Alexa atrk.gif
banner
banner
banner
Ana Sayfa >> Yazarlar Polat ALPER | 11 Nisan 2016, Pazartesi

Bakan atamasında kadın-erkek demeden liyakata bakılmalı

Paylaş  
81
151
63

Meclisimizin durumu malum.

Erkek egemen bir meclis.

Kadın kotasıymış, kadın temsiliyetiymiş, eşitlikmiş, bunlar ne yazık ki hak getire.

Temelden bir zihniyet değişimi gerçekleşmediği ve kadın sorunu, onu yaratan koşullar dikkate alınmadan değerlendirilmediği sürece çözümlenebilecek bir durumda değil.

***

Ancak hem kadın olup hem de kadın sorununu istismar eden kurnazlara ne demeli?

Mesela, koca KKTC Meclisi’nde sadece 4 kadın milletvekili varken, veya sağ bir partimizde topu topu 1 tane kadın milletvekili mevcutken, yani aslında siyasette kadın temsiliyeti içler acısı bir haldeyken; bu konuyu kişisel ihtirasları için, kariyerini geliştirmek veya belli bir ikbal elde edebilmek için istismar edenlere ne demeli?

‘Kadın temsiliyeti az, meclis ataerkil bir durumda ve hiç kadın bakan yok’ gibi bahanelerin arkasına sığınarak kendine bakanlık talep eden kadın milletvekillerinin ne kadar samimi olduğunu düşünmeliyiz.

Kadının gündelik hayatta da, siyasette de temsiliyetini, etkisini geliştirmek için, yaşadığı sorunları ortadan kaldırmak, en azından iyileştirmeler sağlamak için taşın altına elini sokmayan insanlar ‘kadın temsiliyetini’ kendi kişisel çıkarlarına paravan yaparak kimi kandırdıklarını sanıyorlar?

***

Sözüm ‘meclisten’ dışarı elbette.

Kimsecikler üzerine alınmasın.

Kırılmasın, gücenmesin.

Asılsız sözler, iftira, hakaret veya rencide edilme hissine kapılmasın.

Niyetim kimseyi kırmak veya incitmek değil.

Zaten herhangi birini hedef alarak kaleme almadım bu satırları.

Kendi kişisel hırsları, beklentileri ve kariyeri için kadınlığını ve kadının temsiliyet sorununu kullanan hiç kimse olmadığı için zaten üzerinize alınmanıza gerek yok.

Bilmem hangi partinin, bilmem hangi ilçe başkanını falan da kastetmiyorum.

Kadının temsiliyetine kendi partisinde dahi izin vermeyen bir zihniyete sahip olan kadınlardan asla bahsetmiyorum.

Zaten kadın temsiliyetini sınırlandıran ataerkil bir bakışa sahip bir partinin mensubu olmak demek, istese de istemese de o zihniyetin devam etmesine neden olmak anlamına geleceğinden, bu çelişkilerle siyaset yapıp yüksek yüksek yerlere gelmek isteyen ve fakat bunu insanların zekalarıyla adeta dalga geçerek yapmaya  çalışan birileri olmadığından dolayı, o kesim de üzerine alınmasın.

Kadının varolma ve temsil edilme sorununu istismar eden, kadın olmasına rağmen aslında kadın düşmanı olan zihniyetten hiç dem vurmuyorum.

Lütfen yanlış anlamayın.

Ben farz-ı misal konuşuyorum.

***

Kanımca birileri belli bir mevkie getirilecekse, bunun yöntemi cinsiyetine göre karar vermek değildir.

Bir partinin genel başkanı, herhangi bir milletvekiline bakanlık görevi verecekse bunda ölçüt kesinlikle ve kesinlikle kişinin cinsiyeti, kara kaşı kara gözü olmamalıdır.

Bu tür mühim görevlerde liyakate bakılmak zorunda.

Profesyonel bir şekilde adayların her yönden detaylı bir incelemesi gerçekleştirilmeli.

Kadınlık-erkeklik-gençlik-yaşlılık şeklinde hiçbir işe yaramayan ayrımlar değil, başarı, siyasal referanslar dikkate alınmalı.

Adayların nitelikleri, becerileri, bilgi-birikim ve deneyimleri incelenmeli.

Başka türlü ne devlet ciddiyeti sağlanabilir, ne de insanlar hak ettikleri görevlerde huzur ve başarı içerisinde varını yoğunu ortaya koyarak çalışabilir.

Liyakat, liyakat, liyakat…

Dikkate almamız gereken tek kriter budur.

Liyakat!

Bu İçeriğe Emoji İle Tepki Ver
0
 
0
 
0
 
0
 
0
 
0
 
0
 

Facebook yorum
YORUMLAR
0
ONAY BEKLEYENLER
0
YAZARIN SON 10 YAZISI
10 Eylül 2019, Salı    Kıbrıs Türk Halkının onurlu duruşu ve vefası bunu emrediyor...
19 Ağustos 2019, Pazartesi    UBP tabanında homurdanmalar var...
14 Ağustos 2019, Çarşamba    Fikri hür, vicdanı hür, irfanı hür nesiller...
13 Ağustos 2019, Salı    Bakan yasal zorunluluğu görmezden gelirse!
11 Ağustos 2019, Pazar    Bencil bir hayat hikayesi!
29 Temmuz 2019, Pazartesi    Popüler felsefemiz 'yaşadıktan sonra el yordamıyla tedbir'
24 Temmuz 2019, Çarşamba    Hakkıdır Hakk'a Tapan Milletimin 'Kazanılmış Hak'
22 Temmuz 2019, Pazartesi    Asya, Afrika, Avrupa üçgenine dikkat!
21 Haziran 2019, Cuma    'Toplum Lideri' statüsü ve tükenen seçim sistemi
4 Haziran 2019, Salı    Trafik, izolasyon ve Bayram dileklerim...

banner
banner
banner
banner
banner

Kıbrıs Türk Halkının onurlu duruşu ve vefası bunu emrediyor...
Polat ALPER | 10 Eylül 2019, Salı
Takribi 45 yıldır Türkiye ile aramızda rahmetli Rauf Raif Denktaş’la başlayan, güvene dayalı, ihtiyaca müteakip maddi ve manevi destek, ardından Sayın Derviş Eroğlu ile sembolik protokollerle devam eden ve Derviş Bey’...
UBP tabanında homurdanmalar var...
Polat ALPER | 19 Ağustos 2019, Pazartesi
UBP tabanına kulak verin, tabanda homurdanmalar var.
UBP Genel Başkanı Ersin Tatar’ın önümüzdeki yıl yapılacak cumhurbaşkanlığı seçimlerinde aday olmayacağını sıklıkla dile getiriyor. UBP adayı kim olacak sorusu günd...
Fikri hür, vicdanı hür, irfanı hür nesiller...
Polat ALPER | 14 Ağustos 2019, Çarşamba
Laiklik ve din düşmanlığının farkını ayırt etmeli. Topluma, din korkusu aşılamak eğreti öğreti olmaktan öteye gitmez. Tabi ki tersi için de ayni eğretilik geçerlidir.
Kıbrıslı Türkün mayası sağlamdır. Bizler, samimi ...