Ana Sayfa >> Yazarlar Erçin ŞAHMARAN | 17 Mayıs 2017, Çarşamba
Tek sorun ikinci iş değil
Paylaş  
22
43
20

Unutmam mümkün değil.

Soğuk, yağmurlu kış geceleri, hepimiz bir odaya kapanırdık.

Annem kendince önlem alırdı, odadan çıkmak yok, dışarıdan gelen seslere aldırmak yok.

Bu şekilde güvende olmamızı sağlamaya çalışırdı.  

Rahmetli babam, Dr. Burhan Nalbantoğlu Devlet Hastanesinde hasta bakıcıydı.

Yıllarca görev yaptı, her serviste çalıştı.

Bazen bu mesleğin zorluklarını anlatırdı.

En zor tarafını örneklendirirdi;

Ani ve acil gelen bir hastanın, bir tanıdığınız, bir yakınınız, bir akrabanız olması çok zor bir durum.

Bir defasında bir komşumuz, bir defasında kız kardeşi yani halam, bir defasında da ben, onun acil serviste görevli olduğu bir gece hastaneye yolumuz düşmüştü.

Beni gördüğü zaman yüzündeki ifadeyi ömrüm boyunca unutamam.

Ne zor bir şeydir, tanıdığın veya tanımadığın insanların, sağlığına, iyi olmasına, hayatta kalmasına yardımcı olmak.

Kutsal, zor, meşakkatli, sorumluluk yükleyen, hata kabul etmeyen meslek.

Sağlık ve sağlıkçılara bakış açısı tüm taraflarıyla olmalı.

Oysa bugün, bir rekabet, bir kin, öfke, ayrıştırma ve maalesef hasta odaklı olmayan bir ortam ve tartışmanın içindeyiz.

Artık statüko hepimize dar geliyor.

Bu durumdan mutlu olanlar mutlaka vardır.

Fakat bunun genele yayılmadığı kesin.

Sorunlar, ertelenerek, zamana yayarak, günü kurtararak çözülmez.

Elbette, irade, siyasi önderlik, orta yolu bulacak çalışma gurupları ve sorunun çözümüne yönelik nokta atışları gerek.

Sağlık, herkese, her zaman gerekli, bunun üzerinden siyaset, rant, kırgınlık, düşmanlık yapılmaz, yapılmamalı.

Ne yazık ki doktorlar karşı karşıya geldi, getirildi.

İşin merkezinde insan var, insan sağlığı demek, bir insanın hayatı demek.

Bundan daha önemli bir öncelik olamaz.

Kamu veya özel, doktor veya hasta bakıcı, hiç fark etmez, bir bütünlük vardır.

Hizmet edilen insandır.

Sağlıktaki tartışmanın odağında, özel ve kamu doktorları var.

İki tarafın ateşlediği ve sanki tek sorun ikinci işmiş gibi gösterdiği bu tartışmanın kimseye faydası yok.

Kamuda etkin, kaliteli, sürekli sağlık hizmeti gerekli, bu devletin görevi.

Özel sektörde de aynı şartlar, aynı anlayışa yer almalı.

Bu yaşam koşullarında herkes özel sektörden hizmet alamaz.

Eğitimin ve sağlığın özel sektöre yönlendirilmesi kabul edilemez.

Devlet, hükümetler, bu iki temel hizmeti vatandaşına vermekle yükümlüdür.

Devlet iddiası sözle değil, halkına verdiği değer ve saygı ile olur.

Söylediğim gibi, sağlıktaki tartışmanın, varıldığı söylenen mutabakatın hasta memnuniyeti ile ilgisi yoktur.

Zaten ortada bir anlaşmada yok.

Sadece olay zamana bırakıldı, yılların sorunları birkaç ay içinde çözülmeye çalışılacak.

Sorun daha büyük ve derindir, sorun sadece ikinci iş değildir.

İkinci iş özelinde sağlığı tartışmak son derece yanlış ve eksik.

Sağlık hizmeti kalitesiz, binalar yapılıyor doktor yok, zaman zaman ilaç yok, hastaneler yoğun, randevu sistemi bir türlü sisteme oturmadı.

Olay hafife alınmasın, umursansın, belki gün kurtarıldı.

Ama önümüzde gün çok, mesele yarınları kurtarmaktır, çökmüş bir sistemi insan sağlığı üzerinden iyileştirmektir.

Bu ötekileştirme, acımasız eleştiri kültürü, ticareti ve parayı, sağlık üzerinden öncelik yapma alışkanlığı, bitmek zorunda.

En önemlisi artık hastayı, hasta haklarını konuşmak lazım.

Sanırım bu gidişle buna sıra gelmeyecek.

Bu İçeriğe Emoji İle Tepki Ver
0
 
0
 
0
 
0
 
0
 
0
 
0
 

YORUMLAR
0
ONAY BEKLEYENLER
0
YAZARIN SON 10 YAZISI
11 Aralık 2017, Pazartesi    "Öğrenilmiş çaresizlik" yöneten biz değiliz
8 Aralık 2017, Cuma    Ne kadar rezil olursak, o kadar iyi
6 Aralık 2017, Çarşamba    Siyasetçilerin özel hayatı yok mu?
4 Aralık 2017, Pazartesi    Şener Elcil "Mağdur olan 30 bin çocuk var"
1 Aralık 2017, Cuma    "Koalisyona girmem" demek riskli değil mi?
29 Kasım 2017, Çarşamba    Recep Akdağ'ın açıklamaları
27 Kasım 2017, Pazartesi    Limit üstü
24 Kasım 2017, Cuma    Seçim meydanı değil, yaşam kavgası
23 Kasım 2017, Perşembe    Gazete haber, haber de hayattır
22 Kasım 2017, Çarşamba    Fikri Toros ve Bülent Fevzioğlu

"Öğrenilmiş çaresizlik" yöneten biz değiliz
Erçin ŞAHMARAN | 11 Aralık 2017, Pazartesi
Daha önce KIBRIS, birkaç gün önce de AFRİKA gazetesi yayınladıkları bazı karikatür ve görseller nedeniyle protesto edildiler.

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Yunan basınında yayınlanmış bir görsel...
Ne kadar rezil olursak, o kadar iyi
Erçin ŞAHMARAN | 8 Aralık 2017, Cuma
Seçim tartışmaları, anketler, suçlamalar ve dedikodularla devam ediyor.

Yine, yeni bir anket ve yeni tartışmalar.

Ne olursa olsun, anketler önemlidir.

Fakat net belirleyici değildir, koşullara, günün şartlarına, ya...
Siyasetçilerin özel hayatı yok mu?
Erçin ŞAHMARAN | 6 Aralık 2017, Çarşamba
Siyaset her zaman göz önünde olmaktır.

Siyasetçi, her daim vitrindedir.

Özellikle iktidar da olmak, tüm dikkatlerin odaklanması, her adımın incelenmesini ve gözlenmesini getirir.

Seçim süreçlerinde, parti kurultay ...