Ana Sayfa >> Yazarlar Ulaş BARIŞ | 12 Ocak 2017, Perşembe
Barış, uğruna sevinçten ağlanacak bir şeydir…
Paylaş  
25
43
18

Hep söyledik hep yazdık.

Kıbrıs sorununu çözmek siyasi irade, korkusuzluk, vizyon ve yaratıcılık gerektirir diye…

Anlaşılan odur ki Mustafa Akıncı ve Nikos Anastasiadis ikilisinde bu yukarıda saydığım özelliklerin tümü vardır.

Dün akşam Cenevre’de tarihi bir gece yaşadık.

“Tarihi” lafını özellikle kullanmak isterim çünkü tüm bu süreç içinde Rumların kötü polisi görevini oynayan ve çok kızdığımız Sözcü Nikos Hristodulidis haritaların teatisi sonrası açıklamalarında aynen bu ifadeleri kullandı.

Elbette, haritalar teati edildi diye her şey bitmiş değildir ancak o sıralar canlı yayında birlikte olduğum Rasıh Reşat kardeşimin ifadesi ile ‘Bu eski lokomotif artık yerinde kımıldamış, yol almaya başlamıştır…’

Tam olarak öyledir.

Siz ne düşünürsünüz bilemem ama dün akşam Kıbrıs sorununda çok kritik bir eşik aşılmış, duayen gazeteci abimiz Selim Sayarı’nın tabiriyle ‘Liderler kafalarının üzerinde duran bulutların içinde yukarıya çıkarıp önlerinde uzanan sonsuz fırsat penceresine bakmışlardır…’

Bu gerçekten de aşılması gereken bir badire, bir noktadır.

Şahsi hissiyatımı yazacak olursam Kıbrıs sorunu çözüm yoluna girmiş, çözüm olasılığı yüzde 75’lere yükselmiş durumdadır.

Pek tabii ki bu ifadeleri iflah olmaz bir optimist olan birisinin ifadeleri olarak alıp, bir yol kazasına uğrarsak dalga konusu yapma hakkında sahipsiniz.

Hiç gocunmam.

Hayatımda pişmanlık duyduğum birçok hareketim olmuştur ama Kıbrıs sorununda dediklerim için pişmanlık duymamak gibi bir huyum vardır.

Yani anlayacağınız, eğer bu iş nihayetinde iyi bitmezse her türlü eleştiriye, her türlü güven kaybına hazırım.

Ama kesin olan şey, dün akşam İsviçre saati ile 19.50’den sonra, Kıbrıs sorunu tarihi bir eşiği aşmış, iş büyük oranda garantörlere havale edilmiştir.

Çünkü Kıbrıs sorunu, görüştüğümüz altı başlığın kimilerine göre en önemli maddesi olan Güvenlik ve Garantiler özelinde bugünden itibaren Kıbrıslıların da dahil olacağı ama son sözlerin garantörler tarafından söyleneceği bir formata girmiş durumdadır.

Haliyle diğer beş başlıktaki uzlaşılar tarihin en ileri noktasındadır.

Yani kısacası, biz ‘Gibriler’ elimizden geleni, ite kaka, kavga ede ede, vuruşa vuruşa yaptık ve artık topu abilerimizin kucağına atmış durumdayız.

Bu dakikadan sonra dünyaya mal olmuş olan bu sorun çok daha üst bir platformda, çok da büyük abilerin katılımı ile ele alınacak kıvama gelmiştir.

Onun için Cenevre’de önümüzdeki günlerde yapılacak olan her toplantı, her temas tarihi niteliktedir.

Bu satırların yazarının arzuladığı, Kıbrıslı Türklerin siyasi eşit olduğu, kendini güvende hisseden, kimsenin burnunun kanamayacağı, dünyaya entegre olacağı ve tüm tarafların çıkarına olan bir çözümdür.

Ve dahası, acı kan ve gözyaşı içinde çırpınan dünya anamızın sakinlerinin ulaşılması muhtemel olan bu çözümü örnek alıp, gerek yakın çevremizde, gerekse de dünyanın diğer tüm yerlerindeki acıların sonlanmasına vesile olması ihtimalidir.

Çünkü büyük Atatürk bize ‘Yurtta sulh, cihanda sulh’ demiştir ve biz de bunu kendimize örnek almışızdır.

En sevdiğim lafıdır…

Onun için sizlere bu satırları gözyaşları içinde yazıyorum desem inanın…

Yalanım yok…

Bir saat kadar önce Barış Burcu harita konusunda açıklama yaparken gözyaşlarımı zor tuttum ama şimdi rahatım, otel odasında yalnızım, kimse yok, ağlayabilirim…

Barış her zaman en iyisidir çünkü…

Uğruna sevinç gözyaşları dökecek kadar iyi hem de…

Bu İçeriğe Emoji İle Tepki Ver
9
 
0
 
3
 
1
 
1
 
0
 
0
 

YORUMLAR
2
ONAY BEKLEYENLER
0
13 Ocak 2017, Cuma
Cemal Tekakın         - Lefkoşa
barış bey öncelikle cenevreden yaptığınız yayınlar için teşekkür ederiz.konferans süresince en fazla duyduğum cümle 'anlaşmazlıkla tamamen çözülmedi ama umutluyuz'oldu.Hepimiz umutluyduk Koças'ın 23 Ocak tarihine yönelik erteleme talebine kadar. takke düştü, kel göründü böylesi bir durumu açıklayacak en iyi sözdür diye düşünürüm.Rum -Yunan cephesi bu ertelemeyi herhalde birlikte karar aldılar ve artık daha iyi anlamamız gerekir kapsamlı çözüm çabalarında gerçekten ayak sürüyen, bunu oyalayan taraf kimdir, bu net bir şekilde ortaya çıkmıştır.(şahsi fikrimdir ve genel konuşuyorum) cenevreden kıbrısa sürekli umut pompalayan görüşler yerine, gerçeklere dayanan objektif bilgilerin ve gerçeklerinde aktarılmasını temenni ederdim.
12 Ocak 2017, Perşembe
Tamer AŞUT         - Ankara
BM Güvenlik Konseyi üyeleri en büyük silah tüccarları olduğuna göre 40 yıldır Kıbrıs'ta barış var, asıl sorun da bu mu, silah satamamaları mı? Dili,ırkı aynı olan D.Timor ya da G.Sudan'ı bölen BM, neden dil, ırk, din farklı olan Kıbrıs birleşsin istiyor, tek dertleri barış mı yoksa savaş potansiyeli satmak mı? Karpaz-İskenderun arasındaki petroller hakkında KKTC ve TC vatandaşları nedense konuşamıyor (günah mı/yasak mı bilmiyorum ama) o nedenle karpaz'daki kiliseyi verdik ayakları ile petrolü ''Biz çıkarmak istemiyoruz alın siz çıkarın'' konusuna girmiyorum.
YAZARIN SON 10 YAZISI
22 Haziran 2017, Perşembe    Garantici toplum…
20 Haziran 2017, Salı    Sosyal medyanın "alemcileri" ve çözümün sayısız yararı…
13 Haziran 2017, Salı    Söyle bana doktorum…
10 Haziran 2017, Cumartesi    1981…Kırılma anı…
8 Haziran 2017, Perşembe    Bu ruh bir başarısızlığa daha dayanamaz…
6 Haziran 2017, Salı    Çözümün anahtarı…
2 Haziran 2017, Cuma    Tek çare çözümdür...
29 Mayıs 2017, Pazartesi    Anastasiadis'in seçimi...
26 Mayıs 2017, Cuma    Anastasiadis’in sorunları…
24 Mayıs 2017, Çarşamba    Anastasiadis'in şartı, Kıbrıslı Türklerin bahtı…

Garantici toplum…
Ulaş BARIŞ | 22 Haziran 2017, Perşembe
28 Haziran’da Crans-Montana’da yapılacak Kıbrıs Konferansı öncesi son derece hızlı bir diplomasi trafiği yaşanıyor.
Tuğrul Türkeş’in ani ziyaretinin yanı sıra, Cumhurbaşkanı ve heyetinin bugün Ankara’ya çalışma ziyar...
Sosyal medyanın "alemcileri" ve çözümün sayısız yararı…
Ulaş BARIŞ | 20 Haziran 2017, Salı
“Turistik geziye gidiyorlar…”
“Oh ne güzel, halkın parasıyla ye iç gez…”
“İsviçre uğurlu gelmedi, Güney Amerika’yı da denesinler…”
“Crans-Montana mı? Tony Montana’nın akrabası mı oluyor bu?”
28 Haziran’da İsviçre’...
Söyle bana doktorum…
Ulaş BARIŞ | 13 Haziran 2017, Salı
Kavga, dövüş, suçlama oyunu ve ara bölgede yapılan danslar eşliğinde bir kez daha, 28 Haziran’da Kıbrıs zirvesine gidiyoruz.
Geçtiğimiz eylül ayında New York’ta başlayan, ardından Mont-Pelerin’in karlı tepelerine uza...