Ana Sayfa >> Yazarlar Ulaş BARIŞ | 12 Ocak 2017, Perşembe
Barış, uğruna sevinçten ağlanacak bir şeydir…
Paylaş  
24
36
17

Hep söyledik hep yazdık.

Kıbrıs sorununu çözmek siyasi irade, korkusuzluk, vizyon ve yaratıcılık gerektirir diye…

Anlaşılan odur ki Mustafa Akıncı ve Nikos Anastasiadis ikilisinde bu yukarıda saydığım özelliklerin tümü vardır.

Dün akşam Cenevre’de tarihi bir gece yaşadık.

“Tarihi” lafını özellikle kullanmak isterim çünkü tüm bu süreç içinde Rumların kötü polisi görevini oynayan ve çok kızdığımız Sözcü Nikos Hristodulidis haritaların teatisi sonrası açıklamalarında aynen bu ifadeleri kullandı.

Elbette, haritalar teati edildi diye her şey bitmiş değildir ancak o sıralar canlı yayında birlikte olduğum Rasıh Reşat kardeşimin ifadesi ile ‘Bu eski lokomotif artık yerinde kımıldamış, yol almaya başlamıştır…’

Tam olarak öyledir.

Siz ne düşünürsünüz bilemem ama dün akşam Kıbrıs sorununda çok kritik bir eşik aşılmış, duayen gazeteci abimiz Selim Sayarı’nın tabiriyle ‘Liderler kafalarının üzerinde duran bulutların içinde yukarıya çıkarıp önlerinde uzanan sonsuz fırsat penceresine bakmışlardır…’

Bu gerçekten de aşılması gereken bir badire, bir noktadır.

Şahsi hissiyatımı yazacak olursam Kıbrıs sorunu çözüm yoluna girmiş, çözüm olasılığı yüzde 75’lere yükselmiş durumdadır.

Pek tabii ki bu ifadeleri iflah olmaz bir optimist olan birisinin ifadeleri olarak alıp, bir yol kazasına uğrarsak dalga konusu yapma hakkında sahipsiniz.

Hiç gocunmam.

Hayatımda pişmanlık duyduğum birçok hareketim olmuştur ama Kıbrıs sorununda dediklerim için pişmanlık duymamak gibi bir huyum vardır.

Yani anlayacağınız, eğer bu iş nihayetinde iyi bitmezse her türlü eleştiriye, her türlü güven kaybına hazırım.

Ama kesin olan şey, dün akşam İsviçre saati ile 19.50’den sonra, Kıbrıs sorunu tarihi bir eşiği aşmış, iş büyük oranda garantörlere havale edilmiştir.

Çünkü Kıbrıs sorunu, görüştüğümüz altı başlığın kimilerine göre en önemli maddesi olan Güvenlik ve Garantiler özelinde bugünden itibaren Kıbrıslıların da dahil olacağı ama son sözlerin garantörler tarafından söyleneceği bir formata girmiş durumdadır.

Haliyle diğer beş başlıktaki uzlaşılar tarihin en ileri noktasındadır.

Yani kısacası, biz ‘Gibriler’ elimizden geleni, ite kaka, kavga ede ede, vuruşa vuruşa yaptık ve artık topu abilerimizin kucağına atmış durumdayız.

Bu dakikadan sonra dünyaya mal olmuş olan bu sorun çok daha üst bir platformda, çok da büyük abilerin katılımı ile ele alınacak kıvama gelmiştir.

Onun için Cenevre’de önümüzdeki günlerde yapılacak olan her toplantı, her temas tarihi niteliktedir.

Bu satırların yazarının arzuladığı, Kıbrıslı Türklerin siyasi eşit olduğu, kendini güvende hisseden, kimsenin burnunun kanamayacağı, dünyaya entegre olacağı ve tüm tarafların çıkarına olan bir çözümdür.

Ve dahası, acı kan ve gözyaşı içinde çırpınan dünya anamızın sakinlerinin ulaşılması muhtemel olan bu çözümü örnek alıp, gerek yakın çevremizde, gerekse de dünyanın diğer tüm yerlerindeki acıların sonlanmasına vesile olması ihtimalidir.

Çünkü büyük Atatürk bize ‘Yurtta sulh, cihanda sulh’ demiştir ve biz de bunu kendimize örnek almışızdır.

En sevdiğim lafıdır…

Onun için sizlere bu satırları gözyaşları içinde yazıyorum desem inanın…

Yalanım yok…

Bir saat kadar önce Barış Burcu harita konusunda açıklama yaparken gözyaşlarımı zor tuttum ama şimdi rahatım, otel odasında yalnızım, kimse yok, ağlayabilirim…

Barış her zaman en iyisidir çünkü…

Uğruna sevinç gözyaşları dökecek kadar iyi hem de…

Bu İçeriğe Emoji İle Tepki Ver
9
 
0
 
3
 
1
 
1
 
0
 
0
 

YORUMLAR
2
ONAY BEKLEYENLER
0
13 Ocak 2017, Cuma
Cemal Tekakın         - Lefkoşa
barış bey öncelikle cenevreden yaptığınız yayınlar için teşekkür ederiz.konferans süresince en fazla duyduğum cümle 'anlaşmazlıkla tamamen çözülmedi ama umutluyuz'oldu.Hepimiz umutluyduk Koças'ın 23 Ocak tarihine yönelik erteleme talebine kadar. takke düştü, kel göründü böylesi bir durumu açıklayacak en iyi sözdür diye düşünürüm.Rum -Yunan cephesi bu ertelemeyi herhalde birlikte karar aldılar ve artık daha iyi anlamamız gerekir kapsamlı çözüm çabalarında gerçekten ayak sürüyen, bunu oyalayan taraf kimdir, bu net bir şekilde ortaya çıkmıştır.(şahsi fikrimdir ve genel konuşuyorum) cenevreden kıbrısa sürekli umut pompalayan görüşler yerine, gerçeklere dayanan objektif bilgilerin ve gerçeklerinde aktarılmasını temenni ederdim.
12 Ocak 2017, Perşembe
Tamer AŞUT         - Ankara
BM Güvenlik Konseyi üyeleri en büyük silah tüccarları olduğuna göre 40 yıldır Kıbrıs'ta barış var, asıl sorun da bu mu, silah satamamaları mı? Dili,ırkı aynı olan D.Timor ya da G.Sudan'ı bölen BM, neden dil, ırk, din farklı olan Kıbrıs birleşsin istiyor, tek dertleri barış mı yoksa savaş potansiyeli satmak mı? Karpaz-İskenderun arasındaki petroller hakkında KKTC ve TC vatandaşları nedense konuşamıyor (günah mı/yasak mı bilmiyorum ama) o nedenle karpaz'daki kiliseyi verdik ayakları ile petrolü ''Biz çıkarmak istemiyoruz alın siz çıkarın'' konusuna girmiyorum.
YAZARIN SON 10 YAZISI
27 Nisan 2017, Perşembe    Plakası belli: Mersin 10 Turkey…
26 Nisan 2017, Çarşamba    Kaçan balık her zaman büyük olur…
19 Nisan 2017, Çarşamba    Homo Sapiens’in salata ile imtihanı…
11 Nisan 2017, Salı    Devrimciler ölmez…
8 Nisan 2017, Cumartesi    Çözümün kıyısında...
2 Nisan 2017, Pazar    Ya tamam ya devam
28 Mart 2017, Salı    Deve güreşi…
25 Mart 2017, Cumartesi    Başkalarının ipi, Kıbrıslı Türkün kaderi…
22 Mart 2017, Çarşamba    Yol haritası…
18 Mart 2017, Cumartesi    Kudret Hoca, Maraş ve iradesizlik…

Plakası belli: Mersin 10 Turkey…
Ulaş BARIŞ | 27 Nisan 2017, Perşembe
Erdoğan’ın baş danışmanlarından Yiğit Bulut geçtiğimiz akşam ‘derin analiz’ yapıp ‘‘KKTC denizaşırı vilayetimizdir’’ demiş.
Sonra da eklemiş: “Bir plakası olur, bir valisi olur. Orada bir Cumhurbaşkanı, orada bir Baş...
Kaçan balık her zaman büyük olur…
Ulaş BARIŞ | 26 Nisan 2017, Çarşamba
Avrupa Konseyi Parlamenter Meclisi (AKPA) dün aldığı kritik bir kararla Türkiye’yi yeniden ‘siyasi denetim’ altına aldı.
En son 1996-2004 yılları arasında siyasi denetimde tutulan Türkiye, Haziran 2004’te bu denetimd...
Homo Sapiens’in salata ile imtihanı…
Ulaş BARIŞ | 19 Nisan 2017, Çarşamba
Gene yazılara ara verdik…
Bir türlü gereken konsantreyi sağlayıp iki satır yazamıyorum.
Bu yazıyı da zoraki yazıyorum zaten.
Çünkü memleket konuları ile ilgili yazı yazmak bana zül geliyor.
Kıbrıs sorunu ile ilgil...