Ana Sayfa >> Yazarlar Ulaş BARIŞ | 11 Ocak 2017, Çarşamba
En kritik 24 saat...
Paylaş  
14
25
11

Dün kaleme aldığım yazıda, Cenevre’de devam eden Kıbrıs Zirvesi’nin diğerlerinden farklı olduğunu belirtmiştim.

Bir kere, geçtiğimiz yıl boyunca durmadan tartıştığımız ve benim de sayısız şekilde kaleme aldığım üzere takvimin sonuna geldiğimiz aşikardır.

Bu ne demek?

Mayıs 2015’te başlayan, aylarca devam eden, New York Zirvesi’nde adı konulmamış şekilde belirlenen ve Mont Pelerin Zirvelerinde sekteye uğrayan takvimin son durağındayız demek…

Dolayısıyla burada bulunan siyasi parti başkanlarımızdan Serdar Denktaş’ın “Cenevre’den sonuç çıkmaz” demesini anlarım da Tufan Erhürman’ın “Cenevre son istasyon değil gibi” açıklamasını anlamam.

Ne demek son istasyon değil?

Basbayağı son istasyondayız.

Burası son duraktır.

1963’te başlayan, 1974’te karmakarışık hale gelen ve 2004’te Rumların hayırı ile devam eden bölünmüşlük statükosunun bitirilmesi için daha ne yapılabilir?

Kıbrıslı Türkler ve Rumlar masada, AB burada, Türkiye, Yunanistan ve İngiltere ise yolda…

BM ve bütün üyeleri sizlere bu satırları yazdığım binanın içinde dururken, bu sorunu çözmek için daha kim ya da kimlere ihtiyacımız vardır?

Aklıma Darth Veder ya da Obi Van Kenobi’den başkası gelmiyor…

Yoksa Yoda mı?

Onu mu çağıralım Allah aşkına?

Yoksa Batman Robin ikilisi mi gelmeli?

Onun için, bakınız, zirvenin ikinci günü, ki siz bu yazıyı okurken bu zaman kipi düne dönüşecek, burada çok önemli gelişmeler yaşandı.

Kıbrıs’ta sokaktaki adamın kafasını meşgul eden en büyük sorun olan ‘çözümün maliyetini kim nasıl karşılayacak?’ sorusu burada, bu binada IMF ve Dünya Bankası’nın katılımıyla masaya yatırıldı.

Haybeye mi geldi bu adamlar?

Yani tamam, anladık, belki bu zirveden sonra başka zirve ya da zirveler gerekebilir ancak onların amacı burada ortaya çıkması gereken çerçevenin altının doldurulmasından başka bir şey olmaz.

Bundan başka, zirvenin 3.günü, yani bugün, en kritik gündür diyebiliriz.

Çünkü bugün sabah saatlerinden itibaren masaya yatırılacak olan konu toprak konusudur.

Ve eğer her şey yolunda giderse akşam saatlerinde haritalar teati edilecektir…

Amerika’yı yeniden keşfetmeye gerek yok çünkü ortaya çıkacak olan harita üç aşağı beş yukarı, yüzde 28,7 civarlarında, Annan haritasına benzer bir şekilde olacaktır.

Bu noktada, her iki tarafın da ‘kırmızı çizgimizdir’ diye direttiği Güzelyurt meselesinin nasıl pazarlık edileceği ise belirsizdir.

Şöyle ki, en son kertede, Güzelyurt, garantiler, dönüşümlü başkanlık gibi ağır konular büyük bir pazarlığın ve al-verin muhteviyatını oluşturacaktır.

Bana sorarsanız, dönüşümlü başkanlık keşke böylesine bir pazarlığın konusu olmasaydı derim.

Çünkü konuştuğumuz şey federasyon ve onun en önemli hususu da bana göre siyasi eşitlik ve temsiliyettir.

Garantiler garantörlerin anlaşacağı bir husus, toprak ise zaten önceden vereceğimiz belli olan bir konudur.

Ne peki?

Bence şu:

Dün de dediğim gibi müzakerelerde ‘bugün git yarın gel’ tarzı bir yaklaşım bitmiştir.

Bugün bugündür ve yarına erteleme yoktur.

Cenevre Zirvesi son duraktır ve buradan bir çerçeve anlaşması ile çıkmamamız durumunda süreç çökecek, adadaki insanımızın umutları yerle bir olacaktır.

2004 sendromunu hala daha yaşayan bir toplum, takdir edersiniz, tatminkar sonuçsuz New York ve Mont Pelerinlerden sonra bir daha asla çözüme inanmaz hale gelecektir.

Bunu istiyor muyuz?

Ben istemiyorum.

Tufan Hoca da istemiyor.

Toplumun büyük çoğunluğu da istemiyor…

O zaman en kritik 24 saat önümüzde…

Hayırlı haberler bekliyoruz…

Bu İçeriğe Emoji İle Tepki Ver
4
 
1
 
1
 
0
 
0
 
0
 
0
 

YORUMLAR
0
ONAY BEKLEYENLER
0
YAZARIN SON 10 YAZISI
22 Şubat 2017, Çarşamba    Akıncı'nın siniri…
18 Şubat 2017, Cumartesi    AKEL, DİSİ, Enosis ve ‘politik şizofreni’ halleri…
15 Şubat 2017, Çarşamba    Ya gerçeklerle uğraşacağız ya da hayaletlerle…
10 Şubat 2017, Cuma    Seçim mi? Hadi canım sen de…
8 Şubat 2017, Çarşamba    Çözüm ekonomiyi patlatır…
5 Şubat 2017, Pazar    Kıbrıs sorununda büyük final Nisan sonu...
2 Şubat 2017, Perşembe    Belli ki kimse bu işin peşini bırakmayacak…
31 Ocak 2017, Salı    Babamın rüyası
29 Ocak 2017, Pazar    Dünyanın tepesinden ara bölgenin kasvetine dönüş...
22 Ocak 2017, Pazar    Tahterevallinin iki tarafı...

Califorian
  • Slide
    Slide
    LEFKOŞA : 444 70 70
    MAĞUSA : 365 61 70
  • Slide
    Onların sağlıklı beslenmesini tabiki önemsiyoruz... Çünkü ;
    Çocuklarınız çocuklarımızdır . . .
    Slide
  • Slide
    LEFKOŞA TÜRK BELEDİYESİ
    BEYAZ YASEMİN SERTİFİKASINA SAHİBİZ . . .
  • Slide
    Menüler mevsimlik olabilir ama bizde
    LEZZET ve HİJYEN 4 MEVSİM . . .
    Slide

Akıncı'nın siniri…
Ulaş BARIŞ | 22 Şubat 2017, Çarşamba
Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı ile TC Dışişleri Bakanı Mevlut Çavuşoğlu’nun ortak basın toplantısına icabet ettik dün…
Sanırım 2015 Mayıs ayından beri süreci yakından takip eden bir gazeteci olarak, Sayın Akıncı’yı ilk...
AKEL, DİSİ, Enosis ve ‘politik şizofreni’ halleri…
Ulaş BARIŞ | 18 Şubat 2017, Cumartesi
Lefkoşa’da AKEL’in Genel Sekreteri Andros Kiprianu’nun makam odasında oturuyoruz. Gazetemizin isteğini bir kez daha kırmadığı için bize röportaj verecek…
Yolda gelirken kavgalı liderler görüşmesinin bittiği öğrendiği...
Ya gerçeklerle uğraşacağız ya da hayaletlerle…
Ulaş BARIŞ | 15 Şubat 2017, Çarşamba
Zaten ben ne zaman izne çıkmaya kalksam ortalık kalkar oturur.
Geçen iznimde de Türkiye’de darbe girişimi olduğunda ben Karpaz’ın burnunda kamptaydım.
Şimdi de Karpaz’dayım, 2-3 gün ailecek takılalım dedik ama ne ça...