Ana Sayfa >> Yazarlar Ali TEKMAN | 13 Şubat 2013, Çarşamba
"Toparlanıyoruz" LTB Başkanlık seçimine etki yapar mı?

Temiz Toplum Derneği çatısı altında “kısmen” de olsa “ete kemiğe bürünmüş” bir organizasyon halini alan “Toparlanıyoruz” hareketinin son zamanlardaki yoğun tempolu çalışmalarını dikkatle izliyorum... Kuzey Kıbrıs’ı köy köy, karış karış dolaşıyorlar meramlarını anlatmaya çalışıyorlar.

İnternetteki sosyal paylaşım ağını kullanmanın bu tür hareketlerin ilk etaptaki tanıtımı bağlamında önemli rolünü yadsımak mümkün değil ama...

Bir süre sonra yeryüzü zeminine basmak, bu zeminde canlı canlı temaslar yapmak da kaçınılmaz...

“Toparlanıyoruz” da işte şimdi bu zeminde daha çok...

Netten elbette çekilmediler ama en az ona ayırdıkları zamanı halkla birebir temaslara da ayırıyorlar artık...

Sosyal paylaşım sitelerini takipte uzmanlaşmış bir grup oradaki fikir egzersizleri ve tartışmalara odaklanırken;

Bir başka grup da Kudret Özersay ile birlikte memleketi dolaşıyor.

Zaman zaman herkes her platforma katılıyor yine de...

Hareketin gelişmesi ve genişlemesi bakımından “kısmen ete kemiğe bürünüp” o doğrultudaki çalışmaların temposunu yükseltmekle iyi iş yapmış bence “Toparlanıyoruz” hareketi veya Temiz Toplum Derneği...

***

Sadece kent, köy-kasaba gezileriyle değil;

Toplumun hassasiyetlerini göz önünde bulundurarak da birtakım yararlı girişimlerde bulunmaya başladı “Toparlanıyoruz” hareketi...

Öyle ki dün;

UBP iktidarının kurultay hesaplarıyla yaptığı “yasa-dışı istihdamlar” konusunda hukuki bir girişimde bulundular.

Partizan istihdamlar konusunda Personel Dairesinden bilgi ve açıklama istediler, avukatlarıyla birlikte verdikleri dilekçeyle...

Kamu Görevlileri Yasasındaki şartların iktidar tarafından gözardı edildiğine de vurgu yapan Temiz Toplum Derneği;

“Bugün hükümet tarafından yapılan istihdamlarda yasanın hiçe sayıldığı ortadadır ve Hareket gönüllüleri bu konuda gerekli hukuki adımı atmazdan önce yetkili mercilerden anayasal haklarını kullanarak bilgi ve izahat talep etmektedirler. Verilecek yanıta göre gerekli hukuksal adımlar da yakında atılacaktır” diyerek;

“Bu çerçevede tamamıyla partizanlık temelinde, zaten çok kötü durumda olan ülkemiz kamu yönetiminin daha da zehirlenmesi kamunun daha da verimsiz hale sokularak, hepimize ait olması gereken kamu kaynaklarının israfından, çocuklarımızın yarınlarının çalınmasından başka bir şey değildir” şeklindeki ifadeyle de destekliyordu yaptıkları hukuki girişimi...

Hükümeti istihdamlar konusunda sert bir biçimde eleştiren ve kamuoyundaki diğer pek çok tepkiye de açıklamasında yer veren Temiz Toplum Derneği önemli bir çağrıda da bulunuyordu aynı zamanda:

“Halka yasa dışı ve kamu vicdanında gayrı ahlaki bulunan istihdamlar da dahil bu ve benzeri politikalara  ortak olmama, olunduysa da ortaklığa son verme çağrısı yapıyoruz.

Buna alet olanların hem şikayet etmeye haklarının kalmayacağını, hem de er ya da geç hukuk dışı olan bu uygulamaların her yanlışın olduğu gibi bir noktada geri döneceğini herkesin akılda tutmasını istiyoruz.

Hükümetin son istihdamlar konusundaki popülist ve partizanca uygulamalarına karşı şikayet eden herkesi dilekçe hakkını kullanarak yetkili kurumlardan açıklama talep etmeye davet ediyoruz. Temiz Toplum Derneği bu konuda talep eden herkese gerekli desteği vermeye hazırdır”...

***

Şimdi... Temiz Toplum Derneği bugünkü konumuyla bir sivil toplum kuruluşu...

Dünkü girişimiyle birlikte eleştirdiği, dikkat çekmeye çalıştığı ve yasaya uygun olmadığını savunduğu hususun ise;

Hukuki bir girişim gerektirdiğini de düşündüğünden bu doğrultuda harekete geçmiştir.

Lakin hadise sadece teknik ve hukuki bir çerçeveyle sınırlı değil...

Bu istihdam furyası, mevcut UBP iktidarının siyasi bir tasarrufudur ve buna karşı duruşun da hukuk boyutunun yanında siyasi boyutunun olması da kaçınılmazdır.

Nitekim, “baskı oluşturma amaçlı” hukuki bir girişim başlatmasına rağmen;

“Toparlanıyoruz” hareketinin bu konuda iktidar sahiplerine yönelttiği eleştiriler de yine kaçınılmaz olarak;

Muhalefetteki bir siyasi partinin söylemlerinden çok da farklı olmamıştır.

Zaten farklı da olmamak durumundadır.

Bir iktidar, sahip olduğu siyasi enstrümanlar marifetiyle kendi toplumunu helak etmeye devam ediyorsa;

Yolu yoktur, ona karşı hukuk enstrümanına başvurmanın yanısıra;

Siyasi söylem ve duruş sergileme de, bu karşı çıkışın etkisini artıracaktır hiç kuşkusuz...

Öyle ya... “Toparlanıyoruz” hareketi, siyasi bir tasarruf olan partizan istihdamlara karşı;

Memleketi dolaşıp vatandaşlarla konuşurken, salt hukuki argüman ve yasal mevzuatı anlatmakla yetinmeyecektir herhalde...

Bununla yetinirse;

“Peki bize bir yol gösterin” şeklinde bir soruya muhatap olduğu takdirde, mesele siyasi çerçeveye bürünmüş demektir ve “Toparlanıyoruz” yetkilileri de;

Ya siyasi bir söylem geliştirmek durumunda kalacaktır böyle bir soru karşısında – ki doğrusu da budur bence - ya da soru cevapsız kalacaktır.

Böyle bir soruyu “Toparlanıyoruz”un cevapsız bırakması da düşünülemez herhalde... Özellikle siyasi iktidara karşı dünkü zehir zemberek eleştirilerini göz önünde bulundurursak...

“Toparlanıyoruz” hareketini, Temiz Toplum Derneği’ni partizan istihdamlar konusunda dünkü hukuki girişiminden dolayı kutluyorum, kamuoyunda sempatiyle karşılanan bu girişimin ısrarlı takipçisi olacaklarına da inanıyorum...

***

“Toparlanıyoruz” hareketinin giderek siyasal bir çehreye de bürünmesi gerektiğine inanan birisi olarak – ki bu türden köklü reform ve değişim arzusunu yansıtan kitle hareketlerinin doğal mecrası da budur;

Önümüzdeki günlerde “doğrudan demokrasi” deneyimlerinin en önde gelen egzersizlerinden olan Belediye Başkanı seçimlerinde de etkisini bir şekilde hissettirmesinden yanayım...

Bu, onlar için de gelinen noktada bir “alıştırma sınavı”, bir tür test olabilecektir.

Hele de sosyal paylaşım ağını iyi kullandıklarını göz önünde bulundurduğumuz zaman...

Öyle ya... Daha önce de yazdığım gibi;

Yerel seçimlerde ama özellikle Belediye Başkanı seçimlerinde parti rozetinden çok;

Aday olan kişinin kalitesi, niteliği, donanımı, karakteri ve bu çerçevede topluma ne ölçüde güven telkin ettiği, seçmenin en çok dikkate aldığı hususlardır.

Eğer “Toparlanıyoruz” hareketi kendi bünyesinden LTB için “bağımsız” bir aday göstermeyecekse – ki bu aşamada biraz zor ve herşeye rağmen erken;

Doğruluğuna, dürüstlüğüne inanmaları, Başkent halkı için çağdaş ve uygar bir yaşamın asgari koşullarını zorlayacağını ve belki de yaratabileceğini düşünmeleri kaydıyla;

Adaylardan birinden yana ağırlık koymalarının, hem pratik bir test, hem de iyi bir deneyim olacağını düşünüyorum.

“Toparlanıyoruz”un dünkü açıklamalarından;

“İhtiyatlı siyasallaşma” belirtileri algıladım şahsen...

Bir genel seçim söz konusu olsaydı belki “zamanlamada” bir sıkıntı çıkabilirdi...

Lakin bir Belediye Başkanı seçimi;

Tam da “Toparlanıyoruz”un bugüne kadar olan performans ve gücünü;

Kendi adayını çıkarmadan da sınaması bakımından biçilmiş bir kaftan gibi geliyor bana...

Bilmem yanılıyor muyum?


(NOT: “Toparlanıyoruz”cuların amblem veya logo olarak benimsedikleri işaret, bence artık başlangıçta var oldukları platformla sınırlı ve sadece o kesimdeki kitleye hitap ediyor. Oysa Temiz Toplum Derneği artık sahaya da inmiş durumda ve bu sahadaki insanların da duygu ve hassasiyetlerine hitap edebilecek bir başka simgeye ihtiyaç var. İlk simgelerine çok bağlıysalar da, onu tamamen kaldırmadan güzel bir sentezle çok çarpıcı ve kolay anlaşılır yeni bir amblem çalışması yapılabilir kanaatindeyim. A.T.)

Yorum Yaz     Paylaş Share/Bookmark    
YORUMLAR
1
ONAY BEKLEYENLER
0
13 Şubat 2013, Çarşamba
kerem         - Lefkoşa
Yazdıklarınıza tamamen katılıyorum Ali Bey. Toparlanıyoruz hareketi artık yavaş yavaş elini taşın altına sokmalı ve kirli siyasete karşı mücadelelerini ayni platformda (yani siyasi arenada) sürdürmelidir.

Bunun yapılmaması sadece harekete karşı olan inancı azaltmaya yarayacaktır.

Bazen kılıçları kuşanıp meydana çıkmak gerekir. Toparlanıyoruz hareketi de, çizgisinden sapmadan bu kılıçları yavaş yavaş kuşanmalıdır. Dediğiniz gibi, bağımsız aday çıkarma şansları olduğu belediye başkanlığı seçimleri de tam da biçilmiş kaftandır. Ama tek bir şartla: Siyasetin yıpratamadığı ve halk tarafından kucaklanacak bir adayla sahaya çıkmaları halinde.
increase font size decrease font size print this page tell a friend Yorum Yaz (1)

Girne'nin lider çıkarma "tılsımı" ve sıra Üstel'de mi?
Ali TEKMAN | 21 Kasım 2014, Cuma
Siyasetin değerli liderlerinden Özker Özgür hocamla;
UBP’nin siyasette çok önemli izler bırakan başarılı Genel Sekreteri ve Bakanı Dr. Salih Miroğlu’nun ebediyete göçtükleri aynı tarihin dokuzuncu yıldönümünü idrak e...
Süreç "her şeye rağmen" CTP lehinde...
Ali TEKMAN | 20 Kasım 2014, Perşembe
İç siyasetin iyice ısındığı;
Statükonun iki partisinin çok büyük iç sorunlar yaşadığı;
“Silihtar”ın DPUG üzerindeki vesayetinin daha fazla sorgulandığı;
Cumhurbaşkanlığı seçimine doğru giderken UBP’ye yeni bir “diz...
KTHY-CAS eyleminden CTP yönetimi de ders çıkarmalı...
Ali TEKMAN | 19 Kasım 2014, Çarşamba
İktidarın CTP kanadı, en sonunda gereksiz, nedeni anlaşılamayan ve son derece yıpratıcı ısrarını bırakarak;
Açlık Grevi’ndeki KTHY-CAS çalışanları meselesine noktayı koymuş oldu...
Başbakan ile KTHY-CAS çalışanların...