Ana Sayfa >> Yazarlar Polat ALPER | 15 Mayıs 2017, Pazartesi
Sağlığımızla oynamaya kimsenin hakkı yok...
Paylaş  
28
57
25

Et meselesinin devlet eliyle çözümlenmesinin zamanı artık gelmedi mi?

Memlekette ucuz ve sağlıklı et yemek neden bu kadar zor?

Bunları ‘iş ola’ değil; Hayvancılar Birliği Başkanı Mustafa Naimoğulları'nın verdiği tepkiye binaen dile getiriyorum.

Veriler çok açık ve somut...

Bakınız, geçtiğimiz yıldan bu yılın nisan ayına kadar tamı tamına beş bin ton kaçak et ele geçirilmiş.

Daha geçtiğimiz günlerde küçükbaş hayvanları güderek sınırdan Kuzey’e geçirmeye çalışan iki kişi yakalandı.

Vergisiz, denetimsiz bir şekilde ülkeye sokulan kaçak et hem yerli üreticinin hem de devletin cebine elini atan bir sorun...

Kaçakçılığın önlenebilmesinin ise tamamen polis/asker denetimiyle sınırlı kalamayacağı açık.

Et kaçakçılığına isterseniz idam cezası getirin, isterseniz sınırın her yanına güvenlik koyun, bu sorunu et fiyatlarını dengelemeden ortadan kaldıramazsınız.

***

Bakınız, Güney'de 35-40 TL olan eti biz burada neredeyse iki katı fiyatına yiyoruz.

Kaldı ki Güney'deki et kontrollü, hastalık taşımıyor, güvenle tüketilebiliyor.

Bizde denetim, sınırlı miktarda ve yetersiz bir şekilde gerçekleştiriliyor.

Yapılan baskınlar, el konan etler bunun en bariz örneği.

Gözden kaçan veya yakalanamayan denetimsiz etler ise bir şekilde soframızda yerini buluyor...

Peki tüm bu koşullar altında atılıp, birkaç saat Güney'e giderek et alışverişini oradan yapan vatandaşa kızma hakkımız var mı?

Yarı fiyatına, hastalıksız, yerken kafanızın rahat edeceği bir eti mi tercih edersiniz yoksa iki kat para verip kaçak olma hatta hastalıklı olma ihtimali bulunan bir eti mi?

Hiç boş lafa gerek yok, genelimiz ilk seçeneği tercih eder.

Peki et alışverişini Güney’den yapmakta insanlar haklı mı?

Bu koşullarda haklı.

İşte bu durumda da paranın Güney’e gitmesinden, Kuzey’deki ekonominin bu konuda etkilenmesinden, Kuzey’deki çarkın pas tutup zar zor döner hale gelmesinden kimse şikayet etmeyecek.

Yaşananlara sessiz kalıyorsak, sonucuna da katlanacağız.

***

Peki ne yapalım?

Öncelikle hastalıklı hayvanların kesimi konusunda yasalarımızı güncelleyelim, denetim mekanizmasını bir programa ve disipline oturtalım.

Güney'de bir hayvan hastalıklı olarak tespit edildiği anda itlaf ediliyor.

Bizdeki gibi milletin masasına tabakta sunulmuyor.

Ve itlaf edilen hayvanın zararı, devlet tarafından hayvancıya ödeniyor.

Ekonominin döngüsünü arzu ediyorsak ne halkı sağlığından edeceğiz ne de üreticileri mağdur kılacağız.

Söz konusu olan halk sağlığı ise gerisinin teferruat olduğunu düşünüyorum.

Kaçakçılığın önüne, Güney’le fiyat dengesini sağlayarak ve kesilmiş et kalitesini/sağlığını yükselterek geçmeli.

İlk etapta bunlar yapılmazsa para Güney’e, hastalıklı etler masaya...

Ne paramızla ne de sağlığımızla oynamaya birilerinin hakkı var...

Bu İçeriğe Emoji İle Tepki Ver
5
 
0
 
0
 
0
 
0
 
0
 
0
 

YORUMLAR
0
ONAY BEKLEYENLER
0

Demokratik teamüllerin baş tacı edildiği bir seçim süreci diliyorum
Polat ALPER | 7 Kasım 2017, Salı
(…) Şimdiye kadar kaç seçim geçirdim bilmiyorum ama bu seneki seçimlerin de en az diğerleri kadar mücadele içerisinde geçeceğini düşünüyorum.
Ülke genel seçim atmosferine artık girdi.

Her ne kadar henüz anlı ş...
Tahsin'in manevi hatırasına gereken önem verilmeli
Polat ALPER | 6 Kasım 2017, Pazartesi
(…) Bir kulüp başkanının vefatına rağmen dün liglerdeki maçların hepsi sanki hiç böyle bir olay olmamışçasına oynanmaya devam etti ne yazık ki.

Dün Tahsin Mertekçi'yi toprağa verdik.
51 yaşında, ülkesine, insanları...
Bu adadan güzel bir adam geçti...
Polat ALPER | 5 Kasım 2017, Pazar
Son aradığında, 'Polat’ım uğrayım bir kahve içelim' demişti.
Uğrayamadı...
Son kahvemiz olacağını bilemedim...
Yine acı bir 'keşke' oturdu boğazıma...
Keşke içseydik, uğrasaydı...
Kahvelerimizi içerken o her zama...