Ana Sayfa >> Yazarlar Göksel SAYDAM | 9 Ocak 2017, Pazartesi
Demeden edemediklerim
Paylaş  
8
12
6

2016 yılını geride bıraktığımız bu hafta KKTC’nin ekonomik ve özellikle vergi hukukuna ilişkin yazılarıma biraz ara vermek suretiyle geçmiş yıla ilişkin hükümet icraatlarından akılda kalan bazılarını kısaca özetlemeyi uygun kabul ettim.
1- Girne turizm limanının geçtiğimiz aylarda yıkılan mendireği zamanında asfalt dökülerek tamir edildiği zannedilerek basın vasıtasıyla şov moduna girilmiş ancak deniz bu kez İngiliz koloni döneminden kalma deniz fenerini de geçtiğimiz hafta yıkmış olması hükümetin konulara ilişkinne derece ciddi önlemlerle!Çözüm bulduğunu açıkça göstermektir. Özetle, her işimiz palyatif ve günü geçirmek üzere makyajlama yapmak.Ne demiş atalarımız – “Ne Ekersen Onu Biçesin”.

2- Halkın rahat bir yılbaşı geçirebilmesi için hükümet akaryakıta zam yapmama jestinde bulunmuş ve bu konuda da basında şov amaçlı beyanatlar vermiştir.Ancak, bu jestin bedelini kötü yönetmenin neden olduğu aşırı maliyet artışlarının da dâhil olduğu elektrik ücretlerine yaptığı zamla bol bol geri aldı.Ne demiş atalarımız – “Beceriksizliğin yükünü ayaklar çeker” - “Kötü İdarelerin Bedelini Vatandaşlar Öder”.

3- Birkaç belediye haricindeki Belediyeler hizmet bedeli karşılığı vatandaşlardan tahsil ettikleri çeşitli türlerdeki vergi, resim ve harçlara rağmen vatandaşlar hala da nadasa benzeyen çukurlarla dolu yolları kullanmak zorunlu bırakılmaları hangi ekonomik akla veya vergiden yararlanma hakkı ile bağdaşmaktadır? Ne demiş atalarımız – “Vermeden Alma Sadece Allaha Mahsustur”.

4- Motorlu araç sahiplerinin her yıl ödemek zorunda oldukları “Seyrüsefer Ruhsatlarının” tahsilatı ile yasaların tanıdığı geniş yetkilere rağmen tahsil etmekten aciz hükümetler bu zaafiyetlerini veya siyasi popülizm tüten icraatlarının kamuflajı için af düzenlemelerine başvurmaları hangi eşitlik ve sosyal adalet ilkeleri ile bağdaşır? Ne demiş Anayasamızın 8’nci maddesi;
(1)  Herkes, hiçbir ayırım gözetmeksizin, Anayasa ve yasa önünde eşittir. Hiçbir kişi, aile ve zümre veya sınıfa ayrıcalık tanınmaz.
(2)  Devlet organları ve yönetim makamları, bütün işlemlerin de yasa önünde eşitlik ilkesine uygun olarak hareket etmek ve ayrıcalık yapmamak zorundadırlar.

5- Her türlü yükümlülüklerini yerine getiren sosyal sigortalılar ilgili Dairenin beceriksiz yönetimleri dolayısıyla tedavi, ilaç vb. haklarını gerektiği gibi alamamaktadır. Ne demiş Anayasamızın 45’inci ve 55’inci maddesi – “Herkes, Sosyal güvenlik hakkına sahiptir. Bu hakkı sağlamak için sosyal sigortalar ve benzeri sosyal güvenlik kurumları ile sosyal yardım örgütleri kurmak ve kurdurmak Devletin Ödevlerindendir”.                                                  Sağlık hakkı ile ilgili, 55’inci madde ise şöyledir. – “Devlet, herkesin beden ve ruh sağlığı içinde yaşayabilmesini ve tıbbi bakım görmesini sağlamakla ödevlidir.

6- KKTC’nin çok acil çözüm bekleyen yol ve trafik güvenliği ile sosyo-ekonomik konuları varken motorlu araç plâkalarının beyaz renkli plakalarla değiştirilmesi zorunluluğu getiren ve 21.12.2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan “1974 Motorlu Araçlar ve Yol Trafik (Değişiklik) Tüzüğünde” yayımlanmıştır.
Vatandaşlar Yol ve trafik güvenliği ile ilgili hükümetin birçok önemli konulara kapsamlı çözüm getirilmesini beklerken aniden plâka renklerinin değiştirilmesine ilişkin düzenlemenin gündeme getirilmesi tüm kesimlerin tepkisine neden olmuştur.
Bunun üzerine, bahse konu Tüzük değişikliğinde yeralmamış olmasına rağmen bir gün sonra Ulaştırma Bakanının plâka değişikliğine ilişkin zorunluluğun sadece Tüzük değişikliğinin yayın tarihinden sonra kaydedilecek araçlara şamil olacağı, bu uygulamanın belli bir süre sonra yürürlüğe gireceği ve mevcut kayıtlı araç plâkalarının 10 yıllık sürede değiştirileceğine ilişkin basına yaptığı açıklama bana inandırıcı gelmedi.Çünkü, 21.12.2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan Tüzük değişikliği Sn. Bakanın açıklamasını teyit etmiyor; üstelik de bahse konu Tüzüğün Geçici 1’nci maddesi ile de ters düşüyor. Şöyle ki bu madde aşağıdaki kuralları içeriyor:
“Motorlu araç sahipleri bu Tüzüğün yürürlüğe girdiği tarihten (21.12.2016) başlayarak bir yıl içerisinde motorlu araçların plâkaların bu Tüzük kurallarına uygun hale getirmekle yükümlüdürler”.
Bu arada aklıma gelmişken şu soruyu sormadan da edemeyeceğim. Yapılan Tüzük değişikliği ile Üniversite Rektörlerinin makam araçlarındaki özel plâka uygulamasının kaldırılmasına ilişkin düzenleme için Sn. Ulaştırma Bakanını kutlarım. Ancak, bu düzenlemeye paralel olarak Milletvekillerinin, Belediye Başkanlarının özel araçlarında ve birçoğunun eşinin kullandığı araçlarındaki ayırt edici metalden mamul “özel amblemler” nedenkaldırılmadı? Bahse konu kişiler milletin vekili olduklarına göre neden halkın özel araç plâkalarında bahse konu özel amblemler bulunsun? Kaldı ki bu konuda ileri sürülen gerçeklerden biri olan AB’ne uyum öngörüldüğüne göre acaba hangi AB ülkesindeki Milletvekillerinin ve Belediye Başkanlarının özel araç plâkalarında “özel amblem” uygulaması vardır? Sn. Ulaştırma Bakanından ricam bu amblemlerin kullanılmasının da iptal edilmesidir. Öteyandan, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi 2004 yılından beri AB üyesi olmasına rağmen trafik güvenliği bakımından kiralık araç plâkalarını kırmızı renkten beyaz renge değiştirmemiştir? Hükümetimiz neden bu değişikliği yapmayı bu kadar acil ve gerekli görmüştür? Hala daha vatandaşlar bilmiyor ve açıklama bekliyor.
Ne diyor Anayasamızın 7(2) maddesi – “Anayasa kuralları, yasama, yürütme ve yargı organlarını, Devlet yönetimi makamlarını ve kişileri bağlayan temel hukuk kurallarıdır”. (Diğer bir ifade ile hukukun üstünlüğü vurgulanmaktadır)

7- KKTC’de denetim konusunda çeşitli denetleme kurumları ve kuralları olmasına rağmen gerek idari mali teknik gerekse kalite bakımından hiç denetim yapılmamasının nedenini anlamak mümkün değildir. Üstelik de uluslararası ne standartlar ne de esas ve kıstaslar vardır. Hal böyle olunca da bu ülkeyi yönetenlerden halkın refahını, güvenliğini, yaşamını ve sosyo-ekonomik gelişmesine yönelik faaliyetler beklemek mümkün değildir.
Ne demiş atalarımız “Pusulasız geminin tek vuracağı yer kayalıklardır”.

8- Hükümet ile kamu kurum ve kuruluş yöneticilerinin asli görevi ihtiyatlılık, öngörülürlük ile adalet ilkelerine bağlı olarak halkın refahını, can ve mal güvenliğini sağlamak için,aciliyet durumu da dikkate alınarak kalıcı çözümler ile önlemler almaları gerekirken her gün trafikte eksik olmayan kazaların, artan hastalıkların, yolsuzlukların, cinayetlerin, cinsel tecavüzlerin ve her kış tekrarlanan sel baskınlarının devam etmesi hatta artış göstermesi KKTC’ni yönetenlerin yeteneklerini ve bu ülkeye duydukları aidiyet inancının derecesi en açık şekilde göstermektedir.
Ne diyor Uluslararasında genel kabul görmüş bir atasözü? – “Göz önünü akıl geleceği görür”.

9- Sosyal Sigortalar Fonu mali yükümlülüklerini karşılamak amacıyla her ay faiz karşılığı bankalardan aylık borçlanmalarla sürdürüldüğünü basında sürekli çıkan haberlererağmen Sn. Sosyal Güvenlik Bakanı Sosyal Sigortalar Fonunun sağlam olduğunu ve batamayacağını iddia etmekte ancak bunu nereye dayandırdığını veya bu konuda ne gibi önlemler aldığını açıklamamaktadır. Şayet bu iddiasını Maliye Bakanlığının katkı veya yardımına dayanıyorsa yanılıyordur.
 Ne demiş atalarımız “Görünen köy kılavuz istemez”. Ayrıca,  “Cevizcinin çuvalından oynamanın faydası olmaz” veya “eğreti ata binen çok tez iner”.

10- Lefkoşa Sanayi Bölgesinin Atatürk Stadyumu arasındaki yola göl mü? Yoksa bataklık mı demeli bilemiyorum.Yıllardır bu konuya ve Sanayi Bölgesindeki karmaşa ile görsel kirliliği çözüm bulunamaması KKTC’ni yöneten hükümetlerin, Belediyelerin ve diğer kamu kurumlarının ülkeye olanaidiyetlerinin derecesini göstermektedir. Sorumluluğu birbirlerine atmakla bu yükümlülükten kurtulmak mümkün değildir.
 Ne demiş atalarımız –“Hiçbir mazeret başarının yerini alamaz”.

11- Konutu ve iş yeri olan her vatandaş ve işletme elektrik faturası ile birlikte “Sokak Aydınlatma Harcı” ödemek zorundadır. Bu ödemeye karşılık gerek sokak gerekse bölgeler arası yollardaki aydınlatma lambalarının birçoğu ya hiç yanmıyor ya da bir kısım sadece altına ışık verecek kadar yanıyor veya yan yatmış direkler ile ayağıdüşmüş, paslanmıştrafik işaretleri kaldırılmayı veya yenilenmeyi bekliyor. O zaman hükümet edenler ile diğer yetkililerin şu soruya cevap vermeleri gerekir: “Bedeli ödenmiş bir hizmetin verilmemesi başka hangi ülkede vardır.”

12- KKTC dışında hangi ülke vardır ki suç unsurlarını düzenleyen kuralların mevcudiyetine karşın cezai müeyyideler yoktur veya etkisizdir?

13- Her yıl KKTC’nin altyapı ihtiyaçlarının finanse edilmesi için milyonlarca TL tahsis edilmesine rağmen bu miktarların neden çok az bir kısmı kullanılabiliyor veya tümü kullanılmıyor sorusunun cevabı çok basittir. Çünkü KKTC hükümetleri ya bu katkılardan bazı akılalmaz siyasi nedenlerle ülkenin yararlanmasının istememekte ya da parasal katkının serbest bırakılması için projeler üretilmemektedir. Bu üretimsizlik acaba proje yapacak yetenekli personelin olmayışından mı yoksa ihmalkârlıktan mı kaynaklandığı da bir muamma. Bence bu konu her iki nedenden de kaynaklanmaktadır.
Ne demiş atalarımız – “Ödevini ve taahhüdünü yerine getirmeyenlerin hak talep etme gibi bir gerekçeleri olamaz”

Özetle, “Anlayana Sivri Sinek Saz, Anlamayana Davul Zurna Az” söz dizisi ne kadar da yukarıda açıklamaya çalıştığım hükümet icraatlarını göstermektedir.
Hayırlı ve mutlu yıllar dileklerimle.

Bu İçeriğe Emoji İle Tepki Ver
2
 
0
 
0
 
0
 
0
 
0
 
0
 

YORUMLAR
0
ONAY BEKLEYENLER
0
Califorian
  • Slide
    Slide
    LEFKOŞA : 444 70 70
    MAĞUSA : 365 61 70
  • Slide
    Onların sağlıklı beslenmesini tabiki önemsiyoruz... Çünkü ;
    Çocuklarınız çocuklarımızdır . . .
    Slide
  • Slide
    LEFKOŞA TÜRK BELEDİYESİ
    BEYAZ YASEMİN SERTİFİKASINA SAHİBİZ . . .
  • Slide
    Menüler mevsimlik olabilir ama bizde
    LEZZET ve HİJYEN 4 MEVSİM . . .
    Slide

1963 tarihli Pul Vergisi Yasası neden güncelleştirilmiyor?(3)
Göksel SAYDAM | 2 Ocak 2017, Pazartesi
1963 tarihli Pul Vergisi Yasası neden güncelleştirilmiyor?(3)
Son iki haftadan beri KKTC’nin 19/1963 sayılı Pul Vergisi Yasası ve mevcut uygulamaları hakkındaki görüş ve önerilerimi belirtmeye çalıştım. Bu görüş ve ö...
1963 tarihli pul vergisi yasası neden güncelleştirilmiyor? (2)
Göksel SAYDAM | 26 Aralık 2016, Pazartesi
Geçen haftaki yazımda 28 Mart 1963 tarihinde Kıbrıs Cumhuriyeti Temsilcileri Meclisi tarafından yürürlüğe geçirilen ve 21 Aralık 1963 tarihinden beri Kıbrıs Türk Yönetimlerinde ve bugünkü KKTC’nin vergi hukukunda 19/1...
Çifte vergilendirmeyi ve vergi kaybını önleme andlaşmalarının önemi
Göksel SAYDAM | 12 Aralık 2016, Pazartesi
Daha önceki bazı yazılarımda veya katıldığım televizyon programlarında bir devletin egemenlik göstergelerinden birinin “vergilendirme yetkisi” olduğunu ve Kıbrıs sorununa çözüm bulunmasına ilişkin müzakerelerde kurucu...