?
18 Ekim 2017, Çarşamba    Tufan Erhürman “CTP iktidara gelecek inanıyorum. Ama tek başına iktidar olur diyemiyorum”
16 Ekim 2017, Pazartesi    Kimin tabuları yıkacak iradesi var?
13 Ekim 2017, Cuma    Sami Dayıoğlu’nun evine giren hırsız
11 Ekim 2017, Çarşamba    CTP o dönem mi, bugün mü doğruyu yapıyor?
9 Ekim 2017, Pazartesi    Vergi kararı hükümetin, öneri Maliye Bakanlığının, tartışması Ertuğruloğlu'nun
6 Ekim 2017, Cuma    Putin noktayı koydu
6 Ekim 2017, Cuma    Putin noktayı koydu
4 Ekim 2017, Çarşamba    Aysan abla...
2 Ekim 2017, Pazartesi    Kudret Özersay: "Biz bir Gandhi yürüyüşüyüz"

KKTC'de “Metal yorgunluğu” yok mu?
Erçin ŞAHMARAN | 20 Ekim 2017, Cuma
En sonunda, olması gereken oluyor.
Kış saati uygulamasına yeniden geçilecek.
Yaklaşık bir yıldır bu konu gündemde.
Geçtiğimiz yıl yaşanan olumsuzluklar, en baştan bu yıla ışık tutmalıydı.
Bu sebeple yaz saati uygu...
Tufan Erhürman “CTP iktidara gelecek inanıyorum. Ama tek başına iktidar olur ...
Erçin ŞAHMARAN | 18 Ekim 2017, Çarşamba
“Öngörüsüz geleceği göremeyen bir Maliye Bakanı var. Sanki her yaptıkları hukuka uygun, etik, sorumluluk sonucu. Şimdi hükümet ortağı hodri meydan çekti, Serdar bey düştüğü yerden kalkmaya çalışıyor. Bu hükümetten bir...
Kimin tabuları yıkacak iradesi var?
Erçin ŞAHMARAN | 16 Ekim 2017, Pazartesi
2018 yılı siyaset açısından hareketli bir yıl olacak.
Şimdiden kolay gelsin diyelim
2013 yılında yapılan son genel seçim sürecine bakarsak;
Sıkıntılı, çalkantılı, istikrarsız, kurultay tartışmalarının, güvensizlik ...