Ana Sayfa >> Yazarlar Polat ALPER | 17 Nisan 2017, Pazartesi
Siyasallaştı diyerek siyasi yasak koymak...
Paylaş  
19
34
24

Kıbrıs coğrafyası hoşgörünün hakim olduğu bir yerdir.

Osmanlı'dan bu yana her dinden veya mezhepten insan bu adada ayrımcılığa maruz kalmadan inançlarını yaşadılar.

Halen de durum öyledir.

İster Müslüman olun, ister Hristiyan, ister Yahudi, isterseniz ateist...

Kıbrıs ne bir inancı diğerinin önüne koyar ne birine bir akımı empoze eder ne de dinsel bir düşmanlığa izin verir.

Bizim meşrebimiz böyledir. Her görüş, her inanç bizim için saygı duyulmayı hak eder. 

***

Ancak son zamanlardaki bazı uygulamalar Kıbrıs'ın bu hoşgörülü ve barışçıl iklimine çentik atıyor diye düşünüyorum.

Kıbrıslı Rumlar her yıl kutladıkları Noel Yortusu'nu Kuzey’e geçerek kutlarlar.

Kafilelerle gelirler, mumlarını yakar, ayinlerini yapar ve evlerine dönerler. 

Bizler de her yıl ters istikamet olan Güney’de Hala Sultan Tekkesi'nde kutlama yaparız.

Bunda da sorun edilecek hiçbir şey olmamıştır, olmamalıdır.

Ancak bu yılki ayin için bizim Dışişleri Bakanlığı'ndan gerekli izin çıkmadı.

Gerekçe ise, Dışişleri Bakanı Tahsin Ertuğruloğlu tarafından söz konusu ayinin siyasallaştırıldığı...

Ayinde neler söyleniyor?

Siyasal mesajlar mı veriliyor?

Veya bu ayinler uluslararası arenada Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti aleyhine mi kullanılıyor?

Bunların olduğuna dair duyumumuz yok.

Olsa neden fark etmeyelim?

Olsa devletin kurumları neden halkı bu konuda bilgilendirmesin?

O zaman nedir bu 'siyasallaştı' gerekçesi?

***

Peki aynısının Kıbrıslı Türklere yapılması durumunda tepkimizin nasıl olacağını hiç düşündünüz mü?

Yani Güney Kıbrıs yönetimi, Güney'deki Hala Sultan Tekkesi'ne giderek ibadetlerini yapmak isteyen Kıbrıslı Türklere 'siz bu ibadet işini siyasallaşırdınız, artık size izin yok' dese ortalığı nasıl ayağa kaldırırdık değil mi?

İnanç özgürlüğünden demokratik hakların kısıtlanmasına dek bir dizi argümanı haklı olarak sıralardık.

Peki bizim yaptığımızla bu senaryo arasında ne fark var?

***

Tarihte, o çok modern Avrupa dahi din/mezhep savaşlarıyla ve düşmanlıklarla birbirini keserken bizim topraklarda hoşgörü ve karşılıklı saygı hakimdi.

Toplumun Kıbrıslı Türk-Rum olarak kamplara ayrılarak savaştığı dönem haricinde bu topraklarda milliyet veya dinsel farklılıklar hiçbir zaman düşmanlık nedeni olmadı.

Osmanlı'dan günümüze kadar Kıbrıs'ta Hristiyanlar için yapılan ibadethanelere, her inancın özgürce yaşaması için verilen çabalara bakmak lazım...

Türkiye'ye bakacak olursak, özellikle Ak Parti döneminde Türkiye'de Müslümanlık haricindeki dini inançlara sağlanan imkanlara ve özgürlük alanlarına bakmak lazım.

Asıl; bir dini inanç grubuna başkalarının hak ve özgürlüklerine dokunmadığı ve inanç özgürlüğünü ihlal etmediği sürece, dilediği gibi ibadet etme özgürlüğünün sağlanmasının, bu dini duyguların siyasallaşmasına engel olacak en güvenilir emniyet supabı olduğunu görmemiz lazım.

Öyle soyut bir şekilde 'Rumların ayini siyasallaştırıldı' şeklindeki açıklamalarla bu konu izah edilemez.

Yukarıda belirttiğim gibi gerekçeleriyle, nedenleriyle ve sonuçlarıyla ayinin nasıl siyasallaştığının ortaya konması, eğer konamıyorsa da haksız kısıtlamalara derhal son verilmesi gerekli.

Aksi takdirde dini esas siyasallaştıran biz olacağız, işte bunu görmek lazım...

Bu İçeriğe Emoji İle Tepki Ver
2
 
0
 
2
 
0
 
0
 
0
 
0
 

YORUMLAR
0
ONAY BEKLEYENLER
0
YAZARIN SON 10 YAZISI
19 Haziran 2017, Pazartesi    Bir tahammülsüzlük, bir ego savaşı, bir katlanamama durumu...
16 Haziran 2017, Cuma    Başbakan'dan Ertuğruloğlu ve Turanlı'ya sarı kart
14 Haziran 2017, Çarşamba    İşte size Emrullah Turanlı zulmünün kronolojisi
13 Haziran 2017, Salı    Şu Misina Restoran meselesi...
11 Haziran 2017, Pazar    Bugün benim doğum günüm...
8 Haziran 2017, Perşembe    Denizlerimize, balıklarımıza ve balıkçılarımıza sahip çıkacağız
7 Haziran 2017, Çarşamba    David Burrowes Pegasus'a iftira attı...
6 Haziran 2017, Salı    Pasif agresif kişilik bozukluğu şüphesi...
5 Haziran 2017, Pazartesi    Ercan-İngiltere uçuşları FETÖ ile mücadeleye takıldı...
1 Haziran 2017, Perşembe    R. R. Denktaş Üniversitesi'ne arazinin perde arkası...

Bir tahammülsüzlük, bir ego savaşı, bir katlanamama durumu...
Polat ALPER | 19 Haziran 2017, Pazartesi
'Hayvan benim, ben döverim…'
Bu sözler, yaşını başını almış ve evinin bahçesinde bir sürü köpek besleyen bir kişiye ait...
Elindeki plastik boruya benzeyen cisimle evindeki köpekleri döven, bu olayı fark edere...
Başbakan'dan Ertuğruloğlu ve Turanlı'ya sarı kart
Polat ALPER | 16 Haziran 2017, Cuma
Emrullah Turanlı ile Tahsin Ertuğruloğlu arasındaki tartışmanın boyutu büyüdükçe ve iddialar, altından kalkılmaz hale geldikçe, işin sonunu herkes merak etmeye başladı.
Zira ortada çok ciddi, hatta suç olarak nitelen...
İşte size Emrullah Turanlı zulmünün kronolojisi
Polat ALPER | 14 Haziran 2017, Çarşamba
“Allah hepimizin yardımcısı olsun. Ben Kıbrıs’taki gündemi anlamakta zorlanıyorum. Ben 5 yıldır ızdırap çekiyorum. Oralarda gündem olmuşum, halimi soran yok. Bana beş yıldır zulmediyorlar. Bitmedi, hala daha zulmediyo...