Ana Sayfa >> Yazarlar Polat ALPER | 20 Mart 2017, Pazartesi
Devlet Laboratuvarı yangını ciddiye alınmalı
Paylaş  
43
95
40

Vaktizamanında, Çernobil faciası olduğunda Türkiye'deki bir bakan televizyona çıkarak, 'Çernobil'deki radyasyon bizim Karadeniz'deki çay tarlalarını etkilemedi. Kanserden korkmadan gönül rahatlığıyla çay içebilirsiniz' mesajını vermek için afiyetle bir bardak çay içmişti.

Çernobil yüzünden Karadeniz'de onlarca insan yıllar içinde kansere yakalandı.

Karadeniz'in unutulmayacak ismi Kazım Koyuncu başta olmak üzere bölgenin birçok insanı kanser nedeniyle hayatını kaybetti.

Yani birilerinin TV ekranlarında çay içmesi, radyasyonun ne yayılabilen bir durum olduğu gerçeğini ne de insanların kanser oluşunu engelleyebildi.

***

22 Aralık'ta bizim de Devlet Laboratuvarı yandı.

Bir Çernobil değil elbette.

Ancak bizim gibi kanserin bu denli yoğun görüldüğü, CMC madeninin atıklarının halen daha insanlarımızı katlettiği bir ülkede yanan laboratuvardan radyasyon yayılabileceği tehlikesi gayriciddi cevaplarla olayı savuşturmakla atlatılabilecek bir şey değil...

Bakınız Kıbrıs Türk Tabipler Birliği Asbaşkanı Dt. Teksen Köroğlu, yanan laboratuvarda radyasyon tehlikesi bulunduğunu söylüyor.

Daha da fenası, bunun toplumdan gizlendiğini iddia ediyor.

Sağlık Bakanı'nın, Devlet Laboratuvarı’nda radyasyon dedektörü bulunduğunu ve yangının olduğu gün ve sonrasında dedektörün sinyal vermediğini söylediğini hatırlatıyor ve “Binada yangının olduğu günden itibaren elektrik enerjisi yok. Dedektör nasıl çalışıyor ki sinyal versin?” diye haklı olarak soruyor... 

Bakınız, çıkan yangının ardından Devlet Laboratuvarı Müdürü, ciddi sağlık problemleri yaşıyor.

Köroğlu, laboratuvar çalışanlarının da yangın sonrası çeşitli sağlık şikayetleriyle hastanelere başvurduklarına dikkat çekiyor...

Ve yanan binanın duvarlarının kazınacağı açıklanıyor.

Bu neden yapılır?

Radyasyon tehlikesi olmayan yanmış bir binanın duvarları neden kazınır?

Devlet Laboratuvarı neden başka bir yere taşınıyor?

Ve oradaki enkaz ile etrafındaki unsurlar bu saatten sonra ne olacak?

***

İddialar gerçekten çok ciddi.

Sağlık Bakanlığı Müdürü'nün konuyla ilgili açıklamaları ise bir o kadar gayriciddi.

Sn. Müdür, Köroğlu’nun iddialarına yanıt vermek yerine genel bir açıklamayla ve ‘‘Yok öyle bir şey’’ demekle yetiniyor.

Gerçekten, Sn. Köroğlu'nun -doğru veya yanlış olması bu anlamda hiç önemli değil- iddialarına yanıt verilmeyip de sadece beylik birkaç lafla, 'x yere tahlile gönderdik, y yerden sonuçlar aldık' şeklinde bir açıklama ile yetinilmesi, insanın aklına soru işaretleri düşürüyor.

Radyasyon dedektörünün ikaz vermemesini, radyasyon sızıntısı olmadığına delil gösteren Sn. Müdür, elektriğin olmadığı bir ortamda o dedektörün nasıl ikaz verebileceğini düşünüyor?

Veya yangından sonra laboratuvar çalışanlarının çeşitli sağlık şikayetleriyle başvurularda bulunması bir tesadüf mü? Buna da yanıt yok örneğin...

Arkadaşlarımız, müdürlerimiz, yetkililerimiz hatta bakanlarımız 'çay içmeye' bir an önce son vermeliler.

Biz, çay içerek, 'Bir şey olmaz' denerek, 'Bunlar iftiradır' diye karşı çıkılarak yapılan savunmaların neticelerini tarihte görmüş insanlar olarak çok daha doyurucu, akla uygun ve belgeli yanıtları hak ettiğimizi düşünüyoruz.

Önce yurttaşları olayın en ince detayına kadar bilgilendiriniz.

İhmal veya kusuru olanlar varsa cezalandırınız.

Olayı tüm çıplaklığıyla izah ediniz.

Ondan sonra gönül rahatlığıyla 'çayımızı içelim'.

Bu İçeriğe Emoji İle Tepki Ver
1
 
0
 
0
 
0
 
0
 
0
 
0
 

YORUMLAR
0
ONAY BEKLEYENLER
0
YAZARIN SON 10 YAZISI
30 Aralık 2017, Cumartesi    Mutlu bir yıl dilerim
20 Aralık 2017, Çarşamba    Kendini internete kaptıran bir heves şahıslar...
8 Aralık 2017, Cuma    Murat Gezici TAK'ın içindeki FETÖ'cüleri 7'sindeki seçimden sonra bitirecekmiş...
6 Aralık 2017, Çarşamba    %20 beklerken sandıktan %0,47 çıkmıştı...
4 Aralık 2017, Pazartesi    Yeni nesil eğitiminde, IQ ve EQ’nun yanı sıra DQ önem kazanıyor...
30 Kasım 2017, Perşembe    Polisin haksızlığa uğramasına bir son verilmesi gerekiyor...
29 Kasım 2017, Çarşamba    4.0 Adası Kıbrıs
23 Kasım 2017, Perşembe    16 yıl dile kolay...
7 Kasım 2017, Salı    Demokratik teamüllerin baş tacı edildiği bir seçim süreci diliyorum
6 Kasım 2017, Pazartesi    Tahsin'in manevi hatırasına gereken önem verilmeli

Mutlu bir yıl dilerim
Polat ALPER | 30 Aralık 2017, Cumartesi
Yeni yıl nedeniyle, adet olduğu üzere bir yazı farz oldu...
Önceki yıllarda yazdığım yeni yıl yazılarına bir göz attım...
Karşıma trajikomik bir tablo çıktı. 
Her sene benzer şeyleri dilemişim ve olmamış...
Tüm dü...
Kendini internete kaptıran bir heves şahıslar...
Polat ALPER | 20 Aralık 2017, Çarşamba
Şu adadaki en büyük sorunlardan birisi de herkesin her şey olabilmesi…

Şu küçücük adada bir iş yapacağında az dikkat etmeli…

Mesela Kıbrıs Postası…

Yayınlarının etkisi; bizi medya etik kurallarına...
Murat Gezici TAK'ın içindeki FETÖ'cüleri 7'sindeki seçimden sonra bitirecekmi...
Polat ALPER | 8 Aralık 2017, Cuma
Murat Gezici önüne gelene istediğini söyleyebileceğini düşünüyor anlaşılan… İşine gelmediğinde ‘içkili’ ithamı, işine geldiğinde ‘FET֒cü’…
Türkiye merkezli Gezici Araştırma Şirketinin kamuoyu ile paylaştığı anketin ...