Ana Sayfa >> Yazarlar Polat ALPER | 20 Mart 2017, Pazartesi
Devlet Laboratuvarı yangını ciddiye alınmalı
Paylaş  
18
24
15

Vaktizamanında, Çernobil faciası olduğunda Türkiye'deki bir bakan televizyona çıkarak, 'Çernobil'deki radyasyon bizim Karadeniz'deki çay tarlalarını etkilemedi. Kanserden korkmadan gönül rahatlığıyla çay içebilirsiniz' mesajını vermek için afiyetle bir bardak çay içmişti.

Çernobil yüzünden Karadeniz'de onlarca insan yıllar içinde kansere yakalandı.

Karadeniz'in unutulmayacak ismi Kazım Koyuncu başta olmak üzere bölgenin birçok insanı kanser nedeniyle hayatını kaybetti.

Yani birilerinin TV ekranlarında çay içmesi, radyasyonun ne yayılabilen bir durum olduğu gerçeğini ne de insanların kanser oluşunu engelleyebildi.

***

22 Aralık'ta bizim de Devlet Laboratuvarı yandı.

Bir Çernobil değil elbette.

Ancak bizim gibi kanserin bu denli yoğun görüldüğü, CMC madeninin atıklarının halen daha insanlarımızı katlettiği bir ülkede yanan laboratuvardan radyasyon yayılabileceği tehlikesi gayriciddi cevaplarla olayı savuşturmakla atlatılabilecek bir şey değil...

Bakınız Kıbrıs Türk Tabipler Birliği Asbaşkanı Dt. Teksen Köroğlu, yanan laboratuvarda radyasyon tehlikesi bulunduğunu söylüyor.

Daha da fenası, bunun toplumdan gizlendiğini iddia ediyor.

Sağlık Bakanı'nın, Devlet Laboratuvarı’nda radyasyon dedektörü bulunduğunu ve yangının olduğu gün ve sonrasında dedektörün sinyal vermediğini söylediğini hatırlatıyor ve “Binada yangının olduğu günden itibaren elektrik enerjisi yok. Dedektör nasıl çalışıyor ki sinyal versin?” diye haklı olarak soruyor... 

Bakınız, çıkan yangının ardından Devlet Laboratuvarı Müdürü, ciddi sağlık problemleri yaşıyor.

Köroğlu, laboratuvar çalışanlarının da yangın sonrası çeşitli sağlık şikayetleriyle hastanelere başvurduklarına dikkat çekiyor...

Ve yanan binanın duvarlarının kazınacağı açıklanıyor.

Bu neden yapılır?

Radyasyon tehlikesi olmayan yanmış bir binanın duvarları neden kazınır?

Devlet Laboratuvarı neden başka bir yere taşınıyor?

Ve oradaki enkaz ile etrafındaki unsurlar bu saatten sonra ne olacak?

***

İddialar gerçekten çok ciddi.

Sağlık Bakanlığı Müdürü'nün konuyla ilgili açıklamaları ise bir o kadar gayriciddi.

Sn. Müdür, Köroğlu’nun iddialarına yanıt vermek yerine genel bir açıklamayla ve ‘‘Yok öyle bir şey’’ demekle yetiniyor.

Gerçekten, Sn. Köroğlu'nun -doğru veya yanlış olması bu anlamda hiç önemli değil- iddialarına yanıt verilmeyip de sadece beylik birkaç lafla, 'x yere tahlile gönderdik, y yerden sonuçlar aldık' şeklinde bir açıklama ile yetinilmesi, insanın aklına soru işaretleri düşürüyor.

Radyasyon dedektörünün ikaz vermemesini, radyasyon sızıntısı olmadığına delil gösteren Sn. Müdür, elektriğin olmadığı bir ortamda o dedektörün nasıl ikaz verebileceğini düşünüyor?

Veya yangından sonra laboratuvar çalışanlarının çeşitli sağlık şikayetleriyle başvurularda bulunması bir tesadüf mü? Buna da yanıt yok örneğin...

Arkadaşlarımız, müdürlerimiz, yetkililerimiz hatta bakanlarımız 'çay içmeye' bir an önce son vermeliler.

Biz, çay içerek, 'Bir şey olmaz' denerek, 'Bunlar iftiradır' diye karşı çıkılarak yapılan savunmaların neticelerini tarihte görmüş insanlar olarak çok daha doyurucu, akla uygun ve belgeli yanıtları hak ettiğimizi düşünüyoruz.

Önce yurttaşları olayın en ince detayına kadar bilgilendiriniz.

İhmal veya kusuru olanlar varsa cezalandırınız.

Olayı tüm çıplaklığıyla izah ediniz.

Ondan sonra gönül rahatlığıyla 'çayımızı içelim'.

Bu İçeriğe Emoji İle Tepki Ver
1
 
0
 
0
 
0
 
0
 
0
 
0
 

YORUMLAR
0
ONAY BEKLEYENLER
0
YAZARIN SON 10 YAZISI
27 Nisan 2017, Perşembe    Havada Bulut...
26 Nisan 2017, Çarşamba    Kadınlar çiçektir, canımızdır gibi saçma sapan laflara gerek yok
25 Nisan 2017, Salı    Sağ el parmaklarıyla makas pozu...
24 Nisan 2017, Pazartesi    Bu umut tekrar yeşereceğe benzemiyor...
17 Nisan 2017, Pazartesi    Siyasallaştı diyerek siyasi yasak koymak...
12 Nisan 2017, Çarşamba    KKTC'ye özgü suni emlak fiyatları
10 Nisan 2017, Pazartesi    Çaresizlerle işimiz yok, kulvarımız çok farklı
7 Nisan 2017, Cuma    Kıbrıs işi Mercedes lansmanında son nokta döner kebap...
6 Nisan 2017, Perşembe    AKSA her neye güvenmişse...
5 Nisan 2017, Çarşamba    Sn. Eziç, Sn. Kayım, Sn. Gürel, Sn. Aydeniz'den ricamdır...

Havada Bulut...
Polat ALPER | 27 Nisan 2017, Perşembe
Bir değil iki değil...
Önce 'Kıbrıs'ı aldık'la başladı...
Ardından dün 'KKTC, Türkiye'nin denizaşırı bir vilayetidir' dedi.
Gerek Kıbrıslı Türklerin hassasiyetleri gerekse bulunduğu makam açısından söylediklerinin ...
Kadınlar çiçektir, canımızdır gibi saçma sapan laflara gerek yok
Polat ALPER | 26 Nisan 2017, Çarşamba
Kadınlar bizim canımız, biriciğimiz gibi saçma sapan laflara gerek yok.
Kadınları sahiplenilecek veya erkeğin arkasında bir unsur olarak gören zihniyetin bir çeşit yansımasıdır bu.
Ve 'kadınlar çiçektir' mantığıyla ...
Sağ el parmaklarıyla makas pozu...
Polat ALPER | 25 Nisan 2017, Salı
Öncelikle Ulusal Birlik Partisi Gençlik Kolları'nı 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı nedeniyle açtıkları resim sergisinden dolayı canıgönülden tebrik ediyorum.
Bayram, tüm çocukların bayramı olduğu için, ins...