Ana Sayfa >> Yazarlar Ferhat ATİK | 21 Nisan 2017, Cuma
İsterken dikkat etmeli
Paylaş  
35
59
32

Her günümüze Aziz Nesin ve Orhan Kemal’le başlamak güzel aslında... İki büyük usta ile yatıp iki büyük usta ile kalkıyoruz. Hayatlarımızın tamamı, büyüklerimizin hayatlarının tamamı hatta onların büyüklerinin hayatlarının tamamı da Aziz Nesin ve Orhan Kemal’le geçti. Hem de her günleri... Her günümüz...

Neden mi?

Duymuşsunuzdur... Stockholm sendromu diye isimlendirilen bir psikolojik durum var.

Stockholm sendromu, rehinenin kendisini rehin alan kişiye duygusal anlamda bağlanması olarak özetlenebilecek psikolojik durumu anlatan bir terimdir. Psikiyatr Nils Bejerot tarafından adlandırılan bir sendromdur. Bu ismi ise 1973 yılında İsveç’in başkenti Stockholm’de yaşanan bir olaydan almaktadır. Bir banka soyguncusu tarafından altı gün boyunca rehin tutulan kadın, soyguncuya duygusal olarak bağlanır. Serbest kaldığında soyguncuyu savunmakla kalmaz, nişanlısını terk ederek kendisini rehin alan banka soyguncusunun hapisten çıkmasını bekler. Stockholm sendromu birçok rehine olayında yaşanmıştır.

Bu konu ayrıca birçok metaforda da kullanılmıştır.

*

İnsanlar bazen hayatlarını karartan kişilere, olaylara, olgulara, yönetimlere o kadar alışırlar ki, haklarında ne kadar olumsuz düşünceye sahip olurlarsa olsunlar, bir bağımlılık gibi onlardan vazgeçemezler.

Şöyle bir düşündüm de, Kıbrıslı Türkler de birçok açıdan böyle. Nereye kulak verseniz hep, her şeyden şikayet dinlersiniz. Kime dokunsanız, olup biten her şeyden bin ah işitirsiniz. Sandıklar açıldığında ise istikrar hep vardır.

Özellikle kendi partisini bile eleştiremeyenler Hitler disiplini bir kanaatle görevlerini ifa etmiş olurlar. Aslına bakarsanız partizanlık, iktidara gelenin devlet imkanlarını yandaşlarına sunması ile ilgili değil sadece. Aynı zamanda sandığa gidenin, körü körüne hatalarını görmesine rağmen hep aynı siyasetçilere ve siyasi partilere oy vermeleridir de. Her kimin eli, bir başka partiden iyi olduğuna inandığına gitmezse o partizandır. Bunun sonucu olarak da hükümet etme sırasını aldığında, partizanca davranacak ya da kendi lehine böyle davranılmasını bekleyecektir.

Birçok olumsuz sonuca varma nedenlerimizden birisi de işte bu, siyasetçilere ya da partilere Stockholm sendromu ile bağlı olma durumudur!

*

Bu nedenle sabah akşam tüm zamanımız elbette tenzih ettiklerimiz vardır ama çoğunlukla Bekçi Murtaza’lar yüzünden Orhan Kemal ve Zübük’ler yüzünden Aziz Nesin her anımız.

Bu İçeriğe Emoji İle Tepki Ver
0
 
0
 
0
 
0
 
0
 
0
 
0
 

YORUMLAR
0
ONAY BEKLEYENLER
0
YAZARIN SON 10 YAZISI
23 Ekim 2017, Pazartesi    Avrupa'nın yok oluşu!
20 Ekim 2017, Cuma    İdeolojilerin sonu
19 Ekim 2017, Perşembe    Philautia'ya karşı Parrhesiastes!
18 Ekim 2017, Çarşamba    Philautia’ya karşı Parrhesiastes!
17 Ekim 2017, Salı    Bir kısmı hakikat, bir kısmı hokkabaz
16 Ekim 2017, Pazartesi    Sürgünde bir hatıra
13 Ekim 2017, Cuma    Reklâm verin, her şey iyileşsin
10 Ekim 2017, Salı    Sanal ruhlarız artık
9 Ekim 2017, Pazartesi    Tüketmek ve tükenmek
6 Ekim 2017, Cuma    Yeniden doğuş hep var

Avrupa'nın yok oluşu!
Ferhat ATİK | 23 Ekim 2017, Pazartesi
Avrupa kıtası, oluşum nedenini unutarak acılar çekiyor. II. Dünya Savaşı sonrası birlik içinde olma gayretinin mecburiyetini anlayan Avrupa Halkları giderek beraber olma bilincini artırmak için gayret ettiler. Oysa bu...
İdeolojilerin sonu
Ferhat ATİK | 20 Ekim 2017, Cuma
İnsan haklarının önde gelen savunucularından biri Andrey Dmitriyeviç Saharov’dur. SSCB'li nükleer fizikçi olan Saharov, tahmin edilebileceği gibi komünizmin pençesine takılanlardandır. Komünizmin görece doğduğu ya da ...
Philautia'ya karşı Parrhesiastes!
Ferhat ATİK | 19 Ekim 2017, Perşembe
“Bizler kendi kendimizin pohpohçularıyızdır ve kendimizle olan bu doğrudan ilişkiyi koparmak, kendimizi kendi philautia’mızdan (kendini sevme) kurtarmak için parrhesiastes’e ihtiyacımız vardır.” der Michael Foucault.
...