Ana Sayfa >> Yazarlar Ferhat ATİK | 12 Mayıs 2017, Cuma
Umut
Paylaş  
38
72
30

Bunca karmaşanın ortasında birkaç satır umut yazdım hepimiz için.

Karanlığın bastığı bu dünyada sanatla aydınlanması için yolumuzun. Hayatın ta kendisiyle kendimizi yüzleştiren en değerli aracı olan sanatla!

Her konuda, her zaman umudu beslemeli insan. Çünkü bilir ve inanırım ki umut yoksa, hiçbir şey yok!

Bir umut armağan etmek istedim size.

*

Umut yoksa!

Yüzünü umuda döndüren çocuklar bir bir ağlamaya başladılar...

Ben tozun dumanın içindeki, belki biraz yokluğun ama onurun içindeki bir avuç Kıbrıslıyım...

Rengini, tüm parıltısıyla gülümseyen bir güzel kızın yemyeşil gözlerinden alan Mesarya’dan, gökyüzüne meyilli Beşparmağına, bir ucu Trodos’ta bir ucu Güzelyurt’ta acı ayrılıkların gözyaşlarıyla sulanan Karkot’tan, yazgısını yalnızlığıyla sorgulayan Maraş’a kadar Kıbrıslıyım...

Ülkem bir sorunun anlamı oldu yıllarca... Hep adıyla sorunun adı da anıldı...

Sorsam, anlatacağı çok şey var bu küçük adanın.

Sorsam belki de boğazında düğümlenecek, tarihin sayfa sayfa ağladığı bir anlaşmazlık...

Bir gün bir kitapta yazıldı acısı, bir gün bir köşe yazısında...

Kâh bir belgesel oldu insanları ağlatan, kâh okullarda okutuldu.

Bir gün iki satır yazıya sıkıştı, herkesin doğduğu yere ait olduğu.

Bir gün bir şiire ilham oldu,

Bir gün Kıbrıslıyım diye kızıldı, yargılandı.

Bir gün acı yaşadı acı yaşattı...

Ama en çok, en çok Akdeniz’in gülümseyen dalgalarında, bir görünüp bir kaybolan umut oldu, dünü olmayan yüzü yarına dönük çocuk yüreklerinde...

En çok da umut yakıştı bu adaya... 

Umut eden kadınların, umudu tatlı bir kıskançlığa dönüştüren, bir yaşamı umutsuzlukla harcamış yaşlıların, kalbi burada hayatı emanet ülkelerde gençlerin, gözü çocuklarının gidişine tutsak anaların, en çok da yine çocukların yarına bakan gözlerine yakıştı umut.

Umut neye yakışmaz ki?

Şimdi yüzünü bir Akdeniz baharına,

şimdi yüzünü bir Kıbrıs yarınına,

şimdi yüzünü bir el sıkışmanın aralayacağı aydınlıklara dönen nice umutlu çocuk yüreklerine hapsedildi umut...

Hiçbir karanlık çıkmadı aydınlığa umut yoksa, çünkü;

Umut yoksa yaşam da yok... Yaşamak da...

Bu İçeriğe Emoji İle Tepki Ver
0
 
0
 
0
 
0
 
0
 
0
 
0
 

YORUMLAR
1
ONAY BEKLEYENLER
0
14 Mayıs 2017, Pazar
Hasan Yesilada         - Münih
SAYIN Ferhat Atik;
Bu cok güzel ve ANLAMLI YAZINIZ
nedeniyle sizi ictenlikle KUTLARIM. SAGLIKLI, BASARILI ve
UMUT dolu günler dileklerimle
Sevgi ve SAYGILAR SUNARIM.

YAZARIN SON 10 YAZISI
18 Ocak 2018, Perşembe    "Je pense, donc je suis!"
17 Ocak 2018, Çarşamba    Kardan peri
16 Ocak 2018, Salı    Sen istediğin kadar kılıçla yönet...
15 Ocak 2018, Pazartesi    Dernek başarısızlıklarımız
12 Ocak 2018, Cuma    Gürültü Haritaları
11 Ocak 2018, Perşembe    "İnsan zamanın enkazıdır"
9 Ocak 2018, Salı    Rönesans ve sanat
9 Ocak 2018, Salı    Hayırlısı bakalım...
8 Ocak 2018, Pazartesi    Hayırlısı bakalım…
5 Ocak 2018, Cuma    Bir Nazım sabahı

"Je pense, donc je suis!"
Ferhat ATİK | 18 Ocak 2018, Perşembe
René Descartes’ın batı rasyonalizminin kurucu elementi olan felsefi sözünün orijinali “Je pense, donc je suis!” şeklindedir.
Descartes önce dört kural saptadı: Açık seçik ve belirgin fikirler dışınd...
Kardan peri
Ferhat ATİK | 17 Ocak 2018, Çarşamba
Bir Alman melodisi çalıyordu: Tannenbaum. Küçük çalışma odamın penceresinden sesin nereden geldiğine bakmak için başımı dışarıya uzattım. Tam önümden geçen bir adamla burun buruna geldik. Odamdaki penceremin sokak zem...
Sen istediğin kadar kılıçla yönet...
Ferhat ATİK | 16 Ocak 2018, Salı
Gelecek, ‘yaklaştıkça uzaklaşan bir şey gibi’ geliyor bazen. Yolculuğa çıkılmış ama hiç varılamayacak bir nokta gibi. Oysa bugün yapılan her şey, sonuçları ile geleceğin de parçası oluyor.
Başta tıp. İnsa...