Alexa atrk.gif
banner
banner
banner
banner
Ana Sayfa >> Yazarlar Polat ALPER | 6 Aralık 2017, Çarşamba

%20 beklerken sandıktan %0,47 çıkmıştı...

Paylaş  
67
161
67

"Aynı politikaların üzerine yeni soslar döküp, mikrodalgada ısıtıp ısıtıp halkın önüne koyuyorlar... Halk tarafından ‘tanındığını’, ancak sadece mahallelerinde komşularınca bilinen isimleri bünyelerine katıp yaldızlıyor..."


90’ların ortalarında Türkiye’de bir parti kuruldu.

Yeni Demokrasi Hareketi…

Türkiye’nin önde gelen işadamlarından Cem Boyner, 1980 askeri rejiminin etkileri ortadan kalktığında demokrasi, çoğulculuk, liberalizm, daha fazla özgürlük, hatta Atatürk’ü ve Hz. Muhammed’i aşmak gibi söylemlerle siyasi yelpazenin sağından da solundan da bir dizi tanınmış ismi bünyesine katmıştı.

Medyada söylemleri gündem oldu, manşetlere çıktı, halk arasında tanındı, bilindi…

Anketler partiyi %20’lerde gösterir, Boyner ve ekibi de tek başına iktidarı dahi düşünür hale gelirken; 1995 yılında yapılan seçimlerde YDH sadece 0.47 oy alarak burun üstü çakıldı…

***

Kıbrıs’ta da benzer süreçler yaşanmıyor değil…

Siyasi içerik olarak ‘biz daha iyi yaparız’ demekten öteye gitmeyen, çok fazla alternatif sunuyormuş gibi yapıp aslında öz olarak hiçbir alternatif sunmayan, başarısız pop yıldızı gibi parlayıp sönüveren siyasi oluşumlar dönem dönem gündem olabiliyorlar…

Geçmişte de, günümüzde de bunun örneklerini görüyoruz…

Aynı politikaların üzerine yeni soslar döküp, mikrodalgada ısıtıp ısıtıp halkın önüne koyuyorlar...

Halk tarafından ‘tanındığını’, ancak sadece mahallelerinde komşularınca bilinen isimleri bünyelerine katıp yaldızlıyor...

Tıpkı Cem Boyner’in partisinde olduğu gibi sık sık medyaya yansıyan çıkışlar yapıyor, anketlerde muhakkak iktidarda yer alacak en önemli çıkış yapan parti olacakları görünüyor…

Adeta bir balon gibi şişirildikçe şişiriliyor…

***

Ancak bizlerin balonlara değil gerçek siyasetlere, siyasetçilere, işinin ehli insan ve partilere ihtiyacımız var…

Cem Boynervâri saman alevlerine değil, ayakları yere basan politikalara, medyatik şişirmelere değil gerçeklere, anket kahramanlarına değil halkın nabzını tutan bizzat halk insanlarına ihtiyacımız var…

%20’ler bandında gösterilen Cem Boyner’in 0.47 oy alması ne kadar trajikomikse, benzer süreçlerin bizde de yaşanacağı aşikar gibi görünüyor…

Aynı şeyleri farklı insanlar ve değişik üsluplarla söylemek yenilik değil ancak demagojidir…

Aynı politikaları farklıymış gibi göstermek en iyi tabirle insanları aldatmaktır…

Kendisini olduğundan farklı veya daha büyük göstermek için küçük oyunlar, minik anketler düzenleyerek algı operasyonları yapmak en hafif tabirle siyasi etiğe sığmayan davranışlardır…

Umalım da bizdeki iktidarın o müstakbel büyük ortakları yüzde 1’lerde falan kalmasınlar…

Cem Boyner, siyaset arenasından %0.47 ile silindi gitti; en azından istifa etmeyi becerdi…

Bunlar istifa etmeyi de becerebilir mi, hiç emin değilim…

Bu İçeriğe Emoji İle Tepki Ver
8
 
0
 
0
 
0
 
0
 
0
 
0
 

Facebook yorum
YORUMLAR
1
ONAY BEKLEYENLER
0
24 Aralık 2017, Pazar
Ergun         - Lefkosa
Bu seçimde sandıkta imtihan olacak olan adaylar değildir.Bu seçimde imtihan olacak olanlar seçmenler, yani halktır.Bu kadar yolsuzu, hırsızı, rüşvetciyi yeniden Meclis’e gönderirler mi göndermezler mi?

banner
banner
banner
banner
banner
banner
banner

Görmenin nasıl bir bayram olduğunu karanlık öğretir...
Polat ALPER | 21 Ağustos 2018, Salı
Bu yazıyı yazarken niyetim bir bayram yazısı yazmak ve biraz da bayram vesilesi ile yayınlanan mesajlara değinmekti fakat...
Doğrusunu isterseniz çocukluğumda babadan oğula aşılanmış, ileri yaşlarda bunu idrak edebil...
Ailemiz yeni yatırımlarla büyümeye devam ediyor...
Polat ALPER | 30 Temmuz 2018, Pazartesi
Bir süredir Kıbrıs Postası ailesi olarak doğum sancıları yaşıyoruz.

İnternet gazeteciliğinin amiral gemisi Kıbrıs Postası, Kuzey Kıbrıs Postası gazetesinin yanına kardeş kuruluşlar gelmeye devam ediyor.

Kıbrıs P...
Kanunlara rağmen imtiyaz bekleyen zihniyetin kendisi sorgulanmalı...
Polat ALPER | 3 Temmuz 2018, Salı
KKTC’nin tanınmamışlığı, izolasyonların kırılması gerektiği, bir çözüm gerçekleşmemesi durumunda kısa vadede ülkenin bu ‘fanusa kapatılmış’ halinden kurtulup nefes alabilmesi için neler yapılabileceği her zaman tartış...