Ana Sayfa >> Yazarlar Ferhat ATİK | 12 Ocak 2017, Perşembe
Nerde o eski kelebek sancıları!
Paylaş  
11
15
10

Bu yazı, modası geçmez bir dönemin aşıklarına ithaf edilmiştir.

Yaşadığımız zamanda aşk nasıl yaşanıyor?

Mesela hala avuç içleri soğuk soğuk terliyor mu, bir an O’nu görebilme ihtimali doğduğunda? Hala yatak odası tavanları tanıklık ediyorlar mı, dik dik kendisine bakılan, uykusuz gözlerdeki hasrete?

O’na duyguları açmadan önce, günlerce gecelerce düşünülürken, hala karın boşluğunda aynı kelebekler ısrarla uçuşuyorlar mı?

Mesela hala, ilk sözlerden önce ilk satırları içeren mektuplar var mı? Öyle ki, bembeyaz bir sayfaya ilk cümleyi yazarken defalarca düşünülen, silinip silinip yeniden yazılan, defalarca beğenilmeyip yırtılan türden mektuplar var mı hala? Hani her cümlesi dünyanın en gerçek duyguları ile donatılan.

Sahi, yaşadığımız zamanlarda aşk nasıl yaşanıyor?

*

Ben, kendi zamanımdan getirdiğimi biliyorum, daha çok. Her satırı defalarca düşünülerek sayfalarca yazılan mektuplar, yazılmakla kalmayan, bir de vermeden önce günlerce yaşanan heyecanları biliyorum. Ya da, mektubu verdikten sonra beklemenin ne kadar uzun geldiğini. Zamanın göreceli olduğuna en büyük kanıt olan o günleri, saatleri dakikaları, hatta saniyeleri biliyorum.

Cevabın geleceği gün ise yine zamanın jeolojik devinim hızına indiğini, hatta durduğunu biliyorum mesela.

Öte yandan; baktığınız her yerin hep o olduğu, ‘konuşan herkes sussa keşke sadece ve her an o konuşsa’ diye neredeyse dua edildiğini, hem kimseler duymasın sadece sizde yaşansın heyecanını ama aynı anda dünya alem bilsin karmaşasını, daha kazanmadan bile kaybetme korkusunun verdiği hassasiyet, ilgiyi ve değer vermeyi biliyorum. Daha tek kelime konuşmadan üstelik!

Ya görüşme?!

Bin yıllık bir geleneğe hazırlanırcasına yaşanan sürecin ardından, sadece ve sadece konuşulması gerektiği kadar konuşulan ve birbirinin gözlerine kaçamak da olsa hapsolan anlar. O anlar ki; bu kez tüm evrenin evrimi bir ana sıkışmışçasına ihanette olan zamanın acısı ile vedalaşmaya giden ilk görüşme.

*

Siz bu günlerden ne bilirsiniz bilmiyorum. Ama inancım o ki; bu seremoniler artık yok. Kelebek sancıları duyulmadan yaşandığındandır, aşkın ömrünün kelebek ömrü kadar kadar olması.

Bu İçeriğe Emoji İle Tepki Ver
0
 
0
 
0
 
0
 
0
 
0
 
0
 

YORUMLAR
0
ONAY BEKLEYENLER
0
YAZARIN SON 10 YAZISI
17 Ocak 2017, Salı    Zamanın akışı
16 Ocak 2017, Pazartesi    Hayat işte
13 Ocak 2017, Cuma    Kurtuluş yolu
11 Ocak 2017, Çarşamba    Sevmeden olmaz
10 Ocak 2017, Salı    Bir sevda meselesi
9 Ocak 2017, Pazartesi    Ajandamdaki not: Umut ve Cenevre
5 Ocak 2017, Perşembe    Proşçaniye Slavyanki
4 Ocak 2017, Çarşamba    Her dakika
3 Ocak 2017, Salı    Herşey ödünç
2 Ocak 2017, Pazartesi    Diziler ve terör

Califorian
  • Slide
    Slide
    LEFKOŞA : 444 70 70
    MAĞUSA : 365 61 70
  • Slide
    Onların sağlıklı beslenmesini tabiki önemsiyoruz... Çünkü ;
    Çocuklarınız çocuklarımızdır . . .
    Slide
  • Slide
    LEFKOŞA TÜRK BELEDİYESİ
    BEYAZ YASEMİN SERTİFİKASINA SAHİBİZ . . .
  • Slide
    Menüler mevsimlik olabilir ama bizde
    LEZZET ve HİJYEN 4 MEVSİM . . .
    Slide

Zamanın akışı
Ferhat ATİK | 17 Ocak 2017, Salı
“Kültür endüstrisi, müşterileri tarafından yönlendirildiğine ve onlara istedikleri şeyleri sunduğuna yeminle inandırmaya çalışır bizi. Ama özerk olduğunu kesinlikle yadsır ve kurbanlarını yargıç ilan ederken, özerk sa...
Hayat işte
Ferhat ATİK | 16 Ocak 2017, Pazartesi
Ne kadar yaş aldıysa ölümle kaybettiklerimiz, o kadar fazla acı duyuyoruz aslında. Uzun uzun yaşamların üzerimizde bıraktığı ‘anı izleri’nin derinliği, çok yaş almış ve gidenin yüzündeki zaman çizgileri ka...
Kurtuluş yolu
Ferhat ATİK | 13 Ocak 2017, Cuma
Hayatı anlamak, yaşam yolculuğunun kendisi aslında.
Buradan hareket edersek “Peygamberler cennete dönüş yolculuğumuzun gemi kaptanları”, gerçek din ulemaları ise bu yolculuğun yapılacağı gemilere bizi yönlendiren kıl...