Ana Sayfa >> Yazarlar Polat ALPER | 15 Mayıs 2017, Pazartesi
Sağlığımızla oynamaya kimsenin hakkı yok...
Paylaş  
22
48
20

Et meselesinin devlet eliyle çözümlenmesinin zamanı artık gelmedi mi?

Memlekette ucuz ve sağlıklı et yemek neden bu kadar zor?

Bunları ‘iş ola’ değil; Hayvancılar Birliği Başkanı Mustafa Naimoğulları'nın verdiği tepkiye binaen dile getiriyorum.

Veriler çok açık ve somut...

Bakınız, geçtiğimiz yıldan bu yılın nisan ayına kadar tamı tamına beş bin ton kaçak et ele geçirilmiş.

Daha geçtiğimiz günlerde küçükbaş hayvanları güderek sınırdan Kuzey’e geçirmeye çalışan iki kişi yakalandı.

Vergisiz, denetimsiz bir şekilde ülkeye sokulan kaçak et hem yerli üreticinin hem de devletin cebine elini atan bir sorun...

Kaçakçılığın önlenebilmesinin ise tamamen polis/asker denetimiyle sınırlı kalamayacağı açık.

Et kaçakçılığına isterseniz idam cezası getirin, isterseniz sınırın her yanına güvenlik koyun, bu sorunu et fiyatlarını dengelemeden ortadan kaldıramazsınız.

***

Bakınız, Güney'de 35-40 TL olan eti biz burada neredeyse iki katı fiyatına yiyoruz.

Kaldı ki Güney'deki et kontrollü, hastalık taşımıyor, güvenle tüketilebiliyor.

Bizde denetim, sınırlı miktarda ve yetersiz bir şekilde gerçekleştiriliyor.

Yapılan baskınlar, el konan etler bunun en bariz örneği.

Gözden kaçan veya yakalanamayan denetimsiz etler ise bir şekilde soframızda yerini buluyor...

Peki tüm bu koşullar altında atılıp, birkaç saat Güney'e giderek et alışverişini oradan yapan vatandaşa kızma hakkımız var mı?

Yarı fiyatına, hastalıksız, yerken kafanızın rahat edeceği bir eti mi tercih edersiniz yoksa iki kat para verip kaçak olma hatta hastalıklı olma ihtimali bulunan bir eti mi?

Hiç boş lafa gerek yok, genelimiz ilk seçeneği tercih eder.

Peki et alışverişini Güney’den yapmakta insanlar haklı mı?

Bu koşullarda haklı.

İşte bu durumda da paranın Güney’e gitmesinden, Kuzey’deki ekonominin bu konuda etkilenmesinden, Kuzey’deki çarkın pas tutup zar zor döner hale gelmesinden kimse şikayet etmeyecek.

Yaşananlara sessiz kalıyorsak, sonucuna da katlanacağız.

***

Peki ne yapalım?

Öncelikle hastalıklı hayvanların kesimi konusunda yasalarımızı güncelleyelim, denetim mekanizmasını bir programa ve disipline oturtalım.

Güney'de bir hayvan hastalıklı olarak tespit edildiği anda itlaf ediliyor.

Bizdeki gibi milletin masasına tabakta sunulmuyor.

Ve itlaf edilen hayvanın zararı, devlet tarafından hayvancıya ödeniyor.

Ekonominin döngüsünü arzu ediyorsak ne halkı sağlığından edeceğiz ne de üreticileri mağdur kılacağız.

Söz konusu olan halk sağlığı ise gerisinin teferruat olduğunu düşünüyorum.

Kaçakçılığın önüne, Güney’le fiyat dengesini sağlayarak ve kesilmiş et kalitesini/sağlığını yükselterek geçmeli.

İlk etapta bunlar yapılmazsa para Güney’e, hastalıklı etler masaya...

Ne paramızla ne de sağlığımızla oynamaya birilerinin hakkı var...

Bu İçeriğe Emoji İle Tepki Ver
5
 
0
 
0
 
0
 
0
 
0
 
0
 

YORUMLAR
0
ONAY BEKLEYENLER
0
YAZARIN SON 10 YAZISI
19 Eylül 2017, Salı    Aynı dili konuşanlar değil, aynı duyguları paylaşanlar anlaşabilirler
11 Eylül 2017, Pazartesi    Neden Türkiye'den daha iyisini yapmayalım?
6 Eylül 2017, Çarşamba    Akıncı Türkiye'de gizlilik kararı olan dosyayı mı görmek istemektedir?
30 Ağustos 2017, Çarşamba    Bu çalışkanlıkla 3 seneye uzaydayız...
29 Ağustos 2017, Salı    40 yıldır nasıl oldu da yok olamadık?
24 Ağustos 2017, Perşembe    Yiğitcan haklı: Başarı yolculuktur, varış değil
23 Ağustos 2017, Çarşamba    Cuma saat 19:00'da Lord's Palace Hotel'in önünde...
21 Ağustos 2017, Pazartesi    Başka Karpaz'ımız yok
7 Ağustos 2017, Pazartesi    Bir insan olarak vicdanım hiç rahat değil...
3 Ağustos 2017, Perşembe    Uzaylılar ve temiz siyaset...

Aynı dili konuşanlar değil, aynı duyguları paylaşanlar anlaşabilirler
Polat ALPER | 19 Eylül 2017, Salı
Sık sık zamandan şikayet ederiz: Eskiden kapı penceremizi açık bırakırdık. Zaman kötü. Memleket bozuldu. Dünya bozuldu diye.
Tarih kitaplarına ve o yıllarda yayınlanan çeşitli yayınlara hatta kalıntılara bakıldı...
Neden Türkiye'den daha iyisini yapmayalım?
Polat ALPER | 11 Eylül 2017, Pazartesi
Ülkenin ileri adım atamamasında yaşadığı dezavantajlar hepimizin malumu.
Bunların bir kısmı uluslararası konjonktür nedeniyle başımızda bela olarak dururken, bir kısmı da kendi yapısal eksikliklerimiz ve ufka bakamay...
Akıncı Türkiye'de gizlilik kararı olan dosyayı mı görmek istemektedir?
Polat ALPER | 6 Eylül 2017, Çarşamba
KKTC Din İşleri Başkanı Talip Atalay'la ilgili yaşananları bir süredir takip ediyoruz.
FETÖ üyeliği suçlamasıyla Türkiye'de gözaltına alındı, ifadesi alındı, adli kontrol şartı ile serbest bırakıldı.
Adaya geldiğind...