Alexa atrk.gif
banner
banner
banner
banner
Ana Sayfa >> Yazarlar Vatan MEHMET | 18 Nisan 2017, Salı

Ne oldu ise hayırlısı olsun

Paylaş  
55
126
58

Yaklaşık 25 milyon seçmenin itiraz ettiği değişime dair “anayasanın meşruluğu” tartışılacak şimdi…

Nâfile…

Türkiye Osmanlı sonrası Cumhuriyete -tüm bağları keserek girdiği günden beri- demokratik bir ülke olmadı…

Tek parti döneminden sonra da “otoriter” oldu.

Hiç tanışmadığımız bir şeyi ‘unuttuğumuzu’ varsayıyoruz. Demokrasinin ne tadı ne tuzu, hiçbir zaman hissedilmedi.

Sırf bu nedenle adaleti bozan ve birbirini besleyen Kayıt Dışı Ekonomi, Kayıt Dışı Siyaset ve Kayıt Dışı Hukuk istisnasız usûl oldu.

Bir monizm-den diğerine siyaset kültürü içinde yargı ise daima ‘yıldız sopa’ olarak sahnedeydi…

Özetle hukukun üstünlüğü, pratikte daima bir laf olarak işledi.

Teorik olarak bile “Parlamenter” değil, “Parlementolu bir sistemdi” fiilen debelenen.

Darbeler darbeler…

Nesilller gitti.

Batı’nın ajandası içinde Lozan’dan beri ideolojilerin kıskacı içinde savrulan bir Türkiye…

Ulusal prensipleri “uluslararası değerlere” uyduramayan coğrafyamızda bu ağır sıklet boks maçları literatürde hep hakemsiz yapıldı.

Kafası çalışan ve bu nedenle de “kafası karışık” her birey, kurduğu kimliği, aradığı sentezi, bulduğu çâreyi kendi kazanımı olarak değil gecikmiş ve çarpıtılmış biçimler üzerinde inşa etti hep…

**

Etrafımızdaki fikir ve hülya adamlarının tekrarlayıp durdukları “bir yığın kelimeye” itiraz edip son tahlilde 16 Nisan’ı küçümsemek, on yıllardır içeriği ile tartışılan Anayasa Değişimini yok saymak, tarihiliğini red ile olup bitene sadece “Erdoğan aşkı” ile “nefreti” arası bir gerilimin içinden bakmak yakışmayacak…

Bir kısım tarihçilerin “kişiliği” nedeniyle Türkiye’nin darbe Anayasasını sivil irade ile değiştirdiğini ve halkın kodları ve kuralları belirsiz yeni istikbali -riskleriyle denemeye karar verdiğini- herkes kabullenmeli…

Devletin “civa ağırlığı” karşısında alerji hissedenler Fransa’nın AB’ye girerken yaptığı referandumda yüzde elliyi ancak küsuratıyla geçtiğini unutmamalı.

**

Doğrusu benim gibi referandumdan ne sonuç çıkarsa çıksın Türkiye’nin aleyhine birtakım gelişmelerin süratleneceğinden emin olanlar 15 Temmuz gecesi plağında takılmış gibi bir halet-i ruhiye sergilemektedirler.

'Sanığın idamına… Kararın bilâhir yazılmasına…' diye gerekçe yazan İstiklal Mahkemeleri’nin soğuk ruhu;

Yassıada Mahkemeleri’nin postal ideolojisi;

Sıkıyönetim Mahkemelerinin ‘netekim’ uygulamaları;

müteâkiben Devlet Güvenlik Mahkemeleri ve 28 Şubat’ın “bir rövanş arenası” olarak post modern devamı… Ve Özel Yetkili Mahkemeler ‘baba devletin sopası’ olarak geçti tarihçe-i bila adl-i mutlak hafızamıza…

Ve 15 Temmuz…

Başımıza bu da mı geldi, diye yıkıldığımız o gece ve sabahı…

Gerisi teferruat.

Evet diyen de Hayır çeken de; Türkiye kaybettikçe kazanan kimselerdir.

Yeni Anayasa hayırlı olsun…

Her ne olursa olsun.

Bu İçeriğe Emoji İle Tepki Ver
2
 
0
 
0
 
0
 
0
 
0
 
1
 

Facebook yorum
YORUMLAR
0
ONAY BEKLEYENLER
0
YAZARIN SON 10 YAZISI
16 Nisan 2018, Pazartesi    Yazdım sayılmaz, yaptım yazılmaz
12 Nisan 2018, Perşembe    'Tosuncuk'un asıl çiftliği KKTC
9 Nisan 2018, Pazartesi    Güney'den elektrik fizible mi Ahmet Bey? 
12 Mart 2018, Pazartesi    8 Mart'ı tahtakurusu yemiş
5 Mart 2018, Pazartesi    Makarios vasiyetine sadakatle...
7 Şubat 2018, Çarşamba    Harita kasasının anahtarı kimde?
5 Şubat 2018, Pazartesi    Kabineye selam olsun...
25 Ocak 2018, Perşembe    Kıbrıs'ta barış engellenemez!
16 Ocak 2018, Salı    Ne seçimmiş mübarek!
19 Aralık 2017, Salı    Statüko ve Akıncı'nın seçimi

banner
banner
banner
banner
banner

Yazdım sayılmaz, yaptım yazılmaz
Vatan MEHMET | 16 Nisan 2018, Pazartesi
90’ların başında Türk-İş’in bir kongresinde Süleyman Demirel kürsüye davet edilir. Kürsüye yanaşamadan işçiler Demirel’i protesto eder…
Meydanlarda herkes kendisine “baba, baba” diye tezahürat etmiş, o da elini kürsü...
'Tosuncuk'un asıl çiftliği KKTC
Vatan MEHMET | 12 Nisan 2018, Perşembe
Türkiye’de birkaç aydır ana haber bültenlerinden, çarşaf çarşaf gazete sayfalarından -doğal olarak- eksik olmayan, yaklaşık 80 bin kişiyi ortalama 511 milyon lira dolandıran Çiftlik Bank skandalı hakkındaki gelişmeler...
Güney'den elektrik fizible mi Ahmet Bey? 
Vatan MEHMET | 9 Nisan 2018, Pazartesi

“Petrol fiyatlarındaki yüzde 45'lik düşüşe rağmen Kuzeyde “biz zavallı elektrik tüketicileri” bu düşüşü sadece yüzde 23’lük hissetmekle kalmadık zaman zaman da Güney’den aldığımız akımla da kazıklandık! Ahmet Hüdaoğ...