Ana Sayfa >> Yazarlar Polat ALPER | 20 Mart 2017, Pazartesi
Devlet Laboratuvarı yangını ciddiye alınmalı
Paylaş  
29
56
26

Vaktizamanında, Çernobil faciası olduğunda Türkiye'deki bir bakan televizyona çıkarak, 'Çernobil'deki radyasyon bizim Karadeniz'deki çay tarlalarını etkilemedi. Kanserden korkmadan gönül rahatlığıyla çay içebilirsiniz' mesajını vermek için afiyetle bir bardak çay içmişti.

Çernobil yüzünden Karadeniz'de onlarca insan yıllar içinde kansere yakalandı.

Karadeniz'in unutulmayacak ismi Kazım Koyuncu başta olmak üzere bölgenin birçok insanı kanser nedeniyle hayatını kaybetti.

Yani birilerinin TV ekranlarında çay içmesi, radyasyonun ne yayılabilen bir durum olduğu gerçeğini ne de insanların kanser oluşunu engelleyebildi.

***

22 Aralık'ta bizim de Devlet Laboratuvarı yandı.

Bir Çernobil değil elbette.

Ancak bizim gibi kanserin bu denli yoğun görüldüğü, CMC madeninin atıklarının halen daha insanlarımızı katlettiği bir ülkede yanan laboratuvardan radyasyon yayılabileceği tehlikesi gayriciddi cevaplarla olayı savuşturmakla atlatılabilecek bir şey değil...

Bakınız Kıbrıs Türk Tabipler Birliği Asbaşkanı Dt. Teksen Köroğlu, yanan laboratuvarda radyasyon tehlikesi bulunduğunu söylüyor.

Daha da fenası, bunun toplumdan gizlendiğini iddia ediyor.

Sağlık Bakanı'nın, Devlet Laboratuvarı’nda radyasyon dedektörü bulunduğunu ve yangının olduğu gün ve sonrasında dedektörün sinyal vermediğini söylediğini hatırlatıyor ve “Binada yangının olduğu günden itibaren elektrik enerjisi yok. Dedektör nasıl çalışıyor ki sinyal versin?” diye haklı olarak soruyor... 

Bakınız, çıkan yangının ardından Devlet Laboratuvarı Müdürü, ciddi sağlık problemleri yaşıyor.

Köroğlu, laboratuvar çalışanlarının da yangın sonrası çeşitli sağlık şikayetleriyle hastanelere başvurduklarına dikkat çekiyor...

Ve yanan binanın duvarlarının kazınacağı açıklanıyor.

Bu neden yapılır?

Radyasyon tehlikesi olmayan yanmış bir binanın duvarları neden kazınır?

Devlet Laboratuvarı neden başka bir yere taşınıyor?

Ve oradaki enkaz ile etrafındaki unsurlar bu saatten sonra ne olacak?

***

İddialar gerçekten çok ciddi.

Sağlık Bakanlığı Müdürü'nün konuyla ilgili açıklamaları ise bir o kadar gayriciddi.

Sn. Müdür, Köroğlu’nun iddialarına yanıt vermek yerine genel bir açıklamayla ve ‘‘Yok öyle bir şey’’ demekle yetiniyor.

Gerçekten, Sn. Köroğlu'nun -doğru veya yanlış olması bu anlamda hiç önemli değil- iddialarına yanıt verilmeyip de sadece beylik birkaç lafla, 'x yere tahlile gönderdik, y yerden sonuçlar aldık' şeklinde bir açıklama ile yetinilmesi, insanın aklına soru işaretleri düşürüyor.

Radyasyon dedektörünün ikaz vermemesini, radyasyon sızıntısı olmadığına delil gösteren Sn. Müdür, elektriğin olmadığı bir ortamda o dedektörün nasıl ikaz verebileceğini düşünüyor?

Veya yangından sonra laboratuvar çalışanlarının çeşitli sağlık şikayetleriyle başvurularda bulunması bir tesadüf mü? Buna da yanıt yok örneğin...

Arkadaşlarımız, müdürlerimiz, yetkililerimiz hatta bakanlarımız 'çay içmeye' bir an önce son vermeliler.

Biz, çay içerek, 'Bir şey olmaz' denerek, 'Bunlar iftiradır' diye karşı çıkılarak yapılan savunmaların neticelerini tarihte görmüş insanlar olarak çok daha doyurucu, akla uygun ve belgeli yanıtları hak ettiğimizi düşünüyoruz.

Önce yurttaşları olayın en ince detayına kadar bilgilendiriniz.

İhmal veya kusuru olanlar varsa cezalandırınız.

Olayı tüm çıplaklığıyla izah ediniz.

Ondan sonra gönül rahatlığıyla 'çayımızı içelim'.

Bu İçeriğe Emoji İle Tepki Ver
1
 
0
 
0
 
0
 
0
 
0
 
0
 

YORUMLAR
0
ONAY BEKLEYENLER
0
YAZARIN SON 10 YAZISI
23 Ağustos 2017, Çarşamba    Cuma saat 19:00'da Lord's Palace Hotel'in önünde...
21 Ağustos 2017, Pazartesi    Başka Karpaz'ımız yok
7 Ağustos 2017, Pazartesi    Bir insan olarak vicdanım hiç rahat değil...
3 Ağustos 2017, Perşembe    Uzaylılar ve temiz siyaset...
2 Ağustos 2017, Çarşamba    'Kendini önemli hissetmek için her şeye karşı çıkıcılık' halleri...
1 Ağustos 2017, Salı    Topluma din korkusu aşılamak, eğreti öğreti olmaktan öte bir noktaya varmaz...
31 Temmuz 2017, Pazartesi    C Star Kıbrıs'a geldi, geçti...
20 Temmuz 2017, Perşembe    Sokak kirli diye evimizin içini temiz tutmaktan geri durmayalım
17 Temmuz 2017, Pazartesi    Lords Palace'ın Odyssy Club'ı kanunlara uyunuz...
14 Temmuz 2017, Cuma    Gerçek Kıbrıs Sorunu su yüzüne çıktı...

Cuma saat 19:00'da Lord's Palace Hotel'in önünde...
Polat ALPER | 23 Ağustos 2017, Çarşamba
Turgay Hilmi ile şahsi dostluğum bir yana, KKTC'nin Almanya Fahri Konsolosluğu görevini yıllardır yürüterek birçok başarılı projeye imza atması, ülkeyi dünyada temsil ediyor oluşu, dünyanın dört bir yanında tanınan or...
Başka Karpaz'ımız yok
Polat ALPER | 21 Ağustos 2017, Pazartesi
Uzun bir zamandan sonra adanın 'ucuna', Dipkarpaz'a ulaşmak için yola çıktım.
İyi de ettim aslında...
Dipkarpaz’ın Altın Kumsalı’na da, eşeklerine de, bitki örtüsüne de, insanlarına da hasret kalmışım.
Dipkarpaz kö...
Bir insan olarak vicdanım hiç rahat değil...
Polat ALPER | 7 Ağustos 2017, Pazartesi
Zafar Beshimov ismini bileniniz var mı?
Yoktur...
Zira bu adam ne ünlü bir şarkıcı ne bir politikacı...
Bu adam ülkeye çalışmak amacıyla gelmiş, çalışma izinli bir iş bulamamış, vize süresi dolduktan sonra da ülked...