Ana Sayfa >> Yazarlar Gökhan ALTINER | 16 Haziran 2017, Cuma
Başbakan'dan Turanlı'ya kırmızı kart: "Haddini bil"
Paylaş  
7
11
6

  • Özgürgün bu sözleriyle olaya noktayı koydu ve hem Tahsin Ertuğruloğlu’nun hem de tüm kabinenin tartışmasız teminatı olduğunu açıkladı. Peki ne demek bu? Daha Türkçe konuşalım. Ertuğruloğlu’na yapılan tüm ithamlar asılsızdır, yalandır ve Başbakan olarak buna kefilim demek. Peki Başbakan bu açıklamasıyla Ertuğruloğlu’na sahip çıktı çıkmasına ama Ercan İhalesi konusunun birileri tarafından sürekli ısıtılıp ısıtılıp kamuoyuna servis edilmesi Ertuğruloğlu’nu itibarsızlaştırmadı mı? Asıl sorulması gereken soru bu!
  • Başbakan’ın yerinde ben olsam Ercan İhalesi ile ilgili olan sözleşmeyi hukukçularıma inceletir ve Turanlı’nın yapması gerekenleri yapıp yapmadığını, sözleşme kurallarını ihlal etmesi durumunda sözleşme şartları neyi gerektiriyorsa onun yapılması konusunda derhal talimat verirdim. Gerekirse de sözleşmesini fesheder tazminatını verir başka bir ihale açardım. Yani kimse kusura bakmasın ama bu ülke de bir iş adamı artık kendini bakanların üstünde görmeye başladıysa ve buna göre davranıyorsa ve o ülkenin bakanı, Başbakanı buna göz yumarsa devletin bir itibarı kalır mı?

Şöyle bir baktım da ben dahil dün birçok gazeteci Başbakan Hüseyin Özgürgün’e sessiz kalmamasını ve gereğini yapması çağrısını yaptı. Başbakan Özgürgün dün oldukça sert ve kendisine yakışır bir açıklama yaparak Emrullah Turanlı’ya kırmızı kart gösterirken sanki Tahsin Ertuğruloğlu’na ve bir bakana daha ince bir uyarıda bulundu.

Açıkçası Başbakan Özgürgün’ün herhangi bir açıklama yapmasını beklemiyordum zira bu yaşananlar bir operasyon havasını hissettirmişti bana; ancak Başbakan sert bir açıklama yaparak iş adamı Emrullah Turanlı’ya “haddini bil” diyerek kabinesindeki tüm bakanlara da sahip çıktı.

Başbakan’dan pek böyle açıklamalar duymaya alışık değiliz; ama açıklama son derece yerinde olmuş.

Şimdi bu açıklamayı biraz inceleyelim.

Ercan Havalimanı İhalesi bir anda alevlendi ve Tahsin Ertuğruloğlu Meclis kürsüsünden sert bir konuşma yaptı. Ardından iş adamı Emrullah Turanlı, Bakan Ertuğruloğlu’nun kendisinden tehditle ödeme yaptırmak istediğini iddia etti. Ortam bir anda gerildi.

Bir iş adamı, bu ülkenin bir bakanından aleni şiddet, baskı gördüğünü açıkladı ve işin boyutu az kalsın rüşvet iddialarına kadar gidecekti belki de.

Sonra ne oldu? Bakan Ertuğruloğlu basına verdiği röportajlarda rakamlar telaffuz ederek Turanlı’nın kendisine rüşvet teklif ettiğini iddia etti ve kabul etmeyince de bunlar oldu ifadesini kullandı ama Tahsin bey önemli bir cümle daha kullandı “Yalnız bırakıldım” dedi ve kabinedeki diğer bakanlara ve Başbakan’a da sitem etti.

Sabah bu durum gazetelerin manşetine çıkınca öğleden sonra gündeme damgasını vuran ve aslında bir tür tartışmalara nokta koyan bir açıklama geldi.

Başbakan, Ertuğruloğlu’na sahip çıktı ama!

‘‘Başbakan olarak, başkanlığını yürüttüğüm ve güven duyduğum kabine üyelerinin tartışmasız teminatıyım. Atadığım bakanların icraatlarındaki sorumluluğumun da, buna bağlı yetkilerimin de bilincindeyim. Herkese bu vesileyle bir kez daha önemle hatırlatırım.’’ http://www.kibrispostasi.com/ozgurgun-hic-kimse-hukumet-uyelerine-sermaye-kilici-sallamay

Özgürgün bu sözleriyle olaya noktayı koydu ve hem Tahsin Ertuğruloğlu’nun hem de tüm kabinenin tartışmasız teminatı olduğunu açıkladı.

Peki ne demek bu? Daha Türkçe konuşalım. Ertuğruloğlu’na yapılan tüm ithamlar asılsızdır, yalandır ve Başbakan olarak buna kefilim demek.

Peki Başbakan bu açıklamasıyla Ertuğruloğlu’na sahip çıktı çıkmasına ama Ercan İhalesi konusunun birileri tarafından sürekli ısıtılıp ısıtılıp kamuoyuna servis edilmesi Ertuğruloğlu’nu itibarsızlaştırmadı mı?

Asıl sorulması gereken soru bu!

Ertuğruloğlu itibarsızlaştırıldı

Düşünün birileri çıkıp diyor ki Tahsin Ertuğruloğlu bu Ercan İhalesi işinden menfaat sağladı. Açıkça yapılan itham budur, bu ithamlar bir süre önce yapıldı Tahsin beyi o kadar kötü etkilemiş olacak ki kalp ameliyatı oldu, şimdi ikinci dalga geldi ve bu dalganın içinde görünen kabineden bir başka bakanında oluşu.

Eğer Tahsin beyin devleti kullanarak kendine ya da bir başkasına menfaat sağladığını düşünen varsa açıkça olayı iddialarını mahkemeye taşıyacak ve hakkını bu ülkenin yargısında arayacak, yapılacak olan budur başka bir şey değildir.

Ama yine söylemekte fayda görüyorum Başbakan, Tahsin beye ne kadar sahip çıkmış olsa dahi istenilen olmuştur ve Tahsin bey bu tartışmalardan bir kez daha yıpranmıştır.

Turanlı kırmızı kart gördü

Gelelim Emrullah Turanlı’ya. Eğer Başbakan Özgürgün, Turanlı’ya karşı koyduğu “Haddini bil” tepkisinde samimiyse Turanlı’nın işi artık zor, çünkü Başbakan’ı karşısına almış bulunuyor ve bir ülkede hiç kimse ne Başbakan’a ne de devlete karşı bir zafer elde edebilir. Kendisini destekler gibi görünenler de bir süre sonra taraf değiştirmek zorunda kalır, bu memleketin dokusunu bilen iyi bir ev sahibi olarak konuşuyorum. Tabii Başbakan eğer tepkisinde gerçekten samimiyse.

Başbakan’ın yerinde ben olsam Ercan İhalesi ile ilgili olan sözleşmeyi hukukçularıma inceletir ve Turanlı’nın yapması gerekenleri yapıp yapmadığını, sözleşme kurallarını ihlal etmesi durumunda sözleşme şartları neyi gerektiriyorsa onun yapılması konusunda derhal talimat verirdim.

Gerekirse de sözleşmesini fesheder tazminatını verir başka bir ihale açardım. Yani kimse kusura bakmasın ama bu ülke de bir iş adamı artık kendini bakanların üstünde görmeye başladıysa ve buna göre davranıyorsa ve o ülkenin bakanı, Başbakanı buna göz yumarsa devletin bir itibarı kalır mı?

Bakınız beyler eğer bir bakan görevini kötüye kullanıp cebine para atmışsa gidip mahkeme huzurunda yargılansın ve cezasını çeksin ama eğer bu mesele bir çamurdan ibaretse devlet de çamuru atana gereğini yapsın.

Siyasiler ilişkilerine dikkat etsin

Bu söyleyeceğimi yalnızca Tahsin bey için söylemiyorum tüm bakanlar için söylüyorum; her bakan devletin ciddiyetini korumakla mükelleftir. İş adamları bu ülkeye yatırım yapmak için tabii ki gelecek ve evet iş adamlarına çok ihtiyacı var bu ülkenin ama siz bakanlar öyle muhabbetlere giriyorsunuz ki bu adamlarla, KKTC devletini bir hiç, siyasilerini de rüşvetçi olarak lanse ediyorlar. Hiçbir bakan kendini bu duruma düşürmemeli.

Öyle şeyler duyuyorum ki dudak uçuklatacak cinsten, Allah aşkına hiçbir bakan böyle şeylere teslim olmasın.

**************

Günün Sözü

Hadsizin biri Mevlana’ya sormuş “Sen ne bilirsin ki?” diye, Mevlana da ‘‘Haddimi bilirim’’ demiş.

Mevlana

Bu İçeriğe Emoji İle Tepki Ver
1
 
0
 
0
 
0
 
0
 
0
 
0
 

YORUMLAR
0
ONAY BEKLEYENLER
1
YAZARIN SON 10 YAZISI
28 Haziran 2017, Çarşamba    Akıncı temkinli... Nikos rahat!
23 Haziran 2017, Cuma    Cinayet ve intihar bulaşıcıdır! Dikkatli olun!
22 Haziran 2017, Perşembe    Fakirin umudu Crans Montana… hade bakalım
21 Haziran 2017, Çarşamba    Erdoğan - Ertuğruloğlu görüşmesinin perde gerisi
20 Haziran 2017, Salı    Ölme sırası kimde beyler?!
19 Haziran 2017, Pazartesi    Girne "Güngördü'nün ellerinde" yeniden şekilleniyor
15 Haziran 2017, Perşembe    UBP’li Bakanlar birbirine düştü
14 Haziran 2017, Çarşamba    Doktor maaşı Başbakan'la denkleşti
13 Haziran 2017, Salı    Özgürgün-Ertuğruloğlu krizi tavan yaptı
12 Haziran 2017, Pazartesi    Cenevre sonuçsuz kalırsa savaş çıkabilir

Akıncı temkinli... Nikos rahat!
Gökhan ALTINER | 28 Haziran 2017, Çarşamba

Liderlere baktığımızda ise Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı’yı pek umutlu görmezken, Rum lider Nikos Anastasidis’i ise 2018 başında gerçekleşecek seçimlere hayli iyi malzemelerle gireceğini düşündüğünü görüyorum.  Zira ...
Cinayet ve intihar bulaşıcıdır! Dikkatli olun!
Gökhan ALTINER | 23 Haziran 2017, Cuma

Ardı ardına cinayet ve intihar yaşanmaya başladıysa bu bir süre devam ediyor; çünkü bu tür eğilimler bir günde çıkmıyor ortaya. Eğer bir insan intihar etmeyi kafasına koymuşsa bir süre bu düşünceyle mücadele ediyor ...
Fakirin umudu Crans Montana… hade bakalım
Gökhan ALTINER | 22 Haziran 2017, Perşembe


Türkiye’nin Akdeniz’de KKTC devletiyle yapmış olduğu petrol ve doğal gaz arama anlaşması çerçevesinde böyle bir hakkı bulunuyor ve Rum tarafının tüm ikalara karşın sondaj çalışması başlatması halinde Ankara’nın bu...