Ana Sayfa >> Yazarlar Ferhat ATİK | 21 Nisan 2017, Cuma
İsterken dikkat etmeli
Paylaş  
15
20
13

Her günümüze Aziz Nesin ve Orhan Kemal’le başlamak güzel aslında... İki büyük usta ile yatıp iki büyük usta ile kalkıyoruz. Hayatlarımızın tamamı, büyüklerimizin hayatlarının tamamı hatta onların büyüklerinin hayatlarının tamamı da Aziz Nesin ve Orhan Kemal’le geçti. Hem de her günleri... Her günümüz...

Neden mi?

Duymuşsunuzdur... Stockholm sendromu diye isimlendirilen bir psikolojik durum var.

Stockholm sendromu, rehinenin kendisini rehin alan kişiye duygusal anlamda bağlanması olarak özetlenebilecek psikolojik durumu anlatan bir terimdir. Psikiyatr Nils Bejerot tarafından adlandırılan bir sendromdur. Bu ismi ise 1973 yılında İsveç’in başkenti Stockholm’de yaşanan bir olaydan almaktadır. Bir banka soyguncusu tarafından altı gün boyunca rehin tutulan kadın, soyguncuya duygusal olarak bağlanır. Serbest kaldığında soyguncuyu savunmakla kalmaz, nişanlısını terk ederek kendisini rehin alan banka soyguncusunun hapisten çıkmasını bekler. Stockholm sendromu birçok rehine olayında yaşanmıştır.

Bu konu ayrıca birçok metaforda da kullanılmıştır.

*

İnsanlar bazen hayatlarını karartan kişilere, olaylara, olgulara, yönetimlere o kadar alışırlar ki, haklarında ne kadar olumsuz düşünceye sahip olurlarsa olsunlar, bir bağımlılık gibi onlardan vazgeçemezler.

Şöyle bir düşündüm de, Kıbrıslı Türkler de birçok açıdan böyle. Nereye kulak verseniz hep, her şeyden şikayet dinlersiniz. Kime dokunsanız, olup biten her şeyden bin ah işitirsiniz. Sandıklar açıldığında ise istikrar hep vardır.

Özellikle kendi partisini bile eleştiremeyenler Hitler disiplini bir kanaatle görevlerini ifa etmiş olurlar. Aslına bakarsanız partizanlık, iktidara gelenin devlet imkanlarını yandaşlarına sunması ile ilgili değil sadece. Aynı zamanda sandığa gidenin, körü körüne hatalarını görmesine rağmen hep aynı siyasetçilere ve siyasi partilere oy vermeleridir de. Her kimin eli, bir başka partiden iyi olduğuna inandığına gitmezse o partizandır. Bunun sonucu olarak da hükümet etme sırasını aldığında, partizanca davranacak ya da kendi lehine böyle davranılmasını bekleyecektir.

Birçok olumsuz sonuca varma nedenlerimizden birisi de işte bu, siyasetçilere ya da partilere Stockholm sendromu ile bağlı olma durumudur!

*

Bu nedenle sabah akşam tüm zamanımız elbette tenzih ettiklerimiz vardır ama çoğunlukla Bekçi Murtaza’lar yüzünden Orhan Kemal ve Zübük’ler yüzünden Aziz Nesin her anımız.

Bu İçeriğe Emoji İle Tepki Ver
0
 
0
 
0
 
0
 
0
 
0
 
0
 

YORUMLAR
0
ONAY BEKLEYENLER
0
YAZARIN SON 10 YAZISI
27 Nisan 2017, Perşembe    Dada
26 Nisan 2017, Çarşamba    Aşk mektubu
25 Nisan 2017, Salı    Fihi ma-fih
24 Nisan 2017, Pazartesi    Barışçıl yaşam
20 Nisan 2017, Perşembe    Hep yeniden düşünebilmek
19 Nisan 2017, Çarşamba    Cesaret ve kararlılık
17 Nisan 2017, Pazartesi    Astapovo İstasyonu
14 Nisan 2017, Cuma    Eleştirme/eleştirilme
12 Nisan 2017, Çarşamba    Hassas bir tehlike
11 Nisan 2017, Salı    Hag Pesah Kaşer ve Sameah

Dada
Ferhat ATİK | 27 Nisan 2017, Perşembe
Gerçeküstülüğü bir tanımlama olarak edinmekten daha öte değerlendirmek gerekir. Gerçeküstülük, ilk adım attığı dönemin siyasi ve ideolojik içeriklerine yenilmiş olmasına rağmen, bugün yenen pozisyonda da durmuyor.
Ge...
Aşk mektubu
Ferhat ATİK | 26 Nisan 2017, Çarşamba
An’ın sonu yeni bir anının başı olur mu?
Sormak ileriyi görebilme çabasıdır aslında.
Cevaplara ulaştıkça…
*
Keşke bıraktığım yerde bulsaydım, zamanı ve anılarımı.
Mümkün mü?
Ne çok birikmiş anısı varsa insanın ...
Fihi ma-fih
Ferhat ATİK | 25 Nisan 2017, Salı
Her şey artık daha zor. Yaşadığımız gerçek bir ahir zaman. Türkiye Diyanet İşleri Başkanı kandil gecesi özellikle gençleri uyarıyor.
“Sosyal medyada İslâm’la ilgili yazılanlara itibar etmeyin, Kur’an’dan, ilmihalden ...