Ana Sayfa >> Yazarlar Polat ALPER | 19 Haziran 2017, Pazartesi
Bir tahammülsüzlük, bir ego savaşı, bir katlanamama durumu...
Paylaş  
27
57
29

'Hayvan benim, ben döverim…'

Bu sözler, yaşını başını almış ve evinin bahçesinde bir sürü köpek besleyen bir kişiye ait...

Elindeki plastik boruya benzeyen cisimle evindeki köpekleri döven, bu olayı fark ederek kameraya çeken kadına karşı da bağıra çağıra tehditvâri konuşan bir adam...

Kıbrıs Postası, bu videonun haberini yaptığında, aklımdan çeşitli düşünceler geçti.

Adamın ruh halinin sağlıklı olup olmadığından hayvanlara eziyet edecek kadar nasıl zalimleşebildiğine, kendisini uyaran insanlara karşı saldırgan tavrından 'hayvan bana ait, istediğim gibi döverim' şeklinde yürütülen akla kadar bir dizi olguyu kafamdan geçirdim.

Vardığım en temel sonuç; bu adamın ve bu olayın aslında tek başına ele alınması gereken bir olay da olmadığı noktasında düğümlendi.

***

Toplum olarak büyük bir gerginlik içindeyiz.

O eski sevgili, saygılı, hoşgörülü halimizi büyük bir hızla yitirmekteyiz.

En ufak anlaşmazlıklarımızı bile kavga dövüşle, bağırıp çağırmayla halleder hale geliyoruz.

Kıbrıslının o tatlı-sert atışmaları yerini tehditvâri ağız dalaşlarına, anlaşmazlıklarını konuşarak çözebilen yapısı yerini kavgacı bir toplum yapısına bırakmaya doğru ilerliyor.

Trafikte, okulda, evde, piknikte, denizde, iş yerinde veya sokakta yürürken dahi insanların üzerinde bir gerginlik var.

Bir tahammülsüzlük, bir ego savaşı, bir katlanamama durumu aldı başını gidiyor.

Toplum, bir zamanların o bir arada toleranslı bir şekilde yaşayabilen 'büyük aile' formatında çoktan uzaklaştı, birbirine ve kendi değerlerine yabancılaştı diyebiliriz.

Ve bunun etkisini de dediğim gibi yaşamın her alanında görebiliyoruz.

Bugün plastik boruyla beslediği hayvanı dövüp eziyet eden ve 'Köpek bana ait, istediğimi yaparım' şeklinde adeta köle sahibi bir insanmış gibi düşünebilen adam var.

Aynı şekilde çevreyi kirletebileceğini düşünen insanlar, işletmeler...

İnsanlara şiddet uygulayarak bir şeyler elde edebileceğini sanan vandal kafalar peyda oldu, hatta prim yapıyor.

Bu gidişata bir ‘dur’ demek zorundayız.

Bu devirde; çıkan yasalara ve ülkenin okumuşluk seviyesine ters orantılı bir şekilde hala hayvanlara eziyet edebilen, derdini dövüşerek çözeceğini sanan, en ufak anlaşmazlığı bağırmalı çağırmalı kavgaya çeviren vandalların eğitilmesi gerekiyor.

Sadece eğitilmek de çözüm değil; kamu vicdanının ve adalet duygusunun tatmin edilebilmesi anlamında ‘suç teşkil eden her türlü şiddet eyleminin’ cezalandırılması da icap ediyor.

Hem caydırıcılık hem de toplumun ‘suçun cezasız kalmadığını görebilmesi’ için bunun yapılması gerekiyor.

Ve bu devirde halen bir canlıyı eşyaymış ve dilediği gibi vurup kırabilirmiş gibi değerlendiren zihniyetlerin eğitilmesi şart oluyor.

***

Çevresine zararlı ve huzursuzluk veren insanlar değildik biz...

Artık 'bize neler oluyor?' diye sormanın zamanı geldi de geçiyor.

Bu İçeriğe Emoji İle Tepki Ver
6
 
0
 
0
 
0
 
0
 
0
 
0
 

YORUMLAR
1
ONAY BEKLEYENLER
0
19 Haziran 2017, Pazartesi
Hasan         - Lefkosa
Artık bize neler oluyor mu,coktan oldu gecti bile.Batililiktan dogulu olduk,medeniyetten medeniyetsiz olduk,toleransa kulturunden siddet kulturune gectik,daha yazalim mi?Gecmiste KKTC Meclisi'nde teror estiren bir basbakanimiz var unutma basimizdaki agesif olunca toplumunda agresif olmasi gayet normaldir.Aci ama gercek.

Stresten kurtulmanın reçetesi: Hamam Böceği Teorisi
Polat ALPER | 11 Ekim 2017, Çarşamba
Sinir stres herkesin başına bela…
Modern kent yaşamı herkesi sinir sahibi yaptı…
Bundan 80-100 sene önce insanların bilmediği dertler ve bu dertlere bağlı tuhaf tuhaf rahatsızlıklar vardı…
Küçük sorunlar dünyanın e...
Gündem yaratacak bir köşe yazısı mı, yoksa soruşturmanın selameti mi?
Polat ALPER | 10 Ekim 2017, Salı
3 Ekim tarihli yazımda, İstanbul’dan Kıbrıs’a hareket eden ancak yaşadığı kaza neticesinde düşen uçaktan ve en önemlisi uçakta çıkan yangın sonucu küle dönen iki bavul paradan bahsetmiştim…
Ve yazıyı ucu açık bir şek...
Lan: 'Oğlan' sözcüğünden türetilmiş, kısa hal ve argo olarak kullanılan bir k...
Polat ALPER | 9 Ekim 2017, Pazartesi
Kelime aslında Kıbrıs’ta yaygın değil ve kabul gördüğü de söylenmez. Kıbrıs’ta karşılığı var mıdır? Evet vardır fakat burada kelimeyi teşvik etmiş olmayalım...
Kelime Türkiye’de yaygın kullanılmakta ve artık gerçek a...