Ana Sayfa >> Yazarlar Ferhat ATİK | 20 Mart 2017, Pazartesi
Devrim ve üç kadın
Paylaş  
35
68
38

“Genç cumhuriyetin başkenti Ankara'da devrime inanmış üç idealist kadın...

Latife, Mevhibe ve Müveddet...

1920’lerin bozkırında; çağdaşlığın, laikliğin, devrimciliğin meşalesi oldular.

Siyasi çalkantıların ortasında, yepyeni bir devletin kuruluş sancıları içinde birbirine güç veren bir dostluğu ördüler...

“Devrimin Üç Kadını” oldular.

Atatürk’ün eşi Latife, İsmet Paşa’nın eşi Mevhibe ve Kazım Özalp Paşanın eşi Müveddet hanımların, acılar, zorluklar, ihanetlerle örtülü yılların içinde mücadele, devrim ve aşkla dolu yaşamları oldu.

Cumhuriyete tanıklık eden bu üç hanımefendinin hayatları birbirine hiç benzemedi.

Üçü de hayata güzel başladı...

Ancak ardından gelen zorluklar, acılar onları yıldırmadı.

Müveddet, bütün mal varlıklarını Rumeli'de bırakıp gelmişti Ankara'ya...

Mevhibe mal kaybına uğramamışsa da evladı dahil, ailesindeki pek çok kişi kaybetmişti.

Latife içlerinde en şanslı gibi görüneni. Ama onun kaybı maddi değil, manevi olmuştu.”

*

Bu sözler, üç devrim kadınını makalesine alan köşe ve kitap yazarı, Destek Yayınevi sahibi sevgili dostum ve editörüm Yelda Cumalıoğlu’na ait.

“Mevhibe sabırlı ve sakindi. Müveddet kendine güvenen, mücadeleci ve titiz, Latife ise idareci, kültürlü ve sanatçı ruhluydu. Gazi’nin teşhisine göre kızdı mı barut gibiydi. Her birinin evlilik hayatı farklı geçmiş, zor günler yaşamışlardı. Mevhibe evladını, Müveddet kocasını, Latife ise bir ömür sürecek hasretlik çekeceği Mustafa Kemal'ini kaybetmişti...” diyor Yelda makalesinde.

*

Yelda, bahse konu kadınları anlatan Ayten Aygen’in kitabını aktarıyor bu makalesinde.

Kitap ise üç kadını ve dönemini, Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşu ve zor zamanlarını arka fona yerleştirerek anlatıyor.

Okunması gereken bir eser. Bir döneme tanıklık ediyor.

Yeninde ve “birlikte başarabilmeyi” hatırlamak için.

Bu İçeriğe Emoji İle Tepki Ver
1
 
0
 
0
 
0
 
0
 
0
 
0
 

YORUMLAR
0
ONAY BEKLEYENLER
0
YAZARIN SON 10 YAZISI
15 Kasım 2017, Çarşamba    Dile sahip çıkmak
14 Kasım 2017, Salı    Yağmur damlası
13 Kasım 2017, Pazartesi    Ulus Baker derinliği
9 Kasım 2017, Perşembe    Sorumluluğumuz ömrümüzden uzun!
6 Kasım 2017, Pazartesi    İnsanı merkeze almak
3 Kasım 2017, Cuma    Güçlü hep mi haklı?
2 Kasım 2017, Perşembe    Her şeyden önce hayal vardı
1 Kasım 2017, Çarşamba    Anketler…
31 Ekim 2017, Salı    Kazanmak isterken, kaybetmek
30 Ekim 2017, Pazartesi    Bay Hrisostomos İsa'yı hiç anlamamış

Dile sahip çıkmak
Ferhat ATİK | 15 Kasım 2017, Çarşamba
İnsanı yaşayan diğer canlılardan ayıran önemli özelliklerinden biridir konuşması.
Bir dilin konuşma dili ve yazı dili olmak üzere iki yönü vardır. Özel bir çalışmayla günlük dile ait konuşma metinleri tespit edilmedi...
Yağmur damlası
Ferhat ATİK | 14 Kasım 2017, Salı
Bulmam, aradığımdan değil hüznü, yağmur sonrası biriken toprak kokusunda.
Olanla da ilgili değil bir bakıma.
Bir duygunun olana mahkûm acılarından çok olamayacak olandan duyulan endişe üzer beni çok zaman.
Bir tür,...
Ulus Baker derinliği
Ferhat ATİK | 13 Kasım 2017, Pazartesi
Doğa insana, kendi renkleri ile anlatıyor yaşamını.

Pencereden dışarıya bakmak yeter zamanı anlamaya. Takvime bakmaya değmez. Doğa kendi dili ile anlatır mevsimleri, ayları, günleri.

Şimdi yine bir yaz beklentisi ...