Ana Sayfa >> Yazarlar Erçin ŞAHMARAN | 4 Ağustos 2017, Cuma
"Şerefiye vergisi" kimleri kapsayacak?
Paylaş  
28
29
19

Kıbrıs sorununun en önemli konularından biri mülkiyettir.

Mülkiyet, mal-mülk, kimindi, kimin oldu.

İlk sahibi kim, son sahibi kim, her zaman pazarlık konusu yapıldı.

İşin bir de Kuzey Kıbrıs, KKTC ayağı var.

Kimine puan verildi, kimine eşdeğer dendi, kimine “gir otur bu ev bağ-bahçe senin dendi”, kimi özel göçmen sayıldı, adaletsiz, tutanın, torpillinin elinde kaldığı bir mülkiyet rejimi uygulandı.

Hatta KKTC kurumlarında, finans dünyasında Türk malı- Rum malı diye farklı uygulamalar yapıldı ki hala yapılıyor.

Kısaca mülkiyet sorununun kördüğüm olması için ne gerekiyorsa yapıldı.

Bunlar günümüze getirdiğimiz uygulamalarımız.

Acısı çekildi, Kıbrıs sorununun gidişatına göre de çekilmeye devam edilecek.

Kimse mesele kapandı zannetmesin, bu işin bedelini halk ödeyecek, başka biri değil.

Yıllar içinde yapılan yönetimsel hatalardan vatandaşı da ayıramayız.

Bu ülkenin tek sorunu, hükümetlerin tek icraatı, yandaşlara iş, arsa vermek değil.

Ama hayatımızı bunlarla sınırlandırdık, bunlar dışında bir beklentiyi kendimize layık görmedik.

Daha konuşacak yazacak çok şey var, ama son zamanlarda konuşulmaya başlayan bir konuya bağlantı yapmak istiyorum.

“Şerefiye vergisi” gündeme yeniden geldi.

Bir dönem konuşulmuş, uygulanma noktasında hayat bulmamıştı.

Öncelikle şerefiye vergisinin tanımına bakalım;

“Kamu tüzel kişilerinin, yeni yollar açması, mevcut yolların daha iyi hale getirilmesi, park ve bahçelerin kurulması gibi faaliyetler, yapıldığı yerlerdeki gayrimenkullerin değerini artırır. Taşınmazların değerinin artması ile oluşan farktan alınan vergidir.”

Yani kurak, verimsiz bir tarla var, devlet buraya okul yapmış, hastane yapmış, uçak alanı, yol, köprü yapmış.

Doğal olarak söz konusu tarlanın değeri arttı.

Değer artışı üzerinden bir vergi doğar, bu vergi şerefiye vergisi olur, bundan fayda sağlayanlar, bu artışa oranla bir vergi öder.

Konuya geliş noktam;

“Avrupa Konseyi’nin ve Türkiye’nin destek ve önerileriyle kurulan Mal Tazmin Komisyonu(TMK) Kuzey’de kalan Rum mallarına başvuru halinde tazminat, takas veya iadeyle çözüm için çalışıyor.

Tazminat karşılığı Türk malı olan ve böylece değeri artan mallar için “katkı yasası/şerefiye vergisi” Türkiye tarafından KKTC’ye önerildi.”

Çok taraflı ve çetrefilli bir mesele, konuyu iki ekonomist ve  bir hukukçu ile konuştum;

Ekonomist Göksel Saydam;

“ Çok detaylı bir konu. Başka ülkelerde benzeri yoktur. Vergi olarak alınan ülkeler de var ama farklıdır. Mesela kimleri kapsayacak, güneyde mal bırakıp, kuzeyde mal alanları mı? Yoksa KKTC’de mal alan herkesi mi? İnsanlara eşdeğer verildi, başka başka mal sahipleri icat edildi. İnsanlarda para yok, nasıl ödenecek?

Bu durumda kaos çıkacak. Alıp satanlar kurtuldu mu? Taslağı var deniyor. Nedir, detayları görmek lazım. Malı tutan başka, satan başka bir uygulamaya mı tabi olacak? Burada geliştirme sebebiyle bir vergi konuşuluyor. Yıllarca yapmadık. Bu konuda soru çok.”

Ekonomist Okan Veli Şafaklı;

“ Yatırım sonucu değeri artan, sonradan değerlenen malın değer artışı vergisidir. Konuşuluyor ama net bir şey yok. Artan değerle emlak vergisi de artar. Bizde esas eksiklik bu. Değerine göre adil bir vergi sistemi yok.

Vergi gerçek değerinden olmalı. Bir mal Türkleştirilirse değeri artacak. İşte bu farkın, değer artışının vergisidir konuşulan. Ama detayları görmek gerek. Bu yönde bir gidişat olacaksa, bir finans ihtiyacı doğacak. Bu konu için düşünülmüş olabilir.”

Hukukçu Orhan Arsal;

“Şerefiye yani bir eylemden dolayı mülkün değer kazanmasından doğan vergi, karşımıza Türkiye de çıkıyor. Bizim Anayasamız farklı. Bu vergiye ilişkin yasa Anayasamız uyarınca değerlendirmesi gerekecek. TMK bu vergiden gelecen finans ile yüzdürülebilir. Çünkü komisyonda bekleyen çok dosya var.”

Toplumsal algı;

1974 öncesi Rum malı olan bir yeri kullanan ve KKTC devletinin koçan verdiği insanlar şimdi bunu ödeyecek.

Kendi malının değerlenmesi için yolları, güzergahları belirleyen, ona göre projeler yapan yöneticiler ne olacak?

Kimden, nasıl başlanacak, çok şey konuşuluyor, fakat detay yok, toplumsal bir aydınlatılmaya ihtiyaç var.

Not; Yazı ve Televizyon programlarına birkaç haftalık bir ara veriyorum. Dönüşte kaldığımız yerden devam.

Bu İçeriğe Emoji İle Tepki Ver
3
 
0
 
0
 
0
 
1
 
0
 
0
 

YORUMLAR
0
ONAY BEKLEYENLER
0
YAZARIN SON 10 YAZISI
21 Ağustos 2017, Pazartesi    Müstahak iki gözüm
2 Ağustos 2017, Çarşamba    Belediyeler rakip değil 
31 Temmuz 2017, Pazartesi    Girne'yi dinliyorum gözlerim kapalı
28 Temmuz 2017, Cuma    Derinya plajı, Maronit köyleri, Rum işadamlarına kuzeyde izin ve Maraş'a hazırlık
26 Temmuz 2017, Çarşamba    "KKTC'nin hemen tanınması mümkün değil"
24 Temmuz 2017, Pazartesi    Kirliyiz biz, içimiz pis
21 Temmuz 2017, Cuma    Kıbrıs'ta başka süreçler derken...
19 Temmuz 2017, Çarşamba    Çıkarma plajını konuşmamak olur mu?
17 Temmuz 2017, Pazartesi    Ankara'da 15 Temmuz
14 Temmuz 2017, Cuma    Karpaz'dan Girne'ye "ADALET"

Müstahak iki gözüm
Erçin ŞAHMARAN | 21 Ağustos 2017, Pazartesi
Kısa bir ara verdim, biraz tatil yaptım.
Dinlendim, kendime, aileme zaman ayırdım.
İnsan bunu mutlaka yapmalı, hayat ara vermeksizin devam ediyor, durmak, dinginleşmek, hayata uymamak, biraz başıboş kalmak iyidir.
...
Belediyeler rakip değil 
Erçin ŞAHMARAN | 2 Ağustos 2017, Çarşamba
Kıbrıs Türk Belediyeler Birliği Genel Kurulu'nda "Yerel Yönetimler Çalıştayı” yapıldı. 
Üzerinde durulan konulardan çıkan en önemli sonuç “Belediyelerin özerkliklerinin korunması" oldu. 
Bazı kararlar üretildi, üret...
Girne'yi dinliyorum gözlerim kapalı
Erçin ŞAHMARAN | 31 Temmuz 2017, Pazartesi
“Herkes yatırımını Girne’ye yapmak istiyor. Otel Girne’ye, Üniversite Girne’ye, Girne artık bu yükü kaldırmıyor”.
Girne Belediye Başkanı Nidai Güngördü, böyle dert yanmıştı.
Hepimizin, gördüğü, yaşadığı, üzüldüğü bi...