Ana Sayfa >> Yazarlar Ferhat ATİK | 20 Mart 2017, Pazartesi
Devrim ve üç kadın
Paylaş  
31
51
33

“Genç cumhuriyetin başkenti Ankara'da devrime inanmış üç idealist kadın...

Latife, Mevhibe ve Müveddet...

1920’lerin bozkırında; çağdaşlığın, laikliğin, devrimciliğin meşalesi oldular.

Siyasi çalkantıların ortasında, yepyeni bir devletin kuruluş sancıları içinde birbirine güç veren bir dostluğu ördüler...

“Devrimin Üç Kadını” oldular.

Atatürk’ün eşi Latife, İsmet Paşa’nın eşi Mevhibe ve Kazım Özalp Paşanın eşi Müveddet hanımların, acılar, zorluklar, ihanetlerle örtülü yılların içinde mücadele, devrim ve aşkla dolu yaşamları oldu.

Cumhuriyete tanıklık eden bu üç hanımefendinin hayatları birbirine hiç benzemedi.

Üçü de hayata güzel başladı...

Ancak ardından gelen zorluklar, acılar onları yıldırmadı.

Müveddet, bütün mal varlıklarını Rumeli'de bırakıp gelmişti Ankara'ya...

Mevhibe mal kaybına uğramamışsa da evladı dahil, ailesindeki pek çok kişi kaybetmişti.

Latife içlerinde en şanslı gibi görüneni. Ama onun kaybı maddi değil, manevi olmuştu.”

*

Bu sözler, üç devrim kadınını makalesine alan köşe ve kitap yazarı, Destek Yayınevi sahibi sevgili dostum ve editörüm Yelda Cumalıoğlu’na ait.

“Mevhibe sabırlı ve sakindi. Müveddet kendine güvenen, mücadeleci ve titiz, Latife ise idareci, kültürlü ve sanatçı ruhluydu. Gazi’nin teşhisine göre kızdı mı barut gibiydi. Her birinin evlilik hayatı farklı geçmiş, zor günler yaşamışlardı. Mevhibe evladını, Müveddet kocasını, Latife ise bir ömür sürecek hasretlik çekeceği Mustafa Kemal'ini kaybetmişti...” diyor Yelda makalesinde.

*

Yelda, bahse konu kadınları anlatan Ayten Aygen’in kitabını aktarıyor bu makalesinde.

Kitap ise üç kadını ve dönemini, Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşu ve zor zamanlarını arka fona yerleştirerek anlatıyor.

Okunması gereken bir eser. Bir döneme tanıklık ediyor.

Yeninde ve “birlikte başarabilmeyi” hatırlamak için.

Bu İçeriğe Emoji İle Tepki Ver
1
 
0
 
0
 
0
 
0
 
0
 
0
 

YORUMLAR
0
ONAY BEKLEYENLER
0
YAZARIN SON 10 YAZISI
22 Eylül 2017, Cuma    "Boş ver be yaşı başı"
21 Eylül 2017, Perşembe    Cahillik, kör bir karanlık!
20 Eylül 2017, Çarşamba    Bir filmi kaç kere izlersiniz?
19 Eylül 2017, Salı    3. sayfa bir kültür
18 Eylül 2017, Pazartesi    Aşk her çağda aşk
15 Eylül 2017, Cuma    Teorem ve yaşam
14 Eylül 2017, Perşembe    Dil erozyonu
13 Eylül 2017, Çarşamba    Bulutlar öldürmese
12 Eylül 2017, Salı    Yanlış!
11 Eylül 2017, Pazartesi    Entegre olmayan gelecekte olamayacak

"Boş ver be yaşı başı"
Ferhat ATİK | 22 Eylül 2017, Cuma
Bunca sıkıntılı bir coğrafyada bizi duygular kurtarır ancak, gündelik yorgunluklardan, yılgınlıklardan.
“Yaşamı yaşamayı hiçbir zaman öğrenemedim” der Fransız düşünür Derrida. “Ölmeyi de bir o kadar.”
Yaşam böyle bi...
Cahillik, kör bir karanlık!
Ferhat ATİK | 21 Eylül 2017, Perşembe
İnsanlar her gelişimi, oluşan kültürün üzerine inşa ederler.
Biz bunu başaramadık. Birçok konuda Batılılaşamama nedenimiz de budur.
Estetik, çevre, basit şekilde düzelebilecek her şey, oluşmamış kültürün noksanlığın...
Bir filmi kaç kere izlersiniz?
Ferhat ATİK | 20 Eylül 2017, Çarşamba
Film izlemeyi ne kadar çok severseniz sevin ya da sinemaya gitmek sizde ne kadar tutku olursa olsun, herşeyin bir doyum noktası vardır.
Sanırım bir baş yapıt bile olsa, aynı filmi en çok birkaç defa izler insan. Ya d...