Ana Sayfa >> Yazarlar Göksel SAYDAM | 7 Ağustos 2017, Pazartesi
Vergi psikolojisi ve etkileri
Paylaş  
9
14
10

Konu hakkındaki görüşlerimi belirtmeden önce “psikolojinin” sözlük anlamına özetle değinmek isterim. Türk Dil Kurumunun yayımlamış olduğu “Türkçe Sözlük” isimli 10’ncu baskısında (s.1630) genel anlamda Fransızca kökenli olan “psikoloji” kelimesi “ruh bilimi; bir grubu, bir bireyi belirleyen hareket etme, düşünme, duygulanma biçimlerinin bütünü” olarak açıklanmıştır.

Hiç şüphesiz her konuda olduğu gibi hükümet icraatları da bir grubun (topluluğu) veya bireylerin hareketlerini, düşünce şekillerini ve duygularını etkilemektedir. İşte bunlardan bir tanesi hükümetlerin uyguladıkları kamu maliyesi politikaları dolayısıyla halk nezdinde oluşan ve “vergi psikolojisi” olarak tanımlanan toplumsal düşünce ile duygu biçimidir.

Vergiye karşı yükümlülerin tepkileri uygulanan vergi politikaları ile çok yakından ilgili olup yarattığı etkilerin tepkileri de buna göre farklı şekilde oluşmakta veya şekillenmektedir. Bu tepkilerin bir kısmı vergi yasalarının veya uygulayıcılarının uygulama şekline veya davranışlarına karşı ortaya çıkarken bir kısmı da ülkenin sosyo-ekonomisi üzerinde yarattığı olumsuzluklar ile ödenen vergiler karşılığının kamusal hizmetler şeklinde halka yansıtılmamasından kaynaklanmaktadır.

Bu tepkiler sonucu vergi yükümlüleri ile halk vergi kaçırma (tax evasion), vergiden kaçınma (tax avoidance), vergiye karşı pasif direniş ve verginin yansıtılması şeklinde ortaya çıkmaktadır.

Herkesin malumu olduğu üzere vergiler, her dönemde devletlerin ve belediyeler ile kamu kuruluşlarının en büyük finansman kaynağını oluşturmakta olup, devlet ve yerel kuruluşlar ile kamu kuruluşları için çok önemli bir yere sahiptir. Bir yandan devletler ve kamu kurumları vergi, resim ve harç gelirlerini artırma uğraşı içinde iken vergi yükümlüleri ile halkın bu vergi yüklerini azaltma uğraşlarında olmaları her zaman bir çatışma konusu oluşturmaktadır.

Uluslararası vergi literatüründe “Vergi Yükü” ifadesi sadece tüm vergi türlerinin oluşturduğu toplam parasal yükü değil, sosyal güvenlik yasalarına istinaden bireylerin ve işletmelerin ödemekle yükümlü oldukları sosyal güvenlik katkılarını da kapsadığını belirtmekte yarar görmekteyim. Öncelikle vergilendirme işlemlerinde adalet algılaması, vergi gelirlerini artırma ve vergi tahsilatı ile süreleri hakkında alınan kararlar, bu konularda yapılan çeşitli yasal düzenlemeler ve kayıtdışılık vergi yükümlülerinin veya halkın vergiye uyumunda önemli rol oynamaktadır. Her ne kadar da vergiler hiç kimse tarafından sevilmez ise de vergiler olmazsa devlet hizmetleri yürütülmez. Ancak, vergisiz devlet olmayacağı gerekçesi ile vergilendirme yetkisinin sınırsız olduğu anlamına gelmez.

Vergi psikolojisi, diğer bir anlatımla verginin algılama şekli, yükümlüler arasında farklı olabilmekte, dolayısıyla da vergiye karşı farklı tepkilere neden olmaktadır. Önemli olan vergi yasalarını düzenleyenlerin ülkenin sosyo-ekonomisi ve dolayısıyla halkta yaratacağı vergi psikolojisini iyi değerlendirmeleri gerekir.

Mali konular hakkında yapılacak değerlendirmelerde sadece konunun hukuki, kamu hizmetlerinden yararlanma olasılığının ve siyasal yaklaşımların esas alınması yeterli olmayıp konunun toplum psikoloji bakımından da ele alınarak değerlendirilmesi gerekmektedir. Bu nedenle kişilerin iç ve dış etkenler karşısında gösterdiği tepkileri inceleyen psikoloji bilimi, vergilemeye karşı kişilerin tepkilerinin psikolojik değerlendirilmesinde önem taşımaktadır.

Diğer bir ifade ile “vergi psikolojisi”, kişilerin ve vergi yükümlülerinin vergi algısını, vergilendirmeye bakış açılarını, vergi uyumunu ve vergilemeye karşı oluşan tepkileri açıklamak için kullanılabilmektedir.

Çağdaş devletler halklarının ihtiyaçlarını karşılama konusunda yaptıkları harcamaları karşılamak için gerekli kaynakları sağlamak amacıyla Vergi İdaresi ve vergi yükümlüleri bakımından vergilemenin psikolojik yönden ele alınması gerekmektedir. Vergi yükümlülerinin vergiye karşı hangi konularda tepki gösterdiklerinin incelenmesi ve bilinmesi büyük önem arzeder.

Ekonomi ve mali olayların maddi yönünü incelemek, psikolojik yönünü incelemekten daha kolaydır. Bunun nedeni psikolojik incelemelerde kişi faktörü devreye girmekte ve psikolojik etkilerin oluşmasının kişilere bağlı olması insan davranışlarının mekâna, zamana ve kişilere göre değişiklik göstermekte olup sonuçta vergileri etkilemektedir.

Devletlerin, belediyelerin ve kamu kurumlarının sahip oldukları vergileme yetkisi kapsamında vergileme konusunda yaptıkları değişikliklere karşı yükümlüleri tepkisiz kalması ise pek mümkün olmamaktadır. Bu konuda psikolojik tepki kişiden kişiye, toplumdan topluma farklılık göstermekte, sosyo kültürel faktörlerin vergi etiği (ahlakı) ve vergi psikolojisi üzerinde etkili olup olmadığının da araştırılması gerekmektedir. Çünkü bu durumu etkileyen ekonomik, mali, sosyal, kültürel, kurumsal, siyasal, yönetimsel ve benzeri faktörlerin büyük rolü vardır.

Ayrıca, verginin konusu, içeriği, kişilerin ödeme güçleri, yükümlüler üzerinde oluşan vergi yükü derecesi, vergi baskısı, yükümlülerin adalet ve eşitlik algılaması, yükümlülerin verginin harcandığı yerler konusundaki algılama şekli, kamu hizmetlerinden yararlanma düzeyi de vergi psikolojisi üzerinde etkili olmakta, sonuçta da yükümlülerin vergi ödeme ya da ödememe kararlarını etkilemektedir.

Bir yandan vergi yükümlülerinin vergi psikolojisi araştırılırken diğer yandan da Vergi İdaresi görevlilerinin de vergi yükümlülerine karşı tutum ve davranışları da incelenmeli, uygulamardaki olumsuzluklar için gerekli önlemler alınmalıdır. Bu nedenle Vergi İdaresi çalışanların birçoğunun mesleki bilgi ile tecrübelerinin geliştirilmesi ve toplum psikolojisi ile davranışları konularında bilinçlendirilmeleri için gerekli eğitim hizmetlerine ağırlık verilerek siyasi etkiden ve egolarından kurtulmaları sağlanmalıdır. Benzeri uygulama diğer devlet kurumlarında da uygulanmalıdır.

Yükümlülerin vergiye karşı tutum ve davranışlarını etkileyen genel faktörler şunlardır:

  1. Ekonomik ve Mali,

  2. Sosyal ve Kültürel,

  3. Siyasal, Kamusal ve Yönetimsel.

Vergiye karşı yükümlülerin davranış ve tepkilerini ise aşağıdaki gibi özetlemek mümkündür.

  1. Vergi Kaçırma.

  2. Vergiden Kaçınma,

  3. Transfer Fiyatlandırılması,

  4. Matrah Kaydırması,

  5. Gelir Aktarımı,

  6. Vergi Ertelemesi,

  7. Tüm Vergi Avantajlarından (Teşviklerden) Yararlanma,

Vergilerin önemli bir gelir kaynağı olması nedeniyle devletler ve kamu kurumları bakımından önem arzetmekte olup başarılı bir vergi politikasının uygulanabilmesinde en büyük etken vergi uyumu konusudur.

Yükümlülerin tarh edilen vergilere karşı tepki göstermesinin nedenlerinin mutlaka araştırılmasının ve değerlendirilmesinin yapılması ve sürekli izlenmesi gerekmektedir. Vergi konusunda yapılan yasal düzenlemelerin olumlu veya olumsuz etkilerinin vergi uyumu bakımından belirlenmesi vergi adaleti, vergi algılaması ve vergi psikolojisi bakımından etkilerinin incelenmesi gerekmektedir. Bunun yöntemlerinden bir tanesi kamuoyu yoklamaları sonuçları ve bu konuda toplum bilimcileri vb. mesleklerden hizmet alınmalıdır.

Yapılan çeşitli yasal düzenlemeler özellikle af yasaları vergilemede adalet anlayışını olumsuz yönde etkilemekte ve vergi konusundaki tepkilere ivme kazandırmakta dürüst vergi yükümlülerinin ile halkın vergi konusundaki tutum ve görüşlerini olumsuza dönüştürmektedir.

Özetle, iyi bir vergi uyumunun sağlanması amacıyla gerek Vergi İdaresi görevlilerinin gerekse vergi yükümlülerinin mesleki psikolojileri ve vergi psikolojilerinin sürekli izlenip değerlendirilmesi ve gerekli önlemlerin alınması gerekir.

Ayrıca, toplumsal vergi kültürünün yaygınlaşması için de Vergi İdaresi, mesleki sivil toplum örgütleri ve eğitim kurumların münferiden veya müştereken eğitim amaçlı etkinlikler düzenlemeleri de gerekli olup bu konuda son 20 yıldan bugüne kadar bu konuda hiçbir etkinliğin yapılmadığını görmek üzücüdür.

Bu İçeriğe Emoji İle Tepki Ver
0
 
0
 
0
 
0
 
0
 
0
 
0
 

YORUMLAR
0
ONAY BEKLEYENLER
0
YAZARIN SON 10 YAZISI
21 Ağustos 2017, Pazartesi    "Şerefiye vergisi" nedir? Ne değildir (2)
14 Ağustos 2017, Pazartesi    "Şerefiye Vergisi" nedir? Ne değildir? (1)
31 Temmuz 2017, Pazartesi    Neden siyasiler koltuklarını bırakmak istemezler?
24 Temmuz 2017, Pazartesi    Vergilemenin gelir dağılımı ilişkisi
17 Temmuz 2017, Pazartesi    Vergi gelirlerinin kamusal hizmetlere dönüşmesi gerekliliği
4 Temmuz 2017, Salı    Vergilemenin mali ve ekonomik prensipleri (1)
26 Haziran 2017, Pazartesi    Verginin yansıması
19 Haziran 2017, Pazartesi    Kamu görevlileri etik davranış ilkeleri (2)
12 Haziran 2017, Pazartesi    Kamu görevlileri etik davranış ilkeleri (1)
5 Haziran 2017, Pazartesi    Vergilemede etkinlik ve vergi reformu

"Şerefiye vergisi" nedir? Ne değildir (2)
Göksel SAYDAM | 21 Ağustos 2017, Pazartesi
Geçtiğimiz haftalarda KKTC’nin gündemini oluşturan konulardan bir tanesi de eski sahibi Rum olan taşınmaz mallardan “Şerefiye Vergisi” ismi altında bugünkü sahiplerinden bir verginin alınması ve elde edilecek kaynağın...
"Şerefiye Vergisi" nedir? Ne değildir? (1)
Göksel SAYDAM | 14 Ağustos 2017, Pazartesi
Son günlerde, Rumlara ait taşınmaz malların Türkleştirilmesi için tazminat kaynağı oluşturulması amacıyla bazı kesimler tarafından “Şerefiye Vergisi” olarak tanımlanmaya çalışılan bir konu kamuoyununun gündemine getir...
Neden siyasiler koltuklarını bırakmak istemezler?
Göksel SAYDAM | 31 Temmuz 2017, Pazartesi
Son haftalarda KKTC’nin gündemini, Asgari Ücret ve 2017 yılının ilk altı ayında KKTC’de meydana gelen Tüketici Fiyatları Endeksi’nde meydana gelen değişimin halkın satın alma gücünde oluşturduğu ve “Hayat Pahalılığı” ...