Ana Sayfa >> Yazarlar Polat ALPER | 19 Haziran 2017, Pazartesi
Bir tahammülsüzlük, bir ego savaşı, bir katlanamama durumu...
Paylaş  
22
45
21

'Hayvan benim, ben döverim…'

Bu sözler, yaşını başını almış ve evinin bahçesinde bir sürü köpek besleyen bir kişiye ait...

Elindeki plastik boruya benzeyen cisimle evindeki köpekleri döven, bu olayı fark ederek kameraya çeken kadına karşı da bağıra çağıra tehditvâri konuşan bir adam...

Kıbrıs Postası, bu videonun haberini yaptığında, aklımdan çeşitli düşünceler geçti.

Adamın ruh halinin sağlıklı olup olmadığından hayvanlara eziyet edecek kadar nasıl zalimleşebildiğine, kendisini uyaran insanlara karşı saldırgan tavrından 'hayvan bana ait, istediğim gibi döverim' şeklinde yürütülen akla kadar bir dizi olguyu kafamdan geçirdim.

Vardığım en temel sonuç; bu adamın ve bu olayın aslında tek başına ele alınması gereken bir olay da olmadığı noktasında düğümlendi.

***

Toplum olarak büyük bir gerginlik içindeyiz.

O eski sevgili, saygılı, hoşgörülü halimizi büyük bir hızla yitirmekteyiz.

En ufak anlaşmazlıklarımızı bile kavga dövüşle, bağırıp çağırmayla halleder hale geliyoruz.

Kıbrıslının o tatlı-sert atışmaları yerini tehditvâri ağız dalaşlarına, anlaşmazlıklarını konuşarak çözebilen yapısı yerini kavgacı bir toplum yapısına bırakmaya doğru ilerliyor.

Trafikte, okulda, evde, piknikte, denizde, iş yerinde veya sokakta yürürken dahi insanların üzerinde bir gerginlik var.

Bir tahammülsüzlük, bir ego savaşı, bir katlanamama durumu aldı başını gidiyor.

Toplum, bir zamanların o bir arada toleranslı bir şekilde yaşayabilen 'büyük aile' formatında çoktan uzaklaştı, birbirine ve kendi değerlerine yabancılaştı diyebiliriz.

Ve bunun etkisini de dediğim gibi yaşamın her alanında görebiliyoruz.

Bugün plastik boruyla beslediği hayvanı dövüp eziyet eden ve 'Köpek bana ait, istediğimi yaparım' şeklinde adeta köle sahibi bir insanmış gibi düşünebilen adam var.

Aynı şekilde çevreyi kirletebileceğini düşünen insanlar, işletmeler...

İnsanlara şiddet uygulayarak bir şeyler elde edebileceğini sanan vandal kafalar peyda oldu, hatta prim yapıyor.

Bu gidişata bir ‘dur’ demek zorundayız.

Bu devirde; çıkan yasalara ve ülkenin okumuşluk seviyesine ters orantılı bir şekilde hala hayvanlara eziyet edebilen, derdini dövüşerek çözeceğini sanan, en ufak anlaşmazlığı bağırmalı çağırmalı kavgaya çeviren vandalların eğitilmesi gerekiyor.

Sadece eğitilmek de çözüm değil; kamu vicdanının ve adalet duygusunun tatmin edilebilmesi anlamında ‘suç teşkil eden her türlü şiddet eyleminin’ cezalandırılması da icap ediyor.

Hem caydırıcılık hem de toplumun ‘suçun cezasız kalmadığını görebilmesi’ için bunun yapılması gerekiyor.

Ve bu devirde halen bir canlıyı eşyaymış ve dilediği gibi vurup kırabilirmiş gibi değerlendiren zihniyetlerin eğitilmesi şart oluyor.

***

Çevresine zararlı ve huzursuzluk veren insanlar değildik biz...

Artık 'bize neler oluyor?' diye sormanın zamanı geldi de geçiyor.

Bu İçeriğe Emoji İle Tepki Ver
6
 
0
 
0
 
0
 
0
 
0
 
0
 

YORUMLAR
1
ONAY BEKLEYENLER
0
19 Haziran 2017, Pazartesi
Hasan         - Lefkosa
Artık bize neler oluyor mu,coktan oldu gecti bile.Batililiktan dogulu olduk,medeniyetten medeniyetsiz olduk,toleransa kulturunden siddet kulturune gectik,daha yazalim mi?Gecmiste KKTC Meclisi'nde teror estiren bir basbakanimiz var unutma basimizdaki agesif olunca toplumunda agresif olmasi gayet normaldir.Aci ama gercek.
YAZARIN SON 10 YAZISI
24 Ağustos 2017, Perşembe    Yiğitcan haklı: Başarı yolculuktur, varış değil
23 Ağustos 2017, Çarşamba    Cuma saat 19:00'da Lord's Palace Hotel'in önünde...
21 Ağustos 2017, Pazartesi    Başka Karpaz'ımız yok
7 Ağustos 2017, Pazartesi    Bir insan olarak vicdanım hiç rahat değil...
3 Ağustos 2017, Perşembe    Uzaylılar ve temiz siyaset...
2 Ağustos 2017, Çarşamba    'Kendini önemli hissetmek için her şeye karşı çıkıcılık' halleri...
1 Ağustos 2017, Salı    Topluma din korkusu aşılamak, eğreti öğreti olmaktan öte bir noktaya varmaz...
31 Temmuz 2017, Pazartesi    C Star Kıbrıs'a geldi, geçti...
20 Temmuz 2017, Perşembe    Sokak kirli diye evimizin içini temiz tutmaktan geri durmayalım
17 Temmuz 2017, Pazartesi    Lords Palace'ın Odyssy Club'ı kanunlara uyunuz...

Yiğitcan haklı: Başarı yolculuktur, varış değil
Polat ALPER | 24 Ağustos 2017, Perşembe
Gençlerimizi uluslararası arenada, spor sahalarında, dünya şampiyonalarında görmek bizleri ne kadar gururlandırdı anlatamam.
Ülkenin tanınmamış olması bir dezavantaj, bir de bunun üzerine yeterli altyapının bulunmama...
Cuma saat 19:00'da Lord's Palace Hotel'in önünde...
Polat ALPER | 23 Ağustos 2017, Çarşamba
Turgay Hilmi ile şahsi dostluğum bir yana, KKTC'nin Almanya Fahri Konsolosluğu görevini yıllardır yürüterek birçok başarılı projeye imza atması, ülkeyi dünyada temsil ediyor oluşu, dünyanın dört bir yanında tanınan or...
Başka Karpaz'ımız yok
Polat ALPER | 21 Ağustos 2017, Pazartesi
Uzun bir zamandan sonra adanın 'ucuna', Dipkarpaz'a ulaşmak için yola çıktım.
İyi de ettim aslında...
Dipkarpaz’ın Altın Kumsalı’na da, eşeklerine de, bitki örtüsüne de, insanlarına da hasret kalmışım.
Dipkarpaz kö...