Ana Sayfa >> Yazarlar Ferhat ATİK | 21 Mart 2017, Salı
İşte yeni bir mesele!
Paylaş  
22
40
20

Geleceği düşündüğünüz zaman size uzak geliyorsa, ömrü henüz yarılamadınız demektir. Aynı deneyimi geçmişle de yapabilirsiniz. Öyle ki, eğer geçmiş size uzak geliyorsa yine ömrünüz yarılanmamıştır.

Asıl olan yarılanma meselesi. Ömrün ölçüsü nedir? Kime göredir?

Vaktizamanında Cahit Sıtkı'nın yazdığı 'Otuz Beş Yaş' şiiri (ki hayatı, ölümü yazmakla geçen bir şairdir) Dante'den bir alıntı yapar ve der ki: "Yaş otuz beş, Dante gibi ortasındayız ömrün!"

O gün bugündür ömür yetmiş yıl, yarısı otuz beş yılmış gibi bilinir.

Bu açıdan Cahit Sıtkı'yı ya da Dante'yi gözlerimi kısarak okurum, bu cetveli bu şekilde ortaya koydukları için.

Oysa 80 yıl 90 yıldır ömür deselerdi ya!

Biraz yaşamayı sevmektendir sanırım benim sitemim.

*

Zaman ilerledikçe insan daha da asılıyor yaşamaya. Onca zaman sanki boşa geçmiş gibi geliyor ve 'bir daha geçsem aynı kişisel çağlarımdan acaba neleri değiştirirdim hayatımda?' diye sorguluyor insan.

Bu soru sizedir de şu anda!

*

Öte yandan mesele, uzun yaşamak, bu uzun hayatta çok şey yaşamak değil aslında. Mesele an denen zamanın kısa parçasını yönetebilmek. Yoksa zaman görecelidir bilirsiniz. Örneğimiz de açıktır bu konuda.

Mesela bir aşkın ilkbaharında, elini ilk kez tuttuğunuz ilk sevgili ile ilgili hatıranız, ışık hızı ile geçen bir zaman dilimidir de; aynı aşkın ayrılığı asırlara bedel gibi hissedilir.

Zaman görecelidir.

Bu da bize an kavramının esiri olmamamızı, anı anlamadan tüketmemeyi örnekler aslında. Elbette anlayana, anlamaya çalışana bir mesajdır bu!

Yoksa, hoyratça tüketilen tüm zamanların acısı, anı tutumlu kullanmadığımızı ilk anladığımızda ve ne tesadüftür ki yine bin anda yüzümüze çarpar.

İşte yeni bir mesele!

*

Buradaki mesele de, yüzleşme anına geç kalmamaktır. Yoksa bu gecikmenin telafisi olmaz.

*

Başınızı gökyüzüne kaldırın ve gündelik hırsların ya da hırslıların oyununa gelmemeniz için kendi nedeninizi düşünün. Başkalarının zamanınızı tüketmesine, gündeliğin çirkinliğine bu şekilde belli bir mesafe koyabilirsiniz.

Çünkü etrafınızda olup biten her ne olursa olsun, yaşanmakta olan hayat sadece sizindir.

Bu İçeriğe Emoji İle Tepki Ver
0
 
0
 
0
 
0
 
0
 
0
 
0
 

YORUMLAR
0
ONAY BEKLEYENLER
0
YAZARIN SON 10 YAZISI
22 Eylül 2017, Cuma    "Boş ver be yaşı başı"
21 Eylül 2017, Perşembe    Cahillik, kör bir karanlık!
20 Eylül 2017, Çarşamba    Bir filmi kaç kere izlersiniz?
19 Eylül 2017, Salı    3. sayfa bir kültür
18 Eylül 2017, Pazartesi    Aşk her çağda aşk
15 Eylül 2017, Cuma    Teorem ve yaşam
14 Eylül 2017, Perşembe    Dil erozyonu
13 Eylül 2017, Çarşamba    Bulutlar öldürmese
12 Eylül 2017, Salı    Yanlış!
11 Eylül 2017, Pazartesi    Entegre olmayan gelecekte olamayacak

"Boş ver be yaşı başı"
Ferhat ATİK | 22 Eylül 2017, Cuma
Bunca sıkıntılı bir coğrafyada bizi duygular kurtarır ancak, gündelik yorgunluklardan, yılgınlıklardan.
“Yaşamı yaşamayı hiçbir zaman öğrenemedim” der Fransız düşünür Derrida. “Ölmeyi de bir o kadar.”
Yaşam böyle bi...
Cahillik, kör bir karanlık!
Ferhat ATİK | 21 Eylül 2017, Perşembe
İnsanlar her gelişimi, oluşan kültürün üzerine inşa ederler.
Biz bunu başaramadık. Birçok konuda Batılılaşamama nedenimiz de budur.
Estetik, çevre, basit şekilde düzelebilecek her şey, oluşmamış kültürün noksanlığın...
Bir filmi kaç kere izlersiniz?
Ferhat ATİK | 20 Eylül 2017, Çarşamba
Film izlemeyi ne kadar çok severseniz sevin ya da sinemaya gitmek sizde ne kadar tutku olursa olsun, herşeyin bir doyum noktası vardır.
Sanırım bir baş yapıt bile olsa, aynı filmi en çok birkaç defa izler insan. Ya d...