Ana Sayfa >> Yazarlar Gökhan ALTINER | 11 Ocak 2017, Çarşamba
Çözüm için umut var
Paylaş  
19
34
18

  • Bu nedenle içimize ne kadar Rum geleceğinden çok ne kadar toprak vereceğimiz daha önemli. Yine Rum basınında çıkan haberlere göre belli köylerin adı zikrediliyor ancak bu ne kadar doğrudur onu da net olarak bilmiyoruz. Adı zikredilen köyler ise “Değirmenlik, Güzelyurt, Paşaköy, Vadili, Akdoğan ve Türkmenköy”..Bu köylere 90 bin de Rum yerleştirilecek. Rum basının iddiası bu yönde. Ne kadar doğrudur bunu bilmiyoruz.
  • Malum konu garantileri ise üç devlet oturup kendi anlaşacak. Fakat tüm konular aşılsa bile Türk tarafı olarak Türkiye’nin etkin ve fiili garantisi olmaksızın herhangi bir anlaşmaya evet dememiz söz konusu değil.İşte bu noktada tüm konularda anlaşılsa bile Rum tarafı eğer ki bir çözüm istemiyorsa garantileri kabul etmeyecek ve görüşme masası sonuçsuz kalacak.
  • BM Özel Danışmanı Eide’nin dün akşam saatlerinde düzenlediği basın toplantısının ayrıntılarını süreci daha iyi anlayabilmek için mutlaka okuyun derim. Eide basında çıkan tüm haritaların yalan olduğunu, dışarıya harita verilmediğini ve görüşmelerin hem çok iyi hem de sonuç verici gittiğini açıkladı. İllaki bir referandum tarihi çıkmayabileceğini ancak siyasi bir başarı çerçevesinin de çıkabileceğini, umutlu olduğunu ve bu konferanstan olurda hiçbir sonuç alınamazsa başka konferans da olmayacağını söyledi. Bu durum da bize çözüme hem yakın olduğumuzu hem de BM’nin bu sorunu bitirme konusunda çok kararlı olduğunu anlatıyor.

Cenevre’de devam eden Kıbrıs müzakerelerinde görüşmeler her ne kadar çok bilinmeyenli devam ediyor olsa dahi yapılan yorumları dinlediğimizde ve dışarıya sızan bilgilere  baktığımızdaolası bir çözüme yakın olduğumuz hissi doğuyor. Tabii çok çetrefilli bir süreç. Çözüm bekleyen konular belli.

Ne konuşuluyor peki masada gelin son bir fotoğraf daha çekelim, zira bugün artık dananın kuyruğu kopacak. Ancak 12 Ocak zirvesinden önce son durum nedir bir değerlendirelim.

DÖNÜŞÜMLÜ BAŞKANLIK

Aslında çok önemli bir konu dönüşümlü başkanlık. Nüfus orantısın baktığımızda pek bir eşitlikten bahsedemesek de Türk tarafının en olmazsa olmazlarından biri de dönüşümlü başkanlık. Nüfus orantısına baktığımızda Rum tarafı bizim dört katımız. Ancak ada üzerinde iki eşit egemen devletten bahsediyorsak elbette ki eşit oranda bir hak sahibi olmamız gerekiyor. Yani Türklerin nüfusu az diye ülkeyi başkanlık statüsünde yönetme ve temsil etme hakkının elinden alınması gibi bir durum söz konusu olamaz. Dönüşümlü başkanlıktan vazgeçmek demek siyasi eşitlikten vazgeçmek anlamına geliyor ki bu durum biz Kıbrıslı Türkleri azınlık yapar.

Aslında Rum tarafı dönüşümlü başkanlık konusunda taviz vermeye hazır. Sadece bunu elinde iyi bir koz olarak kullanmaya çalışıyor ve bunda da başarılı oluyor. Biz Türklerin önem verdiği bir konu bu “azınlık olmamak, söz sahibi olmak ve Rumlarla onların dörtte bir oranında bir nüfusa sahip olmamıza karşın aynı oranda temsiliyet alabilmek”. Bu bizim için çok önemli.

Günün sonunda adada bir çözüm olacaksa zaten , bir devleti bir yönetimi paylaşacaksak Rumlar için başkanlığı paylaşmak da son derece doğal. Ancak bu durum bizim iç.in çok nemli ya, Rumlar da bunu onlar için önemli olan toprak ve nüfus konusunda kendi lehlerinde kullanmak istiyorlar.

Kıbrıs Postasına Rum basını üzerinden yansıyan bir iddia var. İddiaya göre iki lider de önceki gece baş başa kaldıklarında aralarında bir diyalog yaşandı.  Rum lider Nikos, Cumhurbaşkanı Akıncı’ya “sana dönüşümlü başkanlığı vereyim sen de elindeki haritayı aç ve bana ne vereceğini göster”.

Bunu Rum liderin yazılı olarak da taahhüt etmesi gerekiyor. Türk tarafı olarak bizlerde Rumların uzlaşmaz olduğunu ve çözüme uzak olduklarını bildiğimiz için elimizden ne kaçırmaya ne kadar taviz vermeye hazırız onu görmek istiyorlar.

Cumhurbaşkanı Akıncı da bu konuda son  derece hassas ve dikkatli davranıyor zira Anastasiades bu konuda hiç de samimi değil.

Bakalım bu konu nereye varacak. Zira dün gece toprak ve harita konusu da masaya yatırılacaktı. En azından elimizde olan güvenilir bilgiler bu yönde.

TOPRAK KONUSUNDA NE DURUMDAYIZ VE NÜFUS

Burada Rumların iki şartı var, daha doğrusu iki teklifi var. Ya kuzey Devletçiğine daha  az Rum gelecek ve daha çok toprak vereceğiz ya da daha çok Rum gelecek ve daha az toprak vereceğiz. Eğer daha az toprak vermek istiyorsak yaklaşık olarak 90 bin Rum Kuzeye yerleşecek. Tabii bu rakamlarda da tartışmalar var çünkü duygusal bağlılık konusu hala tartışılıyor. Kaç Rum hayatta, kaçı öldü kaçı kaldı ya da ne kadarı geri dönmek ister bunlar tartışma konusu.

Bana göre daha az toprak verilerek daha çok Rum’un gelmesi kabul edilmeli. Zira siz daha çok toprak verip daha az Rum gelmesini kabul etseniz de etmeseniz de sonuçta Kuzey Devleti de Avrupa Birliği toprağı olacağından isteyen Rum ya da AB vatandaşı gelip Kıbrıs Türk Devletinden toprak ya da mal satın alabilecek. Tabii ki bu konuda da kısıtlamalar var. Ama günün sonunda bu olabilecek.

Hepimiz biliyoruz ki biz Kıbrıslı Türkler malımızı satmaya dünden razıyız, yeter ki parayı görelim. Bu da işin başka acı gerçeği.

Bu nedenle içimize ne kadar Rum geleceğinden çok ne kadar toprak vereceğimiz daha önemli. Yine Rum basınında çıkan haberlere göre belli köylerin adı zikrediliyor ancak bu ne kadar doğrudur onuda net olarak bilmiyoruz. Adı zikredilen köyler ise “ Değirmenlik, Güzelyurt, Paşaköy, Vadili, Akdoğan ve Türkmenköy”..

Bu köylere 90 bin de Rum yerleştirilecek. Rum basının iddiası bu yönde. Ne kadar doğrudur bunu bilmiyoruz.

Malum konu garantileri ise üç devlet oturup kendi anlaşacak. Fakat tüm konular aşılsa bile Türk tarafı olarak Türkiye’nin etkin ve fiili garantisi olmaksızın herhangi bir anlaşmaya evet dememiz söz konusu değil.

İşte bu noktada tüm konularda anlaşılsa bile Rum tarafı eğer ki bir çözüm istemiyorsa garantileri kabul etmeyecek ve görüşme masası sonuçsuz kalacak.

Bunun olma ihtimali son derece yüksek, bunu da söylemek lazım. Zaten dönüşümlü başkanlıktan taviz vermeye hazır olan Rumların, toprak harita konusunda ne koparabileceklerini görmek istemelerinin ve bu konuda en başından beri ısrarcı olmalarının altında yatan düşüncenin de bu olduğunu gözlemledik bugüne kadar.

Sonuç olarak dananın kuyruğu bugün kopacak ama olumlu ya da olumsuz sonuçlanacak olması dün gece toprak ve harita konusunda anlaşılıp anlaşılmadığında yatıyor.

EİDE UMUTLU AMA TEMKİNLİ

BM Özel Danışmanı Eide’nin dün akşam saatlerinde düzenlediği basın toplantısının ayrıntılarını süreci daha iyi anlayabilmek için mutlaka okuyun derim. Eide basında çıkan tüm haritaların yalan olduğunu, dışarıya harita verilmediğini ve görüşmelerin hem çok iyi hem de sonuç verici gittiğini açıkladı. İllaki bir referandum tarihi çıkmayabileceğini ancak siyasi bir başarı çerçevesinin de çıkabileceğini, umutlu olduğunu ve bu konferanstan olurda hiçbir sonuç alınamazsa başka konferans da olmayacağını söyledi. Bu durum da bize çözüme hem yakın olduğumuzu hem de BM’nin bu sorunu bitirme konusunda çok kararlı olduğunu anlatıyor. Eide’nin Kıbrıs sorunun çözülmesi için çok uğraştığını gayet iyi anlıyoruz. Herşey bu gece “dün gece “ netleşecek…

*************

GÜNÜN SÖZÜ

Aşk; Kɑrşındɑkini bulunmɑz hint kumɑşı sɑnmɑnlɑ, sersemin teki olduğunu ɑnlɑmɑn ɑrɑsındɑ geçen zɑmɑndır.

VİCTOR HUGO

 

Bu İçeriğe Emoji İle Tepki Ver
1
 
0
 
0
 
0
 
0
 
0
 
0
 

YORUMLAR
0
ONAY BEKLEYENLER
0
YAZARIN SON 10 YAZISI
28 Nisan 2017, Cuma    Artık barıştılar…
27 Nisan 2017, Perşembe    Bulut, Erdoğan’a zarar veriyor
26 Nisan 2017, Çarşamba    Doktorlar kavga ededursun…
25 Nisan 2017, Salı    Ombudsman ve devletin itibarı…
24 Nisan 2017, Pazartesi    Çocuklar gizli şiddet görüyor
21 Nisan 2017, Cuma    Ertuğruloğlu'nun hayali hangisi?
20 Nisan 2017, Perşembe    Kadınlara panik butonu dağıtılsın
19 Nisan 2017, Çarşamba    Greve giden cerrah ve can pazarı
18 Nisan 2017, Salı    KKTC neden hayır dedi?
17 Nisan 2017, Pazartesi    Türkiye'nin en güçlü ismi hala Erdoğan

Artık barıştılar…
Gökhan ALTINER | 28 Nisan 2017, Cuma

Artık son zamanların en popüler ve en güvenilir cümlesi bu oldu. KKTC ile yolumuza devam ederiz. Cumhurbaşkanı Akıncı’nın ortaya attığı bir çaresizlik kapısı ya da tek çare kapısı. Yanlış bir düşünce mi peki? Hayır ...
Bulut, Erdoğan’a zarar veriyor
Gökhan ALTINER | 27 Nisan 2017, Perşembe

Bulut’un bir de gülerek izlediğim açıklaması, orada da diyor bir cumhurbaşkanı bir başbakan var, çok masraf olur diyor, bunun masraflarını Türkiye ödüyor diyor, açık konuşalım hiç kimse bana hikaye anlatmasın diyor…...
Doktorlar kavga ededursun…
Gökhan ALTINER | 26 Nisan 2017, Çarşamba

Doğru tanı ya da doğru tedavi bizde hala başarıyla uygulanmıyor. Bakınız erken tanı demiyorum, hastanın kanser olduğunu anlamayan doktorlarımız var. Belki bunları küstürmemek için iyi doktor diyoruz ama kanser işi u...