Ana Sayfa >> Yazarlar Ferhat ATİK | 17 Şubat 2017, Cuma
O deniz nerede?
Paylaş  
20
44
20

Hayat ne acımasız değil mi?

Bize organize edilen bir hayatı yaşar gibi hissederiz bazen. Aslında öyle midir değil midir diye düşünürken geçip giden ve geride kalandır hayat. Gelecek olan ise beklentilerle dolu dileklerimizden başkası değildir. Henüz gelmemiştir. Gelip gelmeyeceği, diğer bir söyleyişle ona ulaşıp ulaşmayacağımız belli değildir. Yaşamın neresinin gerçek neresinin kurgu olduğunun ayırdına varma gayreti içinde olanlar bu acımasızlığı anlar ve acısını yüreğinde hisseder.

Diğerleri, yani bu ayırda varmayı umursamayanlar, zaten hayatın acı olmasını sağlayanlardır. En yakınımızdan en uzağımıza kadar bir de böyle analiz etsek yaşamı, detaylıca anlarız kim anlamış kim anlamamış?

Bir Truman şovdan farksız değil yaşadıklarımız. Ne sahte? Ne gerçek?

Yoksa siz “Truman Show” denen kavramın sadece bir film mi olduğunu sanıyorsunuz?

*

Filmi bilirsiniz.

Truman çok güzel bir adada yaşamaktadır. Fakat bu ada, Truman dışında her şeyin sahte olduğu bir kurmaca ortamdır ve doğduğu günden itibaren devamlı olarak seyirciler tarafından izlenmektedir. Truman, bunun hiç farkında olmaz, ta ki öldüğünü sandığı babasını görene dek.

Truman bu ana kadar hiç şüphelenmemiştir. Zaten sahte eşinin evlilik fotoğrafında bir yalan işareti yaptığını da gördüğünde tüm gerçekleri öğrenmeye başlar. O zaman 30 yaşına girdiği bölümde dizinin yönetmenine direnir ve sonunda gerçek dünyaya ulaşır.

Gerçek dünyaya ulaşmak acı olsa da!

*

Andrew Niccol tarafından yazılan bu muhteşem eser, bize bir mesaj veriyor. Boşuna değil.

İzlemediyseniz; Jim Carrey ve Laura Linney’in muhteşem oyunculuklarıyla, çeyrek milyar dolar hasılatlı bu filmi mutlaka izleyin.

Eğer izlediyseniz, şimdi filmi hatırlayarak bir düşünelim!

Tüm yaşadıklarımız size de gerçek mi geliyor? Yoksa yıllardır bizim için bir hayat mı kurgulanıyor?

Hakikaten var mı bir geçmiş ve bir gelecek!

Bu İçeriğe Emoji İle Tepki Ver
0
 
0
 
0
 
0
 
0
 
0
 
0
 

YORUMLAR
0
ONAY BEKLEYENLER
0
YAZARIN SON 10 YAZISI
20 Ekim 2017, Cuma    İdeolojilerin sonu
19 Ekim 2017, Perşembe    Philautia'ya karşı Parrhesiastes!
18 Ekim 2017, Çarşamba    Philautia’ya karşı Parrhesiastes!
17 Ekim 2017, Salı    Bir kısmı hakikat, bir kısmı hokkabaz
16 Ekim 2017, Pazartesi    Sürgünde bir hatıra
13 Ekim 2017, Cuma    Reklâm verin, her şey iyileşsin
10 Ekim 2017, Salı    Sanal ruhlarız artık
9 Ekim 2017, Pazartesi    Tüketmek ve tükenmek
6 Ekim 2017, Cuma    Yeniden doğuş hep var
5 Ekim 2017, Perşembe    İnsanlığın ilk kaçınması: Tabu

İdeolojilerin sonu
Ferhat ATİK | 20 Ekim 2017, Cuma
İnsan haklarının önde gelen savunucularından biri Andrey Dmitriyeviç Saharov’dur. SSCB'li nükleer fizikçi olan Saharov, tahmin edilebileceği gibi komünizmin pençesine takılanlardandır. Komünizmin görece doğduğu ya da ...
Philautia'ya karşı Parrhesiastes!
Ferhat ATİK | 19 Ekim 2017, Perşembe
“Bizler kendi kendimizin pohpohçularıyızdır ve kendimizle olan bu doğrudan ilişkiyi koparmak, kendimizi kendi philautia’mızdan (kendini sevme) kurtarmak için parrhesiastes’e ihtiyacımız vardır.” der Michael Foucault.
...
Philautia’ya karşı Parrhesiastes!
Ferhat ATİK | 18 Ekim 2017, Çarşamba
“Bizler kendi kendimizin pohpohçularıyızdır ve kendimizle olan bu doğrudan ilişkiyi koparmak, kendimizi kendi philautia’mızdan (kendini sevme) kurtarmak için parrhesiastes’e ihtiyacımız vardır.” der Michael Foucault.
...