Ana Sayfa >> Yazarlar Polat ALPER | 17 Nisan 2017, Pazartesi
Siyasallaştı diyerek siyasi yasak koymak...
Paylaş  
17
27
22

Kıbrıs coğrafyası hoşgörünün hakim olduğu bir yerdir.

Osmanlı'dan bu yana her dinden veya mezhepten insan bu adada ayrımcılığa maruz kalmadan inançlarını yaşadılar.

Halen de durum öyledir.

İster Müslüman olun, ister Hristiyan, ister Yahudi, isterseniz ateist...

Kıbrıs ne bir inancı diğerinin önüne koyar ne birine bir akımı empoze eder ne de dinsel bir düşmanlığa izin verir.

Bizim meşrebimiz böyledir. Her görüş, her inanç bizim için saygı duyulmayı hak eder. 

***

Ancak son zamanlardaki bazı uygulamalar Kıbrıs'ın bu hoşgörülü ve barışçıl iklimine çentik atıyor diye düşünüyorum.

Kıbrıslı Rumlar her yıl kutladıkları Noel Yortusu'nu Kuzey’e geçerek kutlarlar.

Kafilelerle gelirler, mumlarını yakar, ayinlerini yapar ve evlerine dönerler. 

Bizler de her yıl ters istikamet olan Güney’de Hala Sultan Tekkesi'nde kutlama yaparız.

Bunda da sorun edilecek hiçbir şey olmamıştır, olmamalıdır.

Ancak bu yılki ayin için bizim Dışişleri Bakanlığı'ndan gerekli izin çıkmadı.

Gerekçe ise, Dışişleri Bakanı Tahsin Ertuğruloğlu tarafından söz konusu ayinin siyasallaştırıldığı...

Ayinde neler söyleniyor?

Siyasal mesajlar mı veriliyor?

Veya bu ayinler uluslararası arenada Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti aleyhine mi kullanılıyor?

Bunların olduğuna dair duyumumuz yok.

Olsa neden fark etmeyelim?

Olsa devletin kurumları neden halkı bu konuda bilgilendirmesin?

O zaman nedir bu 'siyasallaştı' gerekçesi?

***

Peki aynısının Kıbrıslı Türklere yapılması durumunda tepkimizin nasıl olacağını hiç düşündünüz mü?

Yani Güney Kıbrıs yönetimi, Güney'deki Hala Sultan Tekkesi'ne giderek ibadetlerini yapmak isteyen Kıbrıslı Türklere 'siz bu ibadet işini siyasallaşırdınız, artık size izin yok' dese ortalığı nasıl ayağa kaldırırdık değil mi?

İnanç özgürlüğünden demokratik hakların kısıtlanmasına dek bir dizi argümanı haklı olarak sıralardık.

Peki bizim yaptığımızla bu senaryo arasında ne fark var?

***

Tarihte, o çok modern Avrupa dahi din/mezhep savaşlarıyla ve düşmanlıklarla birbirini keserken bizim topraklarda hoşgörü ve karşılıklı saygı hakimdi.

Toplumun Kıbrıslı Türk-Rum olarak kamplara ayrılarak savaştığı dönem haricinde bu topraklarda milliyet veya dinsel farklılıklar hiçbir zaman düşmanlık nedeni olmadı.

Osmanlı'dan günümüze kadar Kıbrıs'ta Hristiyanlar için yapılan ibadethanelere, her inancın özgürce yaşaması için verilen çabalara bakmak lazım...

Türkiye'ye bakacak olursak, özellikle Ak Parti döneminde Türkiye'de Müslümanlık haricindeki dini inançlara sağlanan imkanlara ve özgürlük alanlarına bakmak lazım.

Asıl; bir dini inanç grubuna başkalarının hak ve özgürlüklerine dokunmadığı ve inanç özgürlüğünü ihlal etmediği sürece, dilediği gibi ibadet etme özgürlüğünün sağlanmasının, bu dini duyguların siyasallaşmasına engel olacak en güvenilir emniyet supabı olduğunu görmemiz lazım.

Öyle soyut bir şekilde 'Rumların ayini siyasallaştırıldı' şeklindeki açıklamalarla bu konu izah edilemez.

Yukarıda belirttiğim gibi gerekçeleriyle, nedenleriyle ve sonuçlarıyla ayinin nasıl siyasallaştığının ortaya konması, eğer konamıyorsa da haksız kısıtlamalara derhal son verilmesi gerekli.

Aksi takdirde dini esas siyasallaştıran biz olacağız, işte bunu görmek lazım...

Bu İçeriğe Emoji İle Tepki Ver
2
 
0
 
2
 
0
 
0
 
0
 
0
 

YORUMLAR
0
ONAY BEKLEYENLER
0
YAZARIN SON 10 YAZISI
15 Mayıs 2017, Pazartesi    Sağlığımızla oynamaya kimsenin hakkı yok...
11 Mayıs 2017, Perşembe    II. KKTC KOBİ Zirvesi başladı...
10 Mayıs 2017, Çarşamba    Denktaş'ın açıklaması devrim niteliğinde...
8 Mayıs 2017, Pazartesi    Kimseler 'Emrullah Turanlı engellilere karşı duyarsız' demesin...
5 Mayıs 2017, Cuma    Bir cinayetin ekonomik, sosyal, psikolojik altyapısı
4 Mayıs 2017, Perşembe    "Ebediyete kadar unutulmayacak bir zaferin başlangıç noktası..."
27 Nisan 2017, Perşembe    Havada Bulut...
26 Nisan 2017, Çarşamba    Kadınlar çiçektir, canımızdır gibi saçma sapan laflara gerek yok
25 Nisan 2017, Salı    Sağ el parmaklarıyla makas pozu...
24 Nisan 2017, Pazartesi    Bu umut tekrar yeşereceğe benzemiyor...

Sağlığımızla oynamaya kimsenin hakkı yok...
Polat ALPER | 15 Mayıs 2017, Pazartesi
Et meselesinin devlet eliyle çözümlenmesinin zamanı artık gelmedi mi?
Memlekette ucuz ve sağlıklı et yemek neden bu kadar zor?
Bunları ‘iş ola’ değil; Hayvancılar Birliği Başkanı Mustafa Naimoğulları'nın...
II. KKTC KOBİ Zirvesi başladı...
Polat ALPER | 11 Mayıs 2017, Perşembe
Ülke ekonomisi tek kutuplu değil.
İşçiler, memurlar, büyük sermaye sahipleri ve küçük/orta ölçekteki işletmeler, mevcut üretim çarkını döndüren kesimler.
Evet, ben ülkemize sermayenin yatırım yapmasını, istihdam ala...
Denktaş'ın açıklaması devrim niteliğinde...
Polat ALPER | 10 Mayıs 2017, Çarşamba
Yetişmiş mühendislerimiz ve mimarlarımızın başka ülkelerde iş aramaları veya çok düşük gelirlerle yaşamaya çalışmalarının önüne geçilecek, profesyonelce düşünülmüş ve insanlarımızın hak ettikleri yeri bulmasını sağlay...